6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Objektif iyi niyet kuralı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/6221 E. 2010/2417 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
objektif iyi niyet kuralı ana sözleşme değişikliği anonim şirket yönetim kurulu haklı sebep hakkın kötüye kullanılması anonim şirket yönetim kurulu kararı temsil

Atıf yapılan mevzuat: İİK · SPK · TTK — TTK 312

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kanunen engel bulunmamasına rağmen yönetim kurulu üye sayısının 7'den 9'a çıkarılmasına dair alınan kararın yıllar sonra ve üstelik birikimli oy sistemi nedeniyle hakim gruba bağlı yönetim kurulu üyelerinin sayısının azalacağı bir sırada yapılmış olmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bankalar gibi büyük işletmeler işleten A.Ş.'lerde dahi 9 kişilik yönetim kurulu üye sayısının nadiren görülen bir uygulama olduğu, davalı şirketin faaliyet alanı ve cirosu itibarı ile 9 üyeye ihtiyaç duyacak türden bir şirket olmadığı, objektif iyi niyet kurallarına ve şirket menfaatlerine uygun olmayan kararın iptalinin gerektiği, alınan diğer kararların iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 10.07.2004 tarihli genel kurulunun gündemin 3.maddesi ile şirket ana sözleşmesinin 10. ve 11.maddelerinin değiştirilerek yönetim kurulu üye sayısının 7'den 9'a çıkarılmasına ilişkin alınan iptaline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacıların iddiasına göre davalı şirket SPK ve SPK’na tabi Anonim Ortaklıkların Genel Kurullarında Birikimli Oy Kullanımına İlişkin Esaslar Hakkındaki Tebliğ hükümlerine göre yönetim kuruluna üye seçiminde birikimli oy sistemini uygulamak üzere ana sözleşme değişikliği yapması gerekirken sadece bununla yetinmeyerek haklı bir sebep bulunmaksızın yönetim kurulu üye sayısını yediden dokuza artırmıştır.

Sermaye Piyasası Kanununa Tabi Anonim Ortaklıkların Genel Kurullarında Birikimli Oy Kullanımına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in (Seri IV, No.29) 5.maddesine göre “Birikimli oy kullanma; genel kurula katılan kişinin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeliği seçiminde kullanacağı oy sayısı, sahip olduğu veya vekil sıfatıyla kullanmaya yetkili olduğu oy sayısı ile seçim yapılacak yönetim kurulu ve denetim kurulu üye sayısının çarpılması ile bulunan ve bu suretle ulaşılan birikimli oy sayısının tamamı bir aday için veya birden fazla adaya bölünerek kullanılabilen oy kullanma yöntemidir.”. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere birikimli oy sistemi niteliği gereği azlığında yönetim kurulunda temsiline imkan sağlayan nisbi temsil sistemi biçiminde bir seçim yöntemidir. Davacıların da birikimli oy istemine geçilmesine dair alınan karara bir itirazları bulunmayıp, esas itiraz birikimli oy sistemine geçişle birlikte yönetim kurulu üye sayısının artırılması suretiyle hakim grubun yönetim kuruluna daha fazla sayıda üye sokacakları iddiasına dayanmaktadır. Davalı şirkete hakim durumda olan ortakların yönetim kurulu üye sayısının 7 olması halinde 4 üyeyle temsil edileceklerken, üye sayısının 9 olması halinde 6 üyeyle temsil edilecekleri iddia edilmekte ise de,yukarıda tanımlanmaya çalışılan birikimli oy sisteminin niteliği gereğince durumun her zaman bu yönde oluşmasına imkan yoktur.Öte yandan, TTK’nun 312/1.maddesinde anonim şirketlerin yönetim kurulu üyelerinin sayısı hakkında en az 3 olmak üzere bir alt sınır öngörülmüşse de bir üst sınırdan söz edilmemiştir.Yönetim Kurulu üyesinin sayısını belirleme yetkisi genel kurula ait olup, şirketin bu sayıda yönetim kurulu üyesine ihtiyacı olmadığı, birikimli oy sistemi nedeniyle hakim gruba ait yönetim kurulu üyesi sayısının düşeceği bu kararın iyi niyet kurallarına aykırı olduğu yönünde bir takım varsayıma dayalı yorumlarla genel kurulda yönetim kurulu üye sayısının artırılmasına yönelik ana sözleşme değişikliklerine dair kararın iptaline karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2976 E. 2014/6901 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9748 E. 2018/4052 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/6221 E.  ,  2010/2417 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.12.2007 tarih ve 2004/757 - 2007/698 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.02.2010 gününde davacılar avukatı ... gelip, davalı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkette % 38 payla ortak olduklarını, davalı şirketin 10.07.2004 tarihinde 2003 yılı faaliyet dönemi ile ilgili olarak yapılan genel kurulunda, şirketin SPK'na tabi olmasına ve SPK'nun 29 ve 31.nolu tebliğlerine uygun olarak anasözleşmeleri yapılacak ilk olağan genel kurulunda birikimli oy kullanıma uygun hale getirmesi zorunluluğunun getirildiğini, anılan genel kurulda şirket anasözleşmesinin 10. ve 11. maddelerinin değiştirilerek yönetim kurulu üye sayısının 7'den 9'a çıkartıldığını, bundan amacın birikimli oy sistemi uyarınca yönetim kurulu üye sayısı 7 olduğunda hakim ortaklardan 4 kişi yönetim kuruluna seçilecekken 9 olduğunda 6 hakim ortağın yönetim kuruluna seçilmesini sağlamak olduğunu, oysa şirket yönetim kurulu üye sayısının 7'den 9'a çıkartılmasını gerektirir bir durum bulunmadığını, müvekkilinin payının aynen kalması halinde 7 kişilik yönetim kurulunda 3 üye ile 9 kişilik yönetimde yine 3 üye ile temsil edilecek durumda olduğun, şirketin ihtiyacı olmamasına rağmen iyiniyet kurallarına aykırı olarak alınan kararın iptalinin gerektiğini, yine içerik itibarıyla gerçeği yansıtmayan gelir gider tablosu ve buna bağlı olarak hazırlanan bilançonun onaylanması yönünde alınan kararın, yönetim kurulu ile denetçinin ibrasına dair alınan kararların hatalı olduğunu, yine yönetim ve denetim kurulu üyelerine takdir edilen aylık ücretin şirketin mali durumuna uygun olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin 10.07.2004 tarihinde yapılan genel kurulunda gündemin 3,5,6,7 ve 10.

maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, alınan kararların SPK Tebliğlerine, yasaya ve iyiniyet kurallarına uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kanunen engel bulunmamasına rağmen yönetim kurulu üye sayısının 7'den 9'a çıkarılmasına dair alınan kararın yıllar sonra ve üstelik birikimli oy sistemi nedeniyle hakim gruba bağlı yönetim kurulu üyelerinin sayısının azalacağı bir sırada yapılmış olmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bankalar gibi büyük işletmeler işleten A.Ş.'lerde dahi 9 kişilik yönetim kurulu üye sayısının nadiren görülen bir uygulama olduğu, davalı şirketin faaliyet alanı ve cirosu itibarı ile 9 üyeye ihtiyaç duyacak türden bir şirket olmadığı, objektif iyi niyet kurallarına ve şirket menfaatlerine uygun olmayan kararın iptalinin gerektiği, alınan diğer kararların iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 10.07.2004 tarihli genel kurulunun gündemin 3.maddesi ile şirket ana sözleşmesinin 10.

ve 11.maddelerinin değiştirilerek yönetim kurulu üye sayısının 7'den 9'a çıkarılmasına ilişkin alınan iptaline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacıların iddiasına göre davalı şirket SPK ve SPK’na tabi Anonim Ortaklıkların Genel Kurullarında Birikimli Oy Kullanımına İlişkin Esaslar Hakkındaki Tebliğ hükümlerine göre yönetim kuruluna üye seçiminde birikimli oy sistemini uygulamak üzere ana sözleşme değişikliği yapması gerekirken sadece bununla yetinmeyerek haklı bir sebep bulunmaksızın yönetim kurulu üye sayısını yediden dokuza artırmıştır.

Sermaye Piyasası Kanununa Tabi Anonim Ortaklıkların Genel Kurullarında Birikimli Oy Kullanımına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in (Seri IV, No.29) 5.maddesine göre “Birikimli oy kullanma; genel kurula katılan kişinin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeliği seçiminde kullanacağı oy sayısı, sahip olduğu veya vekil sıfatıyla kullanmaya yetkili olduğu oy sayısı ile seçim yapılacak yönetim kurulu ve denetim kurulu üye sayısının çarpılması ile bulunan ve bu suretle ulaşılan birikimli oy sayısının tamamı bir aday için veya birden fazla adaya bölünerek kullanılabilen oy kullanma yöntemidir.”. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere birikimli oy sistemi niteliği gereği azlığında yönetim kurulunda temsiline imkan sağlayan nisbi temsil sistemi biçiminde bir seçim yöntemidir.

Davacıların da birikimli oy istemine geçilmesine dair alınan karara bir itirazları bulunmayıp, esas itiraz birikimli oy sistemine geçişle birlikte yönetim kurulu üye sayısının artırılması suretiyle hakim grubun yönetim kuruluna daha fazla sayıda üye sokacakları iddiasına dayanmaktadır. Davalı şirkete hakim durumda olan ortakların yönetim kurulu üye sayısının 7 olması halinde 4 üyeyle temsil edileceklerken, üye sayısının 9 olması halinde 6 üyeyle temsil edilecekleri iddia edilmekte ise de,yukarıda tanımlanmaya çalışılan birikimli oy sisteminin niteliği gereğince durumun her zaman bu yönde oluşmasına imkan yoktur.Öte yandan, TTK’nun 312/1.maddesinde anonim şirketlerin yönetim kurulu üyelerinin sayısı hakkında en az 3 olmak üzere bir alt sınır öngörülmüşse de bir üst sınırdan söz edilmemiştir.Yönetim Kurulu üyesinin sayısını belirleme yetkisi genel kurula ait olup, şirketin bu sayıda yönetim kurulu üyesine ihtiyacı olmadığı, birikimli oy sistemi nedeniyle hakim gruba ait yönetim kurulu üyesi sayısının düşeceği bu kararın iyi niyet kurallarına aykırı olduğu yönünde bir takım varsayıma dayalı yorumlarla genel kurulda yönetim kurulu üye sayısının artırılmasına yönelik ana sözleşme değişikliklerine dair kararın iptaline karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ……:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013682900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.