Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15828 E. 2014/4177 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
afet↗ zeyilname↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ riziko↗ ek prim↗ denetime elverişlilik↗ reeskont faizi↗ mahsup↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisine ait olan kayısı ürünlerini davalı sigorta şirketine don olayına karşı sigorta ettirdiği, olay tarihinde kayısının don afetine maruz kaldığı gerekçesiyle, davalının davacıya yaptığı ödemenin de mahsubu ile davanın kısmen kabulüne ve 8.650,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, devlet destekli ürün sigortası poliçesine dayalı hasar tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna göre don hasarı, çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, doğru olarak, riziko teminat içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazında riziko sonrası poliçelerin zeyil edildiğini, bu duruma bağlı olarak da sigortalıya prim iadesinin gerçekleştiğinin göz önünde bulundurularak sigortalının prim borcunun da hesabı ile prim borcu tutarının tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini savunmasına ve dilekçe ekinde zeyilnameleri ibraz etmesine rağmen gerekçeli kararda iade edilen primlerin tazminattan mahsup edilip edilmeyeceği hususunun hiç tartışılmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de, davacı tarafın dava dilekçesinde faizin türünü belirtmeksizin hasar tazminatının faizi ile birlikte tahsilini talep edip, yargılama sırasında da reeskont faizi talep ettiklerini beyan etmesine rağmen, davalı vekilinin bu talebe karşı çıkmış olması nedeniyle mahkemece yasal faize hükmedilmesi gerekirken reeskont faizine hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7719 E. 2013/21279 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · reeskont faizi · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, doğru olarak, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini, bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiğinin göz önünde bulundurularak sigortalının prim borcunun da hesabı ile prim borcu tutarının tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini savunmasına ve dilekçe ekinde «zeyilnameleri» «ibraz» etmesine rağmen gerekçeli kararda iade edilen primlerin tazminattan «mahsup» edilip edilmeyeceği hususunun hiç tartışılmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava, devlet destekli ürün «sigortası poliçesine» dayalı «hasar» tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, doğru olarak, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.500 TL tazminatın 06.06.2008 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili birinci bilirkişi heyeti raporuna itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve eksik «prim» alındığını bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmasına ve bu itirazlara istinaden alınan ikinci bilirkişi heyet raporunda, düzenlenen «zeyilnamelerden» ötürü zeyilnamelerde sırasıyla sigortalının hesabına alacak olarak kaydedildiği belirtilen prim tutarlarının düşümünün gerekeceği yönünde kanaat bildirilmiş olması …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.500 TL tazminatın 06.06.2008 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12369 E. 2014/1892 K.
Ortak:riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, doğru olarak, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
2-Dava, devlet destekli ürün «sigortası poliçesine» dayalı «hasar» tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini, bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiğinin göz önünde bulundurularak sigortalının prim borcunun da hesabı ile prim borcu tutarının tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini savunmasına ve dilekçe ekinde «zeyilnameleri» «ibraz» etmesine rağmen gerekçeli kararda iade edilen primlerin tazminattan «mahsup» edilip edilmeyeceği hususunun hiç tartışılmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıya ait kayısı bahçesinin davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, don «rizikosuna» maruz kaldığı, ağaçların çiçeklenme döneminin sona erdiği, meyve bağlama döneminde don rizikosunun gerçekleştiği, «teminat» içinde kaldığı, zararın belirlendiği, «ıslahın» dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.500.00 TL'nin «ihbar» tarihi olan 22.03.2010 tarihinden, 13.140 TL'nin ise 08.02.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · ihbar · temerrüt faizi · ıslah · temerrüt
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davacının «ihbar» tarihi esas alınarak yazılı şekilde «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıya ait kayısı bahçesinin davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, don «rizikosuna» maruz kaldığı, ağaçların çiçeklenme döneminin sona erdiği, meyve bağlama döneminde don rizikosunun gerçekleştiği, «teminat» içinde kaldığı, zararın belirlendiği, «ıslahın» dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.500.00 TL'nin «ihbar» tarihi olan 22.03.2010 tarihinden, 13.140 TL'nin ise 08.02.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6592 E. 2013/9898 K.
Ortak:riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, doğru olarak, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
2-Dava, devlet destekli ürün «sigortası poliçesine» dayalı «hasar» tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini, bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiğinin göz önünde bulundurularak sigortalının prim borcunun da hesabı ile prim borcu tutarının tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini savunmasına ve dilekçe ekinde «zeyilnameleri» «ibraz» etmesine rağmen gerekçeli kararda iade edilen primlerin tazminattan «mahsup» edilip edilmeyeceği hususunun hiç tartışılmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
… kanıtlara göre, davalı tarafından davacıya ait taşınmazdaki ayva ağaçlarının sigortalandığı, sigortalı ağaçlarda 2007 yılı Nisan ayında meydana gelen don nedeniyle «hasar» oluştuğu, ağaçlardaki çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada gerçekleşen hasarın «sigorta teminatı» altında bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 18.457,03 TL'nin davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce …
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve eksik «prim» alındığını bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı
Benzer bu kararda… kanıtlara göre, davalı tarafından davacıya ait taşınmazdaki ayva ağaçlarının sigortalandığı, sigortalı ağaçlarda 2007 yılı Nisan ayında meydana gelen don nedeniyle «hasar» oluştuğu, ağaçlardaki çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada gerçekleşen hasarın «sigorta teminatı» altında bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 18.457,03 TL'nin davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16449 E. 2014/18129 K.
Ortak:riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, doğru olarak, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
2-Dava, devlet destekli ürün «sigortası poliçesine» dayalı «hasar» tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini, bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiğinin göz önünde bulundurularak sigortalının prim borcunun da hesabı ile prim borcu tutarının tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini savunmasına ve dilekçe ekinde «zeyilnameleri» «ibraz» etmesine rağmen gerekçeli kararda iade edilen primlerin tazminattan «mahsup» edilip edilmeyeceği hususunun hiç tartışılmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · temerrüt tarihi · sebepsiz zenginleşme · eksik inceleme · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
… ilinin tazminatın belirlenmesine yönelik itirazları dikkate alınıp, savunmasında geçen poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4898 E. 2013/8147 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · mahsup · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, doğru olarak, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini, bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiğinin göz önünde bulundurularak sigortalının prim borcunun da hesabı ile prim borcu tutarının tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini savunmasına ve dilekçe ekinde «zeyilnameleri» «ibraz» etmesine rağmen gerekçeli kararda iade edilen primlerin tazminattan «mahsup» edilip edilmeyeceği hususunun hiç tartışılmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava, devlet destekli ürün «sigortası poliçesine» dayalı «hasar» tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
… kanıtlara göre, davalı tarafından davacıya ait taşınmazdaki ayva ağaçlarının sigortalandığı, sigortalı ağaçlarda 2007 yılı Nisan ayında meydana gelen don nedeniyle «hasar» oluştuğu, ağaçlardaki çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada gerçekleşen hasarın «sigorta teminatı» altında bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ....291,63 TL'nin davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce …
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin başlangıçlarından itibaren iptal edilerek tahsil edilen «primlerinin» davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunların da dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı
Benzer bu kararda… kanıtlara göre, davalı tarafından davacıya ait taşınmazdaki ayva ağaçlarının sigortalandığı, sigortalı ağaçlarda 2007 yılı Nisan ayında meydana gelen don nedeniyle «hasar» oluştuğu, ağaçlardaki çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada gerçekleşen hasarın «sigorta teminatı» altında bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ....291,63 TL'nin davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3031 E. 2014/9239 K.
Ortak:riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, doğru olarak, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
2-Dava, devlet destekli ürün «sigortası poliçesine» dayalı «hasar» tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini, bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiğinin göz önünde bulundurularak sigortalının prim borcunun da hesabı ile prim borcu tutarının tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini savunmasına ve dilekçe ekinde «zeyilnameleri» «ibraz» etmesine rağmen gerekçeli kararda iade edilen primlerin tazminattan «mahsup» edilip edilmeyeceği hususunun hiç tartışılmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi
Benzer bu karardaAncak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/214 E. 2014/8222 K.
Ortak:afet · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, doğru olarak, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
2-Dava, devlet destekli ürün «sigortası poliçesine» dayalı «hasar» tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini, bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiğinin göz önünde bulundurularak sigortalının prim borcunun da hesabı ile prim borcu tutarının tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini savunmasına ve dilekçe ekinde «zeyilnameleri» «ibraz» etmesine rağmen gerekçeli kararda iade edilen primlerin tazminattan «mahsup» edilip edilmeyeceği hususunun hiç tartışılmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kayısı ağaçlarının meyvelenme döneminde donmuş oldukları, dolayısı ile «hasarın» poliçenin «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, (18.988) TL'nin 07.06.2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · teminat kapsamı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kayısı ağaçlarının meyvelenme döneminde donmuş oldukları, dolayısı ile «hasarın» poliçenin «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, (18.988) TL'nin 07.06.2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15828 E. , 2014/4177 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MALATYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 17/05/2013
NUMARASI 2012/555-2013/197
Taraflar arasında görülen davada Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/05/2013 tarih ve 2012/555-2013/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, kayısı ağaçlarının davalı tarafından sigortalandığını, 2009 yılı Mart ve Nisan aylarında yaşanan don olayı nedeniyle bahçesinden ürün alamadığını, olaydan sonra davalı eksperlerinin iki kez incelemede bulunduğunu, olayın hemen akabinde başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda bahçenin tamamının zarar gördüğünün belirtilmesine rağmen, daha sonraki bir tarihte yapılan inceleme ve düzenlenen raporda ise tam aksi yönde rapor düzenlendiğini ve birbiri ile çelişkili ve hatalı ekspertiz raporları nedeniyle davalı tarafından zararının karşılanmadığını ileri sürerek, 24.750 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ağaçlarının 517957 no'lu poliçeyle sigortalandığını, 10.04.2009 tarihli hasar ihbarı nedeniyle düzenlenen geçici ve kesin ekspertiz raporlarında, davacının ağaçlarının ilk kez Mart ayında ağaçlar çiçeklenme dönemindeyken dona maruz kaldığı ve fizyolojik dökülme yaşandığının, bunun sonucu olarak ağaç başına verimin 60 kg'ye düştüğünün, Nisan ayında yaşanan don olayında ise ürünün %98 oranında hasara uğradığının tespit edildiğini, poliçe teminatının meyve dönemi itibariyle geçerli olduğunu, Mart ayında çiçeklenme evresinde meydana gelen hasarın teminat dışı olup, Mart ayında meydana gelen hasar zeyil edildikten sonra Nisan ayında oluşan hasar nedeniyle hesaplanan zararın davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisine ait olan kayısı ürünlerini davalı sigorta şirketine don olayına karşı sigorta ettirdiği, olay tarihinde kayısının don afetine maruz kaldığı gerekçesiyle, davalının davacıya yaptığı ödemenin de mahsubu ile davanın kısmen kabulüne ve 8.650,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, devlet destekli ürün sigortası poliçesine dayalı hasar tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna göre don hasarı, çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, doğru olarak, riziko teminat içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazında riziko sonrası poliçelerin zeyil edildiğini, bu duruma bağlı olarak da sigortalıya prim iadesinin gerçekleştiğinin göz önünde bulundurularak sigortalının prim borcunun da hesabı ile prim borcu tutarının tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini savunmasına ve dilekçe ekinde zeyilnameleri ibraz etmesine rağmen gerekçeli kararda iade edilen primlerin tazminattan mahsup edilip edilmeyeceği hususunun hiç tartışılmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de, davacı tarafın dava dilekçesinde faizin türünü belirtmeksizin hasar tazminatının faizi ile birlikte tahsilini talep edip, yargılama sırasında da reeskont faizi talep ettiklerini beyan etmesine rağmen, davalı vekilinin bu talebe karşı çıkmış olması nedeniyle mahkemece yasal faize hükmedilmesi gerekirken reeskont faizine hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101580100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz