Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/7660 E. 2010/3373 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil sorumluluk↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi tazminat↗ ilan↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı tarafa ait gazete nüshasında yer alan HÜRRİYET ibaresinin davacı tarafınki ile birebir aynı olduğu, tek farkın davalı nüshasında yer alan “DÜNDEN BUGÜNE” ibaresi olduğu, bu ibarenin de davacının markası kapsamında kaldığı, ancak bunun ayırt edici bir niteliğinin bulunmadığı, davalılar vekili tarafından müvekkillerinin yayının bir gün önceden hazırlandığı ve eylemin 5187 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesi kapsamında kaldığı savunulmuş ise de, yayın tarihinin 26.06.2004 oluşu ve Yasa’nın “556 sayılı KHK hükümleri saklıdır. Ancak, bu Kanunun yürürlük tarihinde 5680 sayılı Basın Kanunu gereği mevkute neşredenle, 556 sayılı KHK hükümleri gereği mevkute neştermekten alıkonamazlar” biçimindeki hükmünün, davalıların yayımını kapsamaması ve Kanunun yürürlüğe girdiği 26.06.2004 tarihinde davalıların bir gazete yayınının bulunmaması nedeniyle bu savunmaya itibar edilmediği, davalı eyleminin 556 sayılı KHK’nin 61/17 ve 9. maddesi kapsamında bir markaya tecavüz olduğu, 5187 sayılı Yasa’nın 13. maddesi gereğinde süreli yayın sahibi olan davalı şirket ile şirketin temsilcisi davalı ...’in müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, sorumlu müdür olan davalı ...’nun ise sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespiti ile 50.000 YTL maddi tazminatın ve 556 sayılı KHK’nin 67. maddesi gereğince takdiren 10.000 YTL tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, takdiren 5.000 YTL manevi tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iki davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, markaya tecavüz oluşturan yayınların toplatılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı tarafından davacı şirket adına tescilli “DÜNDEN BUGÜNE HÜRRİYET” markası ile “HÜRRİYET” marka ve logosunun aynen kullanılmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespit ve davalı taraf yayınının durdurulması, 556 sayılı KHK’nin 66/c maddesi gereğince maddi tazminat ile 68.maddesi gereğince manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, “Dünden Bugüne Hürriyet” adlı gazetenin ilk nüshasının 26.06.2004 tarihinde yayınlandığını, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun ise 26.06.2004 tarih ve 25504 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe girdiğini, yasanın 9/2.maddesinde yazılı “556 sayılı KHK hükümleri saklıdır. Ancak, bu Kanunun yürürlük tarihinde 5680 sayılı Basın Kanunu gereği mevkute neşredenler, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereği mevkute neşretmekten alıkonulamazlar.” hükmü gereğince, davacı tarafın işbu davayı açamayacağını, aynı konuda ceza mahkemesince beraat kararı verildiğini savunmuştur.
İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2005/260 E numarası ile sanık ..., ... ve 4 kişi hakkında, aynı olay nedeniyle 556 sayılı KHK hükümlerine muhalefet nedeniyle açılan davada, “5187 sayılı Yasa’nın 9/2.maddesinde öngörülen düzenlemeden sanıkların yararlanacağı ve sanıklara yüklenen suçun işlenmediği” kanaati ile sanıkların beraatına karar verilmiştir. Örneği sunulan 2005/260 E, 2007/1200 K sayılı ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği ise dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
BK.nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesinden verilen delil yetersizliğinden beraat kararının bir bağlayıcılığı bulunmamakta ise de, mahkumiyet veya suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle verilen beraat kararları hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Mahkemece BK.nun 53.maddesi uyarınca ceza davası sonucu beklenerek, sanıklar hakkındaki beraat kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7197 E. 2014/10446 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · ilan · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… lı KHK’nin 61/17 ve 9. maddesi kapsamında bir markaya tecavüz olduğu, 5187 sayılı Yasa’nın 13. maddesi gereğinde süreli yayın sahibi olan davalı şirket ile şirketin «temsilcisi» davalı ...’in müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, sorumlu müdür olan davalı ...’nun ise sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, diğer davalıların eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ile 50.000 YTL «maddi tazminatın» ve 556 sayılı KHK’nin 67. maddesi gereğince takdiren 10.000 YTL tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, takdiren 5.000 YTL manevi tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iki davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», markaya tecavüz oluşturan yayınların toplatılmasına karar verilmiştir.
1- Dava, davalı tarafından davacı şirket adına tescilli “DÜNDEN BUGÜNE HÜRRİYET” markası ile “HÜRRİYET” marka ve logosunun aynen kullanılmak suretiyle davacının «marka hakkına tecavüzün» tespit ve davalı taraf yayınının durdurulması, 556 sayılı KHK’nin 66/c maddesi gereğince «maddi tazminat» ile 68.maddesi gereğince manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… lı KHK’nin 61/17 ve 9. maddesi kapsamında bir markaya tecavüz olduğu, 5187 sayılı Yasa’nın 13. maddesi gereğinde süreli yayın sahibi olan davalı şirket ile şirketin «temsilcisi» davalı ...’in müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, sorumlu müdür olan davalı ...’nun ise sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, diğer davalıların eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ile 50.000 YTL «maddi tazminatın» ve 556 sayılı KHK’nin 67. maddesi gereğince takdiren 10.000 YTL tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, takdiren 50.000 YTL manevi tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iki davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», markaya tecavüz oluşturan yayınların toplatılmasına dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, eski kararda direnilmiş, davalılardan şirket ve ... vekilinin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunca «direnme» kararı yerinde görülerek işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmek üzere dosya Dairemize gönderilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı
Benzer bu kararda… lı KHK’nin 61/17 ve 9. maddesi kapsamında bir markaya tecavüz olduğu, 5187 sayılı Yasa’nın 13. maddesi gereğinde süreli yayın sahibi olan davalı şirket ile şirketin «temsilcisi» davalı ...’in müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, sorumlu müdür olan davalı ...’nun ise sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, diğer davalıların eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ile 50.000 YTL «maddi tazminatın» ve 556 sayılı KHK’nin 67. maddesi gereğince takdiren 10.000 YTL tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, takdiren 50.000 YTL manevi tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iki davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», markaya tecavüz oluşturan yayınların toplatılmasına dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, eski kararda direnilmiş, davalılardan şirket ve ... vekilinin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunca «direnme» kararı yerinde görülerek işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmek üzere dosya Dairemize gönderilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3704 E. 2015/11632 K.
Ortak:ilan
İncelediğiniz kararda… lı KHK’nin 61/17 ve 9. maddesi kapsamında bir markaya tecavüz olduğu, 5187 sayılı Yasa’nın 13. maddesi gereğinde süreli yayın sahibi olan davalı şirket ile şirketin «temsilcisi» davalı ...’in müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, sorumlu müdür olan davalı ...’nun ise sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, diğer davalıların eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ile 50.000 YTL «maddi tazminatın» ve 556 sayılı KHK’nin 67. maddesi gereğince takdiren 10.000 YTL tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, takdiren 5.000 YTL manevi tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iki davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», markaya tecavüz oluşturan yayınların toplatılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 57/5 maddesi uyarınca «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda… tarihlerine ilişkin geçmişteki gazete nüshaları incelenerek kullanım şekli denetlenmek suretiyle Medeni Kanunun 2. maddesi hükmü kapsamında sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» doğup doğmadığının araştırılması gerekirken «eksik inceleme» ile davalının mevkutesinde “G.” sözcüğünü büyük puntolarla ve ön plana çıkartarak kullanmasının, davacının “G.” isimli mevkutesi ile «iltibasa» mahal verdiği, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar ve …
2- Davalı tarafça «uyuşmazlık konusu» “Türkiye'nin yaşam gazetesi S.'la G.” ibaresinin uzunca bir süredir kullanıldığı halde dava açmayan davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı da savunulmuştur.
Mahkemece, davalı eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 57/5 maddesi uyarınca «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davacı tarafça, davalının belirtilen şekilde mevkute yayınlamasına karşı Basın Kanunu hükümlerine dayalı bir önleme «yetkisinin» kullanıldığı hususu iddia edilmediğine göre, davacının anılan kanun hükümleri uyarınca imtiyaz hakkı sahibi olması tek başına koruma sağlamaz.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15052 E. 2017/2355 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… lı KHK’nin 61/17 ve 9. maddesi kapsamında bir markaya tecavüz olduğu, 5187 sayılı Yasa’nın 13. maddesi gereğinde süreli yayın sahibi olan davalı şirket ile şirketin «temsilcisi» davalı ...’in müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, sorumlu müdür olan davalı ...’nun ise sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, diğer davalıların eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ile 50.000 YTL «maddi tazminatın» ve 556 sayılı KHK’nin 67. maddesi gereğince takdiren 10.000 YTL tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, takdiren 5.000 YTL manevi tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iki davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», markaya tecavüz oluşturan yayınların toplatılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti. adına kayıtlı olup, hükümsüzlük davasında kayıt maliki olmayan diğer davalı ...'e «husumet» düşmediğinden ona karşı açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde anılan davalı hakkında da hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ba beyannamesi · ara karar · haksız rekabet
Benzer bu karardaGazetesi için mevkute «beyannamesi» verilmekle gazeteyi çıkarma hakkını kazandığı, davacının 2. mevkute beyannamesini ise 16.08.2013 tarihinde verdiği, davacı tarafından yayına kesintisiz «ara» verilmediğinden davacının beyannamesinin hükümsüz olmadığı, davalı şirketin "..." adlı marka için 09.10.2012 tarihinde tescil başvurusu yaptığı, 16 ve 41.sınıflarda tescil edildiği, ayrıca "..." Gazetesi'ni çıkarabilmek için 29.07.2013 tarihinde mevkute başvurusu yaptığı, davacının öncelik hakkına haiz olduğu, davalının bu ismi basın-yayım ve gazetecilik hizmeti sınıfında kullandığı, ancak davalının adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmediği sürece hukuken var olan hakkını fiilen kullanılmasının «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/85164 nolu "..." markasının 16.sınıf hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, diğer ta …
2- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, iptali istenilen marka davalı ...
1 benzer karar daha
-
Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5119 E. 2023/3106 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · ilan · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… lı KHK’nin 61/17 ve 9. maddesi kapsamında bir markaya tecavüz olduğu, 5187 sayılı Yasa’nın 13. maddesi gereğinde süreli yayın sahibi olan davalı şirket ile şirketin «temsilcisi» davalı ...’in müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, sorumlu müdür olan davalı ...’nun ise sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, diğer davalıların eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ile 50.000 YTL «maddi tazminatın» ve 556 sayılı KHK’nin 67. maddesi gereğince takdiren 10.000 YTL tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, takdiren 5.000 YTL manevi tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iki davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», markaya tecavüz oluşturan yayınların toplatılmasına karar verilmiştir.
1- Dava, davalı tarafından davacı şirket adına tescilli “DÜNDEN BUGÜNE HÜRRİYET” markası ile “HÜRRİYET” marka ve logosunun aynen kullanılmak suretiyle davacının «marka hakkına tecavüzün» tespit ve davalı taraf yayınının durdurulması, 556 sayılı KHK’nin 66/c maddesi gereğince «maddi tazminat» ile 68.maddesi gereğince manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı ve karşı davacı vekili tarafından kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, asıl dava yönünden; «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men ve ref'i ile 4.415,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hüküm olunmasına, davalı ... yönünden davanın reddine, karşı davanın da esastan reddine birleşen marka hükümsüzlüğü davasında davalı şirket yönünden «pasif husumetten», gerçek kişi yönünden ise esas yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
… ile davalı karşı davacı adına kayıtlı 2011 /58592 sayılı BEBEK POSTASI markası 16. sınıfda “basılı yayınlar"' da kullanılmak üzere tescilli bulunduğundan, davacının «marka hakkına tecavüzün» bulunmadığı, davalı Bebek Postası markasını ilk kez marka tescilinden sonra kullandığından somut olayda «haksız rekabet» hükümlerinin uygulanamayacağı, matbaacılık hizmeti veren davalı ...
A,Ş. mevkute «beyannamesi» «ibrazı» üzerine siparişi bastığından ve Bebek Postası markası tescilli kullanıma dayandığından davalı ...Ş. tarafından gerçekleştirilen ticari faaliyetin davacının «marka hakkına tecavüz» olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği, karşı dava yönünden davacı karşı davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba beyannamesi · bilirkişi raporuna itiraz · ara karar · pasif husumet · kâr dağıtımı · bilirkişi incelemesi · ortalama tüketici · fatura
Benzer bu kararda… menin gerekçeli kararında sadece bilirkişi raporundaki ibarelere yer vermekle yetinildiği, hiçbir taleplerinin karşılamadığını, iddia ve savunmalara yer vermeksizin «bilirkişi raporuna itirazlar» konusunda gerekçesi ile birlikte açıklama yapılmaksızın taleplerinin reddedilmiş olması karşısında, mahkeme kararının gerekçesi bulunduğundan söz edilemeyeceği bilirkişi raporunda tescilli markalar yönünden yapılan inceleme başlığı ile düzenlenen kısımda hukuki yönden davalı ve davacı markalarının birbiri ile aynı olduğu, tescil edilen sınıfların farklı olduğu ancak fiilen aynı sektörde aynı emtia ve hizmet için kullanıldığı ve Bebek semtinde yaşayanlara ilişkin haber ve reklamları içeren gazetecilik basım ve «dağıtımı» faaliyeti ve gazete isminin birebir aynı tüketici grubuna hitap ettiğinden markalar arasında «iltibas» bulunduğu kanaatine varıldığının belirtildiğini, müvekkili derneğe ait olan ve ilk kez 2012 yılının Haziran ayında yayınlanarak mevkute «beyannamesi» düzenlenen, daha sonra marka başvurusunda bulunulan Bebek Postası isimli gazetenin ilk çıkarılışı müvekkiline ait olduğundan her türlü üstün hak müvekkiline ait ol …
… 2011/58592 tescil numaralı Bebek Postası markasının ise 16. sınıfta 14.07.2011 tarihinden itibaren tescilli olduğu, asıl ve birleşen davanın davacısına ait mevkute «beyannamesinin» 28.08.2012 tarihli olup davacı tarafça çıkarılan Bebek Postası dergisinin ilk olarak 2012 yılı Haziran ayında yayınlandığı, davalı tarafça çıkarılan Bebek Postası dergisinin ise, ilk yayının 2014 yılında yapıldığı, asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede davacı tarafın ilk olarak Haziran 2012 tarihinde bu dergiyi çıkardığı, dolayısıyla ilk olarak davacı tarafından kullanıldığı, davalının dergisinin de aynı isimde çıkarılmış olup FSEK'in 83/4 maddesi ve Basın Kanunu'nun 14. maddeleri gözetildiğinde davacı tarafın iddialarının subuta erdiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, «bilirkişi incelemesinde» davalı tarafın çıkardığı dergi nedeniyle elde ettiği kazancının 4451,09 TL olduğunun tespit edildiği, bu miktar tazminat talebinin kabulü gerektiği, tarafların sos …
Davacı Dernek vekili, müvekkilinin Haziran 2012 tarihinden bu yana “Bebek Postası” isimli gazeteyi yayınladığını, 28.08.2012 tarihinde mevkute «beyannamesi» verdiğini, 2015 yılında aynı isimli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı R Prodüksiyonunise müvekkilinden sonra aynı isimle bir mevkute çıkardığını, diğer davalı ...’ın ise mevkutenin basım, yayın ve «dağıtımını» yaptığını, davalıların bu yolla haksız kazanç elde ettiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürmüş ve «marka hakkına tecavüzün» «haksız rekabetin» tespiti, men ve ref'i ile tazminata hüküm olunmasını talep etmiştir.
Davalı ... asıl davaya yönelik savunmasında; müvekkilinin kendisine «ibraz» edilen mevkute «beyannamesi» üzerine sipariş usulü 1.000 adet mevkuteyi bastığını ve «fatura» ettiğini savunarak kendileri yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/7660 E. , 2010/3373 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2007 tarih ve 2006/102-2007/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılar avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye’nin en yüksek tirajlı gazetelerinden “HÜRRİYET” gazetesinin yayıncısı ve marka ile logo hakkı sahibi olduğunu, 3. kişilerin iltibasını önlemek amacıyla 31.01.2003 tarihinde de “DÜNDEN BUGÜNE HÜRRİYET” markasını adına tescil ettirdiğini, ancak davalıların davacı şirket adına tescilli “DÜNDEN BUGÜNE HÜRRİYET” markası ile yine davacı adına tescilli “HÜRRİYET” isim ve logosunu aynen kullanmak suretiyle marka hakkını ihlal eder şekilde 26.06.2004 tarihinden itibaren hergün yayın ve dağıtıma bağladığını, davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil edip, haksız yarar sağlamaya yönelik olduğunu iddia ederek, marka hakkına tecavüzün tespit ve dava konusu yayının durdurulmasına, bu yayınlara her yerde el konulmasına, 556 sayılı KHK’nin 66/c maddesi uyarınca şimdilik 50.000.000.000 TL maddi tazminatın aynı KHK’nin 67.
maddesi doğrultusunda artırılmak suretiyle tahsiline, 68. madde gereğince 50.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline, maddi-manevi tazminata 26.06.2004 tecavüz tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, “Dünden Bugüne Hürriyet” adlı gazetenin ilk nüshasının 26.06.2004 tarihinde neşredildiğini, 26.06.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 9. maddesi dikkate alındığında davacı taleplerinin dayanaksız olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin hukuki temelden yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı tarafa ait gazete nüshasında yer alan HÜRRİYET ibaresinin davacı tarafınki ile birebir aynı olduğu, tek farkın davalı nüshasında yer alan “DÜNDEN BUGÜNE” ibaresi olduğu, bu ibarenin de davacının markası kapsamında kaldığı, ancak bunun ayırt edici bir niteliğinin bulunmadığı, davalılar vekili tarafından müvekkillerinin yayının bir gün önceden hazırlandığı ve eylemin 5187 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesi kapsamında kaldığı savunulmuş ise de, yayın tarihinin 26.06.2004 oluşu ve Yasa’nın “556 sayılı KHK hükümleri saklıdır. Ancak, bu Kanunun yürürlük tarihinde 5680 sayılı Basın Kanunu gereği mevkute neşredenle, 556 sayılı KHK hükümleri gereği mevkute neştermekten alıkonamazlar” biçimindeki hükmünün, davalıların yayımını kapsamaması ve Kanunun yürürlüğe girdiği 26.06.2004 tarihinde davalıların bir gazete yayınının bulunmaması nedeniyle bu savunmaya itibar edilmediği, davalı eyleminin 556 sayılı KHK’nin 61/17 ve 9.
maddesi kapsamında bir markaya tecavüz olduğu, 5187 sayılı Yasa’nın 13. maddesi gereğinde süreli yayın sahibi olan davalı şirket ile şirketin temsilcisi davalı ...’in müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, sorumlu müdür olan davalı ...’nun ise sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespiti ile 50.000 YTL maddi tazminatın ve 556 sayılı KHK’nin 67. maddesi gereğince takdiren 10.000 YTL tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, takdiren 5.000 YTL manevi tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iki davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, markaya tecavüz oluşturan yayınların toplatılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı tarafından davacı şirket adına tescilli “DÜNDEN BUGÜNE HÜRRİYET” markası ile “HÜRRİYET” marka ve logosunun aynen kullanılmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespit ve davalı taraf yayınının durdurulması, 556 sayılı KHK’nin 66/c maddesi gereğince maddi tazminat ile 68.maddesi gereğince manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, “Dünden Bugüne Hürriyet” adlı gazetenin ilk nüshasının 26.06.2004 tarihinde yayınlandığını, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun ise 26.06.2004 tarih ve 25504 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe girdiğini, yasanın 9/2.maddesinde yazılı “556 sayılı KHK hükümleri saklıdır. Ancak, bu Kanunun yürürlük tarihinde 5680 sayılı Basın Kanunu gereği mevkute neşredenler, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereği mevkute neşretmekten alıkonulamazlar.” hükmü gereğince, davacı tarafın işbu davayı açamayacağını, aynı konuda ceza mahkemesince beraat kararı verildiğini savunmuştur.
İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2005/260 E numarası ile sanık ..., ... ve 4 kişi hakkında, aynı olay nedeniyle 556 sayılı KHK hükümlerine muhalefet nedeniyle açılan davada, “5187 sayılı Yasa’nın 9/2.maddesinde öngörülen düzenlemeden sanıkların yararlanacağı ve sanıklara yüklenen suçun işlenmediği” kanaati ile sanıkların beraatına karar verilmiştir. Örneği sunulan 2005/260 E, 2007/1200 K sayılı ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği ise dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
BK.nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesinden verilen delil yetersizliğinden beraat kararının bir bağlayıcılığı bulunmamakta ise de, mahkumiyet veya suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle verilen beraat kararları hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Mahkemece BK.nun 53.maddesi uyarınca ceza davası sonucu beklenerek, sanıklar hakkındaki beraat kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013949900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz