Cmr konvansiyonu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7517 E. 2011/1326 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr konvansiyonu↗ cmr↗ taahhütname↗ temsil↗ teslim↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Mersin Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü’nden dava konusu tırlara yüklenen çayların gasp edilerek tırlarla birlikte kaçırıldığı, faiillerin bulunamadığı, davalı şirket adına diğer davalı ...’in imzası ile davacıdan alınan çayların Bulgaristan’daki alıcısına teslim edilinceye kadar her türlü sorumluluğun üstlenildiği, bu taahhütnamede davalı ...’in imzasının bulunmadığı, anılan taahhütnamenin davalı şirket ile Şahabettin’i bağladığı, diğer davalıyı şahsen bağlamadığı, davalı ...’in tek başına davalı şirketi temsile yetkili olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın sübut bulmadığından reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne, 40.986 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası’nın bir yıl vadeli dövize uyguladığı en yüksek faizi ile birlikten anılan davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uluslararası kara taşıması sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Ülkemiz, 30.10.1995 tarihinde CMR Konvansiyonu'nu kabul etmiş ve anılan Konvansiyon hükümleri, bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasasının 90/son maddesi uyarınca, usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. CMR Konvansiyonunun 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az birisinin akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milletine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır. TTK'nın taşımaya ilişkin hükümleri halen yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar için daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonunun öncelikli olarak uygulanması gerekmektedir.
O halde mahkemece, somut uyuşmazlık yönünden de uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla, CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca davalıların sorumluluğunun ve kendilerine husumet yöneltilip yöneltilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde TTK'nın taşımaya ilişkin hükümlerine göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9904 E. 2015/12344 K.
Ortak:temsil · teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… erek tırlarla birlikte kaçırıldığı, faiillerin bulunamadığı, davalı şirket adına diğer davalı ...’in imzası ile davacıdan alınan çayların Bulgaristan’daki alıcısına «teslim» edilinceye kadar her türlü sorumluluğun üstlenildiği, bu «taahhütnamede» davalı ...’in imzasının bulunmadığı, anılan taahhütnamenin davalı şirket ile Şahabettin’i bağladığı, diğer davalıyı şahsen bağlamadığı, davalı ...’in tek başına davalı şirketi «temsile» yetkili olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın sübut bulmadığından reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne, 40.986 USD’nin dava t …
Anayasasının 90/«son» maddesi uyarınca, usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir.
CMR Konvansiyonunun 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, yükleme yeri ve «teslim» için belirlenen yerin en az birisinin akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milletine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, «ekspertiz raporu», bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın davacı nezdinde sigortalı bulunduğunu, 05/09/2001 tarihinde davalılardan ... taşıma şirketi antedli ... kapsamında ...a taşınıp alıcısına «teslim» edilmek üzere ... ve ... plakalı araçlarla yola çıktığı, emtianın «taşıyıcıya» hasarsız şekilde teslim edildiği, alıcıya teslim sırasında düzenlenen hamule senedinde ise hasarlı 42 kolinin bulunduğu notunun düşüldüğü ve bu durum ... «temsilcisi» ile araç sürücüsünün imzaları ile belirlendiği, TTK'nın 781. maddesi uyarınca taşıma sırasında meydana geldiği anlaşılan hasardan «taşıyıcının sorumlu» olduğu, davacının sigortalısına ödediği gerekçesiyle, 3.214.552.046 TL'nin 20.12.2001 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Anayasası 90/«son» maddesi uyarınca, usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir.
CMR Konvansiyonu’nun 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, yükleme yeri ve «teslim» için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milletine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asıl taşıyıcı · eksper raporu · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil · riziko · reeskont faizi · taşıyıcı · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, «ekspertiz raporu», bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın davacı nezdinde sigortalı bulunduğunu, 05/09/2001 tarihinde davalılardan ... taşıma şirketi antedli ... kapsamında ...a taşınıp alıcısına «teslim» edilmek üzere ... ve ... plakalı araçlarla yola çıktığı, emtianın «taşıyıcıya» hasarsız şekilde teslim edildiği, alıcıya teslim sırasında düzenlenen hamule senedinde ise hasarlı 42 kolinin bulunduğu notunun düşüldüğü ve bu durum ... «temsilcisi» ile araç sürücüsünün imzaları ile belirlendiği, TTK'nın 781. maddesi uyarınca taşıma sırasında meydana geldiği anlaşılan hasardan «taşıyıcının sorumlu» olduğu, davacının sigortalısına ödediği gerekçesiyle, 3.214.552.046 TL'nin 20.12.2001 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın, uluslararası kara taşıması sırasında uğradığı «hasar» bedelinin, «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta da esasen CMR Konvansiyonu’na tabi bir taşıma söz konusu olduğundan, anılan Konvansiyon’un 36. maddesi uyarınca, ilk ve «son» «taşıyıcılar» aleyhine müteselsil tahsil talebiyle dava açılması mümkün ise de, davalı ... vekili, müvekkilinin taşıyıcı olmadığını savunmuş olup, mahkemece bu savunma yeterince incelenmeden, davalı şirketin «asıl taşıyıcı» olduğu kabul edilmiş ve olaya TTK hükümleri uygulanarak uyuşmazlık çözülmeye çalışılmıştır.
O halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman/uzmanlara «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davalıların savunmalarının değerlendirilmesi ve uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8194 E. 2013/23266 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAnayasasının 90/«son» maddesi uyarınca, usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir.
Benzer bu karardaAnayasası’nın 90. maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma işleri komisyoncusu · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil · temerrüt tarihi · ticari faiz · komisyon · taşıyıcı · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin «taşıma işleri komisyoncusu» sıfatıyla hareket ettiği, meydana gelen zarardan «taşıyıcı» gibi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 26.500,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, karar verilmiştir.
2- Dava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
O halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7517 E. , 2011/1326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2009 tarih ve 2006/229-2008/290 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Bulgaristan’a sattığı çayların anılan ülkeye taşınması için davalılara ait 2 adet TIR'a yüklendiğini, davalıların müvekkiline ayrıca taahhütname başlıklı yazı verdiğini, emtia yola çıktıktan bir gün sonra davalıların müvekkilini arayarak araçlardan birinin soyulduğunu ve emtianın kaçırıldığını bildirdiklerini, davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 40.986 USD’nın reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, İkizler-Zıynep Hyuseın ET’nin ayrı tüzel kişiliği olan bir şirket olduğunu, yükü taşıyan araçların da bu şirkete ait olduğunu, davanın bu şirkete karşı açılmasının gerektiğini, araçtan davacıya ait emtianın çalınması olayı ile ilgili olarak Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma yürüttüğünü, müvekkillerinin bu dosyada şüpheli olmadıklarını, TTK’nun 781. maddesine göre kusurları bulunmadığı için müvekkillerinin zarardan sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Mersin Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü’nden dava konusu tırlara yüklenen çayların gasp edilerek tırlarla birlikte kaçırıldığı, faiillerin bulunamadığı, davalı şirket adına diğer davalı ...’in imzası ile davacıdan alınan çayların Bulgaristan’daki alıcısına teslim edilinceye kadar her türlü sorumluluğun üstlenildiği, bu taahhütnamede davalı ...’in imzasının bulunmadığı, anılan taahhütnamenin davalı şirket ile Şahabettin’i bağladığı, diğer davalıyı şahsen bağlamadığı, davalı ...’in tek başına davalı şirketi temsile yetkili olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın sübut bulmadığından reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne, 40.986 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası’nın bir yıl vadeli dövize uyguladığı en yüksek faizi ile birlikten anılan davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uluslararası kara taşıması sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Ülkemiz, 30.10.1995 tarihinde CMR Konvansiyonu'nu kabul etmiş ve anılan Konvansiyon hükümleri, bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasasının 90/son maddesi uyarınca, usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. CMR Konvansiyonunun 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az birisinin akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milletine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır. TTK'nın taşımaya ilişkin hükümleri halen yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar için daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonunun öncelikli olarak uygulanması gerekmektedir.
O halde mahkemece, somut uyuşmazlık yönünden de uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla, CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca davalıların sorumluluğunun ve kendilerine husumet yöneltilip yöneltilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde TTK'nın taşımaya ilişkin hükümlerine göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 08.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014072000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz