6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuen Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7730 E. 2011/929 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta halefiyeti lütuf (hatır) ödemesi emtia nakliyat sigortası nakliyat sigortası rehin hakkı ek mehil aktif husumet yokluğu icazet halefiyet rücu hakkı aktif husumet rehin rücuen tazminat rücu muvafakat husumet yokluğu taraf ehliyeti havale sigorta poliçesi ibraz husumet

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 897

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu emtialar üzerinde dava dışı İş Bankası Galata Şubesi’nin rehin hakkının bulunduğu, dain-i murtehin olan bu hak sahibinden TMK 897. maddesi uyarınca icazet alındığının ispatlanmadığı, bu nedenle sigortalıya halefiyeti kanıtlayamayan davacını dava ehliyetini bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı olarak rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Davaya konu sigortalı emtia üzerinde dain-i murtehin sıfatıyla dava dışı bankanın sigorta bedeli açısından hak sahibi olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp, uyuşmazlık, dain-i murtehin bankaya değil, sigortalıya ödeme yapan davacı ... şirketinin davalıya rücu hakkının bulunup bulunmadığı, başka bir anlatımla yapılan ödemenin bir lütuf ödemesi olup olmadığının tespiti noktasında toplanmakta olup, davacı, dava dışı bankanın bu ödemeye muvafakat verdiğini savunmaktadır. Dava dışı dain-i murtehin bankanın sigortalıya yapılan ödemeye muvafakat verdiğine ilişkin delilini ibraz için davacıya 27.05.2008 tarihli celsede süre verilmiş, davacı da 29.07.2008 havale tarihli dilekçesiyle buna ilişkin delilini ibraz etmiştir. Anılan yazı içeriğine göre davacı, sigortalıya ödeme yapmadan önce dain-i murtehin bankaya muvafakatinin olup olmadığını sormuş, ilgili banka da kendisine gönderilen belgenin altına bankaya ait kaşesini basmış ve üzeri iki yetkilisi tarafından imzalandıktan sonra davacıya geri faksla iletmiştir. Bu durumda, bahsi geçen bu belgenin geçerli bir muvafakat olduğunun kabulü gerektiği halde mahkemenin aksi yöndeki uygulaması doğru olmamıştır. Kaldı ki mahkeme, bu belgenin muvafakat verildiği noktasında yeterli açıklık taşımadığı düşüncesinde ise dava dışı bankanın ödemeye ilişkin mufakatinin bulunup bulunmadığının tespiti noktasında davacıya delilini ibraz için usule uygun mehil vermesi de gerektiğinden yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14804 E. 2017/2419 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Dain-i mürtehin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/7730 E.  ,  2011/929 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/09/2008 tarih ve 2007/49-2008/526 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan emtianın davalı taşıyıcılar tarafından taşınması esnasında hasarlandığını ve bedelinin sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 24.723,00 TL’nin davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu emtialar üzerinde dava dışı İş Bankası Galata Şubesi’nin rehin hakkının bulunduğu, dain-i murtehin olan bu hak sahibinden TMK 897. maddesi uyarınca icazet alındığının ispatlanmadığı, bu nedenle sigortalıya halefiyeti kanıtlayamayan davacını dava ehliyetini bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı olarak rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Davaya konu sigortalı emtia üzerinde dain-i murtehin sıfatıyla dava dışı bankanın sigorta bedeli açısından hak sahibi olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp, uyuşmazlık, dain-i murtehin bankaya değil, sigortalıya ödeme yapan davacı ... şirketinin davalıya rücu hakkının bulunup bulunmadığı, başka bir anlatımla yapılan ödemenin bir lütuf ödemesi olup olmadığının tespiti noktasında toplanmakta olup, davacı, dava dışı bankanın bu ödemeye muvafakat verdiğini savunmaktadır. Dava dışı dain-i murtehin bankanın sigortalıya yapılan ödemeye muvafakat verdiğine ilişkin delilini ibraz için davacıya 27.05.2008 tarihli celsede süre verilmiş, davacı da 29.07.2008 havale tarihli dilekçesiyle buna ilişkin delilini ibraz etmiştir.

Anılan yazı içeriğine göre davacı, sigortalıya ödeme yapmadan önce dain-i murtehin bankaya muvafakatinin olup olmadığını sormuş, ilgili banka da kendisine gönderilen belgenin altına bankaya ait kaşesini basmış ve üzeri iki yetkilisi tarafından imzalandıktan sonra davacıya geri faksla iletmiştir. Bu durumda, bahsi geçen bu belgenin geçerli bir muvafakat olduğunun kabulü gerektiği halde mahkemenin aksi yöndeki uygulaması doğru olmamıştır. Kaldı ki mahkeme, bu belgenin muvafakat verildiği noktasında yeterli açıklık taşımadığı düşüncesinde ise dava dışı bankanın ödemeye ilişkin mufakatinin bulunup bulunmadığının tespiti noktasında davacıya delilini ibraz için usule uygun mehil vermesi de gerektiğinden yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009699500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.