Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8708 E. 2010/4144 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli bilirkişi raporu↗ afet↗ keşif↗ denetime elverişlilik↗ sigorta poliçesi↗ ilan↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Belediyenin hazırlattığı 08.11.2004 tarihli raporda ve 27.04.2005 tarihli diğer resmi bir yazıda, dava konusu yerin zemin hareketliliğin dışında gösterildiği, bölgenin afete maruz bölge olarak ilanının 12.08.2005 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Poliçede teminat, 29.05.2005 tarihinde başlatılmış olup, davalı yan, yer kaymasının bu tarihten önce başladığını savunmuş ve buna ilişkin bazı delillere dayanmıştır.
Hükme esas bilirkişi kurulu raporu, yapılan keşif üzerine düzenlenmiş ve dava konusu konutun zemin hareketlilik etkilenme alanı dışında kaldığı sonucuna varılmış ise de, yapılan keşifte ve bilirkişi raporunda davalının dayandığı belgelerin ve bilirkişi raporunda belirtilen 08.11.2004 tarihli raporun ve 27.04.2005 tarihli yazının işaret ettiği zeminin nokta olarak yerleri belirlenmiş değildir. Bilirkişi raporu bu yönden denetime elverişli olmayıp, davalının savunmasında geçen deliller mahkemece toplanmamış, bilirkişi raporuna davalının yaptığı itiraz üzerinde durulmadan, davacının dayandığı belgelerin düzenlenme tarihleri öne çıkartılarak sonuca gidilmiştir.
Oysa, davalının savunması ve delilleri üzerinde de durularak, iddia ve savunmanın tüm yönleri birlikte ele alınıp, dava konusu konutun toplanan ve toplanacak delillerde zemin olarak bulunduğu noktayı tespit eden denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hükme tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9715 E. 2014/211 K.
Ortak:afet · keşif · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · ilan · eksik inceleme · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Belediyenin hazırlattığı 08.11.2004 tarihli raporda ve 27.04.2005 tarihli diğer resmi bir yazıda, dava konusu yerin zemin hareketliliğin dışında gösterildiği, bölgenin «afete» maruz bölge olarak «ilanının» 12.08.2005 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalının savunması ve delilleri üzerinde de durularak, iddia ve savunmanın tüm yönleri birlikte ele alınıp, dava konusu konutun toplanan ve toplanacak delillerde zemin olarak bulunduğu noktayı tespit eden «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hükme tesisi doğru olmamıştır.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… lı savunması üzerinde yeterince durulmadığı, buna göre, davalı delillerinin tamamının toplanması, taraf delillerinin zeminde işaret ettiği yerlerin tespit edilmesi, «denetime elverişli rapor» alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca «gerçek zarar» miktarı belirlenmeden «poliçe limitine» hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan «keşif» ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya ait binanın «riziko» tarihindeki değerinin 26.574,74 TL olduğu, «hasarın» poliçe «teminatına» «dahil» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… saya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ..../.... -2- 2-Dava, yer kayması «teminatı» içerir konut «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, poliçe düzenlenmeden önce sigortalı davacı tarafından «rizikonun» bilinip bilinmediği, daha doğru bir ifade ile sigortalı konutun bulunduğu alanda «afete» maruz bölge «ilan» edileceğinin ve akabinde binanın yıktırılacağının poliçe düzenlenmeden önce davacı tarafından bilinip bilinmediği noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar «sigorta poliçesi» düzenlendikten sonra 28.06.2005 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından davacıya ait konutun bulunduğu alan için «afete» maruz bölge «ilan» edilmiş ise de, sigortacı tarafından bu alanda poliçe düzenlenmeden önce ilgili belediye ve diğer kuruluşlar tarafından afete maruz bölge ilan edilmek üzere çalışma yapıldığı ileri sürülmüş, mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bildirim yükümlülüğü · poliçe limiti · denetime elverişli rapor · sigorta ettiren · gerçek zarar · sigorta sözleşmesi · riziko · temerrüt faizi
Benzer bu kararda… lı savunması üzerinde yeterince durulmadığı, buna göre, davalı delillerinin tamamının toplanması, taraf delillerinin zeminde işaret ettiği yerlerin tespit edilmesi, «denetime elverişli rapor» alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca «gerçek zarar» miktarı belirlenmeden «poliçe limitine» hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan «keşif» ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya ait binanın «riziko» tarihindeki değerinin 26.574,74 TL olduğu, «hasarın» poliçe «teminatına» «dahil» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Aynı şekilde anılan Kanun'un 1290. maddesinde de «sigorta ettiren», sigorta şirketinin sözleşmeyi yapıp yapmama yada daha ağır koşullarda yapması sonucunu doğuracak nitelikteki tüm hususları sigorta şirketine «bildirmekle yükümlü» olduğu düzenlenmiş olup, mahkemece, davaya konu alanda «afete» maruz bölge «ilan» edilmesine neden olan yer kaymasına ilişkin inceleme ve araştırmaların hangi tarihte yapıldığının bu husustaki belgelerin ilgili kurumlardan getirtilmek suretiyle tesbiti ve buna göre poliçe düzenlendiği tarihte «rizikonun» gerçekleşip gerçekleşmediğinin veya poliçe düzenlenirken rizikonun gerçekleşeceğinin (davaya konu binanın belediye tarafından yıktırılacağının) davacı tarafından gizlenip gizlenmediğinin belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… saya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ..../.... -2- 2-Dava, yer kayması «teminatı» içerir konut «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, poliçe düzenlenmeden önce sigortalı davacı tarafından «rizikonun» bilinip bilinmediği, daha doğru bir ifade ile sigortalı konutun bulunduğu alanda «afete» maruz bölge «ilan» edileceğinin ve akabinde binanın yıktırılacağının poliçe düzenlenmeden önce davacı tarafından bilinip bilinmediği noktasında toplanmaktadır.
Oysa, 6762 sayılı TTK’nın 1279. maddesi gereğince poliçenin geçerli olabilmesi için, sözleşmenin imzalandığı sırada, «sigorta ettiren» veya sigortadan yararlanan kimsenin, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu, yahut sigortacının rizikonun gerçekleşmesi olanağının kalmadığını bilmemesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8708 E. , 2010/4144 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2008 tarih ve 2006/411-2008/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.04.2010 gününde davalı avukatı ...geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilini davalı nezdinde konut sigorta poliçesi ile 29.03.2005 günü sigorta ettirdiği dairesinin bulunduğu bölgenin Bakanlar Kurulu’nun 28.06.2005 tarihli kararıyla yer kayması nedeniyle “afete maruz bölge” olarak ilan edildiğini, 12.08.2005 tarihinde Valilikçe yazılan yazı üzerine tahliye edildiğini, davalının sigorta bedelini ödemediğini ileri sürerek, 3.800,00 YTL’nın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Bayındırlık Müdürlüğü’nün hazırladığı 03.12.2004 tarihli rapora göre yer kaymasının önceden başladığını, Belediyenin 2001 tarihli haritasında da bu yerin yer kayması nedeniyle yerleşime uygun olmayan alan içinde bırakıldığını, 30.11.2004 tarihinde ilk ekspertiz çalışmasının bu bölgede yapıldığını, poliçe tarihinden önce rizikonun gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Belediyenin hazırlattığı 08.11.2004 tarihli raporda ve 27.04.2005 tarihli diğer resmi bir yazıda, dava konusu yerin zemin hareketliliğin dışında gösterildiği, bölgenin afete maruz bölge olarak ilanının 12.08.2005 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Poliçede teminat, 29.05.2005 tarihinde başlatılmış olup, davalı yan, yer kaymasının bu tarihten önce başladığını savunmuş ve buna ilişkin bazı delillere dayanmıştır.
Hükme esas bilirkişi kurulu raporu, yapılan keşif üzerine düzenlenmiş ve dava konusu konutun zemin hareketlilik etkilenme alanı dışında kaldığı sonucuna varılmış ise de, yapılan keşifte ve bilirkişi raporunda davalının dayandığı belgelerin ve bilirkişi raporunda belirtilen 08.11.2004 tarihli raporun ve 27.04.2005 tarihli yazının işaret ettiği zeminin nokta olarak yerleri belirlenmiş değildir. Bilirkişi raporu bu yönden denetime elverişli olmayıp, davalının savunmasında geçen deliller mahkemece toplanmamış, bilirkişi raporuna davalının yaptığı itiraz üzerinde durulmadan, davacının dayandığı belgelerin düzenlenme tarihleri öne çıkartılarak sonuca gidilmiştir.
Oysa, davalının savunması ve delilleri üzerinde de durularak, iddia ve savunmanın tüm yönleri birlikte ele alınıp, dava konusu konutun toplanan ve toplanacak delillerde zemin olarak bulunduğu noktayı tespit eden denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hükme tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016233900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz