Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/7908 E. 2010/3505 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı nedenle fesih↗ güven ilişkisi↗ şirketin feshi↗ tasfiye memuru atanması↗ bayilik sözleşmesi↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, şirketin faaliyetinin bulunmadığı ve vergi kaydının re' en terkin edildiği, şirketin petrol bayilik sözleşmesini davalı ...' nin feshettiği, taraflar arasında güven ilişkisinin kalmadığı, husumet oluştuğu, haklı nedenle fesih koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile şirketin feshine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, asıl davada fesih ve tasfiyeye karar verilmiş ise de, tasfiye memuru atanmasına ilişkin bir hüküm tesis edilmemiştir. Her ne kadar davacı tarafça bu yönde bir istemde bulunmamışsa da, mahkemece şirkete tasfiye memuru atanması gereği üzerinde re’sen durulmalıdır.
TTK.nun 552. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 441/1. madde hükmü uyarınca, esas mukavele veya umumi heyet kararıyla ayrıca tasfiye memuru tayin edilmedikçe tasfiye işlemi, idare meclisi tarafından yapılır.
Bu durumda, Dairemiz’in 5.7.2001 tarih ve 3362-6220 sayılı,1.10.2001 tarih ve 4748-7345 sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere mahkemece; ana sözleşme celbedilerek, incelenmek, bu noktada tasfiye memurunun kim olduğuna ilişkin bir hüküm yoksa TTK.nun 541.maddesi uyarınca, ortak olmayan bir müdür ana sözleşme veya genel kurulca seçilmiş ise bu kişinin, seçilmemiş ise şirketin ortakları aralarında husumet bulunduğu düşünülerek re’sen bir başka kişinin tasfiye memuru atanmasına ve takdir edilecek ücretin davalı şirketten tahsiline karar verilmek gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek, bu noktada hüküm tesis edilmemesi, doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13030 E. 2010/4077 K.
Ortak:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda2-Mahkemece, asıl davada «fesih» ve tasfiyeye karar verilmiş ise de, «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin bir hüküm tesis edilmemiştir.
… 5.7.2001 tarih ve 3362-6220 sayılı,1.10.2001 tarih ve 4748-7345 sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere mahkemece; ana sözleşme celbedilerek, incelenmek, bu noktada «tasfiye» memurunun kim olduğuna ilişkin bir hüküm yoksa TTK.nun 541.maddesi uyarınca, ortak olmayan bir müdür ana sözleşme veya genel kurulca seçilmiş ise bu kişinin, seçilmemiş ise şirketin ortakları aralarında «husumet» bulunduğu düşünülerek re’sen bir başka kişinin «tasfiye memuru atanmasına» ve takdir edilecek ücretin davalı şirketten tahsiline karar verilmek gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek, bu noktada hüküm tesis edilmemesi, doğru olmadığında …
Her ne kadar davacı tarafça bu yönde bir istemde bulunmamışsa da, mahkemece şirkete «tasfiye memuru atanması» gereği üzerinde re’sen durulmalıdır.
Benzer bu karardaDava, iki ortaklı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi ile «tasfiye memuru atanması» istemine ilişkindir.
… 1.maddesi uyarınca, ortak olmayan bir müdür ana sözleşme veya genel kurulca seçilmiş ise bu kişinin, seçilmemiş ise şirketin iki ortaklı olduğu ve ortaklar arasında «husumet» bulunduğu düşünülerek re’sen bir başka kişinin «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmek gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Şti’nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak engel hali olmayan davacı ...’ın tayinine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket
Benzer bu karardaDava, iki ortaklı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi ile «tasfiye memuru atanması» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7846 E. 2014/13478 K.
Ortak:şirketin feshi · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, şirketin faaliyetinin bulunmadığı ve vergi «kaydının» re' en «terkin» edildiği, şirketin petrol «bayilik sözleşmesini» davalı ...' nin feshettiği, taraflar arasında «güven ilişkisinin» kalmadığı, «husumet» oluştuğu, «haklı nedenle fesih» koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile «şirketin feshine» karar verilmiştir.
2-Mahkemece, asıl davada «fesih» ve tasfiyeye karar verilmiş ise de, «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin bir hüküm tesis edilmemiştir.
… 5.7.2001 tarih ve 3362-6220 sayılı,1.10.2001 tarih ve 4748-7345 sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere mahkemece; ana sözleşme celbedilerek, incelenmek, bu noktada «tasfiye» memurunun kim olduğuna ilişkin bir hüküm yoksa TTK.nun 541.maddesi uyarınca, ortak olmayan bir müdür ana sözleşme veya genel kurulca seçilmiş ise bu kişinin, seçilmemiş ise şirketin ortakları aralarında «husumet» bulunduğu düşünülerek re’sen bir başka kişinin «tasfiye memuru atanmasına» ve takdir edilecek ücretin davalı şirketten tahsiline karar verilmek gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek, bu noktada hüküm tesis edilmemesi, doğru olmadığında …
Benzer bu kararda… , savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket dışındaki davalılar yönünden davacının ileri sürdüğü talepler bakımından bu davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı şirket yönünden davanın sübut bulduğu ve davalı «şirketin feshine» karar verilmesi gerektiği, «fesih» ve «tasfiye» dışındaki talepler yönünden ise bu taleplerin fesih ve tasfiye kapsamında karşılanabilir ve tasfiye sürecine bırakılması gerekir nitelikte olduğu gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, diğer davalılar yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, fesih ve tasfiye talebi dışında kalan talepler yönünden ise karar oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiş, ancak «tasfiye memuru» tayini konusunda bir karar verilmemiştir.
Davacı tarafından talep edilmemiş olsa dahi, feshine karar verilen ortaklığa, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 6762 Sayılı TTK.nun 552 nci maddesi yollaması ile aynı Yasanın 441 ve devam eden maddeleri uyarınca mahkemece re'sen «tasfiye memuru» tayinine de karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · limited şirket
Benzer bu kararda… , savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket dışındaki davalılar yönünden davacının ileri sürdüğü talepler bakımından bu davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı şirket yönünden davanın sübut bulduğu ve davalı «şirketin feshine» karar verilmesi gerektiği, «fesih» ve «tasfiye» dışındaki talepler yönünden ise bu taleplerin fesih ve tasfiye kapsamında karşılanabilir ve tasfiye sürecine bırakılması gerekir nitelikte olduğu gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, diğer davalılar yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, fesih ve tasfiye talebi dışında kalan talepler yönünden ise karar oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
2- Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/7908 E. , 2010/3505 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2008 tarih ve 2007/350-2008/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan ... ve ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan şirketi diğer davalılar işletmekte iken müvekkilinin % 50 hisse devir alarak ortak olduğunu, müvekkil hiç bir belge gösterilmediğini, biraraya gelme teklifinin reddedildiğini, bu yöndeki ihtara davalıların uymadıklarını, davalılardan ...' in alacaklısının icra takibi nedeniyle şirketin TTK' nun 522 nci maddesi uyarınca feshi için davacıya ihtar geldiğini, şirketin fiilen işletilemediğini, petrol istasyonunun satıldığını, amacın gerçekleşmesinin olanaksızlaştığını, ortaklar arasında güven kalmadığını, TTK' nun 549/4 ncü madde uyarınca farklı nedenlerin gerçekleştiğini ileri sürerek, şirketin feshini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, şirketin faaliyetinin bulunmadığı ve vergi kaydının re' en terkin edildiği, şirketin petrol bayilik sözleşmesini davalı ...' nin feshettiği, taraflar arasında güven ilişkisinin kalmadığı, husumet oluştuğu, haklı nedenle fesih koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile şirketin feshine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, asıl davada fesih ve tasfiyeye karar verilmiş ise de, tasfiye memuru atanmasına ilişkin bir hüküm tesis edilmemiştir. Her ne kadar davacı tarafça bu yönde bir istemde bulunmamışsa da, mahkemece şirkete tasfiye memuru atanması gereği üzerinde re’sen durulmalıdır.
TTK.nun 552. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 441/1. madde hükmü uyarınca, esas mukavele veya umumi heyet kararıyla ayrıca tasfiye memuru tayin edilmedikçe tasfiye işlemi, idare meclisi tarafından yapılır.
Bu durumda, Dairemiz’in 5.7.2001 tarih ve 3362-6220 sayılı,1.10.2001 tarih ve 4748-7345 sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere mahkemece; ana sözleşme celbedilerek, incelenmek, bu noktada tasfiye memurunun kim olduğuna ilişkin bir hüküm yoksa TTK.nun 541.maddesi uyarınca, ortak olmayan bir müdür ana sözleşme veya genel kurulca seçilmiş ise bu kişinin, seçilmemiş ise şirketin ortakları aralarında husumet bulunduğu düşünülerek re’sen bir başka kişinin tasfiye memuru atanmasına ve takdir edilecek ücretin davalı şirketten tahsiline karar verilmek gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek, bu noktada hüküm tesis edilmemesi, doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün re'sen hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015069200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz