Genel yetki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1651 E. 2010/2528 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel yetki↗ kötüleme↗ yetki itirazı↗ anonim şirket↗ haksız fiil↗ limited şirket↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ haksız rekabet↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, haksız rekabetin önlenmesine ilişkin davaların HUMK'nun 21 nci maddesine göre haksız rekabetin işlendiği veya davalının ikametgahı mahkemesinde açılabileceği, uyuşmazlığa konu haksız rekabetin Ankara ve İstanbul’da işlendiği, ayrıca anonim şirket davalının merkezinin İstanbul’da bulunduğu, yetki itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve hüküm özetinin ilanı istemine ilişkindir.
TTK'nun 56 ncı maddesinde haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olarak tarif edilmiştir. Haksız rekabet, haksız fiilin özel bir türüdür. Haksız rekabete dayalı davalarda genel yetki kuralları uygulanacaktır. Haksız fiilin özel bir türü olması dolayısıyla haksız rekabete ilişkin davalarda HUMK'nun 21 nci maddesi uyarınca haksız rekabetin gerçekleştiği yer mahkemesi de yetkilidir.
Somut olayda davacı vekili davalılardan anonim şirketin yetkilisi tarafından kaleme alındığını iddia ettiği yazılarda müvekkilinin ticari faaliyetinin kötülendiğini, yazıların anılan davalı ile irtibatlı olan diğer davalı tarafından müvekkilinin ticari ilişkide bulunduğu firmalara gönderildiğini, bu şekilde haksız rekabette bulunduklarını iddia etmiştir. Mahkemece, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiştir. Davalı limitet şirket vekili uyuşmazlığa konu yazıların müvekkiline de gönderildiğini açıklamıştır. Bu davalının ticari merkezi İzmir’de olup, yetki itirazında bulunmamıştır. Yetki itirazında bulunan davalı anonim şirket vekili, yazının bilgilendirme amaçlı olduğunu açıklayarak haksız rekabetin koşullarının oluşmadığını savunmuştur. Davacı vekilinin ibraz ettiği faks örneklerinden davalı anonim şirket yetkilisinin kaleme aldığı yazıların, İzmir merkezli diğer davalı tarafından yine İzmir’de faaliyet gösteren iki ayrı şirkete gönderildiği de dosya kapsamıyla sabittir. Bu durum karşısında, haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülen eylemlerin İzmir İli’nde de gerçekleştiği, mahkemenin yetkili bulunduğu tartışmasızdır. Öte yandan, davalı limitet şirket vekilinin yetki itirazı da bulunmamaktadır. Kabul şekli bakımından davalı limitet şirket hakkında mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilmesi de yanlış olmuştur. O halde, mahkemenin yetkili olduğu kabul edilerek davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9072 E. 2010/591 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaSomut olayda davacı vekili davalılardan «anonim şirketin» yetkilisi tarafından kaleme alındığını iddia ettiği yazılarda müvekkilinin ticari faaliyetinin «kötülendiğini», yazıların anılan davalı ile irtibatlı olan diğer davalı tarafından müvekkilinin ticari ilişkide bulunduğu firmalara gönderildiğini, bu şekilde «haksız rekabette» bulunduklarını iddia etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «haksız rekabetin» önlenmesine ilişkin davaların HUMK'nun 21 nci maddesine göre haksız rekabetin işlendiği veya davalının ikametgahı mahkemesinde açılabileceği, uyuşmazlığa konu haksız rekabetin Ankara ve İstanbul’da işlendiği, ayrıca «anonim şirket» davalının merkezinin İstanbul’da bulunduğu, «yetki itirazının» yerinde olduğu gerekçesiyle mahkemenin «yetkisizliğine», talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve hüküm özetinin «ilanı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTTK’nun 56. maddesinde «haksız rekabetin» aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olduğu düzenlenmiş, 57. maddede ise hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler sınırlayıcı olarak değil “hususiyle” denilmek suretiyle örnekleyici olarak sayılmıştır.Anılan maddenin 1 numaralı bendinde başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemenin» hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi, men’i ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · ticari işletme · dürüstlük kuralı · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · tacir
Benzer bu karardaGerek «haksız rekabete» ilişkin yasal düzenlemeler gerekse Medeni Kanun’un 2. maddesinde belirtilen herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken «dürüstlük kurallarına» uymak zorunda olduğu yönündeki tüm özel hukuk ilişkilerinde uygulama alanı bulunan temel hüküm uyarınca bir «ticari işletmeye», şirkete yönelik olarak yapılan eylemlerin haksız rekabet oluşturması için bu eylemleri yapanların «tacir» olmaları veya haksız rekabete maruz kalan şahıs, şirket veya işletme ile aynı konularda iştigal etmeleri gerekmemektedir.
Bu durumda, somut olaya gelindiğinde davalının davacının ticari faaliyetine zarar verici nitelikteki eylemlerinin tespiti halinde «tacir» olmaması bu durumun «haksız rekabet» sayılmasını engellemeyeceğinden mahkemece tarafların dayandıkları «delillerin toplanması», gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile dava …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket, ürünlerine, markasına, şirkete ve çalışanlarına yönelik olarak davalı tarafından internet ortamında gönderilen mesajların, yazılan yazıların «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu olaydan dolayı şirketinin, ürünlerinin ve markasının zarar gördüğünü, tüketiciler nezdinde itibar «kaybına» uğradığını ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3416 E. 2015/1619 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «haksız rekabetin» önlenmesine ilişkin davaların HUMK'nun 21 nci maddesine göre haksız rekabetin işlendiği veya davalının ikametgahı mahkemesinde açılabileceği, uyuşmazlığa konu haksız rekabetin Ankara ve İstanbul’da işlendiği, ayrıca «anonim şirket» davalının merkezinin İstanbul’da bulunduğu, «yetki itirazının» yerinde olduğu gerekçesiyle mahkemenin «yetkisizliğine», talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve hüküm özetinin «ilanı» istemine ilişkindir.
TTK'nun 56 ncı maddesinde «haksız rekabet», aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olarak tarif edilmiştir.
Benzer bu kararda… ici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ancak davacının yaptığı sözleşme 1 yıllık olup bu süre dolduğundan tecavüzün önlenmesi isteminin konusunun kalmadığı, davacının maddi zararını tespitin mümkün olmaması nedeniyle 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca 1.000 TL tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, tecavüzün önlenmesine ilişkin istem yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, davacı ile tek kullanımlık diş fırçalarının pazarlanması konusunda görüşme yaptıktan sonra üretici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.000 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
Bu şekildeki «tek satıcılığın» «haksız rekabet» yoluyla korunması kural olarak mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tek satıcılık · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ancak davacının yaptığı sözleşme 1 yıllık olup bu süre dolduğundan tecavüzün önlenmesi isteminin konusunun kalmadığı, davacının maddi zararını tespitin mümkün olmaması nedeniyle 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca 1.000 TL tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, tecavüzün önlenmesine ilişkin istem yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, davacı ile tek kullanımlık diş fırçalarının pazarlanması konusunda görüşme yaptıktan sonra üretici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.000 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
Bu şekildeki «tek satıcılığın» «haksız rekabet» yoluyla korunması kural olarak mümkün değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13572 E. 2016/9347 K.
Ortak:yetki itirazı · yetki · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «haksız rekabetin» önlenmesine ilişkin davaların HUMK'nun 21 nci maddesine göre haksız rekabetin işlendiği veya davalının ikametgahı mahkemesinde açılabileceği, uyuşmazlığa konu haksız rekabetin Ankara ve İstanbul’da işlendiği, ayrıca «anonim şirket» davalının merkezinin İstanbul’da bulunduğu, «yetki itirazının» yerinde olduğu gerekçesiyle mahkemenin «yetkisizliğine», talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu davalının ticari merkezi İzmir’de olup, «yetki itirazında» bulunmamıştır.
Öte yandan, davalı «limitet şirket» vekilinin «yetki itirazı» da bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davalı şirketin adresinin İstanbul ili olduğu gerekçesi ile davalının «yetki itirazının» kabulüne ve dosyanın ...
Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Ancak 6102 sayılı TTK'nın 890/1 maddesi “Birinci ve ikinci kısım hükümlerine tabi taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın «teslim» alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi de yetkilidir.” hükmü uyarınca somut olayda teslim için öngörülen yer .... olmasına rağmen «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · teslim
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Ancak 6102 sayılı TTK'nın 890/1 maddesi “Birinci ve ikinci kısım hükümlerine tabi taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın «teslim» alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi de yetkilidir.” hükmü uyarınca somut olayda teslim için öngörülen yer .... olmasına rağmen «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1651 E. , 2010/2528 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/05/2008 tarih ve 2008/209-2008/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tıbbi ve endüstriyel tahlillere yönelik laboratuvar cihazlarının, sarf malzemelerinin satış ve pazarlama işi ile iştigal ettiğini, ortağı ve yetkili temsilcisinin daha önce davalı ... An. Ltd. Şti’nin ortağı ve teknik servis müdürü olarak görev yaptığını, bu şirketten ayrılarak davacı şirketi kurduğunu, çalışmalarında başarı kazandığını, durumu hazmedemeyen davalıların müvekkili şirketi karalamaya başladıklarını, çalıştığı veya irtibat halinde oldukları firmalara fakslar çekerek hizmet ve faaliyetlerini kötülediklerini, eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Lab. Tic. A.Ş vekili, müvekkilinin ikametgahının İstanbul’da olduğunu, bu yer mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, diğer davalının salt davanın İzmir’de açılması için davalı gösterildiğini, davanın esastan reddinin gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, iddiaya konu faks metninin müvekkiline de gönderildiğini, diğer davalının ayrı tüzel kişiliğinin olduğunu, iddiaların yersiz bulunduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, haksız rekabetin önlenmesine ilişkin davaların HUMK'nun 21 nci maddesine göre haksız rekabetin işlendiği veya davalının ikametgahı mahkemesinde açılabileceği, uyuşmazlığa konu haksız rekabetin Ankara ve İstanbul’da işlendiği, ayrıca anonim şirket davalının merkezinin İstanbul’da bulunduğu, yetki itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve hüküm özetinin ilanı istemine ilişkindir.
TTK'nun 56 ncı maddesinde haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olarak tarif edilmiştir. Haksız rekabet, haksız fiilin özel bir türüdür. Haksız rekabete dayalı davalarda genel yetki kuralları uygulanacaktır. Haksız fiilin özel bir türü olması dolayısıyla haksız rekabete ilişkin davalarda HUMK'nun 21 nci maddesi uyarınca haksız rekabetin gerçekleştiği yer mahkemesi de yetkilidir.
Somut olayda davacı vekili davalılardan anonim şirketin yetkilisi tarafından kaleme alındığını iddia ettiği yazılarda müvekkilinin ticari faaliyetinin kötülendiğini, yazıların anılan davalı ile irtibatlı olan diğer davalı tarafından müvekkilinin ticari ilişkide bulunduğu firmalara gönderildiğini, bu şekilde haksız rekabette bulunduklarını iddia etmiştir. Mahkemece, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiştir. Davalı limitet şirket vekili uyuşmazlığa konu yazıların müvekkiline de gönderildiğini açıklamıştır. Bu davalının ticari merkezi İzmir’de olup, yetki itirazında bulunmamıştır. Yetki itirazında bulunan davalı anonim şirket vekili, yazının bilgilendirme amaçlı olduğunu açıklayarak haksız rekabetin koşullarının oluşmadığını savunmuştur.
Davacı vekilinin ibraz ettiği faks örneklerinden davalı anonim şirket yetkilisinin kaleme aldığı yazıların, İzmir merkezli diğer davalı tarafından yine İzmir’de faaliyet gösteren iki ayrı şirkete gönderildiği de dosya kapsamıyla sabittir. Bu durum karşısında, haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülen eylemlerin İzmir İli’nde de gerçekleştiği, mahkemenin yetkili bulunduğu tartışmasızdır. Öte yandan, davalı limitet şirket vekilinin yetki itirazı da bulunmamaktadır. Kabul şekli bakımından davalı limitet şirket hakkında mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilmesi de yanlış olmuştur. O halde, mahkemenin yetkili olduğu kabul edilerek davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013867400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz