Öğrenme tarihi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11454 E. 2010/2353 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '15 günlük', 'kanun': ['6102/68']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
öğrenme tarihi↗ zayi belgesi↗ depo kararı↗ zayi↗ hak düşürücü süre↗ ihbar↗ ihtar↗ ticari defter↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın TTK’nın 68/son maddesi hükmüne göre hak düşürücü 15 günlük sürede açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 68. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacılar vekili, müvekkilleri şirketlere ait ticari defterlerin bulunduğu deponun çatısının 25.03.2008 tarihinde çıkan fırtına ile hasarlandığını, bu durumun 02.04.2008 tarihinde öğrenilerek sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu, 03.04.2008 tarihinde ekspertiz tarafından yapılan çalışma sırasında davaya konu defterlerin ıslanarak zayi olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Oysa mahkemenin kabul ettiği şekilde öğrenme tarihinin 25.03.2008 fırtına tarihi veya 02.04.2008 sigorta şirketine ihtar tarihinin olduğu yönünde somut bir delil yoktur. Davacı vekili, defterlerin zayi olduğunun 03.04.2008 tarihinde ekspertiz tarafından yapılan çalışma sırasında öğrenildiğini iddia ettiğine göre, bu iddianın aksine daha önceden zayi olunduğunun davacı tarafından bilindiğine ilişkin dosyada somut bir bilgi yoktur.
Bu itibarla, mahkemece davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1950 E. 2017/2379 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · bilirkişi incelemesi · hasar
Benzer bu karardaBu durumda, bilirkişi raporundaki değerlendirme dosyada mevcut «ekspertiz raporlarına» uygun bulunmadığından davacı vekilinin bilirkişi raporuna vaki itirazlarının değerlendirilmesi ve yeniden rapor alınması için ayrı bir «bilirkişiye inceleme» yaptırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi ve tüm dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketi tarafından alınan «ekspertiz raporlarının» incelenmesinde raporlar arasında bir çelişki görülmediği, verimle ilgili hesaplamalarda da bir yanlışlık tespit edilmediği, dosyadaki mevcut veriler incelendiğinde davalı tarafın yasal yükümlülüğünü yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı taşınmazında farklı tarihlerde meydana gelen fırtına «hasarı» nedeni ile oluşan zararın tazminine ilişkindir.
Dosya içerisindeki ekspertiz raporlarında 08/04/2013 günlü fırtına nedeni ile %21, 24/05/2013 günlü fırtına nedeni ile %22 ve 25/05/2013 tarihli fırtına «hasarı» için %0 oranında hasar meydana geldiği belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11454 E. , 2010/2353 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gebze Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Hasımsız olarak açılan davada Gebze Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2008/182-2008/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketlerin ticari defterlerinin bulunduğu deponun çatısısının 25.3.2008 tarihinde çıkan fırtına ile hasarlandığını, daha sonra yağan yağmur sonucu depodaki defter ve kayıtların ıslanarak zayi olduğunu, durumun 2.4.2008 tarihinde sigorta şirketine ihbar edildiğini ileri sürerek, dava dilekçesinde belirtilen defter ve kayıtlar için zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın TTK’nın 68/son maddesi hükmüne göre hak düşürücü 15 günlük sürede açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 68. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacılar vekili, müvekkilleri şirketlere ait ticari defterlerin bulunduğu deponun çatısının 25.03.2008 tarihinde çıkan fırtına ile hasarlandığını, bu durumun 02.04.2008 tarihinde öğrenilerek sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu, 03.04.2008 tarihinde ekspertiz tarafından yapılan çalışma sırasında davaya konu defterlerin ıslanarak zayi olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Oysa mahkemenin kabul ettiği şekilde öğrenme tarihinin 25.03.2008 fırtına tarihi veya 02.04.2008 sigorta şirketine ihtar tarihinin olduğu yönünde somut bir delil yoktur. Davacı vekili, defterlerin zayi olduğunun 03.04.2008 tarihinde ekspertiz tarafından yapılan çalışma sırasında öğrenildiğini iddia ettiğine göre, bu iddianın aksine daha önceden zayi olunduğunun davacı tarafından bilindiğine ilişkin dosyada somut bir bilgi yoktur.
Bu itibarla, mahkemece davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009749200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz