6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticaret unvanına tecavüz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/6998 E. 2010/2708 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz iyiniyet ticaret unvanı yenileme terkin tacir maddi tazminat haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 49 · TTK — TTK 58

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin 01.04.1981 tarihinde, davalı şirketin ise 23.09.2005 tarihinde tescil edildiği, "MASTAR ASANSÖRLERİ" markasının 11.12.1987 tarihinde davacı şirket adına tescilli olup, 11.12.1997 tarihinde yenilendiği, davalı şirketin "..." ibaresinin marka olarak tescil başvurusunda bulunup henüz başvuru aşamasında olduğu, 01.10.2005 - 25.03.2006 tarihleri arasında davacı şirketten ayrılıp davalı şirkete geçen 132 müşteri bulunduğu, davalı şirketin 23.09.2005 işe başlama tarihinden davanın açıldığı 11.11.2005 tarihine kadar davacının 3.598,54 YTL maddi zararı olduğu sonucuna varılarak, ... ibaresinin davalı tarafından kullanılmasının yasaklanmasına, 3.598,54 YTL maddi, 5.000 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafından gönderilen mektupların içeriğinden haksız rekabetin gerçekleştiğini kabulde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmedilen maddi tazminatın da dava tarihine kadar hesaplanmasının yerinde olmasına göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekili, davacı ... Elektro Mekanik San. İth. İhr. Ve San Tic AŞ'nin unvanında yer alan “...” ibaresinin davalı tarafından haksız olarak kullanıldığını ve bu şekilde davacının ticaret unvanına tecavüz edildiğini iddia etmektedir. Davalı şirket “...” ibaresini aralarında “insan ve yük asansörleri” de bulunan 7.sınıfın tüm alt grupları için 28.09.2005 tarihinden geçerli olmak üzere adına marka olarak tescil ettirmiştir. Tescilli marka sahibi olan davalı şirket markasını, marka hakkının verdiği kapsamda ve tescil edildiği şekilde kullanma hakkına sahip olup, markası terkin edilmedikçe kullanmaktan men edilemez.

Mahkemece, davalı şirketin adına tescilli “...” markasını kullanım şeklini dikkate alarak markadan kaynaklanan sınırlar içerisinde ve iyiniyetle kullanıp kullanmadığı, kullanım biçiminin marka hakkına aykırı ve davacının ticaret unvanına tecavüz teşkil edecek şekilde olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının tescilli markasını kullanma hakkını tümü ile men eder şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davacı vekilinin temyizine gelince; Davacı vekili, davalı tarafın haksız rekabet yaratan eylemleri nedeniyle 150.000 YTL manevi tazminatın da tahsilini istemiş, mahkemece 5.000 YTL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacının bu isteminin, genel hükümler arasında yer alan BK'nın 49 ve TTK'nın 58/1-e maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı, tacir olup basiretli şekilde hareket etmek zorundadır. Ticari işlerinde daha dikkatli ve özenli davranmak durumundadır. Öte yandan, BK'nun 49. maddesinde 3444 sayılı Yasa ile yapılan değişikle manevi tazminata karar verilmesi için artık kusurlu olma hali yeterli görülmüştür. Hakimin özel halleri gözönüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı da adalete uygun olmalıdır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davacı da, davalı tarafından (önceden davacı şirketin müşterileri olan) kişi ve kurumlara gönderdiği mektuplarla yıpratıldığını kanıtlamış olup, daha makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, 5.000 YTL manevi tazminata hükmedilmesi adalete uygun düşmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/6998 E.  ,  2010/2708 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2008 tarih ve 2005/403-2008/70 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.03.2010 gününde davacı avukatı Muhittin Göndermez ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ... Elektro Mekanik San. İhr. İth. ve Tic. A.Ş.'nin yaklaşık 20 yıldan beri Mastar Asansörlerini üretip monte ettiğini ve bakımını yaptığını, davacı şirketini ... unvanı ile ürettiği MASTAR ASANSÖRLERİ isminin marka olarak adına tescilli olduğunu, davalı şirket yetkilileri olan ... ile eşi Songül Telli'nin davacı şirket ortağı ve yönetim kurulu üyeleri iken 31.08.2005 tarihinde hisselerini devrederek davacı şirket ile ilgisini kestiğini, ...'nin davalı Telli Asansör ve İnş. Taah. Ltd. Şti'ni kurarak ... isminde asansör üretip pazarlamaya başladığını, davacı şirketin unvan ve markası olan ... ibaresini kullanan davalının davacı şirketin ücretli aylık bakım sözleşmesi yaptığı apartman ve işyerlerine yazılar göndererek, haksız rekabette bulunduğunu, davalı tarafın gönderdiği yazılar sonrasında müvekkilince ücretli olarak aylık bakımlarını yaptığı 50 adet apartman ve işyerinin sözleşmeleri feshettiğini, davalı taraf eylemlerinden dolayı davacının zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 YTL maddi, 150.000 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ...

isminin davalı tarafça kullanılmasının yasaklanmasına, davalının ... ibaresi ile basılmış evrak ve belgeler ile diğer eşya ve malların imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının tescilli markasının ... olmayıp MASTAR ASANSÖRLERİ olduğunu, "... ASANSÖRLERİ" markasının müvekkiline ait olduğunu, müvekkilince gönderilen yazılarda davalı şirket müdürü ...'nin kim olduğunu tanıtan bir yazı olup, kimsenin hedef alınmadığını, davacı iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin 01.04.1981 tarihinde, davalı şirketin ise 23.09.2005 tarihinde tescil edildiği, "MASTAR ASANSÖRLERİ" markasının 11.12.1987 tarihinde davacı şirket adına tescilli olup, 11.12.1997 tarihinde yenilendiği, davalı şirketin "..." ibaresinin marka olarak tescil başvurusunda bulunup henüz başvuru aşamasında olduğu, 01.10.2005 - 25.03.2006 tarihleri arasında davacı şirketten ayrılıp davalı şirkete geçen 132 müşteri bulunduğu, davalı şirketin 23.09.2005 işe başlama tarihinden davanın açıldığı 11.11.2005 tarihine kadar davacının 3.598,54 YTL maddi zararı olduğu sonucuna varılarak, ... ibaresinin davalı tarafından kullanılmasının yasaklanmasına, 3.598,54 YTL maddi, 5.000 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafından gönderilen mektupların içeriğinden haksız rekabetin gerçekleştiğini kabulde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmedilen maddi tazminatın da dava tarihine kadar hesaplanmasının yerinde olmasına göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekili, davacı ... Elektro Mekanik San. İth. İhr. Ve San Tic AŞ'nin unvanında yer alan “...” ibaresinin davalı tarafından haksız olarak kullanıldığını ve bu şekilde davacının ticaret unvanına tecavüz edildiğini iddia etmektedir. Davalı şirket “...” ibaresini aralarında “insan ve yük asansörleri” de bulunan 7.sınıfın tüm alt grupları için 28.09.2005 tarihinden geçerli olmak üzere adına marka olarak tescil ettirmiştir. Tescilli marka sahibi olan davalı şirket markasını, marka hakkının verdiği kapsamda ve tescil edildiği şekilde kullanma hakkına sahip olup, markası terkin edilmedikçe kullanmaktan men edilemez.

Mahkemece, davalı şirketin adına tescilli “...” markasını kullanım şeklini dikkate alarak markadan kaynaklanan sınırlar içerisinde ve iyiniyetle kullanıp kullanmadığı, kullanım biçiminin marka hakkına aykırı ve davacının ticaret unvanına tecavüz teşkil edecek şekilde olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının tescilli markasını kullanma hakkını tümü ile men eder şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davacı vekilinin temyizine gelince; Davacı vekili, davalı tarafın haksız rekabet yaratan eylemleri nedeniyle 150.000 YTL manevi tazminatın da tahsilini istemiş, mahkemece 5.000 YTL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacının bu isteminin, genel hükümler arasında yer alan BK'nın 49 ve TTK'nın 58/1-e maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı, tacir olup basiretli şekilde hareket etmek zorundadır. Ticari işlerinde daha dikkatli ve özenli davranmak durumundadır. Öte yandan, BK'nun 49. maddesinde 3444 sayılı Yasa ile yapılan değişikle manevi tazminata karar verilmesi için artık kusurlu olma hali yeterli görülmüştür. Hakimin özel halleri gözönüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı da adalete uygun olmalıdır.

O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davacı da, davalı tarafından (önceden davacı şirketin müşterileri olan) kişi ve kurumlara gönderdiği mektuplarla yıpratıldığını kanıtlamış olup, daha makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, 5.000 YTL manevi tazminata hükmedilmesi adalete uygun düşmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 11.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014990800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.