Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17976 E. 2014/6814 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenzili muafiyet↗ muafiyet↗ ziya↗ riziko↗ üçüncü kişi↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ avans faizi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aktedilen poliçenin açık müşterek sigorta niteliğinde olduğu, bu sigorta türünde sigortacıların rizikoyu paylaştıkları, poliçeye göre davalının rizikonun 3/18'lik kısmından sorumlu tutulduğu, 06.08.2002 tarihinde meydana gelen patlamalardan kaynaklanan maddi zararların tek bir zarar olarak kabul edilmesi ve muafiyetin buna göre toplam zarardan bir defa düşülmesi gerektiği, davalının sigortalıdan 3. kişilerce tahsil edilen tüm dava, ücret ve masrafları da tazmin etmeyi üstlendiği, buna göre davacının asıl davada 159.501,27 TL, birleşen davada ise 99.360,09 TL ödeme yaptığı, talep edilen miktardan muafiyetin indirilmesi neticesinde, ödenecek tazminat miktarının 255.889,36 TL olduğu, davalının bu miktarın hissesine düşen 42.648,22 TL'sinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 42.648,22 TL'nin davalıdan tahsiline, 4.934,00 TL'ye 30.05.2007, 15.622,50 TL'ye 18.07.2007, bakiyesine 24.08.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece, 06.08.2002 tarihinde meydana gelen patlamalardan kaynaklanan zararların tek bir zarar kabul edildiği, sigorta poliçesindeki muafiyet klozunun bir kez uygulanabileceği, muafiyetin davaya konu olmayan başka bir zararda tenzil edildiği, bu nedenle davaya konu üçüncü kişilere yapılan ödemelere tatbik edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, poliçenin muafiyete ilişkin 5.2. maddesinde “her bir hasar ve ziyada uygulanacak tenzili muafiyetler” üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatı bakımından 2.500 USD karşılığı Türk Lirası olarak öngörülmüştür. Bu durumda poliçede öngörülen muafiyetin her bir hasar için yani her bir zarara uğrayan üçüncü kişi bakımından 2.500 USD karşılığı Türk Lirası olarak uygulanması gerekirken muafiyetin olay bazında değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3236 E. 2017/5270 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · hasar · Sigorta
İncelediğiniz kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece, 06.08.2002 tarihinde meydana gelen patlamalardan kaynaklanan zararların tek bir zarar kabul edildiği, «sigorta poliçesindeki» «muafiyet» klozunun bir kez uygulanabileceği, muafiyetin davaya konu olmayan başka bir zararda tenzil edildiği, bu nedenle davaya konu üçüncü kişilere yapılan ödemelere tatbik edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, poliçenin «muafiyete» ilişkin 5.2. maddesinde “her bir «hasar» ve «ziyada» uygulanacak «tenzili muafiyetler»” üçüncü şahıs mali mesuliyet «teminatı» bakımından 2.500 USD karşılığı Türk Lirası olarak öngörülmüştür.
Bu durumda poliçede öngörülen «muafiyetin» her bir «hasar» için yani her bir zarara uğrayan «üçüncü kişi» bakımından 2.500 USD karşılığı Türk Lirası olarak uygulanması gerekirken muafiyetin olay bazında değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece «muafiyet» «hasar» bedeli üzerinden hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de muafiyetin, sigorta bedeli olan 19.000 TL’ye %20 olan muafiyet oranı uygulanmak suretiyle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 8.296,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8830 E. 2013/13696 K.
Ortak:tenzili muafiyet · muafiyet · hasar
İncelediğiniz karardaAncak, poliçenin «muafiyete» ilişkin 5.2. maddesinde “her bir «hasar» ve «ziyada» uygulanacak «tenzili muafiyetler»” üçüncü şahıs mali mesuliyet «teminatı» bakımından 2.500 USD karşılığı Türk Lirası olarak öngörülmüştür.
Bu durumda poliçede öngörülen «muafiyetin» her bir «hasar» için yani her bir zarara uğrayan «üçüncü kişi» bakımından 2.500 USD karşılığı Türk Lirası olarak uygulanması gerekirken muafiyetin olay bazında değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aktedilen poliçenin açık müşterek sigorta niteliğinde olduğu, bu sigorta türünde sigortacıların «rizikoyu» paylaştıkları, poliçeye göre davalının rizikonun 3/18'lik kısmından sorumlu tutulduğu, 06.08.2002 tarihinde meydana gelen patlamalardan kaynaklanan maddi zararların tek bir zarar olarak kabul edilmesi ve «muafiyetin» buna göre toplam zarardan bir defa düşülmesi gerektiği, davalının sigortalıdan 3. kişilerce tahsil edilen tüm dava, ücret ve «masrafları» da tazmin etmeyi üstlendiği, buna göre davacının asıl davada 159.501,27 TL, birleşen davada ise 99.360,09 TL ödeme yaptığı, talep edilen miktardan muafiyetin indirilmesi neticesinde, ödenecek tazminat miktarının 255.889,36 TL olduğu, davalının bu miktarın hissesine düşen 42.648,22 TL'sinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 42.648,22 TL'nin davalıdan tahsiline, 4.934,00 TL'ye 30.05.2007, 15.622,50 TL'ye 18.07.2007, bakiyesine 24.08.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, «işyeri sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, poliçe özel şartında sel ve su baskını sonucu meydana gelen «hasarlarda» %2 «tenzili muafiyet» uygulanacağının belirtildiği, davalı vekili de muafiyet dolayısıyla tazminattan indirim yapılmadığını «bilirkişi raporuna itirazında» ileri sürdüğü halde, mahkemece muafiyet hükmünün somut olayda uygulanma yerinin bulunup bulunmadığı değerlendirilip tartışılmadan karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · işyeri sigortası
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, «işyeri sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, poliçe özel şartında sel ve su baskını sonucu meydana gelen «hasarlarda» %2 «tenzili muafiyet» uygulanacağının belirtildiği, davalı vekili de muafiyet dolayısıyla tazminattan indirim yapılmadığını «bilirkişi raporuna itirazında» ileri sürdüğü halde, mahkemece muafiyet hükmünün somut olayda uygulanma yerinin bulunup bulunmadığı değerlendirilip tartışılmadan karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11152 E. 2011/3463 K.
Ortak:tenzili muafiyet · muafiyet · riziko · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaAncak, poliçenin «muafiyete» ilişkin 5.2. maddesinde “her bir «hasar» ve «ziyada» uygulanacak «tenzili muafiyetler»” üçüncü şahıs mali mesuliyet «teminatı» bakımından 2.500 USD karşılığı Türk Lirası olarak öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aktedilen poliçenin açık müşterek sigorta niteliğinde olduğu, bu sigorta türünde sigortacıların «rizikoyu» paylaştıkları, poliçeye göre davalının rizikonun 3/18'lik kısmından sorumlu tutulduğu, 06.08.2002 tarihinde meydana gelen patlamalardan kaynaklanan maddi zararların tek bir zarar olarak kabul edilmesi ve «muafiyetin» buna göre toplam zarardan bir defa düşülmesi gerektiği, davalının sigortalıdan 3. kişilerce tahsil edilen tüm dava, ücret ve «masrafları» da tazmin etmeyi üstlendiği, buna göre davacının asıl davada 159.501,27 TL, birleşen davada ise 99.360,09 TL ödeme yaptığı, talep edilen miktardan muafiyetin indirilmesi neticesinde, ödenecek tazminat miktarının 255.889,36 TL olduğu, davalının bu miktarın hissesine düşen 42.648,22 TL'sinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 42.648,22 TL'nin davalıdan tahsiline, 4.934,00 TL'ye 30.05.2007, 15.622,50 TL'ye 18.07.2007, bakiyesine 24.08.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece, 06.08.2002 tarihinde meydana gelen patlamalardan kaynaklanan zararların tek bir zarar kabul edildiği, «sigorta poliçesindeki» «muafiyet» klozunun bir kez uygulanabileceği, muafiyetin davaya konu olmayan başka bir zararda tenzil edildiği, bu nedenle davaya konu üçüncü kişilere yapılan ödemelere tatbik edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup alınan bilirkişi raporunda, toplam «hasar» tutarının (16.838) TL olduğu ve davacı ... şirketinin sigortalısına bu meblağı ödediği belirlenmekle birlikte hasarın sel ve su baskını klozu kapsamında gerçekleştiği ve poliçede bu kloz için «tenzili muafiyet» kararlaştırıldığı gerekçesiyle davacının «muafiyet tenzilinden» sonra ancak (9.485) TL için davalıya «rücu» edebileceği belirtilmiş ve mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de, dosya içinde mevcut İşyeri Sigorta Poliçesi ve Yangın Sigortası Genel Şartları incelendiğinde, somut olayın «dahili» su klozu kapsamında kaldığı ve dahili su klozunda hasar tazminatı muafiyet «kaydı» bulunmadığı anlaşıldığından, tazminattan muafiyet tenzili yapılması hatalıdır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «rizikonun» «dahili» su baskını şeklinde gerçekleşmediği, ASKİ ye ait ana su borusunun patlaması sonucunda meydana geldiği, davalının hasardan sorumlu olduğu, davacı ... şirketinin ancak «sigorta poliçesi» kapsamında ödemesi gereken tutar için halef olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.485 TL’nın 20.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Öte yandan, kabule göre de dosya içinde mevcut «ibraname», içerik itibari ile «temlikname» niteliğinde olup dava dışı sigortalı, davalıya karşı haiz olduğu alacak talep ve dava hakkını davacı ... şirketine devrettiğinden yine «muafiyet» koşulu göz önüne alınmadan sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet tenzili · işyeri sigorta poliçesi · ibraname · işyeri sigortası · rücuen tazminat · rücu · temlik · yasal faiz
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup alınan bilirkişi raporunda, toplam «hasar» tutarının (16.838) TL olduğu ve davacı ... şirketinin sigortalısına bu meblağı ödediği belirlenmekle birlikte hasarın sel ve su baskını klozu kapsamında gerçekleştiği ve poliçede bu kloz için «tenzili muafiyet» kararlaştırıldığı gerekçesiyle davacının «muafiyet tenzilinden» sonra ancak (9.485) TL için davalıya «rücu» edebileceği belirtilmiş ve mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de, dosya içinde mevcut İşyeri Sigorta Poliçesi ve Yangın Sigortası Genel Şartları incelendiğinde, somut olayın «dahili» su klozu kapsamında kaldığı ve dahili su klozunda hasar tazminatı muafiyet «kaydı» bulunmadığı anlaşıldığından, tazminattan muafiyet tenzili yapılması hatalıdır.
Öte yandan, kabule göre de dosya içinde mevcut «ibraname», içerik itibari ile «temlikname» niteliğinde olup dava dışı sigortalı, davalıya karşı haiz olduğu alacak talep ve dava hakkını davacı ... şirketine devrettiğinden yine «muafiyet» koşulu göz önüne alınmadan sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «rizikonun» «dahili» su baskını şeklinde gerçekleşmediği, ASKİ ye ait ana su borusunun patlaması sonucunda meydana geldiği, davalının hasardan sorumlu olduğu, davacı ... şirketinin ancak «sigorta poliçesi» kapsamında ödemesi gereken tutar için halef olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.485 TL’nın 20.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/728 E. 2021/3082 K.
Ortak:muafiyet · hasar
İncelediğiniz karardaAncak, poliçenin «muafiyete» ilişkin 5.2. maddesinde “her bir «hasar» ve «ziyada» uygulanacak «tenzili muafiyetler»” üçüncü şahıs mali mesuliyet «teminatı» bakımından 2.500 USD karşılığı Türk Lirası olarak öngörülmüştür.
Bu durumda poliçede öngörülen «muafiyetin» her bir «hasar» için yani her bir zarara uğrayan «üçüncü kişi» bakımından 2.500 USD karşılığı Türk Lirası olarak uygulanması gerekirken muafiyetin olay bazında değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aktedilen poliçenin açık müşterek sigorta niteliğinde olduğu, bu sigorta türünde sigortacıların «rizikoyu» paylaştıkları, poliçeye göre davalının rizikonun 3/18'lik kısmından sorumlu tutulduğu, 06.08.2002 tarihinde meydana gelen patlamalardan kaynaklanan maddi zararların tek bir zarar olarak kabul edilmesi ve «muafiyetin» buna göre toplam zarardan bir defa düşülmesi gerektiği, davalının sigortalıdan 3. kişilerce tahsil edilen tüm dava, ücret ve «masrafları» da tazmin etmeyi üstlendiği, buna göre davacının asıl davada 159.501,27 TL, birleşen davada ise 99.360,09 TL ödeme yaptığı, talep edilen miktardan muafiyetin indirilmesi neticesinde, ödenecek tazminat miktarının 255.889,36 TL olduğu, davalının bu miktarın hissesine düşen 42.648,22 TL'sinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 42.648,22 TL'nin davalıdan tahsiline, 4.934,00 TL'ye 30.05.2007, 15.622,50 TL'ye 18.07.2007, bakiyesine 24.08.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı, davanın başından itibaren poliçede «muafiyet» hükmü bulunduğunu ve ayrıca eksik sigortanın söz konusu olduğunu savunmuş ancak, itiraz «hakem» heyetince «hasar» bedelinin tespiti ile yetinilerek, davalının poliçede yer alan muafiyet hükmü ile eksik sigorta savunmalarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Dava, sigortalı makinede meydana gelen «hasarın» sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakem kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavalı, davanın başından itibaren poliçede «muafiyet» hükmü bulunduğunu ve ayrıca eksik sigortanın söz konusu olduğunu savunmuş ancak, itiraz «hakem» heyetince «hasar» bedelinin tespiti ile yetinilerek, davalının poliçede yer alan muafiyet hükmü ile eksik sigorta savunmalarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince davalının savunmasına yönelik değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17976 E. , 2014/6814 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/01/2013
NUMARASI 2007/481-2013/3
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/01/2013 tarih ve 2007/481-2013/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taahhüdü altında yapılan K. S.Y. P. B. O. İnşaatının davalı tarafından İ. A. R. Sigortası Poliçesi ile sigortalandığını, 06.08.2002 tarihinde meydana gelen patlamalar nedeniyle 3. şahıslar tarafından müvekkili aleyhine açılan davaların kabul edilerek kesinleştiğini, hak sahiplerine 159.501,27 TL ödeme yapıldığını, temerrüdün davaların sigortacıya ihbarı suretiyle öğrenme tarihi itibariyle oluştuğunu ileri sürerek ödenen miktardan muafiyetin düşülmesi ile 153.016,55 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada da davacı vekili, aynı patlamalar nedeniyle zarar görenlere mahkeme kararları doğrultusunda 99.360,09 TL ödeme yapıldığı ileri sürerek bu miktarın aynı poliçe kapsamında ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile asıl ve birleşen davalardaki toplam talep sonucunu 255.889,36 TL'ye çıkartmıştır.
Davalı vekili, davaya dayanak yapılan poliçenin 6 sigorta şirketi tarafından tanzim edildiğini, müşterek ve müteselsil sorumluluğunun söz konusu olmadığını, poliçedeki Koasürans Klozu nedeniyle müvekkilinin ancak 3/18 oranında sorumluluğunun bulunduğunu, 2.500,00 USD tutarındaki muafiyetin sadece toplam hasardan değil her bir hasardan ayrı ayrı indirilmesi gerektiğini, faize faiz uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aktedilen poliçenin açık müşterek sigorta niteliğinde olduğu, bu sigorta türünde sigortacıların rizikoyu paylaştıkları, poliçeye göre davalının rizikonun 3/18'lik kısmından sorumlu tutulduğu, 06.08.2002 tarihinde meydana gelen patlamalardan kaynaklanan maddi zararların tek bir zarar olarak kabul edilmesi ve muafiyetin buna göre toplam zarardan bir defa düşülmesi gerektiği, davalının sigortalıdan 3. kişilerce tahsil edilen tüm dava, ücret ve masrafları da tazmin etmeyi üstlendiği, buna göre davacının asıl davada 159.501,27 TL, birleşen davada ise 99.360,09 TL ödeme yaptığı, talep edilen miktardan muafiyetin indirilmesi neticesinde, ödenecek tazminat miktarının 255.889,36 TL olduğu, davalının bu miktarın hissesine düşen 42.648,22 TL'sinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 42.648,22 TL'nin davalıdan tahsiline, 4.934,00 TL'ye 30.05.2007, 15.622,50 TL'ye 18.07.2007, bakiyesine 24.08.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece, 06.08.2002 tarihinde meydana gelen patlamalardan kaynaklanan zararların tek bir zarar kabul edildiği, sigorta poliçesindeki muafiyet klozunun bir kez uygulanabileceği, muafiyetin davaya konu olmayan başka bir zararda tenzil edildiği, bu nedenle davaya konu üçüncü kişilere yapılan ödemelere tatbik edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, poliçenin muafiyete ilişkin 5.2. maddesinde “her bir hasar ve ziyada uygulanacak tenzili muafiyetler” üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatı bakımından 2.500 USD karşılığı Türk Lirası olarak öngörülmüştür. Bu durumda poliçede öngörülen muafiyetin her bir hasar için yani her bir zarara uğrayan üçüncü kişi bakımından 2.500 USD karşılığı Türk Lirası olarak uygulanması gerekirken muafiyetin olay bazında değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 23,40 TL harcın temyiz eden davacılara iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101604200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz