6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5122 E. 2013/11340 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu eksik harç yapılmamış sayılma kıyasen uygulama şirket zararı tmsf içtihadı birleştirme kararı havale yönetim kurulu kararı harç kusur avans faizi e-defter görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 432HUMK 434 · İİK · HMK · TTK — TTK 336TTK 359

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunmalar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı şirketin ana sözleşmesine göre ödenmesi gereken sermayenin 1/4'ünün 30.06.2003 tarihinde 150.000.00 TL olarak ödenip aynı gün dava dışı Mavi Reklam ve Film A.Ş. hesabına aktarıldığı, davacı şirket ile anılan şirket arasında ticari bir ilişkinin bulunduğunun kanıtlanamadığı, ödemenin makbuz karşılığı yapıldığı, ödemeye ilişkin bir yönetim kurulu kararının da bulunmadığı, belirtilen ödeme halen tahsil edilemediğinden davacı şirketin zararının gerçekleştiği, davalı yönetim kurulu üyelerinin bu şekilde kendi bünyelerinde bulunan diğer bir grup şirkete, davacı şirkete yapılan sermaye ödemesinin tamamını ödemenin yapıldığı aynı gün aktarmak suretiyle özen borçlarını ihlal ettiklerinden, TTK'nın 336/1-5 maddesi uyarınca oluşan zarardan sorumlu oldukları; açıklanan ödemenin fıktif bir ödeme olması halinde de davalı yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 336/1-1 maddesine göre sorumlu bulunduğu, yapılan tahsilat sonrasında bakiye zararın 149.650,00 TL olduğu, davalılardan ...'un zararın meydana geldiği dönemde davacı şirket denetçisi olarak görevli olup, TTK'nın 359. maddesi hükmüne göre denetçilerin de kusura dayalı sorumluluklarının bulunduğu; somut olayda, zarar verdiği iddia edilen işlemin 30.06.2003 tarihinde gerçekleştirildiği ve Şubat 2004 tarihinde, denetçi tarafından henüz rapor hazırlanmadan Uzan grubu şirketlerine TMSF tarafından el konulduğu, bu nedenle anılan davalının sorumluluğunun bulunmadığı; 01.12.2004 tarihinde düzenlenen kasa tutanağına göre 31.08.2004 tarihi itibarıyla 132.54 TL kasa noksanının bulunduğu, ancak davalıların şirket kasasını her an kontrol etmesinin düşünülemeyeceği gibi dosyadaki kasa açığından kimin sorumlu olduğu ve hangi tarihte meydana geldiği yönünde bir açıklık bulunmadığından ve şirketin her uğradığı zarardan dolayı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulamayacağı dikkate alınarak yönetim kurulu üyeleri olan davalılara TTK'nın 336. maddesine, denetçi olan davalı ...'a ise TTK'nın 359. maddesi gereğince bu konuda sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalılar .... ..., ..., ... ve ... haklarındaki davanın kısmen kabulü ile, 149.650,00.TL'nin 30.06.2003 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılardan ..., .... .... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine oy çokluğu ile karar verilmiştir.

Kararı davacı TMSF vekili ile davalılardan ... ve ... (ile ... ..., ...) temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı TMSF vekili ile davalı ...’in tüm temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece verilen kararın onanması gerekmiştir.

2- Davalı ...’in temyiz istemine gelince, davalı tarafa gerekçeli karar 28.07.2010 günü ilanen tebliğ edilmiş olup, davalı tarafça hüküm 1086 sayılı HUMK'nın 432. maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 13.02.2013 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa'nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı ...’in temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

3- Davalılar ..., ... ve ...’in temyiz itirazlarına gelince, anılan davalılarca verilen temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nun 434. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 365. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalılar tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin Dairemiz Başkanı'na havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK)'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt da bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmediğinden, anılan davalılarca bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/5122 E.  ,  2013/11340 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2009 tarih ve 2006/851-2009/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı TMSF vekili ile davalılardan ... ve ...(ile ... ..., ...) tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı ...Tur. Yat. ve İşl. Tic. A.Ş. vekili, müvekkili şirketin 2002- 2003- 2004 faaliyet yıllarını kapsayan 09.11.2005 tarihli Denetim Kurulu Raporu ve 05.05.2006 tarihli Genel Kurul kararı müvekkili şirketi zarara uğratan davalılar hakkında mali sorumluluk davası açılmasına ve bu konuda şirket denetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiğini, davalılardan ...'un müvekkili şirketin Denetleme Kurulu, diğer davalıların ise Yönetim Kurulu üyesi oldukları dönemde, ortaklarca konulan ilk sermayenin ticari amaçları doğrultusunda şirket faaliyetleri için kullanılması gerekirken, basiretsiz davranarak ticari bir faaliyete dayanmaksızın, tahsil edemeyeceklerini bilerek ve bir finansman maliyeti karşılığı alınmaksızın, halen TMSF yönetiminde bulunan ve Uzan grubuna dahil olan dava dışı Mavi Reklamcılık ve Filmcilik San.

ve Tic. A.Ş.'ne aktararak şirketi kasten zarara uğrattıklarını, şirket kasa hesabında ve muhasebe kayıtlarında gözükmekle birlikte fiilen mevcut olmayan 132,54 TL'nin gerekli takip yapılmayarak zarara dönüşmesinden "Sayım ve Tesellüm Noksanları Hesabına" atılmasından da davalıların sorumlu olduklarını, şirketi gayri faal durumda tuttuklarını, yaptıkları tasarruflar ve hatalı işlemler nedeniyle gerekli prosedürü işletip önlem almadıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL zararın zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

TMSF vekili, davacı şirketin de içinde bulunduğu Uzan grubuna ait şirketlerin yönetim ve denetiminin müvekkilince devralındığını, davacı şirketin tasfiye edilerek sicilden terkin olunduğunu, kanuni halef olarak davaya devam ettiklerini bildirmiş, 20.03.2008 havale tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 149.782,54 TL olarak arttırmıştır.

Davalı ... vekili, kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun ve zararın ne şekilde meydana geldiğinin açıklanmadığını, iddianın soyut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., davanın soyut iddialara dayalı olarak açıldığını, ıslah talebinin de zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunmalar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı şirketin ana sözleşmesine göre ödenmesi gereken sermayenin 1/4'ünün 30.06.2003 tarihinde 150.000.00 TL olarak ödenip aynı gün dava dışı Mavi Reklam ve Film A.Ş. hesabına aktarıldığı, davacı şirket ile anılan şirket arasında ticari bir ilişkinin bulunduğunun kanıtlanamadığı, ödemenin makbuz karşılığı yapıldığı, ödemeye ilişkin bir yönetim kurulu kararının da bulunmadığı, belirtilen ödeme halen tahsil edilemediğinden davacı şirketin zararının gerçekleştiği, davalı yönetim kurulu üyelerinin bu şekilde kendi bünyelerinde bulunan diğer bir grup şirkete, davacı şirkete yapılan sermaye ödemesinin tamamını ödemenin yapıldığı aynı gün aktarmak suretiyle özen borçlarını ihlal ettiklerinden, TTK'nın 336/1-5 maddesi uyarınca oluşan zarardan sorumlu oldukları;

açıklanan ödemenin fıktif bir ödeme olması halinde de davalı yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 336/1-1 maddesine göre sorumlu bulunduğu, yapılan tahsilat sonrasında bakiye zararın 149.650,00 TL olduğu, davalılardan ...'un zararın meydana geldiği dönemde davacı şirket denetçisi olarak görevli olup, TTK'nın 359. maddesi hükmüne göre denetçilerin de kusura dayalı sorumluluklarının bulunduğu; somut olayda, zarar verdiği iddia edilen işlemin 30.06.2003 tarihinde gerçekleştirildiği ve Şubat 2004 tarihinde, denetçi tarafından henüz rapor hazırlanmadan Uzan grubu şirketlerine TMSF tarafından el konulduğu, bu nedenle anılan davalının sorumluluğunun bulunmadığı;

01. 12.2004 tarihinde düzenlenen kasa tutanağına göre 31.08.2004 tarihi itibarıyla 132.54 TL kasa noksanının bulunduğu, ancak davalıların şirket kasasını her an kontrol etmesinin düşünülemeyeceği gibi dosyadaki kasa açığından kimin sorumlu olduğu ve hangi tarihte meydana geldiği yönünde bir açıklık bulunmadığından ve şirketin her uğradığı zarardan dolayı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulamayacağı dikkate alınarak yönetim kurulu üyeleri olan davalılara TTK'nın 336. maddesine, denetçi olan davalı ...'a ise TTK'nın 359. maddesi gereğince bu konuda sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalılar .... ..., ..., ... ve ... haklarındaki davanın kısmen kabulü ile, 149.650,00.TL'nin 30.06.2003 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılardan ..., ....

.... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine oy çokluğu ile karar verilmiştir.

Kararı davacı TMSF vekili ile davalılardan ... ve ... (ile ... ..., ...) temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı TMSF vekili ile davalı ...’in tüm temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece verilen kararın onanması gerekmiştir.

2- Davalı ...’in temyiz istemine gelince, davalı tarafa gerekçeli karar 28.07.2010 günü ilanen tebliğ edilmiş olup, davalı tarafça hüküm 1086 sayılı HUMK'nın 432. maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 13.02.2013 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa'nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı ...’in temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

3- Davalılar ..., ... ve ...’in temyiz itirazlarına gelince, anılan davalılarca verilen temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nun 434. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 365. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalılar tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin Dairemiz Başkanı'na havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK)'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3.

maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt da bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmediğinden, anılan davalılarca bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ...’in temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...’in temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ...’in temyiz isteminin REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 103,50 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ialm harcının davalılardan ..., ... ve ...'den alınmasına, davacı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 10.198,30 TL harcın temyiz eden davalı ...'e iadesine, 31.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1010027100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.