6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Üçüncü kişi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14588 E. 2010/1938 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üçüncü kişi kusur

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440 · TTK — TTK 91

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonucu, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.5.2009 tarihli kararıyla, özetle, “…TTK’nun 91 ve 92. maddeleri uyarınca, sürücünün ölümü halinde, kural olarak işletenin ve onun sigortacısının sorumluluğunun var olduğu, ancak işletene göre üçüncü kişi konumunda olan ölen sürücünün yakınlarının, sürücünün ölümü nedeniyle onun desteğinden yoksun kalmaları biçiminde ortaya çıkan zararlarının dolaylı (yansıma) nitelikte olduğu, ancak yansıma yolu ile zarara uğrayan bu gibi kişilerin, kendilerine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olabilmelerinin hukuken mümkün bulunmadığı, dolayısıyla destek tazminatı isteminde bulunanların sürücünün kendi kusurundan yararlanamayacak olmaları nedeniyle, işletenin yahut onun sorumluluğunu üstlenen sigortacının Borçlar Kanunu’nun 44/1. maddesi gereğince tazminatın sürücünün kusuru oranında indirilmesini isteyebilecekleri, somut olayda sürücünün tam kusurlu olması nedeniyle davacılara tazminat ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğu…” gerekçesiyle yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davalı yanın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bu kez, davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7966 E. 2010/3504 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sorumluluk sınırlaması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2007/925 E. 2008/9359 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10769 E. 2016/7907 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/14588 E.  ,  2010/1938 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/06/2007 gün ve 2006/625-2007/314 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.05.2009 gün ve 2007/11351 - 2009/6408 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ve desteği ...’in, yönetiminde bulunan davalı şirkete sigortalı... plakalı aracın yoldan çıkıp tarlaya düşmesi suretiyle meydana gelen kazada öldüğünü, müvekkillerinin ölenin desteğinden yoksun kaldığını, ileri sürerek fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 3.000 YTL, ... için 2.000 YTL, ... için 1.000 YTL olmak üzere toplam 6.000 YTL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş;

18. 5.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam olarak davacı ... için 50.531,84 YTL, ... için 2.471,59 YTL, ... için ise 4.496,57 YTL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacıların desteğinin meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunu, zararın teminat dışında olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucu, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.5.2009 tarihli kararıyla, özetle, “…TTK’nun 91 ve 92. maddeleri uyarınca, sürücünün ölümü halinde, kural olarak işletenin ve onun sigortacısının sorumluluğunun var olduğu, ancak işletene göre üçüncü kişi konumunda olan ölen sürücünün yakınlarının, sürücünün ölümü nedeniyle onun desteğinden yoksun kalmaları biçiminde ortaya çıkan zararlarının dolaylı (yansıma) nitelikte olduğu, ancak yansıma yolu ile zarara uğrayan bu gibi kişilerin, kendilerine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olabilmelerinin hukuken mümkün bulunmadığı, dolayısıyla destek tazminatı isteminde bulunanların sürücünün kendi kusurundan yararlanamayacak olmaları nedeniyle, işletenin yahut onun sorumluluğunu üstlenen sigortacının Borçlar Kanunu’nun 44/1.

maddesi gereğince tazminatın sürücünün kusuru oranında indirilmesini isteyebilecekleri, somut olayda sürücünün tam kusurlu olması nedeniyle davacılara tazminat ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğu…” gerekçesiyle yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davalı yanın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bu kez, davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 35,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 19.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009462600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.