Anonim şirket yönetim kurulu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8537 E. 2011/2100 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket yönetim kurulu↗ sorumluluk davası↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, çekin şirket tarafından keşide edilmesine rağmen davanın gerçek kişilere yöneltildiğini gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu üyeleri olan davalıların sorumluluğuna dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, dava dışı anonim şirketten alacaklı olduğunu, şirketçe keşide edilen çekin ödenmemesi nedeniyle takip başlattığını, davalıların kötü
yönetimi nedeniyle alacağını şirketten tahsil edemediğini ileri sürerek açıkça TTK’nun 336/2. maddesine dayanmıştır. Ortaklar ve alacaklılar, yönetim kurulu üyelerinin kusurlu yönetimi nedeniyle doğrudan doğruya zarara uğramaları durumunda, yönetim kurulu üyeleri aleyhine, hükmedilecek tazminatın doğrudan kendilerine verilmesi şartıyla sorumluluk davası açabilirler. O halde, mahkemece, tarafların gösterecekleri kanıtlar toplanarak işin esasına girilmesi ve somut olayda TTK’nun 336. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13449 E. 2012/21624 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · tenfiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«tenfiz» mahkemesince yabancı mahkeme kararı üzerinden inceleme yapılarak tenfiz şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı ile benzer durumda olan kişiler tarafından Türkiye’de açılan davalarda, bu kişilerin şirket ortağı oldukları gerekçesiyle TTK’nun 405/2. maddesine dayalı olarak «alacak davalarının» reddedildiği, buna rağmen davacıların tenfizini istedikleri yabancı mahkeme kararı ile alacağın hüküm altına alındığı, bu durumun mahkeme kararları arasında çelişk …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/602 E. 2023/382 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1454 E. 2022/1182 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tecavüz konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına ilişkin talebin reddine, sair talepler kesinleştiğinden bu talepler bakımından yeniden karar «verilmesin yer olmadığına» dair kararın asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1487 E. 2013/1873 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · mevduat hesabı · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın ... hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkin olduğu, «mevduat hesabının» ... bankası bünyesinde bulunduğu, davacının ayrı «tüzel kişiliği» bulunan ... ... ...
… ddine karar vermek gerekmiştir. ...- Davalı ... vekilinin temyizine gelince, davalı ... hakkında açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle «yargı yolu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın erken açıldığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8537 E. , 2011/2100 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.10.2008 tarih ve 2008/776-2008/2302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıların yetkilileri oldukları Perle Mobilya A.Ş. tarafından yapılan inşaatta mermer işlerini yaptığını, karşılığında çek verildiğini, süresinde ibraz edilen çekin karşılıksız çıkması üzerine başlattıkları takibin şirketin batık olması ve adresinden taşınması nedeniyle sonuçsuz kaldığını, şirketi iyi yönetmeyen yöneticilerin borçlarından dolayı sorumlu olduklarını ileri sürerek, 3.800,00 TL' nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, çekin şirket tarafından keşide edilmesine rağmen davanın gerçek kişilere yöneltildiğini gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu üyeleri olan davalıların sorumluluğuna dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, dava dışı anonim şirketten alacaklı olduğunu, şirketçe keşide edilen çekin ödenmemesi nedeniyle takip başlattığını, davalıların kötü
yönetimi nedeniyle alacağını şirketten tahsil edemediğini ileri sürerek açıkça TTK’nun 336/2. maddesine dayanmıştır. Ortaklar ve alacaklılar, yönetim kurulu üyelerinin kusurlu yönetimi nedeniyle doğrudan doğruya zarara uğramaları durumunda, yönetim kurulu üyeleri aleyhine, hükmedilecek tazminatın doğrudan kendilerine verilmesi şartıyla sorumluluk davası açabilirler. O halde, mahkemece, tarafların gösterecekleri kanıtlar toplanarak işin esasına girilmesi ve somut olayda TTK’nun 336. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016386500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz