Istinaf yolu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5385 E. 2010/2483 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf yolu↗ sovtaj↗ eksper raporu↗ rayiç değer↗ takipsizlik kararı↗ delil tespiti↗ sigorta tazminatı↗ gerçek zarar↗ riziko↗ acentelik↗ ek prim↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, delil tespit ve sigorta hasar dosyalarına, takipsizlik kararı ve ekleri ile bilirkişi raporuna dayanılarak, yangın sonucu sigortalı emtiada (237.178,52)YTL zarar oluştuğu gerekçesiyle bu meblağın dava tarihinden itibaren reeskont (avans) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ... ettirenin prim peşinatını poliçenin düzenlendiği gün poliçe düzenlemeye ve prim tahsilatına yetkili davalı acentesine tam olarak ödediğinin mübrez ve itiraza uğramayan makbuzdan anlaşılması karşısında TTK’nun 1295/3 ncü maddesince sigortacının sorumluluğunun riziko tarihinde başlamadığı yolundaki savunmanın yerinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, hükmün dayandırıldığı ve istinabe yolu ile evrak üzerinde incelemeyle oluşturulmuş 21.12.2008 tarihli bilirkişiler kurulu raporuna yönelik olarak davalı vekilinin 19.01.2009 tarihli dilekçesindeki esaslı itirazlar üzerinde durularak, sigortalı emtianın tazminat hesabına temel olan piyasa değeri ve bu değerin ilişkin bulunduğu tarih, riziko anında depolardaki emtia mevcudu, sovtaj tutarı ve bu tutarı belirleyen kısmi yanma ve ıslanmaya uğrayan emtia miktarı ile bunların rayiç değerin ne kadar altında bedelle piyasada değerlendirilebileceği yönleriyle ilgili olarak eksper raporu ve delil tespit bilirkişilerince düzenlenen rapor arasında beliren çelişkiler giderilip itirazlar aşıldıktan sonra davalı sigortacının tazminle yükümlü olduğu gerçek zararın belirlenmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi doğru bulunmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2003/11930 E. 2004/5924 K.
Ortak:riziko · ek prim
İncelediğiniz kararda… belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ... ettirenin «prim» peşinatını poliçenin düzenlendiği gün poliçe düzenlemeye ve prim tahsilatına yetkili davalı «acentesine» tam olarak ödediğinin mübrez ve itiraza uğramayan makbuzdan anlaşılması karşısında TTK’nun 1295/3 ncü maddesince sigortacının sorumluluğunun «riziko» tarihinde başlamadığı yolundaki savunmanın yerinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazların …
2- Ancak, hükmün dayandırıldığı ve «istinabe yolu» ile evrak üzerinde incelemeyle oluşturulmuş 21.12.2008 tarihli bilirkişiler kurulu raporuna yönelik olarak davalı vekilinin 19.01.2009 tarihli dilekçesindeki esaslı itirazlar üzerinde durularak, sigortalı emtianın tazminat hesabına temel olan piyasa değeri ve bu değerin ilişkin bulunduğu tarih, «riziko» anında depolardaki emtia mevcudu, «sovtaj» tutarı ve bu tutarı belirleyen kısmi yanma ve ıslanmaya uğrayan emtia miktarı ile bunların «rayiç değerin» ne kadar altında bedelle piyasada değerlendirilebileceği yönleriyle ilgili olarak «eksper raporu» ve «delil tespit» bilirkişilerince düzenlenen rapor arasında beliren çelişkiler giderilip itirazlar aşıldıktan sonra davalı «sigortacının tazminle» yükümlü olduğu «gerçek zararın» belirlenmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi doğru bulunmamıştır.
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece, «rizikonun», sigorta «priminin» peşinatının ödenmesinden önce meydana geldiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «sigorta poliçesinin» 30.12.1999 tarihinde düzenlendiği, dava konusu dorsenin 2.1.2000 tarihinde çalındığı, «primin» peşinatının 12.1.2000 tarihinde ödendiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TTK.nun 1279. maddesi hükmüne göre, «riziko», genel olarak «sigorta sözleşmesinin» vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295. maddesi uyarınca, sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde «sigorta teminatı» içerisinde kabul edilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · sigorta teminatı · sigorta ettiren · emredici hüküm · kasko sigortası · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · vade
Benzer bu karardaPrim ödenmesine ilişkin «özel şartlarda», «sigorta teminatının» başlangıç tarihinin poliçenin üzerindeki belirtilmiş olan başlangıç tarihi olduğu, sigorta «prim» peşinatının veya primin ilk taksitinin, poliçenin başlangıç tarihini, taksitlerin de «vadelerini» takip eden 15 gün içine ödenmesi gerekeceği, 15 günlük sürede ödeme yapılmadığı takdirde sorumluluğun duracağı hükme bağlanmıştır.
1- Dava, «kasko sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 1279. maddesi hükmüne göre, «riziko», genel olarak «sigorta sözleşmesinin» vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295. maddesi uyarınca, sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde «sigorta teminatı» içerisinde kabul edilir.
TTK.nun 1295. maddesi «emredici» nitelikte bir düzenleme olmasına rağmen, aynı yasanın 1264/4 ncü maddesi hükmü uyarınca, «sigorta ettiren» yararına aksine düzenleme yapmak mümkündür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5385 E. , 2010/2483 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Şanlıurfa Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.01.2009 tarih ve 2008/92-2009/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya yangın sigorta poliçesiyle sigortalanan müvekkiline ait çırçır ve prese fabrikasında yangın sonucu pamuk emtiasında oluşan zararın tazmin edilmediğini ileri sürerek, (260.000)TL sigorta tazminatının reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili prim peşinatının riziko meydana geldikten sonra yatırıldığını, TTK’nun 1295 nci maddesi hükmünce sigorta sorumluluğunun başlamasından önceki rizikonun teminat dışında kaldığını, zararın (125.000)YTL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, delil tespit ve sigorta hasar dosyalarına, takipsizlik kararı ve ekleri ile bilirkişi raporuna dayanılarak, yangın sonucu sigortalı emtiada (237.178,52)YTL zarar oluştuğu gerekçesiyle bu meblağın dava tarihinden itibaren reeskont (avans) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ... ettirenin prim peşinatını poliçenin düzenlendiği gün poliçe düzenlemeye ve prim tahsilatına yetkili davalı acentesine tam olarak ödediğinin mübrez ve itiraza uğramayan makbuzdan anlaşılması karşısında TTK’nun 1295/3 ncü maddesince sigortacının sorumluluğunun riziko tarihinde başlamadığı yolundaki savunmanın yerinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, hükmün dayandırıldığı ve istinabe yolu ile evrak üzerinde incelemeyle oluşturulmuş 21.12.2008 tarihli bilirkişiler kurulu raporuna yönelik olarak davalı vekilinin 19.01.2009 tarihli dilekçesindeki esaslı itirazlar üzerinde durularak, sigortalı emtianın tazminat hesabına temel olan piyasa değeri ve bu değerin ilişkin bulunduğu tarih, riziko anında depolardaki emtia mevcudu, sovtaj tutarı ve bu tutarı belirleyen kısmi yanma ve ıslanmaya uğrayan emtia miktarı ile bunların rayiç değerin ne kadar altında bedelle piyasada değerlendirilebileceği yönleriyle ilgili olarak eksper raporu ve delil tespit bilirkişilerince düzenlenen rapor arasında beliren çelişkiler giderilip itirazlar aşıldıktan sonra davalı sigortacının tazminle yükümlü olduğu gerçek zararın belirlenmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentteki nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013747600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz