İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/465 E. 2014/2183 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme emri↗ işlemden kaldırma↗ i̇i̇k 257↗ muacceliyet↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ tebligat↗ haciz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, iddia ve dosya kapsamına göre, icra takibi 09/01/2012 tarihinde başlatıldığı halde bugüne kadar icra dosyasında borçluya tebligat gönderilmediği, dosyada hiçbir işlem yapılmadığından ve takip tarihine göre 1 yıllık süre geçmiş olduğundan icra dosyasının işlemden kaldırılması gerektiği, icra takip tarihi 09/01/2012 olup ihtiyati haciz talep edilen 11/02/2013 tarih itibari ile 1 yıllık işlem süresi geçmiş olduğundan ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takip dosyası bulunmadığı halde icra dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Mahkemece borçlu aleyhine takip yapıldığı ve ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmediği, takip dosyasında hiçbir işlem yapılmadığı ve icra takip tarihi ile ihtiyati haciz talep tarihi arasında bir yıllık işlem süresinin geçtiğinden bahisle ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, anılan kanun hükmü uyarınca vadesi gelmiş para borcundan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun muaccel hale gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli ve yeterlidir. Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nın 257/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13564 E. 2014/15418 K.
Ortak:ödeme emri · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece borçlu aleyhine takip yapıldığı ve «ödeme emrinin» borçluya tebliğ edilmediği, takip dosyasında hiçbir işlem yapılmadığı ve icra takip tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında bir yıllık işlem süresinin geçtiğinden bahisle ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, anılan kanun hükmü uyarınca «vadesi» gelmiş para borcundan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun «muaccel» hale gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli ve yeterlidir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de «ihtiyati haciz» talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nın «257»/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
… emece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, iddia ve dosya kapsamına göre, icra takibi 09/01/2012 tarihinde başlatıldığı halde bugüne kadar icra dosyasında borçluya «tebligat» gönderilmediği, dosyada hiçbir işlem yapılmadığından ve takip tarihine göre 1 yıllık süre geçmiş olduğundan icra dosyasının «işlemden kaldırılması» gerektiği, icra takip tarihi 09/01/2012 olup «ihtiyati haciz» talep edilen 11/02/2013 tarih itibari ile 1 yıllık işlem süresi geçmiş olduğundan ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takip dosyası bulunmadığı halde icra do …
Benzer bu karardaDava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup İİK'nun «257»/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklar ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Mahkemece, «ihtiyati haciz» talebine konu olan «kredi sözleşmesine» istinaden borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığı ve borçluya gönderilen «ödeme emrinin tebliğ» edilip edilmediği belli olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» alep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emri tebliği · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebine konu olan «kredi sözleşmesine» istinaden borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığı ve borçluya gönderilen «ödeme emrinin tebliğ» edilip edilmediği belli olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
-
İhtiyati haciz kararına itiraz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12131 E. 2016/9375 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · vade · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece borçlu aleyhine takip yapıldığı ve «ödeme emrinin» borçluya tebliğ edilmediği, takip dosyasında hiçbir işlem yapılmadığı ve icra takip tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında bir yıllık işlem süresinin geçtiğinden bahisle ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, anılan kanun hükmü uyarınca «vadesi» gelmiş para borcundan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun «muaccel» hale gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli ve yeterlidir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de «ihtiyati haciz» talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nın «257»/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
… emece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, iddia ve dosya kapsamına göre, icra takibi 09/01/2012 tarihinde başlatıldığı halde bugüne kadar icra dosyasında borçluya «tebligat» gönderilmediği, dosyada hiçbir işlem yapılmadığından ve takip tarihine göre 1 yıllık süre geçmiş olduğundan icra dosyasının «işlemden kaldırılması» gerektiği, icra takip tarihi 09/01/2012 olup «ihtiyati haciz» talep edilen 11/02/2013 tarih itibari ile 1 yıllık işlem süresi geçmiş olduğundan ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takip dosyası bulunmadığı halde icra do …
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen tarafça, taraflar arasında düzenlenmiş «kredi sözleşmelerine» dayalı olarak ihtiyati haciz talep edilmesi üzerine mahkemece İİK'nın «257»/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de borçlulara gönderilen 27.01.2016 tarihli «ihtarnamede» 1 gün atıfet «mehili» tanınmış olup, ihtiyati haciz talebinde bulunulan 27.01.2016 tarihi itibariyle talebe dayanak borcun «muaccel» olmadığı hususu nazara alınmaksızın ihtiyati haciz kararına vaki itirazın reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz edenler yararına bozulması ger …
Mahkemece, borcun «muaccel» hale gelmesi için «ihtarname» düzenlenmesinin yeterli olduğu, tebliğ gerekmediği, İİK «257». maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararına itiraz edenler vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · kredi sözleşmesi · ihtarname
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen tarafça, taraflar arasında düzenlenmiş «kredi sözleşmelerine» dayalı olarak ihtiyati haciz talep edilmesi üzerine mahkemece İİK'nın «257»/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de borçlulara gönderilen 27.01.2016 tarihli «ihtarnamede» 1 gün atıfet «mehili» tanınmış olup, ihtiyati haciz talebinde bulunulan 27.01.2016 tarihi itibariyle talebe dayanak borcun «muaccel» olmadığı hususu nazara alınmaksızın ihtiyati haciz kararına vaki itirazın reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz edenler yararına bozulması ger …
Mahkemece, borcun «muaccel» hale gelmesi için «ihtarname» düzenlenmesinin yeterli olduğu, tebliğ gerekmediği, İİK «257». maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Talep, «kredi sözleşmesine» dayalı olarak verilen «ihtiyati haciz» kararına itiraz istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4031 E. 2013/5950 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece borçlu aleyhine takip yapıldığı ve «ödeme emrinin» borçluya tebliğ edilmediği, takip dosyasında hiçbir işlem yapılmadığı ve icra takip tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında bir yıllık işlem süresinin geçtiğinden bahisle ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, anılan kanun hükmü uyarınca «vadesi» gelmiş para borcundan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun «muaccel» hale gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli ve yeterlidir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de «ihtiyati haciz» talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nın «257»/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
… emece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, iddia ve dosya kapsamına göre, icra takibi 09/01/2012 tarihinde başlatıldığı halde bugüne kadar icra dosyasında borçluya «tebligat» gönderilmediği, dosyada hiçbir işlem yapılmadığından ve takip tarihine göre 1 yıllık süre geçmiş olduğundan icra dosyasının «işlemden kaldırılması» gerektiği, icra takip tarihi 09/01/2012 olup «ihtiyati haciz» talep edilen 11/02/2013 tarih itibari ile 1 yıllık işlem süresi geçmiş olduğundan ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takip dosyası bulunmadığı halde icra do …
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan inceleme sonucunda, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilen ...’ın takip dosyasına verdiği dilekçeye göre, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · kısmi itiraz · ilamsız takip · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta alacaklı banka tarafından «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan ... hakkında «hesabın kat edilmesi» sonrası ....08.2012 tarihinde «ilamsız takip» yapılmış, 03.09.2012 tarihinde ise işbu davada mallarını kaçırma girişiminde bulunduğu iddiasıyla «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece «müşterek borçlu müteselsil kefilin» takip dosyasına «ibraz» etmiş olduğu faize ilişkin «kısmi itiraz» dilekçesi gerekçe gösterilerek, talebin reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1237 E. 2012/2266 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · vade · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece borçlu aleyhine takip yapıldığı ve «ödeme emrinin» borçluya tebliğ edilmediği, takip dosyasında hiçbir işlem yapılmadığı ve icra takip tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında bir yıllık işlem süresinin geçtiğinden bahisle ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, anılan kanun hükmü uyarınca «vadesi» gelmiş para borcundan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun «muaccel» hale gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli ve yeterlidir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de «ihtiyati haciz» talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nın «257»/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
… emece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, iddia ve dosya kapsamına göre, icra takibi 09/01/2012 tarihinde başlatıldığı halde bugüne kadar icra dosyasında borçluya «tebligat» gönderilmediği, dosyada hiçbir işlem yapılmadığından ve takip tarihine göre 1 yıllık süre geçmiş olduğundan icra dosyasının «işlemden kaldırılması» gerektiği, icra takip tarihi 09/01/2012 olup «ihtiyati haciz» talep edilen 11/02/2013 tarih itibari ile 1 yıllık işlem süresi geçmiş olduğundan ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takip dosyası bulunmadığı halde icra do …
Benzer bu karardaOysa, anılan madde “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. “ hükmünü haiz olup, alacaklı taraf ‘«protokol» ve «ibraname»’ isimli belgeye dayanarak, «muaccel» hale gelmiş bir borçla ilgili olarak «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğuna göre, İİK’nun «257». maddesindeki şartların oluşmadığından bahsetmek mümkün değildir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, «ihtiyati haciz» talebinde İİK’nun «257». maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraname · protokol · ibraz
Benzer bu karardaOysa, anılan madde “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. “ hükmünü haiz olup, alacaklı taraf ‘«protokol» ve «ibraname»’ isimli belgeye dayanarak, «muaccel» hale gelmiş bir borçla ilgili olarak «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğuna göre, İİK’nun «257». maddesindeki şartların oluşmadığından bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece, alacaklı tarafın «ibraz» ettiği belgeye göre, «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10128 E. 2013/14280 K.
Ortak:ödeme emri · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · vade · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece borçlu aleyhine takip yapıldığı ve «ödeme emrinin» borçluya tebliğ edilmediği, takip dosyasında hiçbir işlem yapılmadığı ve icra takip tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında bir yıllık işlem süresinin geçtiğinden bahisle ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, anılan kanun hükmü uyarınca «vadesi» gelmiş para borcundan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun «muaccel» hale gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli ve yeterlidir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de «ihtiyati haciz» talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nın «257»/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
… emece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, iddia ve dosya kapsamına göre, icra takibi 09/01/2012 tarihinde başlatıldığı halde bugüne kadar icra dosyasında borçluya «tebligat» gönderilmediği, dosyada hiçbir işlem yapılmadığından ve takip tarihine göre 1 yıllık süre geçmiş olduğundan icra dosyasının «işlemden kaldırılması» gerektiği, icra takip tarihi 09/01/2012 olup «ihtiyati haciz» talep edilen 11/02/2013 tarih itibari ile 1 yıllık işlem süresi geçmiş olduğundan ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takip dosyası bulunmadığı halde icra do …
Benzer bu karardaMahkemece borçlu aleyhine takip yapıldığı ve «ödeme emrinin» borçluya tebliğ edildiği gerekçesiyle talep reddedilmiş ise de, anılan kanun hükmü uyarınca «vadesi» gelmiş para borcundan dolayı «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borcun «muaccel» hale gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli ve yeterlidir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de «ihtiyati haciz» talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nun «257»/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, talebin dayanağı «bonoya» dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü «haciz» yolu ile takibe geçildiği, takip borçlusuna 15.02.2013 tarihinde «ödeme emrinin tebliğ» edildiğinin anlaşıldığı, ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödememe protestosu · ödeme emri tebliği · protesto · bono
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup ihtiyati haciz talep eden vekili, borçlu tarafından tanzim edilerek müvekkili alacaklıya verilen «bono» karşılığının vadesinde ödenmemesi nedeniyle borçluya noter aracılığıyla «ödememe protestosu» çekmiş ve borcun ödenmemesi üzerine de icra takibi başlatmış olup talep tarihi itibariyle icra takibi henüz kesinleşmemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, talebin dayanağı «bonoya» dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü «haciz» yolu ile takibe geçildiği, takip borçlusuna 15.02.2013 tarihinde «ödeme emrinin tebliğ» edildiğinin anlaşıldığı, ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18000 E. 2012/21369 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece borçlu aleyhine takip yapıldığı ve «ödeme emrinin» borçluya tebliğ edilmediği, takip dosyasında hiçbir işlem yapılmadığı ve icra takip tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında bir yıllık işlem süresinin geçtiğinden bahisle ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, anılan kanun hükmü uyarınca «vadesi» gelmiş para borcundan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun «muaccel» hale gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli ve yeterlidir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de «ihtiyati haciz» talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nın «257»/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
… emece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, iddia ve dosya kapsamına göre, icra takibi 09/01/2012 tarihinde başlatıldığı halde bugüne kadar icra dosyasında borçluya «tebligat» gönderilmediği, dosyada hiçbir işlem yapılmadığından ve takip tarihine göre 1 yıllık süre geçmiş olduğundan icra dosyasının «işlemden kaldırılması» gerektiği, icra takip tarihi 09/01/2012 olup «ihtiyati haciz» talep edilen 11/02/2013 tarih itibari ile 1 yıllık işlem süresi geçmiş olduğundan ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takip dosyası bulunmadığı halde icra do …
Benzer bu karardaTalep, İcra ve İflas Kanunu'nun «257». maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Davacının «ihtiyati haciz» isteminin dayanağı, talep tarihi itibariyle «vadesi» gelmiş «bonoya» dayalı alacak olup mahkemece yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz istemi reddedilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin borçlunun «mal kaçırma» hazırlığı içinde olduğunu delillendirmediği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal kaçırma · bono
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin borçlunun «mal kaçırma» hazırlığı içinde olduğunu delillendirmediği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının «ihtiyati haciz» isteminin dayanağı, talep tarihi itibariyle «vadesi» gelmiş «bonoya» dayalı alacak olup mahkemece yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz istemi reddedilmiştir.
Mahkemenin gerekçesi İcra ve İflas Kanununun «257»/2 maddesindeki «vadesi» gelmemiş borçlarla ilgili olup, İcra ve İflas Kanununun 257/1. maddesinde yer alan talep konusu vadesi gelmiş «bonoya» dayalı alacak için geçerli değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2677 E. 2017/4276 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece borçlu aleyhine takip yapıldığı ve «ödeme emrinin» borçluya tebliğ edilmediği, takip dosyasında hiçbir işlem yapılmadığı ve icra takip tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında bir yıllık işlem süresinin geçtiğinden bahisle ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, anılan kanun hükmü uyarınca «vadesi» gelmiş para borcundan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun «muaccel» hale gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli ve yeterlidir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de «ihtiyati haciz» talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nın «257»/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
… emece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, iddia ve dosya kapsamına göre, icra takibi 09/01/2012 tarihinde başlatıldığı halde bugüne kadar icra dosyasında borçluya «tebligat» gönderilmediği, dosyada hiçbir işlem yapılmadığından ve takip tarihine göre 1 yıllık süre geçmiş olduğundan icra dosyasının «işlemden kaldırılması» gerektiği, icra takip tarihi 09/01/2012 olup «ihtiyati haciz» talep edilen 11/02/2013 tarih itibari ile 1 yıllık işlem süresi geçmiş olduğundan ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takip dosyası bulunmadığı halde icra do …
Benzer bu karardaTalep, «kredi sözleşmesine» dayalı alacağa yönelik «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkindir.
İİK’nın «257». maddesine göre “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Dosyada bulunan «ipotek akit tablosunun» incelenmesinden, sözü geçen tablonun 1. maddesiyle aynı zamanda ipotek veren «kefilin» «kefaletten» kaynaklanan borcunun da «teminat» altına alındığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece alacağın rehinle temin edilmiş olduğu gözetilerek «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek akit tablosu · ipotek · kefalet · kefil · kredi sözleşmesi · teminat
Benzer bu karardaİİK’nın «257». maddesine göre “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Dosyada bulunan «ipotek akit tablosunun» incelenmesinden, sözü geçen tablonun 1. maddesiyle aynı zamanda ipotek veren «kefilin» «kefaletten» kaynaklanan borcunun da «teminat» altına alındığı anlaşılmaktadır.
Talep, «kredi sözleşmesine» dayalı alacağa yönelik «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16263 E. 2012/18718 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · vade · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece borçlu aleyhine takip yapıldığı ve «ödeme emrinin» borçluya tebliğ edilmediği, takip dosyasında hiçbir işlem yapılmadığı ve icra takip tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında bir yıllık işlem süresinin geçtiğinden bahisle ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, anılan kanun hükmü uyarınca «vadesi» gelmiş para borcundan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun «muaccel» hale gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli ve yeterlidir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de «ihtiyati haciz» talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nın «257»/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
… emece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, iddia ve dosya kapsamına göre, icra takibi 09/01/2012 tarihinde başlatıldığı halde bugüne kadar icra dosyasında borçluya «tebligat» gönderilmediği, dosyada hiçbir işlem yapılmadığından ve takip tarihine göre 1 yıllık süre geçmiş olduğundan icra dosyasının «işlemden kaldırılması» gerektiği, icra takip tarihi 09/01/2012 olup «ihtiyati haciz» talep edilen 11/02/2013 tarih itibari ile 1 yıllık işlem süresi geçmiş olduğundan ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takip dosyası bulunmadığı halde icra do …
Benzer bu karardaMahkemece borçlunun «mal kaçırma» girişiminde bulunduğuna dair delil bulunmadığı ve borçlu aleyhine takip yapıldığı gerekçesiyle talep reddedilmiş ise de anılan kanun hükmü uyarınca «vadesi» gelmiş para borcundan dolayı «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borçlunun mal kaçırma girişiminde bulunması şart değildir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de «ihtiyati haciz» talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nın «257»/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık hizmetleri sözleşmesi · mal kaçırma · hizmet sözleşmesi · ihtar
Benzer bu karardaDava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup ihtiyati haciz talep eden vekili, «bankacılık hizmetleri sözleşmesi» gereğince davalıya verilen kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle davalının hesabını kat etmiş, borcun ödenmesi için «ihtar» göndermiş, borcun ödenmemesi üzerine de icra takibi başlatmış, icra takibi henüz kesinleşmemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, borcun tahsiline yönelik açılmış takip dosyası bulunduğunu, borçlunun «mal kaçırma» girişiminde bulunduğuna dair bir delil bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece borçlunun «mal kaçırma» girişiminde bulunduğuna dair delil bulunmadığı ve borçlu aleyhine takip yapıldığı gerekçesiyle talep reddedilmiş ise de anılan kanun hükmü uyarınca «vadesi» gelmiş para borcundan dolayı «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borçlunun mal kaçırma girişiminde bulunması şart değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/465 E. , 2014/2183 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/02/2013
NUMARASI 2013/78-2013/78 D.İŞ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/02/2013 tarih ve 2013/78-2013/78 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, alacaklı tarafın, borçluların bilerek ve kasten icra dosyasında tebligatları almadıklarını belirterek mahkemeyi yanılttığını, oysa takibin açıldığı tarihin üzerinden 1 yıl geçmesine karşın alacaklı tarafından müvekkiline çıkartılan bir tebligatın olmadığını, alacaklı tarafın kasten ve kötüniyetle müvekkiline tebligatı çıkartmayarak müvekkilini tebligatı almaktan kaçınan kişi olarak göstermek istediğini, ayrıca senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzaya itiraz ile ilgili dava açacaklarını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, cevap vermemiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, iddia ve dosya kapsamına göre, icra takibi 09/01/2012 tarihinde başlatıldığı halde bugüne kadar icra dosyasında borçluya tebligat gönderilmediği, dosyada hiçbir işlem yapılmadığından ve takip tarihine göre 1 yıllık süre geçmiş olduğundan icra dosyasının işlemden kaldırılması gerektiği, icra takip tarihi 09/01/2012 olup ihtiyati haciz talep edilen 11/02/2013 tarih itibari ile 1 yıllık işlem süresi geçmiş olduğundan ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takip dosyası bulunmadığı halde icra dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Mahkemece borçlu aleyhine takip yapıldığı ve ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmediği, takip dosyasında hiçbir işlem yapılmadığı ve icra takip tarihi ile ihtiyati haciz talep tarihi arasında bir yıllık işlem süresinin geçtiğinden bahisle ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, anılan kanun hükmü uyarınca vadesi gelmiş para borcundan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun muaccel hale gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli ve yeterlidir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nın 257/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101639800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz