Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/7966 E. 2010/3504 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk sınırlaması↗ zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ destekten yoksun kalma tazminatı↗ mali sorumluluk sigortası↗ trafik kazası↗ sorumluluk sigortası↗ üçüncü kişi↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bedensel zararların davalıdan istenebileceği, davacıların 3 ncü kişi oldukları, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Bilindiği gibi Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası KTK’nun 91/1 nci maddesi uyarınca işletenlerin aynı Kanun’un 85/1 nci maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanması için yaptırılması zorunlu bir sigorta türüdür. KTK’nun 85/1 nci maddesinde ise
bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde araç işleteninin bu zarardan sorumlu olacağını öngörmüştür. Yani TTK.’nun 91 nci maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı, işletenin yasadan kaynaklanan hukuki sorumluluğunu belirli limitler içinde üzerine almış bulunmaktadır. Sigortacının bu kapsamdaki sorumluluğunu sınırlayan aynı Yasa’nın 92 nci maddesinde araç sürücüsünün bu kapsam dışında kaldığına ilişkin hüküm bulunmadığı gibi, genel şartlarda da bu yolda bir sınırlama getirilmemiştir. O halde sürücünün ölümü nedeniyle işletenin ve onun sigortacısının sorumluluğu ilke olarak benimsenmelidir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus zarar verici bir olay sonucu ölen sürücünün ekonomik desteğinden yoksun kalanların uğradıkları zarar ölen sürücünün değil destekten yoksun kalanların bir başka ifadeyle işletene göre üçüncü kişi konumunda olanların üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yoluyla meydana gelen zarardır ve destekten yoksun kalanlar bu zararlarının tazmini için zarar sorumlusundan istemde bulunabilirler. Ancak, yansıma yolu ile zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin kendilerine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olabilmeleri hukuken mümkün bulunmayıp, sürücünün ve dolayısıyla destek tazminatında bulunanların kendi kusurlarından yararlanamayacak olmalarına, bu itibarla işletenin destek sağlayan kişiye karşı öne sürebileceği savunma nedenlerini destekten yoksun kalanlara karşı da ileri sürebilecek olmasına göre, işleten zararın oluşumunda sürücünün de birlikte kusurlu olduğunu ileri sürerek, Borçlar Kanunu’nun 44/1 nci maddesi gereğince tazminatın, sürücünün kusuru oranında indirilmesini isteyebilir. Açıklanan bu ilkeler karşısında, trafik kazası sonucu ölen sürücünün desteğinden yoksun kalanların sorumluluk sigortacısına yöneltebilecekleri yansıma yoluyla oluşan zararla ilgili tazminat istemlerinin tutarı, işletene karşı ileri sürebilecekleri tutar kadardır.
Somut olayda, davacılar murisinin, işleteni ve sürücüsü olduğu araçla tam kusurlu olarak tek taraflı kaza yapması sonucu ölümü nedeniyle davacıların talep ettikleri destekten yoksunluk tazminatından işletenin sorumluluğunu üstlenmiş davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu durumda davanın bu gerekçelerle reddi gerekirken, Dairemiz'in önceki uygulamasına dayalı yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre,davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2007/925 E. 2008/9359 K.
Ortak:sorumluluk sınırlaması · zorunlu mali sorumluluk sigortası · destekten yoksun kalma tazminatı · mali sorumluluk sigortası · trafik kazası · sorumluluk sigortası · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz kararda1- Dava, «zorunlu mali sorumluluk sigortacısından» «destekten yoksun kalma tazminatı» istemine ilişkindir.
Yani TTK.’nun 91 nci maddesine göre «zorunlu mali sorumluluk sigortasında» sigortacı, işletenin yasadan kaynaklanan hukuki sorumluluğunu belirli limitler içinde üzerine almış bulunmaktadır.
Somut olayda, davacılar murisinin, işleteni ve sürücüsü olduğu araçla tam kusurlu olarak tek taraflı kaza yapması sonucu ölümü nedeniyle davacıların talep ettikleri destekten yoksunluk tazminatından işletenin sorumluluğunu üstlenmiş davalı «zorunlu mali sorumluluk sigortacısının» sorumlu tutulması mümkün değildir.
Benzer bu kararda2-Dava, «trafik kazası» sonucu sürücü ve eşinin Ölmesi nedeniyle desteğinden yoksun kalanların zorunlu mail «sorumluluk sigortacısından» «destekten yoksun kalma tazminatı» istemine ilişkindir.
Yani TTK'nın 91. maddesine göre «zorunlu mali sorumluluk sigortasında» sigortacı, işletenin yasadan kaynaklanan hukuki sorumluluğunu belirli limitler içinde üzerine almış bulunmaktadır.
Açıklanan bu ilkeler karşısında, «trafik kazası» sonucu ölen sürücünün desteğinden yoksun kalanların «sorumluluk sigortacısına» yöneltebilecekleri yansıma yoluyla oluşan zararla ilgili tazminat istemlerinin tutarı işletene karşı ileri sürebilecekleri tutar kadardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik · feragat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece davalı sigorta şirketinin «acentesi» hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine, diğer davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin «son» uygulaması bu yöndedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14588 E. 2010/1938 K.
Ortak:üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaBu noktada dikkat edilmesi gereken husus zarar verici bir olay sonucu ölen sürücünün ekonomik desteğinden yoksun kalanların uğradıkları zarar ölen sürücünün değil destekten yoksun kalanların bir başka ifadeyle işletene göre «üçüncü kişi» konumunda olanların üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yoluyla meydana gelen zarardır ve destekten yoksun kalanlar bu zararlarının tazmini için zarar sorumlusundan istemde bulunabilirler.
… olmasına göre, işleten zararın oluşumunda sürücünün de birlikte kusurlu olduğunu ileri sürerek, Borçlar Kanunu’nun 44/1 nci maddesi gereğince tazminatın, sürücünün «kusuru» oranında indirilmesini isteyebilir.
Benzer bu kararda… zetle, “…TTK’nun 91 ve 92. maddeleri uyarınca, sürücünün ölümü halinde, kural olarak işletenin ve onun sigortacısının sorumluluğunun var olduğu, ancak işletene göre «üçüncü kişi» konumunda olan ölen sürücünün yakınlarının, sürücünün ölümü nedeniyle onun desteğinden yoksun kalmaları biçiminde ortaya çıkan zararlarının dolaylı (yansıma) nitelikte olduğu, ancak yansıma yolu ile zarara uğrayan bu gibi kişilerin, kendilerine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olabilmelerinin hukuken mümkün bulunmadığı, dolayısıyla destek tazminatı isteminde bulunanların sürücünün kendi kusurundan yararlanamayacak olmaları nedeniyle, işletenin yahut onun sorumluluğunu üstlenen sigortacının Borçlar Kanunu’nun 44/1. maddesi gereğince tazminatın sürücünün «kusuru» oranında indirilmesini isteyebilecekleri, somut olayda sürücünün tam kusurlu olması nedeniyle davacılara tazminat ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğu…” ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/7966 E. , 2010/3504 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.05.2008 tarih ve 2008/3-2008/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılardan Melek’in eşi, diğer davacıların babası olan ...’ın sürücü ve işleteni olduğu aracın davalı nezdinde trafik sigortalı iken tek taraflı kazada öldüğünü, müvekkillerinin desteklerinin ölümü nedeniyle yoksun kaldıkları tazminatı davalının ihtara rağmen ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 7.000,00 YTL tazminatın, ıslah dilekçesi ile toplam 80.000,00 YTL tazminatın 14.12.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işleten ve sürücü olan murisin, dolayısıyla davacıların taleplerinin teminat dışı olduğunu, murisin kusurundan davacılar yararlanamayacağı gibi, 3 ncü kişi konumunda da olmadıklarını, mahkemenin yetkili olmadığını, avans faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddin istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bedensel zararların davalıdan istenebileceği, davacıların 3 ncü kişi oldukları, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Bilindiği gibi Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası KTK’nun 91/1 nci maddesi uyarınca işletenlerin aynı Kanun’un 85/1 nci maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanması için yaptırılması zorunlu bir sigorta türüdür. KTK’nun 85/1 nci maddesinde ise
bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde araç işleteninin bu zarardan sorumlu olacağını öngörmüştür. Yani TTK.’nun 91 nci maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı, işletenin yasadan kaynaklanan hukuki sorumluluğunu belirli limitler içinde üzerine almış bulunmaktadır. Sigortacının bu kapsamdaki sorumluluğunu sınırlayan aynı Yasa’nın 92 nci maddesinde araç sürücüsünün bu kapsam dışında kaldığına ilişkin hüküm bulunmadığı gibi, genel şartlarda da bu yolda bir sınırlama getirilmemiştir. O halde sürücünün ölümü nedeniyle işletenin ve onun sigortacısının sorumluluğu ilke olarak benimsenmelidir.
Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus zarar verici bir olay sonucu ölen sürücünün ekonomik desteğinden yoksun kalanların uğradıkları zarar ölen sürücünün değil destekten yoksun kalanların bir başka ifadeyle işletene göre üçüncü kişi konumunda olanların üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yoluyla meydana gelen zarardır ve destekten yoksun kalanlar bu zararlarının tazmini için zarar sorumlusundan istemde bulunabilirler. Ancak, yansıma yolu ile zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin kendilerine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olabilmeleri hukuken mümkün bulunmayıp, sürücünün ve dolayısıyla destek tazminatında bulunanların kendi kusurlarından yararlanamayacak olmalarına, bu itibarla işletenin destek sağlayan kişiye karşı öne sürebileceği savunma nedenlerini destekten yoksun kalanlara karşı da ileri sürebilecek olmasına göre, işleten zararın oluşumunda sürücünün de birlikte kusurlu olduğunu ileri sürerek, Borçlar Kanunu’nun 44/1 nci maddesi gereğince tazminatın, sürücünün kusuru oranında indirilmesini isteyebilir.
Açıklanan bu ilkeler karşısında, trafik kazası sonucu ölen sürücünün desteğinden yoksun kalanların sorumluluk sigortacısına yöneltebilecekleri yansıma yoluyla oluşan zararla ilgili tazminat istemlerinin tutarı, işletene karşı ileri sürebilecekleri tutar kadardır.
Somut olayda, davacılar murisinin, işleteni ve sürücüsü olduğu araçla tam kusurlu olarak tek taraflı kaza yapması sonucu ölümü nedeniyle davacıların talep ettikleri destekten yoksunluk tazminatından işletenin sorumluluğunu üstlenmiş davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu durumda davanın bu gerekçelerle reddi gerekirken, Dairemiz'in önceki uygulamasına dayalı yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre,davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015067500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz