6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kararın tavzihı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11667 E. 2010/2499 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kollektif şirket infisah tavzih emredici hüküm tasfiye memuru fesih ek tasfiye

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 455HUMK 456HUMK 457 · TTK — TTK 199

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı şirket anasözleşmesinin 12. maddesinde "şirketin müddetinin zamanla mukayyet olmayıp tek ferde inhisar edinceye kadar devam edeceğinin" belirtildiği, davalıların da ortaklığa devam etmeyeceklerini şirkete bildirdiği, bu durumda TTK'nun 199. maddesi uyarınca şirketin tüm aktif ve pasifiyle birlikte davacıya devrinin mümkün olmadığı, kollektif şirketlerin TTK hükümlerine göre en az iki ortaklı olabileceği, tarafların diğer taleplerinin tasfiye aşamasında çözümleneceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile dava konusu şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavirler ..., ... ve ...'in atanmasına karar verilmiştir.

Davalı-karşı davacılar vekili, şirketin muris...'un ölümü ile infisah ettiğini, kararda da şirketin tasfiye tarihinin belirtilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın tavzihini talep etmiştir.

Mahkemece 11.07.2008 tarihli karar ile fesih ve tasfiye kararının mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade edeceği, geriye doğru hüküm ifade edecek şekilde fesih ve tasfiye tarihi belirtilemeyeceği, şirketin tek ortaklı hale gelmesinden sonraki işlemlerden zarara uğrayıp uğramadığının ve bundan kimin sorumlu olduğunun tasfiye aşamasında ihtilaf çıktığı taktirde açılacak davalarda tartışılacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı-karşı davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Talep, HUMK’nun 455 vd. maddeleri uyarınca hükmün tavzihi istemine ilişkin olup mahkemece davalı- karşı davacılar vekilinin tavzih talep dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

Oysa tavzih istemi hakkındaki incelemenin nasıl yapılacağı HUMK’nun 456. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre tavzih talebi hüküm veren mahkemeye iki nüsha olarak ita edilecek dilekçe ile vâki olur. Mahkeme arzuhalin bir nüshasını diğer tarafa tebliğ ettirerek tahriren cevap vermesi için münasip bir süre tayin eder. Cevap da iki nüsha olarak verilip biri tavzih veya refi talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. Dolayısıyla tavzih istemi ancak bu gereklilikler yerine getirildikten sonra incelenebilir. Yasanın anılan hükmü emredici nitelikte olup uyulması zorunludur. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Bası, Cilt 5, s:5283 vd.)

Somut uyuşmazlıkta ise tavzih talep dilekçesi davacı- karşı davalılara tebliğ edilmediğinden anılan tarafça bu konuda her hangi bir beyanda bulunulamamış, diğer bir deyişle davacı- karşı davalılar haberdar edilmeden tavzih kararı verilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, HUMK’nun 456. maddesine uygun bir şekilde davalı- karşı davacılar vekilinin tavzih talep dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesi, cevap için uygun bir sürenin tanınması, HUMK’nun 457 ve 458. maddeleri de gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı- karşı davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kararın tavzihı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13433 E. 2010/11135 K.

    Ortak: · Kararın tavzihı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tanıma Ve Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8204 E. 2014/13020 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tanıma Ve Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5987 E. 2014/10203 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/11667 E.  ,  2010/2499 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2007 tarih ve 2006/616 - 2007/632 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve karşı davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili şirketin diğer müvekkili ... ile kardeşi... tarafından 1966 yılında dört ortaklı olarak kurulduğunu, 1979 yılında müvekkili ... ile kardeşi...'un % 50'şer hisseli iki ortak olarak kaldığını, bu arada yatırımların büyük bir kısmının müvekkili tarafından yapıldığını ve...'un şirkete yeterli katkıyı sağlamadığını, davalıların ise 07.02.2006 tarihinde ölen...'un mirasçıları olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirketin aktif ve pasiflerinin tespiti ile müvekkili ...'a devrini ve yeni ortak alarak ticari hayatına devamına karar verilmesini, bu mümkün olmazsa müvekkili ...'ın yatırımlarının müvekkiline ödemesini ve zararların tazmininden sonra tasfiye işlemlerine başlanmasını talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, TTK'nun 153. maddesi uyarınca müvekkillerinin murisi...'un ölümü tarihinde davacı şirketin münfesih hale geldiğini, müvekkillerinin de ortaklığa devam etmeyeceklerine dair iradelerini şirkete bildirdiklerini, davacı ...'ın TTK'nun 192 ve 193. maddeleri uyarınca şirketi temsil yetkisi sona erdiği ve infisah durumunu tescil ve ilan ile yükümlü olduğu halde şirket adına işlemler yapmaya devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise dava konusu şirketin muris...'un ölümü anında münfesih olduğunun tespiti ile fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı şirket anasözleşmesinin 12. maddesinde "şirketin müddetinin zamanla mukayyet olmayıp tek ferde inhisar edinceye kadar devam edeceğinin" belirtildiği, davalıların da ortaklığa devam etmeyeceklerini şirkete bildirdiği, bu durumda TTK'nun 199. maddesi uyarınca şirketin tüm aktif ve pasifiyle birlikte davacıya devrinin mümkün olmadığı, kollektif şirketlerin TTK hükümlerine göre en az iki ortaklı olabileceği, tarafların diğer taleplerinin tasfiye aşamasında çözümleneceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile dava konusu şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavirler ..., ... ve ...'in atanmasına karar verilmiştir.

Davalı-karşı davacılar vekili, şirketin muris...'un ölümü ile infisah ettiğini, kararda da şirketin tasfiye tarihinin belirtilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın tavzihini talep etmiştir.

Mahkemece 11.07.2008 tarihli karar ile fesih ve tasfiye kararının mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade edeceği, geriye doğru hüküm ifade edecek şekilde fesih ve tasfiye tarihi belirtilemeyeceği, şirketin tek ortaklı hale gelmesinden sonraki işlemlerden zarara uğrayıp uğramadığının ve bundan kimin sorumlu olduğunun tasfiye aşamasında ihtilaf çıktığı taktirde açılacak davalarda tartışılacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı-karşı davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Talep, HUMK’nun 455 vd. maddeleri uyarınca hükmün tavzihi istemine ilişkin olup mahkemece davalı- karşı davacılar vekilinin tavzih talep dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

Oysa tavzih istemi hakkındaki incelemenin nasıl yapılacağı HUMK’nun 456. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre tavzih talebi hüküm veren mahkemeye iki nüsha olarak ita edilecek dilekçe ile vâki olur. Mahkeme arzuhalin bir nüshasını diğer tarafa tebliğ ettirerek tahriren cevap vermesi için münasip bir süre tayin eder. Cevap da iki nüsha olarak verilip biri tavzih veya refi talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. Dolayısıyla tavzih istemi ancak bu gereklilikler yerine getirildikten sonra incelenebilir. Yasanın anılan hükmü emredici nitelikte olup uyulması zorunludur. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Bası, Cilt 5, s:5283 vd.)

Somut uyuşmazlıkta ise tavzih talep dilekçesi davacı- karşı davalılara tebliğ edilmediğinden anılan tarafça bu konuda her hangi bir beyanda bulunulamamış, diğer bir deyişle davacı- karşı davalılar haberdar edilmeden tavzih kararı verilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, HUMK’nun 456. maddesine uygun bir şekilde davalı- karşı davacılar vekilinin tavzih talep dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesi, cevap için uygun bir sürenin tanınması, HUMK’nun 457 ve 458. maddeleri de gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı- karşı davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı- karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı- karşı davacılar yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı- karşı davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013819400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.