İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18383 E. 2014/7395 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi itiraz↗ navlun↗ denetime elverişlilik↗ ispat yükü↗ mahsup↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının yakıt bedeli olarak ödediğini ileri sürdüğü bedelleri davacı alacağından mahsup edemeyeceği, bu ödemelerin mahsubu ve elden ödemeler hususunda ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bu hususlarda hukuken muteber kanıt sunamadığı gerekçesiyle, davanın kabilü ile itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun ücretinin tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulune karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalı adına taşıma işi yaptığını, düzenlediği 31.12.2011 ve 31.01.2012 tarihli 2 adet fatura toplamı olan 16.981,38 TL'nin 8.168,00 TL'lik kısmının ödenmemesi nedeniyle icra takibi yaptığını, davalının 4.000,00 TL'lik kısma itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı taraf ise, banka havalesiyle 8.650,00 TL, elden ise 3.950,00 TL ödeme yapıldığını, 10.638,00 TL'lik yakıt bedelinin de mahsubu ile davacının talebinden de fazla ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. Dosyada ki banka havalesi yoluyla yapılan ödemeler 07.12.2011–02.03.2012, yakıt fişleri de 20.12.2011-12.03.2012 tarihleri arasına ilişkindir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda da taraflar arısında bir dönem devam eden ticari ilişki bulunduğu belirtilmiştir. Bu durumda ticari ilişki bir bütün halde değerlendirilerek, ne kadar ödeme ve yakıt fişi mahsubu yapıldığı, davalının bakiye borcu bulunup bulunmadığı denetime elverişli olacak şekilde açıklığa kavuşturularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8832 E. 2014/12370 K.
Ortak:İtirazın iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takibin kesinleşmesi · keşideci · çek · ibraz · teminat · teslim
Benzer bu karardaDava temel ilişkiye dayalı olarak «çek» bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava dışı «keşideci» kooperatif hakkındaki «takibin kesinleşmiş» olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı ile dava dışı kooperatif arasında yapılan sözleşmede, akaryakıt «teslimlerinin» kooperatifin imzalı ve kaşeli yakıt teslim fişi mukabilinde yapılacağı düzenlenmiş olup, davacı tarafından kooperatif üyelerine karşı yapılan icra takiplerine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davalarında yakıt teslim fişlerinin «ibraz» edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece dosya içerisinde bulunan ve kooperatif üyelerine karşı açılmış dava dosyalarında «ibraz» edilmiş olan yakıt «teslim» fişleri değerlendirilmek suretiyle toplam alacak miktarı belirlenerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, takibe konu edilen çekin davalı tarafından davacıya, dava dışı kooperatifin borcunun «teminatı» olarak verildiği, davalının da bu itibarla kooperatif borcundan sorumluluğu bulunduğu, alacağın likit olup borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/18383 E. , 2014/7395 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/10/2013
NUMARASI 2012/183-2013/634
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.10.2013 tarih ve 2012/183-2013/634 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı için taşıma işi yaptığını, müvekkilinin düzenlediği iki adet faturanın 8.168,00 TL'lik kısmının davalı tarafından ödenmemesi üzerine icra takibi başlattığını, davalının 4.000,00 TL'lik kısım yönünden takibe itiraz etmesi üzerine takibin bu miktar üzerinden durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşıma işi için düzenlenen fatura bedellerinin üzerinde ödeme yaptığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının yakıt bedeli olarak ödediğini ileri sürdüğü bedelleri davacı alacağından mahsup edemeyeceği, bu ödemelerin mahsubu ve elden ödemeler hususunda ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bu hususlarda hukuken muteber kanıt sunamadığı gerekçesiyle, davanın kabilü ile itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun ücretinin tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulune karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalı adına taşıma işi yaptığını, düzenlediği 31.12.2011 ve 31.01.2012 tarihli 2 adet fatura toplamı olan 16.981,38 TL'nin 8.168,00 TL'lik kısmının ödenmemesi nedeniyle icra takibi yaptığını, davalının 4.000,00 TL'lik kısma itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı taraf ise, banka havalesiyle 8.650,00 TL, elden ise 3.950,00 TL ödeme yapıldığını, 10.638,00 TL'lik yakıt bedelinin de mahsubu ile davacının talebinden de fazla ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. Dosyada ki banka havalesi yoluyla yapılan ödemeler 07.12.2011–02.03.2012, yakıt fişleri de 20.12.2011-12.03.2012 tarihleri arasına ilişkindir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda da taraflar arısında bir dönem devam eden ticari ilişki bulunduğu belirtilmiştir.
Bu durumda ticari ilişki bir bütün halde değerlendirilerek, ne kadar ödeme ve yakıt fişi mahsubu yapıldığı, davalının bakiye borcu bulunup bulunmadığı denetime elverişli olacak şekilde açıklığa kavuşturularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101605000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz