Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9101 E. 2011/1981 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava konusunun devri↗ kaparo↗ yıpranma payı↗ değer kaybı↗ yazılı delil başlangıcı↗ delil başlangıcı↗ karine↗ yazılı delil↗ sözleşmenin feshi↗ kira sözleşmesi↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ kâr payı↗ fatura↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kiracı olarak işlettiği işyerinin davacılara devri konusunda devri için 23.000 YTL’ye anlaştıkları, 4.500 YTL satışı için kaparo aldığı, işyeri imara aykırılıktan dolayı davalının ruhsatının iptal edildiği, davalının ruhsat aslını 28.03.2007 tarihinde dava dışı belediyeye iade ettiği, davalının tanık dinlenmesine muvafakat etmediği, ancak bedel tayini ve kaparo alımına ilişkin olarak yazılı belgenin bulunduğu, yazılı delil başlangıcı sayılacağı, bu nedenle tanık dinlendiği, davacı tanıkların devir bedeli olan 23.000.00 YTL’nın davalıya ödendiğini açıkladıkları, bedelin ödenmeden işyerinin tesliminin yapılmayacağı, bu durumun hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, davacının üç aylık kullanımla elde edeceği asgari gelir ile yıpranma payı ve değer kaybı dikkate alındığında davacının alacağının tespit edildiği gerekçesiyle 17.500 YTL’nın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, işletme devir sözleşmesinin feshi, ödendiği iddia edilen devir bedelinin tahsili ile devre konu demirbaşların devreden tarafından geri alınmasına karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasında işyeri devir sözleşmesi akdedildiği, davalının kiracı olarak bulunduğu taşınmazda aldığı ruhsata bağlı olarak kafe ve restoran işlettiği, imara aykırılık nedeniyle aldığı ruhsatın iptal edildiğinin kendisine bildirildiği, 28.03.2007 tarihi itibariyle ruhsat aslını dava dışı belediyeye teslim ettiği, devirden sonra davacıların 01.04.2007 tarihli dava dışı taşınmaz sahibi ile yaptığı kira sözleşmesine istinaden bu işyerinde faaliyete başladıkları hususları uyuşmazlık konusu değildir. Dosya kapsamından ruhsatnamenin iptal edildiği hususunun davacılardan gizlendiği de anlaşılmaktadır. Davacıların akdin feshini talep etmelerinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki çekişme, sözleşmede kararlaştırılan devir bedeli tutarı ile bunun ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır. Davacılar vekili, 5.074 YTL demirbaş bedeli ve 17.926 YTL hava parası olmak üzere davalıya toplam 23.000 YTL devir bedeli ödendiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasında tarihsiz olarak düzenlenen yazılı belgede davalının işletmesini 23.000 YTL satışı için davacılarla anlaştığı ve 4.500 YTL kaparo aldığı açıklamasına yer verilmiştir. Mahkemece bu belgenin devir bedelinin tutarı ve ödenmesine ilişkin yazılı delil başlangıcı olduğu ve işyeri tesliminin ödemeye karine teşkil ettiği kabul edilerek karşı konulmasına rağmen tanık dinlemek suretiyle yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuştur. Ancak, anılan belge kaparo alımına ilişkin senet mahiyetinde olup, kalan devir bedelinin ödendiğine dair bir açıklamaya yer vermemektedir. İşyerinde davacıların faaliyete başlaması da bakiye bedelin ödendiğine karine değildir. Bu durum karşısında, devir bedelinin tamamının ödendiğinin davacının yazılı kanıtla ispat etmesi gerekmektedir. O halde, ödenen devir bedeliyle ilgili olarak ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Ayrıca, devir sözleşmesinin konusu demirbaşların davalı tarafından geri alındığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, davalının bu yönde açık bir beyanı bulunmamaktadır. Esasen, davalının demirbaşlarla ilgili olarak davacılardan ... adına fatura düzenlediği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde de demirbaşların geri alınmasına karar verilmesi istenmiştir. O halde, demirbaşların akıbeti tam olarak tespit edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12963 E. 2016/5785 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kiracı olarak işlettiği işyerinin davacılara devri «konusunda devri» için 23.000 YTL’ye anlaştıkları, 4.500 YTL satışı için «kaparo» aldığı, işyeri imara aykırılıktan dolayı davalının ruhsatının iptal edildiği, davalının ruhsat aslını 28.03.2007 tarihinde dava dışı belediyeye iade ettiği, davalının tanık dinlenmesine «muvafakat» etmediği, ancak bedel tayini ve kaparo alımına ilişkin olarak yazılı belgenin bulunduğu, «yazılı delil başlangıcı» sayılacağı, bu nedenle tanık dinlendiği, davacı tanıkların devir bedeli olan 23.000.00 YTL’nın davalıya ödendiğini açıkladıkları, bedelin ödenmeden işyerinin «tesliminin» yapılmayacağı, bu durumun hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, davacının üç aylık kullanımla elde edeceği asgari gelir ile «yıpranma payı» ve «değer kaybı» dikkate alındığında davacının alacağının tespit edildiği gerekçesiyle 17.500 YTL’nın tahsiline karar verilmiştir.
… toran işlettiği, imara aykırılık nedeniyle aldığı ruhsatın iptal edildiğinin kendisine bildirildiği, 28.03.2007 tarihi itibariyle ruhsat aslını dava dışı belediyeye «teslim» ettiği, devirden sonra davacıların 01.04.2007 tarihli dava dışı taşınmaz sahibi ile yaptığı «kira sözleşmesine» istinaden bu işyerinde faaliyete başladıkları hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece bu belgenin devir bedelinin tutarı ve ödenmesine ilişkin «yazılı delil başlangıcı» olduğu ve işyeri «tesliminin» ödemeye «karine» teşkil ettiği kabul edilerek karşı konulmasına rağmen tanık dinlemek suretiyle yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
Benzer bu kararda… vacıdan kaynaklanmayan sebeplerle alınamadığı, alınan ruhsatın iptalinin söz konusu olduğu, bu nedenle davacının davalı ile 18.03.2011 tarihinde yapmış olduğu devir «sözleşmesinin iptali» ile zararlarını talep hakkına sahip bulunduğu, davacının ruhsat alımına esaslı engel olan dükkanların birleştirilmesi hususu düzeltilmeden diğer işleri yapsa da ruhsat alamayacağının sabit olduğu, faturaya göre demirbaşların toplam değerinin 2.000 TL bulunduğu, bu malzemelerin davalıya «teslim» edilmediğinin benimsendiği, davacının 27.08.2011 tarihinde faaliyetten men edildiği, bu nedenle faizin bu tarihten itibaren yürütüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet indirimi · işletme devri · sözleşmenin iptali · temerrüt tarihi · hakkaniyet · istirdat · temerrüt
Benzer bu kararda2-Dava, «işletme devri» nedeniyle devredene ödenen bedelin «istirdatı» istemine ilişkin olup, işletmeyi devralan davacının davaya dayanak sözleşmeden sonra dava konusu işletmeyi imar mevzuatına aykırı olsa da fiilen belli bir süre işlettiği dosya kapsamı ile sabittir.
Bu bağlamda davacının sözleşmeden sonra fiilen işlettiği bir sürenin bulunması karşısında hükmedilen meblağdan «hakkaniyet indiriminin» yapılması gerektiği hususunun mahkemece gözardı edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, mahkemece yasal dayanağı da gösterilmeksizin davacının faaliyetinden men edilmesinin davalıyı «temerrüde» düşüreceğinden hareketle men tarihinin davalının «temerrüt tarihi» olarak kabulü de doğru bulunmamış, kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
… vacıdan kaynaklanmayan sebeplerle alınamadığı, alınan ruhsatın iptalinin söz konusu olduğu, bu nedenle davacının davalı ile 18.03.2011 tarihinde yapmış olduğu devir «sözleşmesinin iptali» ile zararlarını talep hakkına sahip bulunduğu, davacının ruhsat alımına esaslı engel olan dükkanların birleştirilmesi hususu düzeltilmeden diğer işleri yapsa da ruhsat alamayacağının sabit olduğu, faturaya göre demirbaşların toplam değerinin 2.000 TL bulunduğu, bu malzemelerin davalıya «teslim» edilmediğinin benimsendiği, davacının 27.08.2011 tarihinde faaliyetten men edildiği, bu nedenle faizin bu tarihten itibaren yürütüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9101 E. , 2011/1981 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.10.2008 tarih ve 2007/316 - 2008/307 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar, davalıyla cafe ve restoran olarak işlettiği işyerinin devri konusunda anlaştıklarını, yapılan pazarlık sonucu 5.074 YTL demirbaş bedeli ve 17.926 YTL hava parası ödediklerini, kira sözleşmesi imzaladıklarını, taşınmaz sahibi vekiline kira bedeli ödendiğini, ayrıca masraf yaptıklarını, işyerinin ruhsatının önceden iptal edildiğinin ortaya çıktığını, davalı ve taşınmaz sahibi vekilinin müvekkillerini dolandırdığını ileri sürerek, toplam 27.275.26 YTL’nın tahsiline, akdin feshine, malların bulunduğu yerden geri alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işyerinde kiracı olduğunu, başka işe girmek için malikiyle yaptığı görüşme sonucu tahliye ettiğini, daha sonra davacıların taşınmazı görmeye geldiklerini, aynı işi yapmak isteyen davacıların müvekkili elinde kalan demirbaş eşya ve gıda maddeleri için 23.000 YTL üzerinden anlaştıklarını, 4.500 YTL’nı kaparo olarak ödediklerini, daha sonra eşya ve demirbaşlarla ilgili olarak tamamını almaktan vazgeçtiklerini, bu durumun kabul edilerek 6.184 TL üzerinde yeniden anlaştıklarını, kaparo dikkate alındığında 1.684 YTL alacağının ödenmediğini, diğer iddiaların yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kiracı olarak işlettiği işyerinin davacılara devri konusunda devri için 23.000 YTL’ye anlaştıkları, 4.500 YTL satışı için kaparo aldığı, işyeri imara aykırılıktan dolayı davalının ruhsatının iptal edildiği, davalının ruhsat aslını 28.03.2007 tarihinde dava dışı belediyeye iade ettiği, davalının tanık dinlenmesine muvafakat etmediği, ancak bedel tayini ve kaparo alımına ilişkin olarak yazılı belgenin bulunduğu, yazılı delil başlangıcı sayılacağı, bu nedenle tanık dinlendiği, davacı tanıkların devir bedeli olan 23.000.00 YTL’nın davalıya ödendiğini açıkladıkları, bedelin ödenmeden işyerinin tesliminin yapılmayacağı, bu durumun hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, davacının üç aylık kullanımla elde edeceği asgari gelir ile yıpranma payı ve değer kaybı dikkate alındığında davacının alacağının tespit edildiği gerekçesiyle 17.500 YTL’nın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, işletme devir sözleşmesinin feshi, ödendiği iddia edilen devir bedelinin tahsili ile devre konu demirbaşların devreden tarafından geri alınmasına karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasında işyeri devir sözleşmesi akdedildiği, davalının kiracı olarak bulunduğu taşınmazda aldığı ruhsata bağlı olarak kafe ve restoran işlettiği, imara aykırılık nedeniyle aldığı ruhsatın iptal edildiğinin kendisine bildirildiği, 28.03.2007 tarihi itibariyle ruhsat aslını dava dışı belediyeye teslim ettiği, devirden sonra davacıların 01.04.2007 tarihli dava dışı taşınmaz sahibi ile yaptığı kira sözleşmesine istinaden bu işyerinde faaliyete başladıkları hususları uyuşmazlık konusu değildir. Dosya kapsamından ruhsatnamenin iptal edildiği hususunun davacılardan gizlendiği de anlaşılmaktadır. Davacıların akdin feshini talep etmelerinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki çekişme, sözleşmede kararlaştırılan devir bedeli tutarı ile bunun ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır.
Davacılar vekili, 5.074 YTL demirbaş bedeli ve 17.926 YTL hava parası olmak üzere davalıya toplam 23.000 YTL devir bedeli ödendiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasında tarihsiz olarak düzenlenen yazılı belgede davalının işletmesini 23.000 YTL satışı için davacılarla anlaştığı ve 4.500 YTL kaparo aldığı açıklamasına yer verilmiştir. Mahkemece bu belgenin devir bedelinin tutarı ve ödenmesine ilişkin yazılı delil başlangıcı olduğu ve işyeri tesliminin ödemeye karine teşkil ettiği kabul edilerek karşı konulmasına rağmen tanık dinlemek suretiyle yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuştur. Ancak, anılan belge kaparo alımına ilişkin senet mahiyetinde olup, kalan devir bedelinin ödendiğine dair bir açıklamaya yer vermemektedir.
İşyerinde davacıların faaliyete başlaması da bakiye bedelin ödendiğine karine değildir. Bu durum karşısında, devir bedelinin tamamının ödendiğinin davacının yazılı kanıtla ispat etmesi gerekmektedir. O halde, ödenen devir bedeliyle ilgili olarak ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Ayrıca, devir sözleşmesinin konusu demirbaşların davalı tarafından geri alındığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, davalının bu yönde açık bir beyanı bulunmamaktadır. Esasen, davalının demirbaşlarla ilgili olarak davacılardan ... adına fatura düzenlediği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde de demirbaşların geri alınmasına karar verilmesi istenmiştir. O halde, demirbaşların akıbeti tam olarak tespit edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de yanlış olmuştur.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014691600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz