Kıymetli Evrak İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3224 E. 2011/1805 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ara karar↗ hak düşürücü süre↗ kâr kaybı↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, markanın iptalini isteyen davacının uzunca bir süre dava açmayarak MK 2.madde gereğince dava açma hakkını kaybettiğinden davanın reddi gerektiği gibi ayrıca davalının markasının tescilli bulunduğu 25.sınıf açısından markayı kullandığına ilişkin delilleri ibraz etmesi ve markayı ciddi olarak kullandığının anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulnmamasına ve 556 Sayılı KHK'nu 14 ve 42/1-(c) maddesinde tanınmış markalara yönelik bir istisnada getirilmemiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu 138085 sayılı "Zeki" ibareli marka 25. sınıftaki bir kısım emtia için 09.09.1970 tarihinden itibaren davalı adına tescillidir. Davacı taraf 556 Saylı KHK'nin 14 ve 42/1-(c) maddeleri uyarınca söz konusu markanın kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
556 Sayılı KHK'nin 14. maddesine göre, "markanın tescil tarihinden itibaren haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde marka iptal edilir." Aynı KHK'nin 42/1-(c) bendine göre de, "14. maddeye aykırılık hükümsüzlük nedenidir." Böylece, tescilli marka hakkı sahibine markanın tescil edildiği mal veya hizmetler de kullanılması zorunluluğu getirilmiştir. Markanın tescil edildiği tarihten itibaren kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesinin müeyyidesi ise, yukarıda açıklanan hükümlerde belirtilen koşulların oluşması halinde açılacak bir dava ile mahkemece markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesidir. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, kullanmama nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne ilişkin bir dava anılan maddelerde belirtilen 5 yıllık sürenin gerçekleştiği andan itibaren her zaman açılabileceğinden; böyle bir davada MK'nun 2. maddesi uyarınca sessiz kalma yoluyla dava açma hakkının yitirilmesi söz konusu değildir.
Her ne kadar, Dairemizin 25.11.1997 tarih 5417/9676, 11.09.2000 tarih 5607/6604 ve 08.04.2002 tarih 10860/3275 sayılı kararlarında, 556 Sayılı KHK'nun 42/1-(a) bendinde tanınmış markalar için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin enazından diğer markalar yönünden açılacak davalar için de uygulanarak yasal boşluğun doldurulması uygun görülmüşse de; anılan kararlar 556 Sayılı KHK'nin 42/1-(a) ve (b) bentlerine dayalı olarak açılan hükümsüzlük davalarına ilişkin olup, aynı maddenin diğer bentlerinde belirtilen iptal sebeplerinin gerçekleştiği iddiasına dayalı hükümsüzlük davalarında uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu bakımdan mahkemenin davacının kendi markasını tescil ettirdiği 1996 yılından işlbu davanın açıldığı 2007 yılına kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğine ve MK' nun 2. maddesi uyarınca sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığına dair gerekçesi yerinde değildir.
Öte yandan, mahkemece davalı markasının tescilli olduğu 25. sınıftaki emtia üzerinde kullanıldığı gerekçesiyle de davanın reddine karar verilmişse de, davalı adına tescilli 138085 sayılı marka" jarse, yün, pamuk, merserize, sentetik ipek, penye, kumaş veya örgüden mamul kadın için; elbise, döpiyes, manto, trençkont, tayyör, tek ceket, bluz, etek, pelerin, anorak, tuvalet, gelinlik, kaban, tunik, pantolon, erkek için; klasik ve spor gömlek, tek ceket, pantolon, şort, smokin, frak, trençkot, palto, kollu ve kolsuz yelek, anorak, kaşkol, bisiklet, balıkçı kazak ve süeter"için tescillidir. Dava konusu marka kapsamındaki emtia Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin TPE Tebliği' ne göre aynı sınıf ve aynı altgrupta sayılan mallardan oluşsa dahi, 556 Sayılı KHK'nin 14. maddesi uyarınca markanın tescil olunduğu mallar üzerinde 5 yıl kesintisiz kullanıldığını davalı tarafça kanıtlanması gereklidir. Davalı markasının aynı sınıf ve aynı altgruptaki bir kısım mallar üzerinde kullanılması tescilli olduğu diğer 25. sınıf mallar bakımından da markanın 556 Sayılı KHK'nin 14. maddesi anlamında ciddi bir şekilde kullanıldığı sonucunu doğurmaz. Şayet, dava konusu markanın tescilli olduğu 25. sınıftaki birkısım mallar üzerinde 5 yıl süre ile kullanılmadığının saptanması halinde 556 Sayılı KHK'nin 42/1-(c) bendi aynı maddenin son fıkrası uyarınca yalnız o mallar için hükümsüzlüğüne karar verilir. Bu durumda mahkemece davalının kullanıma dair sunduğu delillerin dava konusu 138085 sayılı markanın tescilli olduğu her bir emtia için ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle davalının markasının kullanılmadığı mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken dava sonusu markanın 25. sınıf emtia üzerinde kullandığına dair yetersiz değerlendirme ve kararda yazılı gerekçeyle davanın reddi dahi isabetli olmadığından kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7903 E. 2022/2816 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi · iltibas
Benzer bu kararda6/1 kapsamında yapılabilecek benzerlik ve «iltibas» değerlendirmesinin SMK m.5/1-ç kapsamında mutlak red «sebebi» kapsamında yapılamayacak olması nedeniyle davanın kabulü ile kısmi ret kararına yapılan itirazın reddine dair verilen YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerek …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3154 E. 2024/5135 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mükerrerlik · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… İngilizce kökenli olup ... ibaresinin “beş” ve “advanced gloves” kelimesinin “ileri eldivenler” anlamlarına geldiği, markada yer alan “advanced gloves” kelimesinin «ayırt ediciliği» zayıf, tescili talep edilen emtialar için tanımlayıcı, açıklayıcı ibare olduğu, dolayısı ile davacının markasında ... ibaresinin esaslı unsur olduğu, davacının marka başvurusunun kısmen reddine dayanak markanın da kelime markası olduğu, redde mesnet markadaki esaslı unsurun da ... olduğu, markalardaki esaslı unsur “...” ibaresi olup markalarda ayırt ediciliği sağlayıcı başka bir öğe bulunmadığı, markanın bütün olarak bıraktığı izlenim dikkate alındığında markanın ayırt edici, hakim nitelikteki ve baskın unsurunun "..." olduğu, dolayısıyla redde mesnet marka ile davacı markası arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, marka hakkının kazanılmasında "tescil" ve "başvuruda öncelik" ilkesinin hakim olduğu, tescilli bir markanın varlığı halinde, aynı veya benzer olan işaretin «mükerrer» tesciline izin verilmeyeceği, davacının marka başvurusunun kapsamında yer alan “motorsiklet eldivenleri” emtiasının koruyucu amaçlı giysi niteliğinde olduğu, redde …
… lik olduğunu, müvekkilinin ürünlerinin alıcısının dikkatli ve bilinçli tüketici olduğunu, müvekkiline ait markanın uzun yıllardan beri tüm dünyada kullanıldığını ve «ayırt edicilik» kazandığını, markaların yazım şekillerinin birbirinden farklı olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2016-M-8221 sayılı kararının 25. sınıf emtia yönünden iptal …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3224 E. , 2011/1805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.09.2008 tarih ve 2007/10-2008/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekillerince istenmiş olmakla, duruşma için 15.02.2011 tarihi belirlenmiş ise de, davacı vekilinin 15.02.2011 tarihli duruşmadan vazgeçme dikkate alınarak duruşmadan vazgeçilmiştir, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili “Davalı ... adına 138085 no ile 25. sınıfta tescilli ZEKİ markasının kullanmadığını ve kullanıma 5 yıldır ara verildiğini ”iddia ederek 556 s.KHK’nın 14 ve 42.maddeleri uyarınca .....ibareli markanın bu sınıf açısından hükümsüzlüğüne ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili , müvekkili şirketin markasının 1970 yılından bu yana tesçilli olduğunu, davacının hükümsüzlük talebinin öncelikle zamanaşımına uğradığını, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, hükümsüzlük davası açma hakkını kaybettiğini, bu davanın açılmasında davacı tarafın hukuki menfaatlerinin bulunmadığını, Zeki markasının tanınmış marka olduğunu, davanın kötüniyetle ikame edildiğini, davanın kabulü halinde dahi davalının markası tanınmış marka olduğundan davacının bu markayı kullanamayacağından iş bu davayı açmakta iyiniyetli olmadığını ve hukuki yararı da bulunmadığını, mayonun iç giyim değil dış giyim eşyası olduğunu,markanın bu sınıfta kullanıldığına ilişkin tüm belgelerinin mevcut bulunduğunu beyan ederek davacı tarafın davasının haksız ve yersiz olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, markanın iptalini isteyen davacının uzunca bir süre dava açmayarak MK 2.madde gereğince dava açma hakkını kaybettiğinden davanın reddi gerektiği gibi ayrıca davalının markasının tescilli bulunduğu 25.sınıf açısından markayı kullandığına ilişkin delilleri ibraz etmesi ve markayı ciddi olarak kullandığının anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulnmamasına ve 556 Sayılı KHK'nu 14 ve 42/1-(c) maddesinde tanınmış markalara yönelik bir istisnada getirilmemiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu 138085 sayılı "Zeki" ibareli marka 25. sınıftaki bir kısım emtia için 09.09.1970 tarihinden itibaren davalı adına tescillidir. Davacı taraf 556 Saylı KHK'nin 14 ve 42/1-(c) maddeleri uyarınca söz konusu markanın kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
556 Sayılı KHK'nin 14. maddesine göre, "markanın tescil tarihinden itibaren haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde marka iptal edilir." Aynı KHK'nin 42/1-(c) bendine göre de, "14. maddeye aykırılık hükümsüzlük nedenidir." Böylece, tescilli marka hakkı sahibine markanın tescil edildiği mal veya hizmetler de kullanılması zorunluluğu getirilmiştir. Markanın tescil edildiği tarihten itibaren kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesinin müeyyidesi ise, yukarıda açıklanan hükümlerde belirtilen koşulların oluşması halinde açılacak bir dava ile mahkemece markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesidir. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, kullanmama nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne ilişkin bir dava anılan maddelerde belirtilen 5 yıllık sürenin gerçekleştiği andan itibaren her zaman açılabileceğinden;
böyle bir davada MK'nun 2. maddesi uyarınca sessiz kalma yoluyla dava açma hakkının yitirilmesi söz konusu değildir.
Her ne kadar, Dairemizin 25.11.1997 tarih 5417/9676, 11.09.2000 tarih 5607/6604 ve 08.04.2002 tarih 10860/3275 sayılı kararlarında, 556 Sayılı KHK'nun 42/1-(a) bendinde tanınmış markalar için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin enazından diğer markalar yönünden açılacak davalar için de uygulanarak yasal boşluğun doldurulması uygun görülmüşse de; anılan kararlar 556 Sayılı KHK'nin 42/1-(a) ve (b) bentlerine dayalı olarak açılan hükümsüzlük davalarına ilişkin olup, aynı maddenin diğer bentlerinde belirtilen iptal sebeplerinin gerçekleştiği iddiasına dayalı hükümsüzlük davalarında uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu bakımdan mahkemenin davacının kendi markasını tescil ettirdiği 1996 yılından işlbu davanın açıldığı 2007 yılına kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğine ve MK' nun 2.
maddesi uyarınca sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığına dair gerekçesi yerinde değildir.
Öte yandan, mahkemece davalı markasının tescilli olduğu 25. sınıftaki emtia üzerinde kullanıldığı gerekçesiyle de davanın reddine karar verilmişse de, davalı adına tescilli 138085 sayılı marka" jarse, yün, pamuk, merserize, sentetik ipek, penye, kumaş veya örgüden mamul kadın için; elbise, döpiyes, manto, trençkont, tayyör, tek ceket, bluz, etek, pelerin, anorak, tuvalet, gelinlik, kaban, tunik, pantolon, erkek için; klasik ve spor gömlek, tek ceket, pantolon, şort, smokin, frak, trençkot, palto, kollu ve kolsuz yelek, anorak, kaşkol, bisiklet, balıkçı kazak ve süeter"için tescillidir. Dava konusu marka kapsamındaki emtia Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin TPE Tebliği' ne göre aynı sınıf ve aynı altgrupta sayılan mallardan oluşsa dahi, 556 Sayılı KHK'nin 14.
maddesi uyarınca markanın tescil olunduğu mallar üzerinde 5 yıl kesintisiz kullanıldığını davalı tarafça kanıtlanması gereklidir. Davalı markasının aynı sınıf ve aynı altgruptaki bir kısım mallar üzerinde kullanılması tescilli olduğu diğer 25. sınıf mallar bakımından da markanın 556 Sayılı KHK'nin 14. maddesi anlamında ciddi bir şekilde kullanıldığı sonucunu doğurmaz. Şayet, dava konusu markanın tescilli olduğu 25. sınıftaki birkısım mallar üzerinde 5 yıl süre ile kullanılmadığının saptanması halinde 556 Sayılı KHK'nin 42/1-(c) bendi aynı maddenin son fıkrası uyarınca yalnız o mallar için hükümsüzlüğüne karar verilir. Bu durumda mahkemece davalının kullanıma dair sunduğu delillerin dava konusu 138085 sayılı markanın tescilli olduğu her bir emtia için ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle davalının markasının kullanılmadığı mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken dava sonusu markanın 25.
sınıf emtia üzerinde kullandığına dair yetersiz değerlendirme ve kararda yazılı gerekçeyle davanın reddi dahi isabetli olmadığından kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014637200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz