Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8929 E. 2011/1811 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası yargılama↗ ön inceleme aşaması↗ bozma sonrası karar↗ tebligat↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak bozma ilamında belirtilen gerekçeler doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı Bakanlığa verilmiş bulunan teminat mektuplarının iadesi veya iptali istemine ilişkindir. HUMK’nun 429. maddesinde temyiz edilen bir kararın bozulması halinde mahkemece tarafların duruşmaya davet edilip dinlenmesinden sonra Yargıtay’ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda, bozma ve karar düzeltme aşamalarından sonra mahalline dönen dosyanın anılan madde uyarınca mahkemece yeniden esasa kayıt edilerek taraflara duruşma gün ve saatinin bildirilmesine tensiben karar verildiği, ancak davacı ... müdahiller vekillerine bozma sonrası yargılama için tayin edilen duruşma gün ve saatinin tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı Bakanlık vekiline bu konuda bir tebligatın yapılmadığı, dosyada buna ilişkin tebliğ parçasının olmadığı ve bozma sonrası tayin edilen duruşmaya davalı Bakanlık vekilinin katılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece bozma sonrasında davalı tarafın yokluğunda yargılama yapılarak bozmaya uyulmasına karar verilmesi ve yargılamanın sonuçlandırılması HUMK’nun anılan 429. maddesine aykırı görülmekle kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2829 E. 2018/8097 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamından sonra yapılan yargılama neticesinde; yetkili icra dairesinde yapılmayan takip nedeni ile açılan itirazın iptali davasında dava şartı gerçekleşmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18109 E. 2015/2530 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · çek iptali · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; 06/03/2013 tarihli duruşma davacı tarafça takip edilmediğinden HMK Md.150/1 uyarınca «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yasal 3 aylık süre içinde «yenilenmemiş» olduğu gerekçesiyle HMK 150/5 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda anılan gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda, duruşma gününün davacı «vekiline tebliğine» dair dosya içerisinde bir evrak bulunmamasına rağmen davanın takip edilmediğinden bahisle dava dosyasının «işlemden kaldırılması» doğru olmadığı gibi, bu işleme dayalı olarak HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi de doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 150/1 maddesine göre, «dosyanın işlemden kaldırılması» için duruşma gün ve saatinin taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması gerekir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/808 E. 2017/1544 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz kararda1-Dava, davalı Bakanlığa verilmiş bulunan «teminat» mektuplarının iadesi veya iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda«257»/1 hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, alacaklı yönünden «muaccel» hale gelen ve «rehinle temin edilmeyen alacak» için ihtiyati haczin koşullarının oluştuğu gerekçesiyle alacaklı vekilinin «ihtiyati haciz» talebi kabul edilmiş, 06.06.2016 tarihli ek karar ile alacaklı vekili tarafından ihtiyati haciz kararının verildiği günden itibaren 10 gün içinde «teminat» yatırılmadığı, yetkili icra müdürlüklerinden kararın «infazının» istenmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının İİK'nın 261/1 maddesi gereğince kendiliğinden ortadan kalkmış sayılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilmemiş alacak · i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · emredici hüküm · muacceliyet · infaz · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu kararda«257»/1 hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, alacaklı yönünden «muaccel» hale gelen ve «rehinle temin edilmeyen alacak» için ihtiyati haczin koşullarının oluştuğu gerekçesiyle alacaklı vekilinin «ihtiyati haciz» talebi kabul edilmiş, 06.06.2016 tarihli ek karar ile alacaklı vekili tarafından ihtiyati haciz kararının verildiği günden itibaren 10 gün içinde «teminat» yatırılmadığı, yetkili icra müdürlüklerinden kararın «infazının» istenmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının İİK'nın 261/1 maddesi gereğince kendiliğinden ortadan kalkmış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, belirtilen maddedeki usule göre bozma ilamının taraflara tebliği ile bozma ilamına karşı diyecekleri sorulduktan sonra uyulup uyulmama yönünde karar verilerek «ihtiyati hacze itirazın» reddi veya kabulü kararı verilmesi gerekirken, tensip ile yeniden «ihtiyati haciz» kararı verilmesi kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olup yok hükmündedir.
Mahkemenin daha sonra ek karar ile yok hükmünde olan bu «ihtiyati haciz» kararının İİK.m.261’de düzenlenen on günlük süre içinde «infaz» edilmediği gerekçesiyle, kendiliğinden ortadan kaldırılması yönünde bir karar vermesi doğru değildir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, ihtiyati hacze dayanak senedin «çek» türünde olduğu, borcun «muaccel» hale gelmiş olduğu, ihtiyati haczin dayandığı sebeplerin İİK m.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8929 E. , 2011/1811 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2009 tarih ve 2008/640 - 2009/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sözleşme ile kendilerine hac kimlik belgesi verilmiş 345 hac adayını sözleşme koşullarına uygun bir biçimde hacca götürme ve getirmeyi üstlendiğini, hac kimlik belgesi verilmemiş olan kişilerin sözleşme kapsamında bulunmadığını, davacı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında söz konusu teminat mektuplarının davalı bakanlık lehine verilmesine dair sözleşme düzenlendiğini, sözleşme ilişkisinin usulüne uygun yerine getirilmesi nedeniyle sona ermiş olmasına karşın, teminat mektuplarının iade edilmediğini ve sözleşme kapsamında olmayan 39 kişinin hacca götürülmediği ve paralarının iade edilmediğini ileri sürerek banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesine çalışıldığını ileri sürerek, davalı tarafın, taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartnameye göre hukuka aykırı talebi ile çıkarmış olduğu haksız sataşmanın önlenmesi ve sözleşme ilişkisinin sona ermesi nedeniyle davalıya verilmiş olan 32.250 USD ve 55.250 USD tutarındaki iki banka teminat mektubunun hükümsüzlüğü ile iadelerinin sağlanmasına veya iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sorumluluğunun hacca giden adaylardan ibaret olmayıp, hacca götürme vaadiyle kendileri adına para toplayan ve hacca götürülmeyen vatandaşlarında zararlarından sorumluluğu içerdiğini, bakanlık işleminde hiç bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı yanında davaya müdahale talebinde bulunanlar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak bozma ilamında belirtilen gerekçeler doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı Bakanlığa verilmiş bulunan teminat mektuplarının iadesi veya iptali istemine ilişkindir. HUMK’nun 429. maddesinde temyiz edilen bir kararın bozulması halinde mahkemece tarafların duruşmaya davet edilip dinlenmesinden sonra Yargıtay’ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda, bozma ve karar düzeltme aşamalarından sonra mahalline dönen dosyanın anılan madde uyarınca mahkemece yeniden esasa kayıt edilerek taraflara duruşma gün ve saatinin bildirilmesine tensiben karar verildiği, ancak davacı ... müdahiller vekillerine bozma sonrası yargılama için tayin edilen duruşma gün ve saatinin tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı Bakanlık vekiline bu konuda bir tebligatın yapılmadığı, dosyada buna ilişkin tebliğ parçasının olmadığı ve bozma sonrası tayin edilen duruşmaya davalı Bakanlık vekilinin katılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece bozma sonrasında davalı tarafın yokluğunda yargılama yapılarak bozmaya uyulmasına karar verilmesi ve yargılamanın sonuçlandırılması HUMK’nun anılan 429. maddesine aykırı görülmekle kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014667000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz