Temerrüt tarihi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15338 E. 2012/5729 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt tarihi↗ riziko↗ muacceliyet↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın maden ocağı, taş ocağı veya yer altında çalışma sırasında meydana gelmediği, hasarın teminat dışında olduğunun kabul edilemeyeceği, iş makinesinin çalıştığı yerden her gün kaldırılmasının güç olduğu, mevcut durumun gündelik hayattaki uygulamaya da uygun oluşu gözetildiğinde sigortalının ihmalinden veya ağır kusurundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 33.500,00'TL'nin olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hareketli makinalar sigorta poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 1299. maddesinde, sigorta bedelinin rizikonun gerçekleştiğinin sigortacıya ihbar borcunun 1292. madde gereğince doğduğu tarihte muaccel olacağı düzenlenmiş olup, temerrüt için özel bir düzenleme öngörülmemiştir. Bu nedenle, genel hükümlerden sayılan BK’nun 101. maddesinin temerrüt yönünden uygulanma olanağı mevcuttur. Ancak, poliçe genel şartlarında sigortacının temerrüdü yönünden özel bir düzenleme yapılmış ise bu özel düzenlemenin genel hükümlerden önce uygulanması gerekir. Bu durumda, mahkemece dava konusu sigorta poliçesine ilişkin genel şartların ilgili maddesi ve BK’nun 101. maddesi birlikte değerlendirilerek bu esaslar doğrultusunda davalı ... şirketinin temerrüt tarihi belirlenerek buna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16736 E. 2013/14643 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · hizmet bedeli · husumet yokluğu · temsil · husumet
Benzer bu karardaŞirketin tüm ortaklarına dava yöneltildiğine göre «usul ekonomisi» de gözetilerek davanın şirkete karşı açılmış bir dava olduğu, davalılara da şirketi «temsilen» «husumet» yöneltildiği kabul edilerek, davanın buna göre sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Şti. tarafından işletildiği, talebin anılan şirkete yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle «husumet yokluğu» nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir Dava, taşıma «hizmeti bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10345 E. 2012/1783 K.
Ortak:temerrüt tarihi · riziko · muacceliyet · ihbar · sigorta poliçesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaTTK’nun 1299. maddesinde, sigorta bedelinin «rizikonun» gerçekleştiğinin sigortacıya «ihbar» borcunun 1292. madde gereğince doğduğu tarihte «muaccel» olacağı düzenlenmiş olup, «temerrüt» için özel bir düzenleme öngörülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece dava konusu «sigorta poliçesine» ilişkin genel şartların ilgili maddesi ve BK’nun 101. maddesi birlikte değerlendirilerek bu esaslar doğrultusunda davalı ... şirketinin «temerrüt tarihi» belirlenerek buna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, hareketli makinalar «sigorta poliçesi» kapsamında tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2) Kabule görede, TTK’nun 1299. maddesinde, sigorta bedelinin «rizikonun» gerçekleştiğinin sigortacıya «ihbar» borcunun 1292. madde gereğince doğduğu tarihte «muaccel» olacağı düzenlenmiş olup, «temerrüt» için özel bir düzenleme öngörülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece dava konusu «sigorta poliçesine» ilişkin genel şartlarının ilgili maddesi ve BK’nun 101. maddesi birlikte değerlendirilerek bu esaslar doğrultusunda davalı ... şirketinin «temerrüt tarihi» belirlenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, «zayi» olan motorin miktarının 10.000 litre, tazminat miktarının 25.373,10 TL olduğu gerekçesiyle, bu miktarın «ihbar» tarihi 15.05.2008’i takip eden 16.05.2008 gününden itibaren işleyen «ticari faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · zayi · olumsuz oy · havale · dosya masrafı
Benzer bu kararda1)Dava, sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece alınan 23/11/2009 tarihli bilirkişi raporu ile ilgili olarak davalı vekili 05/02/2010 «havale» tarihli dilekçesinde ekinde posta «masrafı» da gönderildiği belirtilmek suretiyle anılan bilirkişi raporunun taraflarına tebliğini talep etmiş olup, mahkemece davalı vekilinin bu istemi konusunda olumlu-«olumsuz» karar verilmeksizin ve davalı vekiline rapora itiraz imkanı tanınmaksızın 03/03/2010 tarihli celsede nihai karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, «zayi» olan motorin miktarının 10.000 litre, tazminat miktarının 25.373,10 TL olduğu gerekçesiyle, bu miktarın «ihbar» tarihi 15.05.2008’i takip eden 16.05.2008 gününden itibaren işleyen «ticari faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Verildiği tarihi başkatip rapora işaret eder ve mahkemeden evvel suretlerini iki tarafa tebliğ eder” hükmü gereğince, davalı vekili hukuki bilirkişi raporunu tebliğ için «masraf» da vermiş olduğu halde rapor kendisine tebliğ edilmeksizin ve rapora karşı itiraz hakkı tanınmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15338 E. , 2012/5729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2006/29-2009/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket nezdinde hareketli makineler sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan müvekkiline ait 1995 model ekskavatör iş makinesinin 30.08.2005 tarihinde kimliği belirsiz kişilerce yakılarak hasara uğratıldığını, hasar bedelinin davalı tarafça ödenmediğini belirterek 50.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, makinelerin maden ocağı, taş ocağı veya yer altında çalışması ve bu esnada oluşacak hasarların teminat dışı olduğunu, aracın taş ocağında çalıştığını, hasarın meydana gelmesinde davacının ağır kusurunun bulunduğunu, talep edilen bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın maden ocağı, taş ocağı veya yer altında çalışma sırasında meydana gelmediği, hasarın teminat dışında olduğunun kabul edilemeyeceği, iş makinesinin çalıştığı yerden her gün kaldırılmasının güç olduğu, mevcut durumun gündelik hayattaki uygulamaya da uygun oluşu gözetildiğinde sigortalının ihmalinden veya ağır kusurundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 33.500,00'TL'nin olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hareketli makinalar sigorta poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 1299. maddesinde, sigorta bedelinin rizikonun gerçekleştiğinin sigortacıya ihbar borcunun 1292. madde gereğince doğduğu tarihte muaccel olacağı düzenlenmiş olup, temerrüt için özel bir düzenleme öngörülmemiştir. Bu nedenle, genel hükümlerden sayılan BK’nun 101. maddesinin temerrüt yönünden uygulanma olanağı mevcuttur. Ancak, poliçe genel şartlarında sigortacının temerrüdü yönünden özel bir düzenleme yapılmış ise bu özel düzenlemenin genel hükümlerden önce uygulanması gerekir. Bu durumda, mahkemece dava konusu sigorta poliçesine ilişkin genel şartların ilgili maddesi ve BK’nun 101. maddesi birlikte değerlendirilerek bu esaslar doğrultusunda davalı ...
şirketinin temerrüt tarihi belirlenerek buna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1012673500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz