6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Davacının vefatı, taraf teşkili sağlanmadan verilen kararın kaldırılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/41 E. 2025/82 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Davacının yargılama sırasında ölmesi halinde, vekalet ilişkisi ölümle sona erdiğinden mirasçılara ait vekaletname sunulmadan veya mirasçılara tebligat yapılıp taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek karar verilmesi, taraf ve dava ehliyetinin dava şartı niteliğinde olması ve bu hususun yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmesi nedeniyle usule aykırıdır; bu durumda istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece kararı kaldırılır ve dosya, taraf teşkilinin sağlanması için mahalline gönderilir.

Ele alınan sorunlar

Davacının yargılama sırasında ölümü nedeniyle taraf teşkilinin sağlanmaması → kabul

Gerekçe: Davacının yargılama sırasında, karar tarihinden önce vefat ettiği nüfus kaydından anlaşılmıştır. Ölümle vekalet ilişkisi sona erdiğinden, davayı takip eden ve kararı tebliğ alan avukat ile davacı arasındaki vekalet ilişkisi de sona ermiştir. Davacı vekili tarafından mirasçılardan alınmış bir vekaletname dosyaya ibraz edilmemiş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesi davanın mirasçılar tarafından takip edilmesi gerektiğini gözden kaçırarak bu hususu incelememiştir. Bu durumda öncelikle, vekalet ilişkisi ölümle sona eren vekile mirasçılara ait vekaletnameleri sunması için süre tanınmalı, sunulmadığı takdirde mirasçılara tebligat yapılarak davaya devam etmeleri sağlanmalı ve işin esasına ancak taraf teşkili tamamlandıktan sonra girilmelidir. HMK'nin 114. maddesi gereğince taraf ve dava ehliyeti dava şartı niteliğinde olup, bu husus yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu nedenle davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri incelenmeksizin, kararın kaldırılarak müteveffa davacının mirasçılarının davaya katılması suretiyle taraf teşkili sağlanarak davanın yeniden görülmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yargılama sırasında davacının vefatı halinde vekalet ilişkisinin sona erdiği, mirasçılara vekaletname sunma imkanı verilmeden veya tebligat yapılmadan taraf teşkili sağlanmaksızın esasa girilerek karar verilmesinin usule aykırı olduğu ve bu hususun re'sen gözetilmesi gerektiği yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
taraf ve dava ehliyeti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taraf teşkili dava ehliyeti vekalet ilişkisinin sona ermesi dava şartı re'sen gözetme

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/41

KARAR NO 2025/82

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/10/2024

NUMARASI 2022/227 Esas - 2024/577 Karar

DAVA

Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/01/2025

Davanın davalı ...AŞ yönünden reddine, davalı ... Bankası A.Ş yönünden pasif husumet yokluğundan usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin uhdesinde bulunan mevduatlarını değerlendirmek amacıyla davalı ... AŞ ve ... Bankası A.Ş ile 28/11/2012 tarihinde Çerçeve Sözleşme imzaladığını, bu sözleşmeye istinaden aldığı hisse senetleri ile ilgili 2015 yılına kadar herhangi bir işlem yapmadığını, çünkü müvekkilinin hisse senetlerini yatırım amacı ile bankadaki parasının erimemesi için yaptığını, hisse alım satım işlemleri sonucunda davalılar tarafından çok yüksek miktarda komisyon tahsil edildiğini, müvekkilinin tüm birikimlerini davalıların kusuru neticesinde eridiğinden bahisle, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000- TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ...AŞ vekili; davacı imzaladığı sözleşmeler kapsamında hisse senedi alım satım işlemleri gerçekleştirdiği, gerek bu sözleşmelerde gerekse sözlü olarak işlemlerin riskleri ve olası sonuçları tüm ayrıntısı ile davacı ile paylaşıldığı davacı tüm bu sonuçları öngörerek hareket ettiği, davacının, 28.11.2012 tarihli; Sermaye Piyasaları Araçları Alım Satım İşlem Çerçeve Sözleşmesi, Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formu, Taahhütname, 29.09.2015 tarihli, Sermaye Piyasası Araçları Kredisi İstek ve Bilgilendirme Formu, 29.09.2015 tarihli Sermaye Piyasası Araçları Kredi Sözleşmesi, 29.09.2015 tarihli Bireysel Müşteriler İçin Müşteri Tanıma Formu, 23.09.2014 tarihli ve 31.07.2015 tarihli, hesabındaki tüm işlemleri izlediğinden, adresine ekstre gönderilmemesini istediği taahhütnameleri imzaladığını, davacının farklı tarihlerde sermaye piyasalarında yatırım amacıyla sözleşme imzalamış olması, amacının mevduat faizi vb gibi daha sağlam ve riski az ürünlerde değerlendirmek olmadığı, tam tersine, hisse senedi piyasalarında üstelik kredili olarak menkul kıymet alım satım ticareti ile uğraşma amacı olduğunu gösterdiğini, davacı, piyasa riskleri konusunda bilgilendirilmediğini uyarılmadığını iddia etmekteyse de bu iddiasının doğru olmadığı, davacının kendisine yapılan öneriler ve tavsiyeler nedeniyle zarara uğradığı iddiasının hiç bir geçerliliği bulunmadığı, davacı 07.12.2012 tarihinde ...

hissesi virman yaparak işlemlere başlamış ise de, ilk alım satım işlemi 07.04.2015 tarihinde başlamış ve 10.09.2018 tarihinde sonlandırdığı, davacı tam 3,5 yıl boyunca sürekli olarak hisse senedi alım ve satımı yaptığı, davacının iddiasına göre: sözleşmeleri okumadan imzalamış olduğu, oysa ki ses kayıtları dinlendiğinde her şeye hakim olduğu, fiyatlardaki en küçük dalgalanmayı dahi takip ettiğinin anlaşıldığı, davacı ile müvekkili şirket müşteri temsilcisi ile gerçekleştirdiği görüşmelerde; neredeyse tüm aramaları kendisinin yaptığı, aracı kurumu bazen günde 10 bazen 20 kez olmak üzere aradığı, piyasa ve hisse fiyatları hakkında görüş istediğini ileri sürerek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...

Bankası A.Ş vekili; müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, husumet itirazı doğrultusunda davanın husumet yokluğundan reddine, esas ilişkin beyanla bulunma hakkı saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacının sunulan menkul kıymet hareket listesinde 1.972.651 adet alım işlemi ile bu işlemlere ilişkin toplam 13.686.608-TL ve yine değerli nominal 1.825.572 adet satım işlemi yaptığını, ses kayıtları dökümünde, davacı müşteri ile davalı banka müşteri temsilcileri arasında yapılan işlemlerin müşteri bilgisi dahilinde bulunduğunu, son olarak dosyaya sunulan 2019 Mayıs-Kasım aylarına ait hesap ekstrelerinde cari hesap bakiyesinin 0- TL, menkul kıymet olarak 0,333 adet Afyon hisse senedi bulunduğu (Değeri 1,74 TL), davacı tarafça yaklaşık 4 yıl boyunca davacı asilin yanlış yönlendirildiği, adına binlerce hisse alım/satım işlemi yapılarak telafisi mümkün olmayan maddi zarara maruz kaldığı iddiasında bulunulmuş ise de yapılan iş ve işlemlerin incelenmesinde sadece zararlı işlemler değil karlı işlemlerin de yapıldığını, yalnızca zararlar işlemler nedeniyle zarar tazmin talebinde bulunulmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağını, bilirkişi raporuyla da bu hususun tespit edildiğini, uygunluk testine ilişkin bilgi belge dosya kapsamında bulunmamakla birlikte yapılan işleri mahiyeti, ses dökümü gereğince işlemlerden davacının haberdar oluşu ve zarar olgusu ispat edilemediğini, davanın davalı ...

AŞ yönünden reddine,davalı ... Bankası AŞ. yönünden ise sözleşmenin tarafı olmadığından pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı bankanın özen yükümlülüğü ve güven kurumu olmasından dolayı tam kusurlu olduğunu ve davacı müvekkilinin müterafik kusuru bulunmadığını, banka ve kuruluş üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden dolayı müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkili ilk okul mezunu olmasına rağmen, SPK uygulaması doğrultusunda hiçbir işlem yapmayan, müvekkilinin uygunluk testini ve eğitim durumunu temin etmeyen bankanın müvekkiline uğradığı zararlardan sorumlu olduğunu, bilirkişi ise, temel kriterlerin hiçbirini incelemeden sözde bir rapor düzenlediğini, bilirkişinin raporunun yanlı ve taraflı olduğunu, itibar edilerek hüküm kurulmasının mümkün olmadığını kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Somut olayda, davacı ...'nun yargılama sırasında karar tarihinden önce 14/08/2024 tarihinde vefat ettiği incelenen nüfus kaydından anlaşılmıştır. Şu halde, ölümle vekalet ilişkisi sona ereceğine göre, davayı davacı adına takip eden ve kararı tebliğ alan avukat ile davacı arasındaki vekalet ilişkisi sona ermiş, davacı vekili tarafından ...'nun mirasçılarından alınmış vekaletname dosyaya ibraz edilmediği halde mahkemece davanın, mirasçıları tarafından takip edilmesi gerektiği göz ardı edilerek bu husus üzerinde durulmamıştır.Hal böyle olunca, öncelikle, ölüm ile vekalet ilişkisi son bulan vekile, ... mirasçılarına ait vekaletnameleri sunmak üzere süre tanınması, sunulmadığı taktirde mirasçılara tebligat yapılmak suretiyle davaya devam etmeleri halinde işin esasına girilerek karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle;

HMK'nin 114. maddesi gereğince taraf ve dava ehliyeti dava şartı niteliğinde olduğundan bu hususun yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılarak, müteveffa davacının mirasçıları davaya katılarak taraf teşkili sağlanarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/227 Esas - 2024/577 Karar sayılı 15/10/2024 tarihli kararının, HMK m.353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı verenmahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 427,60‬-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/01/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/10125 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.