6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Görev tespitinde her iki tarafın da tacir olması gerekliliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/762 E. 2022/739 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Satım sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için taraflardan her ikisinin de tacir olması gerekir. Gerçek kişinin ticaret sicilinde tacir kaydının bulunmaması, onun tacir olmadığı veya esnaf olduğu anlamına gelmez; VUK uyarınca bilanço esasına göre defter tutan gerçek kişi, birinci sınıf tacir sayılır ve bu durum vergi dairesi kayıtlarıyla ispatlanabilir. Davalının anonim şirket olarak tacir olduğu sabitse ve davacının da bilanço esasına göre defter tutması nedeniyle tacir olduğu tespit edilmişse, taraflar arasındaki satım işlemi nispi ticari dava sayılır ve görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

Davanın ticari dava sayılıp asliye ticaret mahkemesinin görevli olup olmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, davalı anonim şirketin TTK 124 uyarınca tacir sayıldığını, davalının cevap dilekçesinde de tacir olduğunu ikrar ettiğini, bu durumda her iki tarafın tacir olması şartının gerçekleştiğini, davanın ticari dava sayılarak asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bir davanın ticari dava sayılması için ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup satım sözleşmesi TTK'da düzenlenmediğinden, davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın da tacir olması gerekir. Davacının ticaret sicilinde tacir kaydının bulunmaması, tacir olmadığını veya esnaf olduğunu göstermez; işletme hesabına göre defter tutulması da esnaflığı göstermez. VUK 176 ve 182. maddeleri uyarınca birinci sınıf tacirler bilanço esasına göre defter tutar. Vergi Dairesi yazı cevabına göre davacının 2017/01-12 hesap döneminde bilanço esasına göre defter tuttuğu ve gerçek usulde ticari kazanç mükellefi olduğu tespit edilmiştir. TTK 16/1 uyarınca ticaret şirketleri tacir sayılır; TTK 19/1 uyarınca tacirin borçlarının ticari olması asıldır, ancak gerçek kişi tacirin işlemi ticari işletmesiyle ilgili olmadığını bildirmesi veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmaması hâlinde borç adi sayılır. Davalı anonim şirket tacir olduğundan, davacının da tacir olduğunun kabulü halinde taraflar arasındaki satış ticari satış olacak ve dava, her iki tarafın tacir olması nedeniyle nispi ticari dava olarak kabul edilecektir. İlk derece mahkemesince davalının tacir olmadığından bahisle verilen görevsizlik kararı, davalının anonim şirket olup tacir olduğu ve davacının 2017-2018 yıllarında bilanço esasına göre defter tuttuğu gözetilmeden verildiğinden, davacının ticaret sicilinde kaydı olmamasına dayanılarak davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin karar doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Gerçek kişinin tacir sıfatının, ticaret sicilinde kayıtlı olup olmamasından bağımsız olarak, vergi dairesi kayıtlarına göre bilanço esasına göre defter tutup tutmadığına bakılarak tespit edilebileceğini ve bu tespitin nispi ticari dava/görev belirlemesinde esas alınacağını gösteren bir karardır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Satım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, taraflardan her ikisinin de tacir olması hâlinde dava nispi ticari dava sayılır ve görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; taraflardan birinin tacir olmadığı durumda görevli mahkeme genel mahkemeler olan asliye hukuk mahkemesidir.
Dava şartı
göreve ilişkin dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nispi ticari dava mutlak ticari dava tacir bilanço esasına göre defter tutma göreve ilişkin dava şartı gerçek kişi tacir

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı TTK 46102 sayılı TTK 56102 sayılı TTK 16(1)6102 sayılı TTK 19(1)6102 sayılı TTK 124 · 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) — VUK 176VUK 182 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/762

KARAR NO 2022/739

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/02/2022

NUMARASI 2021/1036 Esas 2022/103 Karar

DAVA

Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/05/2022

Görevsizliğe ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin yaklaşık 25 yıldır unlu mamuller (pizza, sandviç vb.) satan bu ürünleri tüketiciye hazır bir hale getiren ve bu ürünlerin nihai tüketici ile buluşmasının sağlandığı kantin, büfe vb. işletmelere pazarlayan bir şahıs şirketi olduğunu, davalıya da bu ürünleri sattığını, ticari defter ve kayıtlardan anlaşılacağı üzere davalıya 25.876,62-TL'lik ürün satıldığını, ancak davalının büyük kısmını ödemediğini, şifahi olarak yapılan görüşmede davalı ödemeleri yaptığını iddia etse de bu ödemelerin kime yapıldığı ve hangi ürüne ilişkin yapıldığının tespit edilemediğini bunun yanı sıra müvekkili tarafından imzalanmış ve müvekkiline ait herhangi bir makbuzun da bulunmadığını, sonuç olarak davalının, bu iddiası ile haksız bir şekilde ödemelerden kaçınma yoluna giriştiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile 500-TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın arabuluculuk şartı yönünden reddi gerektiğini, davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davada zaman aşımı süresinin geçtiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, müvekkilinin borcu bulunmaması nedeniyle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, eldeki davanın asliye ticaret mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olmasının zorunlu olduğu, somut olayda davalının tacir olmadığı, davanın nitelik olarak mutlak ticari davalardan olmadığı, uyuşmazlığın genel mahkemeler olan asliye hukuk mahkemeleri görev alanına girdiği gerekçesiyle göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; TTK 124.maddesi uyarınca anonim şirketlerin ticaret şirketleri arasında sayıldığını, ticaret şirketlerinin ise tacir sayılacağını, Ticaret Sicilinde anonim şirket olarak kuruluş ilanı verildiğini, davalı yanın cevap dilekçesinde dahi tacir olduğunu ikrar ve beyan ettiğini, anonim şirket olan davalı yanın tacir sayılacağını, bu durumda her iki tarafında tacir olma şartı gerçekleşmiş olduğundan dava ticari dava sayılarak ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kararın kaldırılmasını, Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli sayılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirileceği belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup satım sözleşmesi TTK’nda düzenlenmediğinden, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde ticaret mahkemesinin görevli olduğu kabul edilecektir. Davacının ticaret sicilinde tacir kaydının olmaması tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermeyecektir.

VUK 176.madde de birinci sınıf tacirlerin bilanço esasına göre defter tutacağı 182.madde de bilanço esasına göre defter tutacak tacirlerin yevmiye ,envanter,defteri kebir tutacağı düzenlenmiştir. Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevaplarında; Davacı gerçek kişinin 2017/01-12 hesap dönemi Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin tetkikinde bilanço hesabında bulunduğu ve 19/11/2018-13/12/2018 tarihleri arasında Gerçek Usulde Ticari kazanç mükellefi olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. TTK nun 16(1) maddesi uyarınca ticaret şirketleri tacir sayılır.TTK nun 19-(1) .maddesi uyarınca bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır.Ancak gerçek kişi olan bir tacir ,işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.

Davalı tüzel kişi tacir ile davacının tacir olduğunun kabulü halinde taraflar arasında ki satış ticari satış olacağından ;davanın her iki tarafının tacir bulunması nedeniyle dava ticari dava olarak kabul edilecektir. İlk derece mahkemesince davalının tacir olmadığından bahisle görevsizlik kararı verilmişse de; davalı anonim şirket olup tacir olduğu, davacının 2017-2018 yıllarında bilanço esasına göre defter tuttuğu,her iki tarafın tacir bulunması halinde dava nispi ticari dava olarak kabul edileceğinden davacının ticaret sicilinde kaydı olmaması nedeniyle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin karar doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; istinaf nedeni yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2022 Tarih 2021/1036 Esas 2022/103 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/05/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101266 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.