Ticari avans faizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8436 E. 2011/1597 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari avans faizi↗ delil tespiti↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ haksız eylem↗ maktu vekalet ücreti↗ marka hakkına tecavüz↗ temerrüt faizi↗ yasal faiz↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, delil tespit dosyasına, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucuna, ilgili ceza dosyasına ve mübrez delillere göre, davalının işyerinde bayilik ilişkisi içinde olmadığı davacıya ait boş tüpleri bulundurmasının TTK 57 maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davacı yararına manevi tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna varılarak haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davaya konu tüplerin toplatılmasına ve imhası ile kararın kesinleşmesinden sonra gerekçe özeti ve hüküm fıkrasının ülke çapında yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasına ve takdir edilen 1000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Davacı taraf birden fazla davaya konu olabilecek istemlerini tek dava içerisinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini bu şekilde tek bir davada talep etmesi mümkündür. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre manevi tazminat istemi için farklı ilkeler getirilmiştir. Öte yandan, mahkemece davaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır. Bu durum karşısında, mahkemece davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca manevi tazminat ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi için ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde manevi tazminatın eylemin tespit edildiği 29.03.2007 tarihinden itibaren ticari (avans) faizi ile tahsili talep edildiği dikkate alınarak bir tür haksız eylem olan haksız rekabetin varit görülmesi karşısında anılan tarihten itibaren avans oranında temerrüt faizi yerine dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle dahi bozulması gerekmişse de yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın aşağıdaki gibi düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8171 E. 2011/1015 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · temerrüt faizi · ilan · haksız rekabet · vekalet ücreti · temerrüt
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, mahkemece davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca manevi tazminat ile «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi için ayrı ayrı «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde manevi tazminatın eylemin tespit edildiği 29.03.2007 tarihinden itibaren «ticari (avans) faizi» ile tahsili talep edildiği dikkate alınarak bir tür «haksız eylem» olan haksız rekabetin varit görülmesi karşısında anılan tarihten itibaren avans oranında «temerrüt faizi» yerine dava tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle dahi bozulması gerekmişse de yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılm …
2- Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «delil tespit» dosyasına, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucuna, ilgili ceza dosyasına ve mübrez delillere göre, davalının işyerinde bayilik ilişkisi içinde olmadığı davacıya ait boş tüpleri bulundurmasının TTK 57 maddesi uyarınca «haksız rekabet» oluşturduğu, davacı yararına manevi tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna varılarak haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davaya konu tüplerin toplatılmasına …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» boş tüplerin bulunduğu, tüplerin doldurarak tekrar satışa sunulduğunun kanıtlanamadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men’ine, 1.000 manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının davacıya ait markalı boş tüpleri bulundurmasının «haksız rekabet» oluşturduğu kabul edilerek haksız rekabetin menine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilerek tek bir «vekalet ücretine» hükmedilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere her biri ayrı bir dava konusu olabilecek haksız rekabetin men’i ve manevi tazminat istemleri için davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
2- Dava, davacıya ait markalı boş tüplerin ticari amaçla bulundurulmasının «haksız rekabet» teşkil ettiği iddiasına dayalı, haksız rekabetin men’i, ele geçen tüplerin toplatılması ve imhası ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» boş tüplerin bulunduğu, tüplerin doldurarak tekrar satışa sunulduğunun kanıtlanamadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men’ine, 1.000 manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
3- Ayrıca, davacı tarafından «haksız rekabete» konu olduğu ileri sürülen boş tüplerin davacı elinden alınarak imhası suretiyle haksız rekabetin men’i istenildiği halde, kısa karar ile çelişki oluşturacak şekilde gerekçeli kararda haksız rekabetin men’ine karar verilmesine rağmen toplatma ve imha istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması da bozma nedenidir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9476 E. 2011/2063 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · temerrüt faizi · ilan · haksız rekabet · vekalet ücreti · temerrüt
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, mahkemece davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca manevi tazminat ile «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi için ayrı ayrı «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde manevi tazminatın eylemin tespit edildiği 29.03.2007 tarihinden itibaren «ticari (avans) faizi» ile tahsili talep edildiği dikkate alınarak bir tür «haksız eylem» olan haksız rekabetin varit görülmesi karşısında anılan tarihten itibaren avans oranında «temerrüt faizi» yerine dava tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle dahi bozulması gerekmişse de yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılm …
2- Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «delil tespit» dosyasına, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucuna, ilgili ceza dosyasına ve mübrez delillere göre, davalının işyerinde bayilik ilişkisi içinde olmadığı davacıya ait boş tüpleri bulundurmasının TTK 57 maddesi uyarınca «haksız rekabet» oluşturduğu, davacı yararına manevi tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna varılarak haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davaya konu tüplerin toplatılmasına …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» boş tüplerin bulunduğu, tüplerin doldurarak tekrar satışa sunulduğunun kanıtlanamadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men’ine, 1.000 manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının davacıya ait markalı boş tüpleri bulundurmasının «haksız rekabet» oluşturduğu kabul edilerek haksız rekabetin menine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilerek tek bir «vekalet ücretine» hükmedilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere her biri ayrı bir dava konusu olabilecek haksız rekabetin men’i ve manevi tazminat istemleri için davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
2- Dava, davacıya ait boş tüplerin ticari amaçla bulundurulmasının «haksız rekabet» teşkil ettiği iddiasına dayalı, haksız rekabetin men’i, ele geçen tüplerin toplatılması ve imhası ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» boş tüplerin bulunduğu, tüplerin doldurarak tekrar satışa sunulduğunun kanıtlanamadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men’ine, 1.000 manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8671 E. 2010/136 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda2- Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, mahkemece davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca manevi tazminat ile «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi için ayrı ayrı «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde manevi tazminatın eylemin tespit edildiği 29.03.2007 tarihinden itibaren «ticari (avans) faizi» ile tahsili talep edildiği dikkate alınarak bir tür «haksız eylem» olan haksız rekabetin varit görülmesi karşısında anılan tarihten itibaren avans oranında «temerrüt faizi» yerine dava tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle dahi bozulması gerekmişse de yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılm …
Mahkemece, «delil tespit» dosyasına, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucuna, ilgili ceza dosyasına ve mübrez delillere göre, davalının işyerinde bayilik ilişkisi içinde olmadığı davacıya ait boş tüpleri bulundurmasının TTK 57 maddesi uyarınca «haksız rekabet» oluşturduğu, davacı yararına manevi tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna varılarak haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davaya konu tüplerin toplatılmasına …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» tüpleri bulundurduğu, hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiği, tüpleri doldurarak tekrar satışa sunduğunun kanıtlanmadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına dayalı istemin reddine, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 1.000.00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Bu durum karşısında, kabul edilen «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için geçerli «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» tüpleri bulundurduğu, hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiği, tüpleri doldurarak tekrar satışa sunduğunun kanıtlanmadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına dayalı istemin reddine, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 1.000.00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8672 E. 2010/630 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda2- Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, mahkemece davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca manevi tazminat ile «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi için ayrı ayrı «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde manevi tazminatın eylemin tespit edildiği 29.03.2007 tarihinden itibaren «ticari (avans) faizi» ile tahsili talep edildiği dikkate alınarak bir tür «haksız eylem» olan haksız rekabetin varit görülmesi karşısında anılan tarihten itibaren avans oranında «temerrüt faizi» yerine dava tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle dahi bozulması gerekmişse de yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılm …
Mahkemece, «delil tespit» dosyasına, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucuna, ilgili ceza dosyasına ve mübrez delillere göre, davalının işyerinde bayilik ilişkisi içinde olmadığı davacıya ait boş tüpleri bulundurmasının TTK 57 maddesi uyarınca «haksız rekabet» oluşturduğu, davacı yararına manevi tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna varılarak haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davaya konu tüplerin toplatılmasına …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» tüpleri bulundurduğu, hakkındaki ceza dosyasında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, tüpleri doldurarak tekrar satışa sunduğunun kanıtlanmadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına dayalı istemin reddine, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 1.000.00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Bu durum karşısında, kabul edilen «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için geçerli «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» tüpleri bulundurduğu, hakkındaki ceza dosyasında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, tüpleri doldurarak tekrar satışa sunduğunun kanıtlanmadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına dayalı istemin reddine, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 1.000.00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8704 E. 2010/137 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda2- Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, mahkemece davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca manevi tazminat ile «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi için ayrı ayrı «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde manevi tazminatın eylemin tespit edildiği 29.03.2007 tarihinden itibaren «ticari (avans) faizi» ile tahsili talep edildiği dikkate alınarak bir tür «haksız eylem» olan haksız rekabetin varit görülmesi karşısında anılan tarihten itibaren avans oranında «temerrüt faizi» yerine dava tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle dahi bozulması gerekmişse de yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılm …
Mahkemece, «delil tespit» dosyasına, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucuna, ilgili ceza dosyasına ve mübrez delillere göre, davalının işyerinde bayilik ilişkisi içinde olmadığı davacıya ait boş tüpleri bulundurmasının TTK 57 maddesi uyarınca «haksız rekabet» oluşturduğu, davacı yararına manevi tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna varılarak haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davaya konu tüplerin toplatılmasına …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» tüpleri bulundurduğu, hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiği, tüpleri doldurarak tekrar satışa sunduğunun kanıtlanmadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına dayalı istemin reddine, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 1.000.00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Bu durum karşısında, kabul edilen «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için geçerli «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» tüpleri bulundurduğu, hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiği, tüpleri doldurarak tekrar satışa sunduğunun kanıtlanmadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına dayalı istemin reddine, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 1.000.00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8700 E. 2010/135 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda2- Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, mahkemece davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca manevi tazminat ile «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi için ayrı ayrı «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde manevi tazminatın eylemin tespit edildiği 29.03.2007 tarihinden itibaren «ticari (avans) faizi» ile tahsili talep edildiği dikkate alınarak bir tür «haksız eylem» olan haksız rekabetin varit görülmesi karşısında anılan tarihten itibaren avans oranında «temerrüt faizi» yerine dava tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle dahi bozulması gerekmişse de yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılm …
Mahkemece, «delil tespit» dosyasına, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucuna, ilgili ceza dosyasına ve mübrez delillere göre, davalının işyerinde bayilik ilişkisi içinde olmadığı davacıya ait boş tüpleri bulundurmasının TTK 57 maddesi uyarınca «haksız rekabet» oluşturduğu, davacı yararına manevi tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna varılarak haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davaya konu tüplerin toplatılmasına …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» tüpleri bulundurduğu, hakkındaki ceza dosyasında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, tüpleri doldurarak tekrar satışa sunduğunun kanıtlanmadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına dayalı istemin reddine, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 1.000.00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Bu durum karşısında, kabul edilen «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için geçerli «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» tüpleri bulundurduğu, hakkındaki ceza dosyasında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, tüpleri doldurarak tekrar satışa sunduğunun kanıtlanmadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına dayalı istemin reddine, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 1.000.00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9220 E. 2016/4217 K.
Ortak:delil tespiti · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaMahkemece, «delil tespit» dosyasına, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucuna, ilgili ceza dosyasına ve mübrez delillere göre, davalının işyerinde bayilik ilişkisi içinde olmadığı davacıya ait boş tüpleri bulundurmasının TTK 57 maddesi uyarınca «haksız rekabet» oluşturduğu, davacı yararına manevi tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna varılarak haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davaya konu tüplerin toplatılmasına …
2- Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, mahkemece davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca manevi tazminat ile «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi için ayrı ayrı «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde manevi tazminatın eylemin tespit edildiği 29.03.2007 tarihinden itibaren «ticari (avans) faizi» ile tahsili talep edildiği dikkate alınarak bir tür «haksız eylem» olan haksız rekabetin varit görülmesi karşısında anılan tarihten itibaren avans oranında «temerrüt faizi» yerine dava tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle dahi bozulması gerekmişse de yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılm …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yaptırılan «delil tespiti» sırasında belirlenen davacı şirkete ait ... markasını «taşıyan» tüplerin ve bu tüplerin içinde yer aldığı araçların davalıya ait olduğu, taraflar arasındaki «sözleşmenin feshine» rağmen davalının davalıya ait orijinal tüpleri boş olarak müşterilerinden alıp yerine başka firmaya ait tüpleri verdiği, boş tüpleri tespit dosyasında belirlendiği şekliyle bulundurduğu, davalıda bulunan tüplerin orijinal olması nedeniyle davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» kapsamında değerlendirilemeyeceği ancak, bu eylemlerin «haksız rekabete» sebebiyet verdiği, gerekçesiyle davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu eylemlerin men ve ref'ine, haksız rekabete sebebiyet veren ürünler …
2-Ancak, somut uyuşmazlıkta dava konusu talepler yönünden objektif dava birleşmesi söz konusu olup, mahkemece, davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmadığı kabul edilerek, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'ine ilişkin talebin reddine karar verildiğine göre, reddedilen bu talep yönünden kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · taşıyan · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yaptırılan «delil tespiti» sırasında belirlenen davacı şirkete ait ... markasını «taşıyan» tüplerin ve bu tüplerin içinde yer aldığı araçların davalıya ait olduğu, taraflar arasındaki «sözleşmenin feshine» rağmen davalının davalıya ait orijinal tüpleri boş olarak müşterilerinden alıp yerine başka firmaya ait tüpleri verdiği, boş tüpleri tespit dosyasında belirlendiği şekliyle bulundurduğu, davalıda bulunan tüplerin orijinal olması nedeniyle davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» kapsamında değerlendirilemeyeceği ancak, bu eylemlerin «haksız rekabete» sebebiyet verdiği, gerekçesiyle davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu eylemlerin men ve ref'ine, haksız rekabete sebebiyet veren ürünler …
2-Ancak, somut uyuşmazlıkta dava konusu talepler yönünden objektif dava birleşmesi söz konusu olup, mahkemece, davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmadığı kabul edilerek, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'ine ilişkin talebin reddine karar verildiğine göre, reddedilen bu talep yönünden kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8436 E. , 2011/1597 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2007/113 -2009/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (LPG) dolum ve tevzii faaliyetleri ile tescilli AYGAZ markası adı altında iştigal ettiğini, Aygaz markalı tüplerin sadece Aygaz dolum tesislerinde doldurulup yine kendi yörelerinde marka sahibi müvekkili şirketin yetkili bayileri tarafından satışa arz edilebileceğini, aksine davranışların markaya tecavüz oluşturacağını, davacı şirketin başvurusu ve Aksaray C. Başsavcılığının talebi üzerine Aksaray 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/231 D. İşl. Esas sayılı arama kararına istinaden gerçekleştirilen delil tespitinde davalıya ait işyerinde davacıya ait boş Aygaz tüplerinin bulunarak yediemine teslim edildiğini, davalının Milangaz-Likitgaz LPG dağıtım firmalarının yetkili bayii olup müvekkiline ait tüpleri yasaya aykırı elinde bulundurduğunu ileri sürerek haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, davalının işyerinde depolarında, dolum tesislerinde, vasıtalarında ve ticari amaçla bulundurduğu yerlerdeki dolu veya boş Aygaz markalı tüplerin toplatılmasına, bu tüplerin imha edilmesi suretiyle vaki marka hakkında tecavüz ve haksız rekabetin men’ine, TTK 61.maddesine istinaden hükmün kesinleşmesinden sonra masrafı davalılardan alınmak koşulu ile mahkeme kararının başlangıç ve hüküm fıkrasının tamamının tirajı en yüksek üç gazeteden birinin tüm Türkiye’de yayınlanan nüshalarından iki defa yayınlanmasına,maddi tazminata ilişkin hakların saklı tutulmasına, 10.000 TL manevi tazminatın 29/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Aksaray 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/231 D.İş sayılı arama kararı uyarınca tespiti yapılan dava konusu tüplerin davalıya ait olmadığını, davalının işyerinde davacıya ait dolu veya boş tüplere rastlanılmadığını, davacıya ait boş tüplerin harici kaldırım üzerinde tespit edildiğini ve müvekkili ile ilgisinin olmadığını, davalının dava dışı şirketin sözleşmeli bayii olduğunu ve işyerinde sadece firmaya ait tüpleri bulundurduğunu, davacı tarafın marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet iddiası ve buna dayalı istemlerin dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, delil tespit dosyasına, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucuna, ilgili ceza dosyasına ve mübrez delillere göre, davalının işyerinde bayilik ilişkisi içinde olmadığı davacıya ait boş tüpleri bulundurmasının TTK 57 maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davacı yararına manevi tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna varılarak haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davaya konu tüplerin toplatılmasına ve imhası ile kararın kesinleşmesinden sonra gerekçe özeti ve hüküm fıkrasının ülke çapında yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasına ve takdir edilen 1000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Davacı taraf birden fazla davaya konu olabilecek istemlerini tek dava içerisinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini bu şekilde tek bir davada talep etmesi mümkündür. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre manevi tazminat istemi için farklı ilkeler getirilmiştir. Öte yandan, mahkemece davaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır. Bu durum karşısında, mahkemece davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca manevi tazminat ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi için ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde manevi tazminatın eylemin tespit edildiği 29.03.2007 tarihinden itibaren ticari (avans) faizi ile tahsili talep edildiği dikkate alınarak bir tür haksız eylem olan haksız rekabetin varit görülmesi karşısında anılan tarihten itibaren avans oranında temerrüt faizi yerine dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle dahi bozulması gerekmişse de yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından HUMK.’nun 438/7.
maddesi uyarınca, davacı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın aşağıdaki gibi düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına “1.350 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde ekleme yapılmasına, hüküm fıkrasının dördüncü paragrafının "Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın 29.03.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak ile davacıya verilmesine" olarak değiştirilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 43,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015663300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz