Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12736 E. 2010/4052 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
damga vergisi↗ gecikme cezası↗ gecikme faizi↗ müterafik kusur↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ rücuen tahsil↗ muafiyet↗ teminat mektubu↗ ticari faiz↗ müteselsil kefil↗ denetime elverişlilik↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ kusur↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının kredi sözleşmesi kapsamında, ihaleler için davalılara teminat mektubu düzenleyip verdiği,damga vergisinin yükümlüsünün davalı taraf olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.605,00 YTL'nın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı şirket ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kredi sözleşmesi çerçevesinde davacı banka tarafından davalı şirket lehine verilen teminat mektuplarından dolayı kendisine tahakkuk ettirilen vergiye bağlı olarak ödenen gecikme faizinin ve cezasının rücuen tahsili istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı şirket tarafından kazanılan çeşitli ihaleler için çeşitli miktarlarda davacı bankadan teminat mektupları alındığı, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan yazı çerçevesinde davacı banka tarafından davalı şirkete verilen teminat mektuplarından Damga Vergisinin kesilmediği, Maliye Bakanlığı'nca davacı bankada yapılan denetimler sırasında Damga Vergisi kesilmemesi nedeni ile davacıya damga vergisi, gecikme cezası ve ceza olmak üzere borç tahakkuk ettirildiği, asıl ve fer'i borçların davacı Banka tarafından ödendiği çekişme konusu değildir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların gecikme cezası ve cezadan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmakta olup,mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, davalıların anılan kalemlerden sorumlu olduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, bankalar, özel yasa ile kurulan ve ekonomik alanda çeşitli imtiyazlar tanınan kuruluşlar olup, hafif kusurlarından dahi sorumludurlar.Davacı Bankanın yasanın yorumundan kaynaklanan hatasına dayalı olarak Damga Vergisinden doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirmede tedbirli ve basiretli davranmadığı, bu bağlamada gecikme cezası ve cezanın doğumuna neden olduğu aşikar olup, davalı şirketin muafiyete ilişkin olarak davacıya sunmuş olduğu yazının şirket yönünden ancak müterafik kusur teşkil edeceğinin ilke olarak kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı şirketin sorumluluğu bu çerçevede değerlendirmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır..
2-Öte yandan, davacı tarafından davaya dayanak yapılan genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefili olduğu anlaşılan davalılardan ...'in anılan kredi sözleşmesinin hükümleri çerçevesinde davaya konu edilen gerek gecikme cezası, gerekse ceza kalemlerden dolayı ne şekilde sorumlu tutulduğununun denetime elverişli bir şekile karar yerinde gösterilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyizine gelince, dava dilekçesinde ödenen kalemlerin ödeme tarihinden itibaren % 90 faizi ile davalılardan tahsili istenmiş olup, davacı tarafça davaya dayanak yapılan kredi sözleşmesinden dolayı davalılardan kredi faizi talep edip edemeyeceğinin de karar yerinde tartışmasız bırakılması doğru olmamış, kararın davacı yarına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5028 E. 2023/6273 K.
Ortak:damga vergisi
İncelediğiniz kararda1-Dava, «genel kredi sözleşmesi» çerçevesinde davacı banka tarafından davalı şirket lehine verilen «teminat» mektuplarından dolayı kendisine tahakkuk ettirilen vergiye bağlı olarak ödenen «gecikme faizinin» ve cezasının «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı şirket tarafından kazanılan çeşitli ihaleler için çeşitli miktarlarda davacı bankadan teminat mektupları alındığı, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan yazı çerçevesinde davacı banka tarafından davalı şirkete verilen teminat mektuplarından Damga Vergisinin kesilmediği, Maliye Bakanlığı'nca davacı bankada yapılan denetimler sırasında Damga Vergisi kesilmemesi nedeni ile davacıya «damga vergisi», «gecikme cezası» ve ceza olmak üzere borç tahakkuk ettirildiği, asıl ve fer'i borçların davacı Banka tarafından ödendiği çekişme konusu değildir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazl …
Benzer bu karardaBu durumda vergi mevzuatından anlayan bir bilirkişi heyetinden davaya dayanak sözleşme ile opsiyon kullanımına ilişkin bildirimin döviz ve TL karşılıklarının, «damga vergisi» oranının değerlendirilmesi, gerekirse damga vergisinin tahakkuk ve ödenmesine ilişkin tüm belgelerin vergi dairesinden getirtilmesi suretiyle damga vergisinin 31.0 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · satış sözleşmesi · garantörlük · temlik
Benzer bu karardaDavacıların sunduğu 31.07.2009 tarihli sözleşme fotokopisi tek başına davacılar yararına delil olarak kabul edilemezse de davacılar anılan sözleşmenin damga vergisinin hisseleri devralan davalı tarafından vergi dairesine ödendiğini ileri sürmüş, davalı ise damga vergisinin 31.07.2019 tarihli hisse «satış sözleşmesi» uyarınca değil opsiyonun kullanılması amacıyla gerçekleştirilen alacak «temlik» işlemi için ödendiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar, davalının üstlendiği ve «garanti» verdiği iddiasına dayalı olarak hisse devir bedelinin tahsili talebiyle başlatılan icra takiplerine itirazın iptali istemine ilişkindir.
… .2019 tarihli sözleşme uyarınca ifada bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmadan «eksik araştırmaya» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5301 E. 2016/2248 K.
Ortak:damga vergisi
İncelediğiniz kararda1-Dava, «genel kredi sözleşmesi» çerçevesinde davacı banka tarafından davalı şirket lehine verilen «teminat» mektuplarından dolayı kendisine tahakkuk ettirilen vergiye bağlı olarak ödenen «gecikme faizinin» ve cezasının «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı şirket tarafından kazanılan çeşitli ihaleler için çeşitli miktarlarda davacı bankadan teminat mektupları alındığı, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan yazı çerçevesinde davacı banka tarafından davalı şirkete verilen teminat mektuplarından Damga Vergisinin kesilmediği, Maliye Bakanlığı'nca davacı bankada yapılan denetimler sırasında Damga Vergisi kesilmemesi nedeni ile davacıya «damga vergisi», «gecikme cezası» ve ceza olmak üzere borç tahakkuk ettirildiği, asıl ve fer'i borçların davacı Banka tarafından ödendiği çekişme konusu değildir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazl …
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkilinin vergi dairesine «damga vergisi» ve vergi «ziyai» cezası ödediğini, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açmış, mahkemece hisse devrinden önceki ve sonraki vergi vs. borçlardan ortakların devirden önceki payları oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · ziya · müteselsil sorumluluk · hisse devir sözleşmesi · rücu · fesih · protokol · ihbar
Benzer bu karardaOysa, somut olaydaki alacak talebinin, taraflar arasında düzenlenen 22.04.2003 tarihli «taahhüt» sözleşmesinin, daha önceden «feragatla» sonuçlanan şirket «fesih» davasına «ibraz» edilmesi, mahkemece vergi dairesine Damga Vergisi Kanunu kapsamında «ihbarda» bulunulması, vergi dairesi tarafından belgeyi ibraz eden davacı hakkında vergi ve vergi «ziyai» cezası tahakkuk ettirilmesi neticesi doğduğu anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» hükmünün dava konusu olaya tatbik edilerek, davalının sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece taraflar arasında «müteselsil sorumluluktan» kaynaklanan «rücu» talebinin, Damga Vergisi Kanunu 3, 24. maddeleri ile 818 sayılı BK'nın 146 (TBK'nın «167».) maddelerine göre değerlendirilip tartışılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin vergi dairesine «damga vergisi» ve vergi «ziyai» cezası ödediğini, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açmış, mahkemece hisse devrinden önceki ve sonraki vergi vs. borçlardan ortakların devirden önceki payları oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «protokolde» devre konu ....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10442 E. 2013/13253 K.
Ortak:damga vergisi · kusur
İncelediğiniz kararda1-Dava, «genel kredi sözleşmesi» çerçevesinde davacı banka tarafından davalı şirket lehine verilen «teminat» mektuplarından dolayı kendisine tahakkuk ettirilen vergiye bağlı olarak ödenen «gecikme faizinin» ve cezasının «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı şirket tarafından kazanılan çeşitli ihaleler için çeşitli miktarlarda davacı bankadan teminat mektupları alındığı, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan yazı çerçevesinde davacı banka tarafından davalı şirkete verilen teminat mektuplarından Damga Vergisinin kesilmediği, Maliye Bakanlığı'nca davacı bankada yapılan denetimler sırasında Damga Vergisi kesilmemesi nedeni ile davacıya «damga vergisi», «gecikme cezası» ve ceza olmak üzere borç tahakkuk ettirildiği, asıl ve fer'i borçların davacı Banka tarafından ödendiği çekişme konusu değildir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazl …
… n yorumundan kaynaklanan hatasına dayalı olarak Damga Vergisinden doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirmede tedbirli ve basiretli davranmadığı, bu bağlamada «gecikme cezası» ve cezanın doğumuna neden olduğu aşikar olup, davalı şirketin «muafiyete» ilişkin olarak davacıya sunmuş olduğu yazının şirket yönünden ancak «müterafik kusur» teşkil edeceğinin ilke olarak kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… a vergisinin fer’ilerinin oluşumunda davalı şirketin müterafik kusurunun varlığının kabul edilip, bilirkişi kurulundan veya yeniden oluşturulacak uzman bilirkişiden «kusur oranı» tespit ettirilip, bu orana isabet eden «damga vergisi» fer’ilerinden de davalı şirketin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekm …
A.Ş. arasında Malatya şehir içi doğal gaz «dağıtım» ve servis hatları inşaatı yapımı işi ile ilgili olarak düzenlenen 16.01.2006 tarihli sözleşme kapsamında «damga vergisi» kanunu yönünde yapılan inceleme sonucu 179.653,88 TL tutarında damga vergisi tarh edilmesi ve buna ilişkin vergi cezası kesilmesi gerektiğinin Bildirildiği, damga vergisi ve cezasının davacı tarafça ödendiği, bu vergi tahakkuku ve cezanın kesilmesinin mevzuata uygun olduğu, «eser sözleşmesinin» 28.1 maddesi uyarınca damga vergisinin nihai sorumlusunun davalı şirket olduğu, sözleşme uyarınca bu verginin ilk davalı şirket hak edişinden kesilerek yatırılacağının kararlaştırıldığı, bu yükümlülüğün ihlal edildiği, sözleşmenin imzalanmasıyla vergi tahakkukunun yapılacağı, uygulanıp uygulanmamasının sonuca etkili olmadığı, davacı şirketin zamanında hak edişten kesinti yaparak vergi yatırmaması nedeniyle davalı şirketin vergi ceza ve fer'ilerinden sorumlu olmayacağı, davacı hisselerini davalı gerçek kişilerin dava dışı kişilere devir ettiği, mizan dışında ileride doğacak borçlardan dolayı sorumluluk üstlendikleri, vergi tahakkuk dönemi, öncesi ve sonrası bu davalıların yönetimde yer aldığı, vergi ve fer'ilerinden sorumlu oldukları gerekçesiyle davalı şirketin «icra takibine itirazının» 175.000,00 TL «asıl alacak» ve 5.954,79 TL «işlemiş faiz» üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, diğer davalıların itirazının 316.000 TL asıl alacak ve 10.954,79 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, %40 «inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
… hkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının, icra takip talepnamesinde «hisse devir sözleşmesi» yanında davalı şirketle 16.01.2006 tarihinde yapmış oldukları doğal gaz «dağıtım» ve servis hatları inşaatı yapım sözleşmesi ile bu sözleşme nedeniyle tahakkuk ettirilen damga vergisine esas vergi inceleme raporuna dayanmış olmasına, «anonim şirket» ortaklarının şirketin borçlarından dolayı kişisel sorumluluğunun bulunmamasına, davalı gerçek kişilerin davacı şirketteki hisselerinin tamamının dava dışı ... ... ve...'ya devrine ilişkin 13.02.2007 tarihli «hisse devir protokolünün» III/2. maddesi uyarınca üstlendiği sorumluluğun devir tarihi itibariyle davacı şirketin kayıtlarında ve mizanda yer almayan, esas itibariyle bu tarih itibariyle bilinmeyen borç ve yükümlülüklere ilişkin olmasına, davacı şirketin davalı gerçek kişilere karşı hisse devir protokolü uyarınca dava açmasının mümkün bulunmasına, davalı şirketle davacı şirket arasında düzenlenen inşaat yapım sözleşmesinin 28.1. maddesinde damga pulu vergisi ve «harçlarının» davacı tarafça davalı şirket adına yatırılacağının ve davalı şirketin ilk hak edişinden kesileceğinin hüküm altına alınmış olmasına, böylelikle anılan taraflarca damga vergisinin nihai sorumlusunun davalı şirket olacağının kararlaştırılmış bulunmasına, davacı şirketin ödemiş olduğu «damga vergisi» itibariyle davalı şirkete başvurmasında bir isabetsizlik olmamasına göre, davalılar vekilinin davalı şirkete yönelik tüm, davacı vekili ile davalılar vekilinin dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:servis sözleşmesi · hisse devir protokolü · hak ediş · kusur oranı · eser sözleşmesi · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · icra takibine itiraz
Benzer bu karardaA.Ş. arasında Malatya şehir içi doğal gaz «dağıtım» ve servis hatları inşaatı yapımı işi ile ilgili olarak düzenlenen 16.01.2006 tarihli sözleşme kapsamında «damga vergisi» kanunu yönünde yapılan inceleme sonucu 179.653,88 TL tutarında damga vergisi tarh edilmesi ve buna ilişkin vergi cezası kesilmesi gerektiğinin Bildirildiği, damga vergisi ve cezasının davacı tarafça ödendiği, bu vergi tahakkuku ve cezanın kesilmesinin mevzuata uygun olduğu, «eser sözleşmesinin» 28.1 maddesi uyarınca damga vergisinin nihai sorumlusunun davalı şirket olduğu, sözleşme uyarınca bu verginin ilk davalı şirket hak edişinden kesilerek yatırılacağının kararlaştırıldığı, bu yükümlülüğün ihlal edildiği, sözleşmenin imzalanmasıyla vergi tahakkukunun yapılacağı, uygulanıp uygulanmamasının sonuca etkili olmadığı, davacı şirketin zamanında hak edişten kesinti yaparak vergi yatırmaması nedeniyle davalı şirketin vergi ceza ve fer'ilerinden sorumlu olmayacağı, davacı hisselerini davalı gerçek kişilerin dava dışı kişilere devir ettiği, mizan dışında ileride doğacak borçlardan dolayı sorumluluk üstlendikleri, vergi tahakkuk dönemi, öncesi ve sonrası bu davalıların yönetimde yer aldığı, vergi ve fer'ilerinden sorumlu oldukları gerekçesiyle davalı şirketin «icra takibine itirazının» 175.000,00 TL «asıl alacak» ve 5.954,79 TL «işlemiş faiz» üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, diğer davalıların itirazının 316.000 TL asıl alacak ve 10.954,79 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, %40 «inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
… hkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının, icra takip talepnamesinde «hisse devir sözleşmesi» yanında davalı şirketle 16.01.2006 tarihinde yapmış oldukları doğal gaz «dağıtım» ve servis hatları inşaatı yapım sözleşmesi ile bu sözleşme nedeniyle tahakkuk ettirilen damga vergisine esas vergi inceleme raporuna dayanmış olmasına, «anonim şirket» ortaklarının şirketin borçlarından dolayı kişisel sorumluluğunun bulunmamasına, davalı gerçek kişilerin davacı şirketteki hisselerinin tamamının dava dışı ... ... ve...'ya devrine ilişkin 13.02.2007 tarihli «hisse devir protokolünün» III/2. maddesi uyarınca üstlendiği sorumluluğun devir tarihi itibariyle davacı şirketin kayıtlarında ve mizanda yer almayan, esas itibariyle bu tarih itibariyle bilinmeyen borç ve yükümlülüklere ilişkin olmasına, davacı şirketin davalı gerçek kişilere karşı hisse devir protokolü uyarınca dava açmasının mümkün bulunmasına, davalı şirketle davacı şirket arasında düzenlenen inşaat yapım sözleşmesinin 28.1. maddesinde damga pulu vergisi ve «harçlarının» davacı tarafça davalı şirket adına yatırılacağının ve davalı şirketin ilk hak edişinden kesileceğinin hüküm altına alınmış olmasına, böylelikle anılan taraflarca damga vergisinin nihai sorumlusunun davalı şirket olacağının kararlaştırılmış bulunmasına, davacı şirketin ödemiş olduğu «damga vergisi» itibariyle davalı şirkete başvurmasında bir isabetsizlik olmamasına göre, davalılar vekilinin davalı şirkete yönelik tüm, davacı vekili ile davalılar vekilinin dav …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı gerçek kişiler ile Kazancı A.Ş. arasında Petgaz A.Ş'nin «hisse devrine» ilişkin 13.02.2007 tarihinde sözleşme imzalandığı, bu sözleşme uyarınca kayıtlarda ve mizanda yer almayan borç, yükümlülük doğuran «çek», senet, sözleşme v.b belgelerin devir sonrası «ibrazı» halinde mali ve hukuki sorumluluğunun satıcı taraf üstlenmeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, vergi inceleme raporunda Malatya Doğalgaz Dağ.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir protokolü» ile doğal gaz «dağıtım» ve servis hatları sözleşmesi uyarınca ödenen «damga vergisi» ve fer'ilerinin rucuan tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/12736 E. , 2010/4052 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.06.2008 tarih ve 2006/339 - 2008/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... İnş. ve Tic.Ltd.Şti. ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi bulunduğunu, diğer davalıların sözleşmenin müşterek borçlu müteselsil kefili olduklarını, müvekkilince anılan kredi ilişkileri kapsamında davalı şirket lehine Milli Eğitim Bakanlığı'na sunulmak üzere üç adet teminat mektubu verildiğini, davalı şirketin Milli Eğitim Bakanlığı'na yaptığı başvuru ile bu teminat mektupları için damga vergisi yönünden istisna kapsamında olduğuna ilişkin yazı aldıklarını, bu nedenle tahakukuk eden 3.480,22 YTL damga vergisinin tahsil edilmeden teminat mektuplarının verildiğini, Maliye Bakanlığı muhasebat kontrolörlerinin işbu istisna uygulamasını kabul etmeyerek vergi ve ceza tahakkuk ettirdiklerini, davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu 3.480,22 YTL vergi, 5.605,00 YTL gecikme faizi ve 1000,00 YTL cezanın uzlaşma ile ödendiğini, bu ödemenin davalılara noter ihtarnamesiyle bildirildiğini ve bu ihtar üzerine davalıların asıl vergiyi yatırdıklarını, gecikme faizi ve cezasını ise ödemediklerini ileri sürerek, 6.605,00 YTL'nin davalılardan % 90 oranında temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava konu damga vergisinin alınıp alınmayacağını araştırmak zorunda olduğunu, bu araştırmayı yapmayarak kusurlu davrandığını, vergi dairesinden bildirim yapıldığında gerekli kanun yollarına başvurmadığını, faiz ve cezadan damga vergisine konu kağıtları düzenleyen tarafın sorumlu olduğunu, bu nedenle faiz ve cezanın rucüen tahsilinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının kredi sözleşmesi kapsamında, ihaleler için davalılara teminat mektubu düzenleyip verdiği,damga vergisinin yükümlüsünün davalı taraf olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.605,00 YTL'nın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı şirket ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kredi sözleşmesi çerçevesinde davacı banka tarafından davalı şirket lehine verilen teminat mektuplarından dolayı kendisine tahakkuk ettirilen vergiye bağlı olarak ödenen gecikme faizinin ve cezasının rücuen tahsili istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı şirket tarafından kazanılan çeşitli ihaleler için çeşitli miktarlarda davacı bankadan teminat mektupları alındığı, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan yazı çerçevesinde davacı banka tarafından davalı şirkete verilen teminat mektuplarından Damga Vergisinin kesilmediği, Maliye Bakanlığı'nca davacı bankada yapılan denetimler sırasında Damga Vergisi kesilmemesi nedeni ile davacıya damga vergisi, gecikme cezası ve ceza olmak üzere borç tahakkuk ettirildiği, asıl ve fer'i borçların davacı Banka tarafından ödendiği çekişme konusu değildir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların gecikme cezası ve cezadan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmakta olup,mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, davalıların anılan kalemlerden sorumlu olduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, bankalar, özel yasa ile kurulan ve ekonomik alanda çeşitli imtiyazlar tanınan kuruluşlar olup, hafif kusurlarından dahi sorumludurlar.Davacı Bankanın yasanın yorumundan kaynaklanan hatasına dayalı olarak Damga Vergisinden doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirmede tedbirli ve basiretli davranmadığı, bu bağlamada gecikme cezası ve cezanın doğumuna neden olduğu aşikar olup, davalı şirketin muafiyete ilişkin olarak davacıya sunmuş olduğu yazının şirket yönünden ancak müterafik kusur teşkil edeceğinin ilke olarak kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı şirketin sorumluluğu bu çerçevede değerlendirmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır..
2-Öte yandan, davacı tarafından davaya dayanak yapılan genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefili olduğu anlaşılan davalılardan ...'in anılan kredi sözleşmesinin hükümleri çerçevesinde davaya konu edilen gerek gecikme cezası, gerekse ceza kalemlerden dolayı ne şekilde sorumlu tutulduğununun denetime elverişli bir şekile karar yerinde gösterilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyizine gelince, dava dilekçesinde ödenen kalemlerin ödeme tarihinden itibaren % 90 faizi ile davalılardan tahsili istenmiş olup, davacı tarafça davaya dayanak yapılan kredi sözleşmesinden dolayı davalılardan kredi faizi talep edip edemeyeceğinin de karar yerinde tartışmasız bırakılması doğru olmamış, kararın davacı yarına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan şirket ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan mümeyyizler yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015428300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz