6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5995 E. 2023/7030 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden resen terkin resen terkin re'sen terkin temlik sözleşmesi husumet itirazı ticaret sicilinden terkin ipoteğin paraya çevrilmesi yasal hasım alacağın temliki şirketin ihyası tasfiye memuru atanması ticaret sicili müdürlüğü pasif husumet yokluğu müteselsil kefil derdestlik ipotek ihya tasfiye memuru genel kredi sözleşmesi pasif husumet tüzel kişilik hak düşürücü süre husumet yokluğu temlik kefil limited şirket hukuki yarar yargılama gideri tebligat ticaret sicili esastan ret ek tasfiye kredi sözleşmesi terkin harç ilan cy/cy kaydı eksik inceleme zamanaşımı temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi

(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2021/175 E., 2023/30 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... temsilcisi ve şirket tasfiye memurları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şirket tasfiye memurları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... T.A.Ş. ... Şubesi tarafından 29.09.2005 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ticari krediler kullandırılmış olduğunu, ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kullandığı kredilere müvekkillerinin müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 'ne dava dışı banka tarafından kullandırılan kredilerden kaynaklanan toplam 153.186,95 TL muhtelif tarihlerde müvekkilleri tarafından dava dışı bankaya ödendiğini, dava dışı bankanın toplam 153.186,95 TL alacağını temlik sözleşmesi ile müvekkillerine devir ve temlik ettiğini, taşınmazlar üzerindeki 50.000,00 TL bedelli ipoteği temlik miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla müvekkillerine devir ve temlik ettiğini, ihyası istenen şirket ile ipotek maliki ... Tavukçu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlanacağını, ancak şirketin 01.09.2014 tarihinde terkin edilmiş olduğunu, alınan terkin kararının müvekkilerinin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu ileri sürerek ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde ; şirketin 01.09.2014 tarihinde ticaret sicillinden terkin edildiğini, şirket ihyası davalarında, dava zaman aşımı süresinin 5 yıl olduğunu, şirket ihyası davalarında husumetin tasfiye memurlarına ve ticaret sicile yöneltilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın müvekkillere yöneltilmesinin hukuka uygun olmadığını, husumet itirazlarında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda her ne kadar davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca resen terkin işleminden itibaren 5 yıl geçmiş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin içtihatlarında belirtildiği üzere yasada belirtilen usule uygun gerekli tebliğ ve ilan işlemleri yapıldıktan sonra şirket yetkilileri tarafından tebliğ ve ilanda belirtilen işlemler yapılmadığı takdirde şirketin resen terkin edilerek tescil ve ilan edilmesi gerektiği, şirket hakkında herhangi bir dava veya icra takibi var ise şirketin ticaret sicil kaydının silinmesinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olup, bu nedenle hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağı, somut olayda ticaret sicil müdürlüğünce gerekli işlemlerin yapılması için şirkete çıkarılan tebligatın iade edildiği, şirket yetkililerine ise hiç tebligat yapılmadığı, sicil gazetesinde vergi dairesinden terk gerekçesiyle dava konusu şirketin resen terkin edildiği ancak ihyası istenilen şirket hakkında derdest davalar bulunduğundan 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının söz konusu olmadığı , davanın sadece ...'ne karşı açılması gerektiğinden ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile resen terkin edilen ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin Kastamonu 2.Noterliği'nin 19.10.2007 tarihli 04671 tarihli temlik sözleşmesi ve sözleşme ile ilgili hukuki işlemler yönünden ihyasına, ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, ihya edilen şirkete ... Tavukçu ile ... Tavukçu'nun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temsilcisi ve tasfiye memurları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı ... temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davanın kısmen kabulü kısmen reddine ve ... ... otomotiv İnşaat Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin ihyasına karar verdiğini, ancak verilen karar usul ve kanuna aykırı olduğunu, ...'nün yasal hasım konumunda olduğunu, şirketin yasal prosedüre uyularak terkin edildiğini, terkin işleminin de usulüne uygun yapıldığını, bu sebeple Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Tasfiye memurları vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra terkin edilen şirketlerin ihya yoluyla tüzel kişilik kazanmasının mümkün olmadığını, şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği tarihin 10.09.2014 olduğunu, davacılar tarafından açılan ihya davasının ise 27.09.2021 tarihinde 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bu sebeple huzurdaki davanın, öncelikle süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerektiğini, ancak Yerel Mahkeme hatalı bir değerlendirme yaparak davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, Yerel Mahkeme tarafından verilen kararda "ihyası istenilen şirket hakkında derdest davalar bulunduğundan 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. " denildiğini, ancak bu hususta yerel mahkeme tarafından şirket hakkında açılmış dava olup olmadığı belirlenmeden gerekli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müvekkillerinin yetkilisi oldukları şirketin usulüne uygun şekilde Ticaret Sicilinden terkin edildiğini, davacı tarafın gerek dava açmaya sebep olarak gösterdiği temlik sözleşmesini 2007 yılında yapmasına gerekse terkin işlemi 2014 yılında yapılmasına rağmen aradan geçen ... yıllar boyunca herhangi bir talepte bulunmadığını, temlik sözleşmesinin usulüne uygun şekilde yapıldığını kesinlikle kabul etmemekle birlikte temlik sözleşmesi yapıldıktan sonra davacıların aradan geçen yaklaşık 15 yıl boyunca herhangi, bir talepte bulunmamaları hayatın olağan akışına uygun olmadığını, hiçbir zaman davacıların alacaklarını kabul etmek anlamına gelmemek kaydıyla davacının alacakları da zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, müvekkillerinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, tüm bu sebeplerle İlk Derece Mahkemesi tarafından gerek hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılmasına gerekse zamanaşımına uğradığı açık olan bir borç iddiası sebebiyle hukuki yarar bulunmamasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin müvekkillerinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tasfiye memurları vekili ile davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memurları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Tasfiye memurları vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesi gereği re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memurları vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5995 E.  ,  2023/7030 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/743 Esas, 2023/1043 Karar

DAVACILAR 1....

2.... vekili Avukat ...

DAVALILAR 1....

2.... Zir. Tic. Ltd. Şti.

TASFİYE MEMURLARI 1.... Tavukçu

2.... Tavukçu vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ :

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ ... Asliye Hukuk Mahkemesi

(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2021/175 E., 2023/30 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... temsilcisi ve şirket tasfiye memurları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şirket tasfiye memurları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... T.A.Ş. ... Şubesi tarafından 29.09.2005 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ticari krediler kullandırılmış olduğunu, ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kullandığı kredilere müvekkillerinin müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 'ne dava dışı banka tarafından kullandırılan kredilerden kaynaklanan toplam 153.186,95 TL muhtelif tarihlerde müvekkilleri tarafından dava dışı bankaya ödendiğini, dava dışı bankanın toplam 153.186,95 TL alacağını temlik sözleşmesi ile müvekkillerine devir ve temlik ettiğini, taşınmazlar üzerindeki 50.000,00 TL bedelli ipoteği temlik miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla müvekkillerine devir ve temlik ettiğini, ihyası istenen şirket ile ipotek maliki ...

Tavukçu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlanacağını, ancak şirketin 01.09.2014 tarihinde terkin edilmiş olduğunu, alınan terkin kararının müvekkilerinin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu ileri sürerek ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde ; şirketin 01.09.2014 tarihinde ticaret sicillinden terkin edildiğini, şirket ihyası davalarında, dava zaman aşımı süresinin 5 yıl olduğunu, şirket ihyası davalarında husumetin tasfiye memurlarına ve ticaret sicile yöneltilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın müvekkillere yöneltilmesinin hukuka uygun olmadığını, husumet itirazlarında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda her ne kadar davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca resen terkin işleminden itibaren 5 yıl geçmiş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin içtihatlarında belirtildiği üzere yasada belirtilen usule uygun gerekli tebliğ ve ilan işlemleri yapıldıktan sonra şirket yetkilileri tarafından tebliğ ve ilanda belirtilen işlemler yapılmadığı takdirde şirketin resen terkin edilerek tescil ve ilan edilmesi gerektiği, şirket hakkında herhangi bir dava veya icra takibi var ise şirketin ticaret sicil kaydının silinmesinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olup, bu nedenle hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağı, somut olayda ticaret sicil müdürlüğünce gerekli işlemlerin yapılması için şirkete çıkarılan tebligatın iade edildiği, şirket yetkililerine ise hiç tebligat yapılmadığı, sicil gazetesinde vergi dairesinden terk gerekçesiyle dava konusu şirketin resen terkin edildiği ancak ihyası istenilen şirket hakkında derdest davalar bulunduğundan 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının söz konusu olmadığı , davanın sadece ...'ne karşı açılması gerektiğinden ...

... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile resen terkin edilen ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin Kastamonu 2.Noterliği'nin 19.10.2007 tarihli 04671 tarihli temlik sözleşmesi ve sözleşme ile ilgili hukuki işlemler yönünden ihyasına, ... ... Otomotiv İnşaat Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, ihya edilen şirkete ... Tavukçu ile ... Tavukçu'nun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temsilcisi ve tasfiye memurları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı ... temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davanın kısmen kabulü kısmen reddine ve ... ... otomotiv İnşaat Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin ihyasına karar verdiğini, ancak verilen karar usul ve kanuna aykırı olduğunu, ...'nün yasal hasım konumunda olduğunu, şirketin yasal prosedüre uyularak terkin edildiğini, terkin işleminin de usulüne uygun yapıldığını, bu sebeple Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Tasfiye memurları vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra terkin edilen şirketlerin ihya yoluyla tüzel kişilik kazanmasının mümkün olmadığını, şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği tarihin 10.09.2014 olduğunu, davacılar tarafından açılan ihya davasının ise 27.09.2021 tarihinde 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bu sebeple huzurdaki davanın, öncelikle süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerektiğini, ancak Yerel Mahkeme hatalı bir değerlendirme yaparak davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, Yerel Mahkeme tarafından verilen kararda "ihyası istenilen şirket hakkında derdest davalar bulunduğundan 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.

" denildiğini, ancak bu hususta yerel mahkeme tarafından şirket hakkında açılmış dava olup olmadığı belirlenmeden gerekli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müvekkillerinin yetkilisi oldukları şirketin usulüne uygun şekilde Ticaret Sicilinden terkin edildiğini, davacı tarafın gerek dava açmaya sebep olarak gösterdiği temlik sözleşmesini 2007 yılında yapmasına gerekse terkin işlemi 2014 yılında yapılmasına rağmen aradan geçen ... yıllar boyunca herhangi bir talepte bulunmadığını, temlik sözleşmesinin usulüne uygun şekilde yapıldığını kesinlikle kabul etmemekle birlikte temlik sözleşmesi yapıldıktan sonra davacıların aradan geçen yaklaşık 15 yıl boyunca herhangi, bir talepte bulunmamaları hayatın olağan akışına uygun olmadığını, hiçbir zaman davacıların alacaklarını kabul etmek anlamına gelmemek kaydıyla davacının alacakları da zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, müvekkillerinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, tüm bu sebeplerle İlk Derece Mahkemesi tarafından gerek hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılmasına gerekse zamanaşımına uğradığı açık olan bir borç iddiası sebebiyle hukuki yarar bulunmamasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin müvekkillerinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tasfiye memurları vekili ile davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memurları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Tasfiye memurları vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesi gereği re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memurları vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015561900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.