İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17206 E. 2014/5723 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak arama özgürlüğü↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ ödeme planı↗ adil yargılanma hakkı↗ sözlü yargılama↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ tahkikat↗ yokluk↗ savunma hakkı↗ kısıtlılık↗ rücu↗ protokol↗ asıl alacak↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, İstanbul .. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı iken hisselerini 12.05.2006 tarihinde davalılara devir ettiği, taraflar arasında protokol düzenlendiği, şirketin SGK ve vergi dairesine olan borçlarının 6111 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi gereğince taksitlendirilerek ödeme planına bağlandığı, davacının 50.577,77 TL SGK ve vergi ödemesi yaptığı, İTO'ya ise 1.021,38 TL aidat ödediği, davacının hisselerini devrinden sonra yaptığı ödemelerden dolayı şirket ortakları olan davalılara rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe itirazların 51.599,15 TL kısım yönünden iptaline, takibin bu miktar ve asıl alacak ile takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi yönünden devamına, asıl alacak miktarı üzerinden %40 oranında inkar tazminatının davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesinde mahkemenin, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir. Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı hak arama özgürlüğünün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesi hükmüne aykırı olarak tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Mahkemece bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14181 E. 2015/10401 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · tahkikat · yokluk · savunma hakkı
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesi hükmüne aykırı olarak «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
1- Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesinde mahkemenin, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nun 186. maddesi hükmüne aykırı olarak «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 186. maddesinde mahkemenin, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta 19.03.2014 tarihli celsede davacı «bono» üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılmasını talep etmiş, mahkemece bu konuda ayrıca bir karar verilmeden ve «tahkikatın» bittiği açıklanarak «sözlü yargılama» için ayrı bir gün tayin edilmeden davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili · borçlu olunmadığının tespiti · bono · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının takibe konu ettiği «bono» altındaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça kendisi tarafından boş olarak şirkete bırakılan belgenin davalı tarafından doldurulduğu ileri sürülmüş ve bu hususun ispatı için «tanık deliline» dayanılmış ise de bu iddianın ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, davacının bu nitelikte bir delile dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «bono» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta 19.03.2014 tarihli celsede davacı «bono» üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılmasını talep etmiş, mahkemece bu konuda ayrıca bir karar verilmeden ve «tahkikatın» bittiği açıklanarak «sözlü yargılama» için ayrı bir gün tayin edilmeden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16460 E. 2015/5503 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · tahkikat · yokluk · savunma hakkı
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesi hükmüne aykırı olarak «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
1- Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesinde mahkemenin, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesi hükmüne aykırı olarak «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
1- Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesinde mahkemenin, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında görülen davaların ... kararının iptali ve hükümsüzlük davası olması sebebiyle «derdestlik» itirazının yerinde olmadığı, tecavüz eyleminin internet sitesinde işlenmiş olması sebebiyle 556 sayılı KHK'nın 63/1. maddesi uyarınca mahkemenin yetkili olduğu, davalının internet sitesinde akışkan transferlerinde kullanılan endüstriyel ürünleri tanıtarak ve satarak markasını tescil kapsamı dışında 35. sınıf hizmetlerde kullanıp davacının markalarına tecavüzde bulunduğu, yine davacının "..." ibaresini ticaret ünvanını aşacak şekilde internet sitesinde markasal olarak kullanarak davacının markasına tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının «haksız rekabet» yaptığının tespitine ve tecavüzün önlenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/406 E. 2015/4915 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · tahkikat · yokluk · savunma hakkı
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesi hükmüne aykırı olarak «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
1- Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesinde mahkemenin, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesi hükmüne aykırı olarak «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
1- Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186'ncı maddesinde mahkemenin, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret · ara karar · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, markaya tecavüz yolundaki istekler konusuz kaldığından bu isteklerle ilgili esasa ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», davacının itibarı tazminat istemi yönünden ise davalının kendine ait internet sitesinde ''...'' ibaresini kullandığı, herhangi bir arama motorundan ''...'' ibaresi aranınca, ilgililerin karşısına davalıya ait internet sitesinin çıktığı, dolayısıyla ''...'' ile ilgili araştırma yapan tüketicilerin karşısına başka bir adres ve sitenin çıkmasının, tüketiciler nezninde davacıya olan güveni zedeleyeceği, davacı markasının özel ve özgün olmadığı, başkaları tarafından da kullanıldığı, belki de davacının başkalarından «iltibas» yoluna gittiği şeklinde algıların oluşmasına sebebiyet verebileceği, uygun olmayan kullanma koşulunun gerçekleştiği gerekçesi ile, talebin kabulü ile 10.000 TL itibari tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta 28.10.2014 tarihli celsede verilen «ara» karar ile davalı vekili tarafından sunulan «mazeret» reddedilmiş, aynı celsede «tahkikat» aşaması bitirilerek sözlü aşamaya geçilmiş ve yukarıda özetlendiği şekilde hüküm kurulmuştur.
3 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5526 E. 2016/2242 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · tahkikat · yokluk · savunma hakkı
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesi hükmüne aykırı olarak «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
1- Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesinde mahkemenin, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nun 186. maddesi hükmüne aykırı olarak «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesinde mahkemenin, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 36. maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · ticaret unvanı · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · ticaret sicili · haksız rekabet
Benzer bu kararda… i, 9. sınıfta belirtilen mal ve hizmetler arasında yazılım konusu ile ilgili net belirleme mevcut olmasa dahi, davalının ..... esaslı unsurlu ibare ile 1992 yılında «ticaret siciline tescil» edildiği ve iştigal alanında da bilişim ve yazılımla ilgili faaliyetlerin mevcut olduğu, davalının gösterdiği bu faaliyetleri ile ilgili yazılım alanında ..... ibaresi üzerinde öncelikli kullanım hakkına sahip olduğu, tescilli ibarelere dayalı kullanım sebebiyle de kötü niyetli olarak addedilemeyeceği, 186577 sayılı marka yönünden davacının 5 yıllık süre içerisinde hükümsüzlük davası açmadığından sessiz kalma yoluyla, yine «ticaret unvanını» 5 yıllık süre içerisinde terkinini istemediğinden, sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığı, davalının gerek tescilli markasındaki ibareyi, gerekse ticaret unvanındaki markayı unvan doğrultusunda ve markasal kullanımı yasal zeminde olduğundan «haksız rekabet» oluşturmayacağı gibi, markadaki esaslı unsur niteliğindeki ..... ibaresini web sitesi alan adı olarak kullanmasının da hukuka aykırılık oluşturmadığı ve davacı yan …
1- Dava, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile meni ile davalı markasının hükümsüzlüğü ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta 21.10.2014 tarihli celsede davacı vekili yeniden «bilirkişi incelemesi» yapılmasını, bu talep kabul görmezse davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise davanın reddine karar verilmesini istemiş, mahkemece davacının talebi için ayrıca bir karar verilmeden ve yargılamanın bittiği açıklanarak «sözlü yargılama» için ayrı bir gün tayin edilmeden davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5359 E. 2016/2227 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesi hükmüne aykırı olarak «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
1- Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesinde mahkemenin, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nun 186. maddesi hükmüne aykırı olarak «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesinde mahkemenin, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta 06.11.2014 tarihli celsede bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin beyanı alındıktan sonra mahkemece «sözlü yargılama» için ayrı bir gün tayin edilip davalı taraf davet edilmeden ve davalı vekilinin yokluğunda «tahkikatın» bittiği bildirilerek karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · icra inkar tazminatı · ibraz · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… kapsamına göre, dava konusu taşımaya ve gümrük işlemlerine ilişkin davacı tarafından düzenlenen belgeler ile davalı tarafça düzenlenen tır karnesi ile uluslararası «taşıma senedinin» usulüne uygun biçimde Türkiye gümrük makamlarına sunulduğu, taşımayı gerçekleştiren aracın... gümrük bölgesine girişi sırasında, araç sürücüsünün aslına uygun olmayan eşya faturası, tır karnesi ve taşıma senedini «görevlilere» «ibraz» ettiği, ... gümrük yetkililerinin yaptığı denetim sırasında asıl faturalar ile asıl taşıma senedinin araçta ele geçirildiği, davalı «taşıyıcının» zorunlu bulunan transit geçiş, refakat/eskort hizmetini almaktan ve ücretini ödemekten kaçınmak için bu yola gittiği, taşınan ürünlere... gümrüğünce el konulmasına davalının kusurunun yol açtığı, dolayısıyla davacının zararından sorumlu bulunduğu, dava konusu alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 144.311,05 USD yönünden davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8275 E. 2016/3126 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · tahkikat · yokluk · savunma hakkı
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesi hükmüne aykırı olarak «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
1- Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesinde mahkemenin, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nIn 186. maddesi hükmüne aykırı olarak «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesinde mahkemenin, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 36. maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiye tebligat · usulsüz tebliğ · hizmet bedeli · tebligat · icra inkar tazminatı · ibraz · temsil · e-defter
Benzer bu kararda… sya kapsamına göre, davacının aracı ile davalıya ait taşıma işini yaptığı, taşıma bedellerine ilişkin faturanın düzenlenip davalıya gönderildiği, faturaların davalı «defterlerinde» kayıtlı olduğu, davalının bu suretle taşıma «hizmeti bedelini» ödediğini ispat etmesi gerektiği, bedelini ödediğine dair belge «ibraz» etmediği, başkaca delili olmadığından davalı borçlunun takibe itirazında haksız olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, alacak likit olup faturaya dayalı olmakla davalı aleyhine «asıl alacak» üzerinden % 40 «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Şti. adına çıkartılan gerekçeli karar «tebligatında» tebliğ evrakının yetkili .... imzasına tebliğ edildiği anlaşılsa da mazbatada Tebligat Kanunu ve Tüzüğü'nün yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair meşruhat bulunmadığından, «usulsüz tebliğ» nedeniyle davalı vekilinin bildirdiği tarih itibariyle temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 30.03.2015 tarihli mahke …
Tebligat Tüzüğü'nün 17. ve 18. maddesi hükümlerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17206 E. , 2014/5723 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 08/05/2013
NUMARASI 2011/503-2013/215
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/05/2013 tarih ve 2011/503-2013/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İstanbul . San. ve Tic. Ltd. Şti'ndeki hisselerini 12.05.2006 tarihinde davalılara devrettiğini, 22.08.2006 tarihinde devrin tescili için davalılara ihtar gönderilmesine rağmen davalıların devir işlemini ticaret siciline tescil ettirmediklerini, bu sebeple şirket borçlarından dolayı müvekkilinin SGK'ya ve vergi dairesine 84.415,00 TL ödemek zorunda kaldığını, vergi dairesine yapılan bu ödemelerin tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız ve kötüniyetle itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının 23.11.2011 tarihine kadar şirket müdürlüğünün devam ettiğini, kamu borçlarından diğer şirket müdürü olan müvekkili T.. Ö.. ile birlikte bu tarihe kadar müteselsilen sorumlu olduğunu, yaptığı ödemelerden ancak %50'si için rücu edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, İstanbul .. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı iken hisselerini 12.05.2006 tarihinde davalılara devir ettiği, taraflar arasında protokol düzenlendiği, şirketin SGK ve vergi dairesine olan borçlarının 6111 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi gereğince taksitlendirilerek ödeme planına bağlandığı, davacının 50.577,77 TL SGK ve vergi ödemesi yaptığı, İTO'ya ise 1.021,38 TL aidat ödediği, davacının hisselerini devrinden sonra yaptığı ödemelerden dolayı şirket ortakları olan davalılara rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe itirazların 51.599,15 TL kısım yönünden iptaline, takibin bu miktar ve asıl alacak ile takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi yönünden devamına, asıl alacak miktarı üzerinden %40 oranında inkar tazminatının davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesinde mahkemenin, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir. Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı hak arama özgürlüğünün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 186'ıncı maddesi hükmüne aykırı olarak tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır.
Mahkemece bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101578700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz