Ticari işletme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15821 E. 2012/6170 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ bilirkişi incelemesi↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre yargılama sırasında, davalının yaptığı işin ticari iş niteliğinde olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişinin raporunda davacı tarafından belirtilen adreste ......, Mobilya Şirketinin faaliyet gösterdiği, davalının belirtilen adreste faaliyette bulunmaması nedeniyle istenen hususlarla ilgili olarak belirleme yapılamadığının bildirildiği, davalının ticari işletmesini kapattığı bu itibarla davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak mahkemece tescile tabi bir işyerinin açıldığı ve davete uyulmadığı, ancak sonradan kapanması nedeniyle davanın konusuz kaldığı kabul edildiğine göre, davalı aleyhine TTK 35/2 maddesindeki para cezasına hükmetmek gerekirken, bu husustaki istemin dahi reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17746 E. 2014/19117 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kat ihtarı · tebliğ tarihi · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · tebligat · haciz
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, banka «kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, aleyhine haciz istenilen A..
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 11. maddesinde «kat ihtarının» da İİK'nun 68/b. maddesinde belirtilen hesap özeti niteliğinde olduğu düzenlenmiş olup bu hali ile kat ihtarı borçluların sözleşmede gösterilen adreslerine tebliğe çıkarılmış ancak borçlu şirket ile A..
Bu durumda mahkemece gerek asıl borçlu ve gerekse de «kefil» bakımından banka alacağının «muaccel» hale geldiği gibi kefil bakımından TBK'nın 586.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1081 E. 2011/10616 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçeli karar tebliği · savunma hakkı · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · limited şirket · tebligat · ticaret sicili
Benzer bu karardaMahkemece, «ihyası» istenilen şirketin «tasfiye memuru» olan davalı Mehmet’e dava dilekçesi ve duruşma günü bu kişinin «ticaret sicil» memurluğuna bildirdiği adresine tebliğe çıkarılmış ise de bu kişinin adresten ayrıldığı «gerekçesiyle tebliğ» evrakı iade olmuş, bunun üzerine, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yoluna gidilmiş ve davalının yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmiştir.
Dava, ticaret sicilinden «kaydı» silinen «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece davalının 10 yıl önce «ticaret siciline» vermiş olduğu adrese «tebligat» yapılmış ise de, davalı tarafından temyiz dilekçesine ekli olarak verilen 04.10.2007 tarihli «haciz» tutanağına göre dava tarihinden önce davalıya ait adreste ve davalının bizzat huzurunda davacı tarafından haciz işleminin yapılmış olduğu anlaşılmakta olup, yargılama sırasında davalının adresinin davacı tarafından bilinmediğinden sözedilemez.
Bu itibarla, mahkemece, davalının «haciz» tutanağında belirlenen adresine usulüne uygun olarak «tebligat» yapılıp, taraf teşkili sağlandıktan ve kendisine «savunma hakkı» verildikten sonra yargılama yapılıp neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15821 E. , 2012/6170 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/07/2010 tarih ve 2007/250-2010/346 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Adana Ticaret Odası Başkanlığı'nın bildirimi üzerine Ticaret Sicil Memurluğunca yapılan incelemelerde davalının Mahfesığmaz Mah.
62. Sk N:27 de “Alminos Modüler Mobilya- ...” unvanı ile faaliyet gösterdiği halde Ticaret Sicil Memurluğu ve Ticaret Odasına kayıtlı olmadığına dair tutanak tutulduğunu, TTK'nın 42'nci maddesine göre ticari işletmelerin tescil ve ilan mecburiyeti olduğunu, davalıya tescil için 15 gün süre verildiğini, ancak davetin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek davalıya ait ticari işletmenin Adana Ticaret Siciline tesciline, davalının para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre yargılama sırasında, davalının yaptığı işin ticari iş niteliğinde olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişinin raporunda davacı tarafından belirtilen adreste ......, Mobilya Şirketinin faaliyet gösterdiği, davalının belirtilen adreste faaliyette bulunmaması nedeniyle istenen hususlarla ilgili olarak belirleme yapılamadığının bildirildiği, davalının ticari işletmesini kapattığı bu itibarla davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak mahkemece tescile tabi bir işyerinin açıldığı ve davete uyulmadığı, ancak sonradan kapanması nedeniyle davanın konusuz kaldığı kabul edildiğine göre, davalı aleyhine TTK 35/2 maddesindeki para cezasına hükmetmek gerekirken, bu husustaki istemin dahi reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1011979100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz