Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12265 E. 2011/392 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, birleşen davaların davacısı vekili tarafından davalarının konusuz kaldığının bildirildiği ve beyanın diğer taraf vekillerince de kabul edildiği, asıl davada davacı tarafından iradesini sakatlayan bir zorlamanın bulunduğu hususunun ve asıl davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davaların konusuz kalması nedeniyle esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ... vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı Kooperatif vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı kooperatif vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11349 E. 2010/6336 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · taşıma sözleşmesi · def'i · taşıyıcı · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDairemizin 17.09.2007 tarihli bozma kararının 2. bendinde ise, dava konusu olay bakımından 10 yıllık «zamanaşımı» süresi dolmadığından mahkemece,... yönünden «zamanaşımı def»’inin reddine karar verilerek, bu davalı bakımından dava konusu diğer tüm kalemler yönünden işin esasına girilmek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak, «taşıyıcı» bu davalı bakımından da diğer kalemler itibariyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek hüküm bu nedenle davacı yararı …
Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece 14.3.2006 tarihli ilk kararında sürekli sakatlık istemi dışındaki istemlerin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 12.465.48-YTL. sürekli sakatlık isteminin kabulüne, diğer istemelerin ise zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece bozma kararına uyularak verilen «son» kararda sürekli sakatlık tazminatı hakkında yeniden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12265 E. , 2011/392 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Alanya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2008 gün ve 2000/906 - 2008/26 sayılı kararı bozan Daire’nin 03.05.2010 gün ve 2010/3595 - 2010/4742 sayılı kararı aleyhinde davalı kooperatif vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı ve eski yöneticisi olan müvekkiline, yeni seçilen yönetim kurulu üyeleri tarafından "kooperatifi zarara uğratmışsın, ya şikayet edip seni hapse attıracağız ya da tapuyla ve diğer konularla ilgili sorunları çözeceğine dair taahhütname vereceksin" denerek hata, hile ve ikrah yoluyla 16.02.2000 tarihli protokolün imzalatıldığını, bu protokolle müvekkilinin kooperatif yararına bir kısım işlemleri yapmayı üstlenip karşılığında da teminat olarak kooperatifin arsasına komşu olan taşınmazın da davalı kooperatif ortaklarından diğer davalı ... adına (20.000.000.000.-) TL değerinde ipotek tesis ettiğini ve sahibi bulunduğu 32 ve 45 no'lu hisseleri Ahmet'e devrettiğini, müvekkilinin protokole aykırı bir fiili olmamasına rağmen bu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiğini ileri sürerek, 16.02.2000 tarihli protokolün iptalini, ipotekler dolayısıyla müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile ipoteklerin kaldırılmasını, icra takibinin iptalini, 32 ve 45 no'lu hisselerin müvekkili adına tescilini, % 40 kötüniyet tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının kooperatife verdiği zararların bir kısmına karşılık olarak dava konusu işlemleri yaptığını, hata, hile veya tehdidin sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
... Giel vekili, birleşen davalarda, davalı kooperatif ortağı olan ...'den 45 no'lu bağımsız bölümün müvekkili tarafından satın alındığını, daha sonra Veli tarafından gerekli işlemlerin yapılmaması nedeniyle anılan hissenin kooperatif adına kayıtlı olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek, müvekkilinin 45 no'lu bağımsız bölümün sahibi ve davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitini, anılan bağımsız bölüme ilişkin olarak yapılan 18.02.2000 tarihli hisse devir sözleşmeleri ile 20.05.2000 tarihli bağımsız bölümün kooperatifçe devralınmasına ilişkin genel kurul kararının iptalini, şimdilik anılan bağımsız bölümün satışı için müvekkilince ödenen (78.000) Alman Markı'nın temerrüt faiziyle birlikte davalı ...'den tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı birleşen davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, birleşen davaların davacısı vekili tarafından davalarının konusuz kaldığının bildirildiği ve beyanın diğer taraf vekillerince de kabul edildiği, asıl davada davacı tarafından iradesini sakatlayan bir zorlamanın bulunduğu hususunun ve asıl davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davaların konusuz kalması nedeniyle esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ... vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı Kooperatif vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı kooperatif vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı kooperatif vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013924500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz