Fiili taşıyıcının akdi taşıyıcıyla müteselsil sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4397 E. 2023/6389 K. · · İlk derece: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Taşıma işini fiilen üstlendiğini kendi yazışmasında kabul eden kişi, yalnızca araç maliki olduğu savunmasına rağmen alt taşıyıcı sayılır; emtianın tamamen kaybı hâlinde akdi taşıyıcı ile fiili taşıyıcı zarardan müşterek ve müteselsilen sorumludur. Taşıyıcının hapis hakkını ileri sürebilmesi için hak sahibine bildirimde bulunmuş ve paraya çevirme sürecini işletmiş olması gerekir; emtianın akıbeti dahi belli değilken bildirimsiz ve süreç işletilmeksizin hapis hakkı savunması dinlenmez. Zarar, malın çıkış yeri fiyatı gözetilerek fatura bedelleri kadri marufunda ise bu bedeller üzerinden belirlenir.
Ele alınan sorunlar
Araç maliki olduğunu savunan davalının alt/fiili taşıyıcı sıfatının bulunup bulunmadığı → kabul
İddia: Davalı, taşıyıcı sıfatının bulunmadığını, yalnızca araç maliki olduğunu, davacı ve diğer davalı ile arasında taşıma sözleşmesi bulunmadığını, yazışmada nakliye değil kira bedelinden söz edildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının, gönderenin ihtarnamesi üzerine gönderdiği yazıda malların kendi araçlarıyla yurt dışına çıkarıldığını, taşıma sözleşmesini diğer davalı ile yaptıklarını ve bu şirketin araç kirasını ödemediğini belirterek nakliye bedellerinin kendilerine ödenmesini istemesi karşısında, taşıma işinin bu davalı tarafından alt taşıyıcı sıfatıyla üstlenildiğinin kabulü gerekir; bu nedenle malların teslim edilmemesinden diğer davalı ile birlikte sorumluluğu vardır. Emtianın tamamen kaybı nedeniyle akdi taşıyıcı ile fiili taşıyıcı müşterek ve müteselsilen sorumludur; bu durumda diğer davalı yanında bu davalının da tazminattan müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddi doğru değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Hapis hakkının usulüne uygun kullanılıp kullanılmadığı → ret
İddia: Davalılar, önceki taşımalardan kaynaklanan alacaklarını teminat altına almak için hapis hakkını kullandıklarını, hapis hakkına konu mal için yapılacak bildirimin herhangi bir şarta bağlanmadığını savunmuştur.
Gerekçe: Davadan önce davalılar tarafından davacıya hapis hakkına ilişkin herhangi bir bildirim yapılmamış, ayrıca emtianın varma yerine ulaşıp ulaşmadığı ve akıbeti belli olmadığı gibi paraya çevirme süreci de işletilmemiştir; bu durumda hapis hakkı kanuna uygun olarak kullanılmamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Zararın hesabında fatura bedellerinin esas alınması → ret
İddia: Davalı, ibraz edilen fatura bedellerinin gerçeği yansıtmadığını ve fahiş olduğunu savunmuştur.
Gerekçe: Malın çıkış yeri fiyatı gözetilerek yapılan değerlendirmede emtianın fatura fiyatları kadri marufundadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Araç maliki savunmasına karşın taşıma işini üstlendiğini kendi yazışmasında kabul edenin alt/fiili taşıyıcı sayılacağı ve akdi taşıyıcı ile müteselsilen sorumlu olacağı; hapis hakkının bildirim ve paraya çevirme süreci işletilmeden kullanılamayacağı yönünden Yargıtay içtihadı niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi taşıyıcı↗ fiili taşıyıcı↗ alt taşıyıcı↗ müşterek ve müteselsil sorumluluk↗ hapis hakkı↗ kadri maruf↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2429 E. 2015/9424 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · tüzel kişilik · ek tasfiye
Benzer bu karardaİş Mahkemesi'nin 2012/594 Esas sayılı dosyasına «münhasır» olmak üzere şirket «tüzel kişiliğinin» ihyasına dair verilen kararın davalı «tasfiye» memurunca temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4397 E. , 2023/6389 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2323 Esas, 2022/561 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/585 E., 2019/888 K.
Taraflar arasındaki taşımadan kaynaklı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’de üretilen kişisel bakım ürünlerinin yurtdışına ihracatını yapmakta olan dava dışı ... Kimya şirketinden 71.030,40 USD tutarındaki, ... AŞ’den ise 56.564,20 USD tutarındaki ürünleri satın aldığını, malların Özbekistan’da belirtilen adrese taşınması konusunda davalı .....Ltd. Şti. ile anlaştığını, satın alınan malların taşıyıcıya zamanında teslim edildiğini, diğer davalının sahibi olduğu tırlara yüklemesinin yapıldığını, malların bildirilen adrese ulaşmadığını, mallardan haber ve bilgi alınamadığını ileri sürerek, 127.594,60 USD'nin 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... A.Ş.’nin Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/546 E., 2018/302 K. sayılı dosyasında müvekkillerinin aleyhine tazminat davası açtığını, gönderici ... A.Ş.'nin malda menfaatinin sona erdiğinden davanın reddine karar verildiğini, anılan dosyada alınan bilirkişi raporu ile malın zayi olmadığının, dava dışı ... ya da ... Kimya tarafından gümrükten çekilebilecek durumda olduğunun tespit edildiğini, müvekkili ...’un taşıyıcı değil araç sahibi olduğunu ve sorumlu olmadığını, müvekkilinin alacak hakkını teminat altına almak için hapis hakkını kullandığını, davacı tarafça ibraz edilen fatura bedellerinin gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ...Ltd. Şti.'nin akdi taşıyıcı olduğu, davacının zayi karinesine dayanarak tam tazminat talep edebileceği, davalı tarafça hapis hakkının kullanıldığı iddia edilmiş ise de, varma yerinde kullanılma ya da paraya çevirme sürecinin işletilmediği, dosyada mevcut e-postalarla davalının kusurlu olduğunun tespit edildiği, taşımanın doğru ve özenli alt taşıyıcılarla organize edilmediği, bu nedenle hapis hakkının kullanılamayacağı, faturalara göre hesaplanan zarar ve tazminatın somut olaya uygun ve kadri marufunda olduğu, davacının taşımaya verilen mallarından 127.594,60 USD kıymetinde malının zayi olduğu, bu miktar tazminatı ...
Uluslararası Taşımacılık şirketinden tazmin edebileceği gerekçesiyle davalı ... ...Ltd. Şti.'ne karşı açılan davanın kabulü ile 127.594,60 USD'nin dava tarihinden itibaren işletilecek %5 oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Limited Şirketi'nin taşıyıcı araç maliki olması dışında taşıyıcı sıfatının bulunmadığı, taşınan aracın maliki olmasının taşıyıcı olması için yeterli olmayacağı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'un taşıyıcı sıfatının bulunduğunu, davalının fiilen taşıma yaptığının dosya içeriği itibariyle sabit olduğunu, davalı tarafından dava dışı ...'a gönderilen yazıda taşımanın kendileri tarafından yapıldığının açıkça kabul edildiğini, somut olayda davalı ... ile diğer davalının müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından dava dışı ... ...A.Ş.'nin ihtarnamesi üzerine gönderilen 25.05.2017 tarihli yazıda ...'a hitaben; “…bahse konu mallar şirketimizin araçları ile yurt dışı edilmiştir. Bu mallar Gürbulak sınır kapısından Türkiye’nin dışına çıkarılmıştır. Araçlar şu anda İran ülkesini geçmiş bulunmaktadırlar. Bu taşıma sözleşmesini biz ... Ulus. Taş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile yapmış bulunmaktayız. Ancak ... isimli şirket taşımaya ilişkin kiramızı ödememiştir. Bu hususu da tarafınıza bildiriyoruz. Bahse konu kiralardan şirketinizin de sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenlerle açıklamalarımıza ilişkin nakliye bedellerinin 10 gün içerisinde şirketimize aktarılmasını talep ediyoruz.
Ayrıca mallar yurt dışı edildiğinden, Gaziantep Gümrük Müdürlüğü antrepolarına teslim edilme gibi bir durumu söz konusu olamaz.” şeklinde yanıt verildiği, yazı içeriğinde davalı ...'un taşıma sözleşmesini diğer davalı ... ile birlikte yaptıklarını, ancak davalı ... şirketinin araçların kirasını ödemediğini, bu nedenle nakliye bedellerinin kendilerine ödenmesi gerektiğini belirtmesi karşısında taşıma işinin davalı ... tarafından alt taşıyıcı sıfatıyla üstlenildiğini, bu nedenle de malların teslim edilmemesinden diğer davalı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerektiği, davalılar tarafından önceki taşımalardan kaynaklanan alacaklar nedeniyle hapis hakkının kullanıldığı iddia edilmiş ise de davadan önce davalılar tarafından davacıya hapis hakkına ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığı, ayrıca emtiaların varma yerine ulaşıp ulaşmadığı ve akıbeti belli olmadığı gibi paraya çevirme sürecinin de işletilmediği, bu durumda davalılar tarafından hapis hakkının kanuna uygun olarak kullanılmadığı, malın çıkış yeri fiyatı gözetilerek yapılan değerlendirmede emtianın fatura fiyatlarının kadri marufunda olduğu, emtianın tamamen kaybı nedeniyle akdi taşıyıcı ...
...Ltd. Şti. ile fiili taşıyıcı ... ...Ltd. Şti.'nin müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle mahkemece diğer davalı yanında davalı ...'un da 127.594,60 USD'den müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken davalı ... yönünden davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, 127.594,60 USD'nin dava tarihinden itibaren %5 oranında faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüm raporlarda müvekkilinin taşıyıcı sıfatının bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin araç maliki olduğunu, kararda dayanılan yazının davacıya hitaben olmadığını, “…bahse konu mallar şirketimizin araçları ile yurt dışı edilmiştir.'' denilerek ''taşıyıcı'' değil ''araçların maliki'' olduğu hususunun vurgulandığını, yine yazıda kira bedelinden bahsedildiğini, malların müvekkili tarafından taşındığının değil, diğer davalı şirket ve fiili taşıyıcı konumundaki ...'e kiralandığının belirtildiğini, nakliye veya navlun ücreti ibaresinin değil kira bedeli ifadesinin kullanıldığını, davacının da dava dilekçesinde müvekkilinin yalnızca araçların maliki olduğunu ikrar ettiğini, davacı firma ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, yine diğer davalı ile de müvekkili arasında bir taşıma sözleşmesinin olmadığını, müvekkilinin davacının akidi olmadığını ve yorum yolu ile bu sonuca varılamayacağını, Bakırköy 3.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/546 E. sayılı dosyası üzerinden 20/02/2018 tarihli -olaya daha yakın tarihli- bilirkişi heyet raporunda yer alan tespitlerin dikkate alınmadığını, tedbir ve dava tarihinde malların gümrükte olduğunu, zarar iddialarının dosyada sabit olmadığını, bu rapor ile dosyada alınan rapor arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, ithalat giriş faturaları dosya arasına alınmadan gerçeği yansıtmayan fahiş fatura bedelleri ile salt davacı beyanları ve delilleri tekrarlanmak suretiyle rapor düzenlendiğini, alacak hakkının teminat altına alınması için hapis hakkı kullanıldığı yönündeki diğer davalı yan iddiasına ilişkin değerlendirmelerin hatalı olduğunu, diğer davalı müvekkil ...'in, davacı ile süregelen ticari ilişkileri nezdinde, daha evvel yapılan taşımalara ve hizmetlere ilişkin alacağı olduğunu, alacaklının, hapis hakkına konu olan nesneleri borçluya geri vermekten kaçınma hakkı bulunduğu, borçlunun söz konusu malların veya kıymetli evrakın paraya çevrilmesine başvurmak zorunda olmadığı, hapis hakkına konu paraya çevrilecek mal için yapılacak bildirimin herhangi bir şarta bağlanmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müteselsil sorumluluk şeklinde hüküm kurulduğundan bu hususun da gözetilmesi gerektiğini, müvekkilinin kusurlu davranışı bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uluslararası taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı .....Ltd. Şti. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı ... Ulus. Taş. Petrol İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... Ulus. Taşımacılık Petrol İth. İhr. San.v e Tic. Ltd. Şti.'ye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1010303600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz