6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasdik kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8877 E. 2011/2049 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasdik kararı şirket müdürü ortaklar kurulu kararı davanın açılmamış sayılması pay defteri derdestlik açılmamış sayılma ticaret sicili ilan kesin hüküm e-defter

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 520

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 07.11.1994 tarihli noter sözleşmesi ile şirketteki hisselerini davalıya devrettiği, devir alan ortak ile ortaklar kurulu toplantısının yapıldığı, kararın noterde tasdik edilerek ticaret sicil memurluğuna bildirildiği, şirkete müdür olarak davalı ...'nun atandığı, her ne kadar şirketin pay defteri elde edilememişse de TTK'nun 520. maddedeki pay ve paydaş çoğunluğunun sağlandığı, dolayısıyla devir işleminin pay defterine işlenmiş olduğu sonucuna varılacağı, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki davada talebin farklı olduğu, kesinleşen davada ortaklar kurulu kararının değerlendirilmediği, kesin hüküm itirazında bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının hissesinin davalıya devredildiği ve bu hususun şirkete bildirilip pay defterine işlendiğinin kabulü ile giderleri davalıdan alınarak ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.

Davalı ... vekili kararı temyiz etmiştir.

1-Dava, davacının davalı şirketteki hissesini devrettiğinin tespiti ve ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davacı tarafından Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki 2005/212 Esas, 2006/304 Karar sayılı davanın aynı sebep ve konulara yönelik olarak açıldığı, bu dava dosyasında karar verildiği fakat dava tarihi itibariyle kesinleşmediği, davalı ... vekili tarafından derdestlik itirazında bulunulduğu halde, mahkemece öncelikle derdestlik itirazının değerlendirilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Kabul şekline göre de, hüküm tarihi itibariyle aynı sebep ve konuya yönelik olarak Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/212 esas 2006/304 karar sayılı ilamının kesin hüküm teşkil ettiği dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinde de isabet göülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7742 E. 2016/1377 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10642 E. 2016/4180 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6207 E. 2022/2627 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/8877 E.  ,  2011/2049 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 tarih ve 2006/623 - 2009/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketteki hissesini 07.11.1994 tarihinde noterde yapılan hisse devir senedi ile davalı ...'na devrettiğini, ortaklar kurulunun da karar aldığını, ancak devrin ticaret siciline tescil ve ilan edilmediğini ileri sürerek davalı şirketteki hissesini devrettiğinin tespiti ve ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, aynı konuya yönelik olarak davacı tarafından Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını, bu davanın reddedildiğini ancak kesinleşmediğini bildirerek derdestlik ve kesin hüküm itirazında bulunmuş, TTK'nun 520. maddedeki şartların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket temsilcisi davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 07.11.1994 tarihli noter sözleşmesi ile şirketteki hisselerini davalıya devrettiği, devir alan ortak ile ortaklar kurulu toplantısının yapıldığı, kararın noterde tasdik edilerek ticaret sicil memurluğuna bildirildiği, şirkete müdür olarak davalı ...'nun atandığı, her ne kadar şirketin pay defteri elde edilememişse de TTK'nun 520. maddedeki pay ve paydaş çoğunluğunun sağlandığı, dolayısıyla devir işleminin pay defterine işlenmiş olduğu sonucuna varılacağı, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki davada talebin farklı olduğu, kesinleşen davada ortaklar kurulu kararının değerlendirilmediği, kesin hüküm itirazında bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının hissesinin davalıya devredildiği ve bu hususun şirkete bildirilip pay defterine işlendiğinin kabulü ile giderleri davalıdan alınarak ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.

Davalı ... vekili kararı temyiz etmiştir.

1-Dava, davacının davalı şirketteki hissesini devrettiğinin tespiti ve ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davacı tarafından Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki 2005/212 Esas, 2006/304 Karar sayılı davanın aynı sebep ve konulara yönelik olarak açıldığı, bu dava dosyasında karar verildiği fakat dava tarihi itibariyle kesinleşmediği, davalı ... vekili tarafından derdestlik itirazında bulunulduğu halde, mahkemece öncelikle derdestlik itirazının değerlendirilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Kabul şekline göre de, hüküm tarihi itibariyle aynı sebep ve konuya yönelik olarak Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/212 esas 2006/304 karar sayılı ilamının kesin hüküm teşkil ettiği dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinde de isabet göülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016340600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.