Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1628 E. 2010/3396 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta tazminatı↗ kasko sigortası↗ hasar↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, davalı şirketçe kasko sigortası yapılan araçta oluşan hasar nedeniyle sigorta tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair verdiği kararının taraf vekillerince temyiz edilmesine rağmen Dairemizce sadece davacı tarafın temyiz istemi incelenerek hüküm davacı yararına bozulmuş, davalı tarafın temyiz isteminde bulunduğu gözden kaçırılarak bu konuda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmış olduğundan davalı vekilinin karar düzeltme istemi incelenmeksizin davalı tarafın temyiz isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine
2-Ancak mahkemece faiz başlangıcına KTK. 98, 99. maddesi uyarınca belirlenmesine doğru olmamış, davada kasko sigorta tazminatına tahsili istendiğinden davalı temerrüdünün Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10632 E. 2014/17436 K.
Ortak:kasko sigortası
İncelediğiniz karardaDava, davalı şirketçe «kasko sigortası» yapılan araçta oluşan «hasar» nedeniyle «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
98, 99. maddesi uyarınca belirlenmesine doğru olmamış, davada «kasko sigorta tazminatına» tahsili istendiğinden davalı «temerrüdünün» Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket «temsilcisinin» davalıya ait araçların poliçelerini yaptıklarını, davalının kendilerine ödeme yapmadığını, trafik «sigorta poliçelerinin» düzenlendiği ve karşı tarafa «teslim» edildiği anda ödenmiş sayıldığını, kendilerinin davalı taraf ile «cari hesap» şeklinde çalıştıklarını, alacaklarının talep edilen miktardan daha fazla olduğunu, trafik sigorta poliçelerini dava konusu yapmadıklarını, sadece «kasko sigorta» poliçelerinin tahsilini talep ettiklerini, hem kasko hem de trafik sigorta poliçesinden kaynaklı alacakları olduğu halde sadece kasko poliçesinden kaynaklanan alacaklarını istemek durumunda kaldıklarını beyan ettiğinden icra takibine konu alacağın dayanağının KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bedelleri olduğu, davalının zorunlu sigorta poliçe bedellerini ödediğini iddia ettiği, davacı şirket temsilcisinin duruşmadaki beyanında alacaklarının dayanağının kasko sigorta poliçesinden kaynaklandığını beyan ettiği, bu beyan doğrultusunda «ispat yükünün» davacı tarafa geçtiği, davalıdan alacaklı olduğu hususunda «yemin teklif» etme haklarını kullanıp kullanmayacakları hususunun hatırlatıldığı, davacı tarafça bu hakkın kullanılmadığı gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar ve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · itirazın iptali davası · cari hesap · yemin · ispat yükü · iptal davası · sigorta poliçesi · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket «temsilcisinin» davalıya ait araçların poliçelerini yaptıklarını, davalının kendilerine ödeme yapmadığını, trafik «sigorta poliçelerinin» düzenlendiği ve karşı tarafa «teslim» edildiği anda ödenmiş sayıldığını, kendilerinin davalı taraf ile «cari hesap» şeklinde çalıştıklarını, alacaklarının talep edilen miktardan daha fazla olduğunu, trafik sigorta poliçelerini dava konusu yapmadıklarını, sadece «kasko sigorta» poliçelerinin tahsilini talep ettiklerini, hem kasko hem de trafik sigorta poliçesinden kaynaklı alacakları olduğu halde sadece kasko poliçesinden kaynaklanan alacaklarını istemek durumunda kaldıklarını beyan ettiğinden icra takibine konu alacağın dayanağının KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bedelleri olduğu, davalının zorunlu sigorta poliçe bedellerini ödediğini iddia ettiği, davacı şirket temsilcisinin duruşmadaki beyanında alacaklarının dayanağının kasko sigorta poliçesinden kaynaklandığını beyan ettiği, bu beyan doğrultusunda «ispat yükünün» davacı tarafa geçtiği, davalıdan alacaklı olduğu hususunda «yemin teklif» etme haklarını kullanıp kullanmayacakları hususunun hatırlatıldığı, davacı tarafça bu hakkın kullanılmadığı gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar ve …
… lan icra takibi olduğu anlaşıldığından bu takibe dayalı olarak açılan davanın da KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağa ilişkin takibe «itirazın iptali davası» olarak görülerek, bu doğrultuda değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, davaya konu icra takibinde borcun «sebebi» olarak gösterilmeyen kasko poliçelerine dayalı alacağa ilişkin itirazın iptali davası olarak değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, boz …
-
Zorunlu mali sorumluluk sigortası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9482 E. 2012/16708 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz kararda98, 99. maddesi uyarınca belirlenmesine doğru olmamış, davada «kasko sigorta tazminatına» tahsili istendiğinden davalı «temerrüdünün» Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… 2 sayılı TTK'nun 1299., 2918 sayılı KTK'nın 98/1 ve 99/1. maddeleri hükmü ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 12. maddesi hükmü uyarınca «rizikonun», bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya «ihbar» edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup «temerrüt», bu sürenin sonunda ödememe halinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde gerçekleşmektedir.
Somut olayda, mahkemece sigorta şirketinin «temerrüt tarihi» yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde tereddütsüz belirlenememiştir.
Bu durumda; mahkemece, davacı vekiline bu hususta açıklama yaptırılması, davalıya bu konuda yapılmış bir «ihbar» varsa başvurunun tebliğine ilişkin belgenin «ibrazının» sağlanması, ibraz edildiğinde «tebliğ tarihine» 8 iş günü ilave edilerek tesbit edilecek tarihten, tebliğ kanıtlanamazsa dava tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi, eldeki davadan önce açılan Eyüp 2.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu mali sorumluluk sigortası · ticari temerrüt faizi · mali sorumluluk sigortası · tebliğ tarihi · trafik kazası · sorumluluk sigortası · temerrüt tarihi · riziko
Benzer bu karardaDava, «zorunlu mali sorumluluk sigortasına» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/250 Esas, 2006/369 Karar sayılı dava dosyası da nazara alınarak «temerrüt tarihinin» duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve uygulanacak faiz oranının «ticari temerrüt faizi» olduğu gözden kaçırılmayarak sonucuna göre bir verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete sigortalı bulunan araçta yolcu konumunda bulunan davacının maruz kaldığı «trafik kazası» nedeniyle % 43 oranında malul olduğu, maluliyet niteliğindeki «kaybının» 96.475,86 TL olduğu, ancak «sigorta poliçesi» kapsamına göre 40.000.00 TL «maddi tazminatı» talep edebileceği gerekçesiyle «ıslah» edilen talebin kabulü ile, 40.000,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… 2 sayılı TTK'nun 1299., 2918 sayılı KTK'nın 98/1 ve 99/1. maddeleri hükmü ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 12. maddesi hükmü uyarınca «rizikonun», bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya «ihbar» edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup «temerrüt», bu sürenin sonunda ödememe halinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde gerçekleşmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1628 E. , 2010/3396 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.12.2007 gün ve 2007/83-2007/762 sayılı kararı bozan Daire’nin 19.11.2009 gün ve 2008/2585-2009/12096 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait aracın 03.03.2006 günü meydana gelen kaza sonucu hasarlanması nedeniyle oluşan hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, hasar bedeli, iş durması klozu gereğince ödenmesi gereken araç temin gideri olmak üzere toplam 33.558,86 YTL.'nın ihbar tarihi olan 06.03.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, gerçek zararın iş kaybı dahil 7.090 YTL olduğu, onarım süresi için ayrıca tazminat istenemeyeceğini, istenen tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın kısmen kabulü ile aracın motor aksamı dışındaki hasarlar karşılığı 7.346,8 YTL, motorda oluşan hasar nedeniyle 13.749,98 YTL. olmak üzere toplam 21.096,78 YTL'nin 15.03.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verdiği kararının Dairemizce davacı yararına bozulması üzerine, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı şirketçe kasko sigortası yapılan araçta oluşan hasar nedeniyle sigorta tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair verdiği kararının taraf vekillerince temyiz edilmesine rağmen Dairemizce sadece davacı tarafın temyiz istemi incelenerek hüküm davacı yararına bozulmuş, davalı tarafın temyiz isteminde bulunduğu gözden kaçırılarak bu konuda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmış olduğundan davalı vekilinin karar düzeltme istemi incelenmeksizin davalı tarafın temyiz isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine
2-Ancak mahkemece faiz başlangıcına KTK. 98, 99. maddesi uyarınca belirlenmesine doğru olmamış, davada kasko sigorta tazminatına tahsili istendiğinden davalı temerrüdünün Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davalı yararına da BOZULMASINA, 26.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015050500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz