Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11195 E. 2010/2053 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat külfeti↗ uyuşmazlık konusu↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, davacıya ait hesaptan usulsüz olarak çekildiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davaya konu hesabın ...hesabından gelen para ile davacı adına açılmış olduğu ve bu hesaptaki paranın davalı ... tarafından davacının yazılı talimatı doğrultusunda çekilmiş olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, çekilen paranın davacıya ait olup olmadığı, şayet davacıya ait ise bu paranın davacıya verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece dairemizin bozma ilamına uyulmuş ise de, davaya konu hesaptaki paranın davacıya ait olmadığına ilişkin ispat külfetinin davalı ...’a ait olduğu hususundaki bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece ...’a ait hesaptan gelen para ile davacı adına hesap açılma nedeninin davalı ...’dan sorularak açıklatılması ve bu paranın davacıya ait olmadığına ilişkin ispat külfetinin de davalı ...’da bulunduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, davacı elinde hesap cüzdanının olmadığı, dolayısıyla hesaptaki paranın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4303 E. 2011/15963 K.
Ortak:ispat külfeti
İncelediğiniz karardaMahkemece dairemizin bozma ilamına uyulmuş ise de, davaya konu hesaptaki paranın davacıya ait olmadığına ilişkin «ispat külfetinin» davalı ...’a ait olduğu hususundaki bozma gereği yerine getirilmemiştir.
… mahkemece ...’a ait hesaptan gelen para ile davacı adına hesap açılma nedeninin davalı ...’dan sorularak açıklatılması ve bu paranın davacıya ait olmadığına ilişkin «ispat külfetinin» de davalı ...’da bulunduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, davacı elinde hesap cüzdanının olmadığı, dolayısıyla hesaptaki paranı …
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Bu nedenle, «ispat külfeti» ters çevrilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · istirdat davası · ticari satım · kambiyo senedi · reeskont faizi · hamil · keşideci · istirdat
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… şi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak bu konuda her hangi bir delilin «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.000 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 «icra inkar tazminatı» alacağı miktarı olan 39.200 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Kural olarak, «kambiyo senedine» dayalı olarak hak iddia eden kişinin ayrıca, kambiyo senedinden kaynaklanan alacağının varlığını kanıtlaması gerekmez.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6827 E. 2021/7222 K.
Ortak:ispat külfeti
İncelediğiniz karardaMahkemece dairemizin bozma ilamına uyulmuş ise de, davaya konu hesaptaki paranın davacıya ait olmadığına ilişkin «ispat külfetinin» davalı ...’a ait olduğu hususundaki bozma gereği yerine getirilmemiştir.
… mahkemece ...’a ait hesaptan gelen para ile davacı adına hesap açılma nedeninin davalı ...’dan sorularak açıklatılması ve bu paranın davacıya ait olmadığına ilişkin «ispat külfetinin» de davalı ...’da bulunduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, davacı elinde hesap cüzdanının olmadığı, dolayısıyla hesaptaki paranı …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenemeyeceği, alacağın varlığı ve miktarını «ispat külfeti» altında bulunan davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddinedair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11195 E. , 2010/2053 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Malatya Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Malatya Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2007 tarih ve 2007/16-2007/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabındaki paranın usulsüz olarak davalılara ödendiğini ileri sürerek, 33.285.000.000 TL’nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının 26.05.1998 tarihli talimatına istinaden paranın ...’e ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ...ve...vekili, hesabın ...tarafından gönderilen havale ile açıldığını,...’nın davacının kayınpederi, ...’ın ise kayınbiraderi olduğunu, davacının eşinden boşanmasına kadar davalı ...’nın düğün salonunda çalıştığını ve onun işlerini takip ettiğini, kendine ait bir işi ve kazancı olmadığını,...tarafından hesaba yatırılan paranın yine davacının yazılı talimatına istinaden davalı ... tarafından çekildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “hesabın davacı adına açıldığının sabit olduğu, ancak hesaptaki paranın davacıya ait olmadığının ispat yükünün davalı ...’da olduğu, tarafların önceden akraba olmalarının davacı hesabına EFT yolu ile gelen paranın gerçek hak sahibinin davalı ... olduğunun kabulü için yeterli bir neden olmadığı, bu nedenle davacının hesabının nasıl açıldığı, hesaba paranın kimin tarafından yatırıldığı ya da EFT yoluyla mı geldiği, davalı banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak belirlenmesi ve davalının bu para üzerinde gerçek hak sahibi olup olmadığının saptanması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına
uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının hesabına gelen paranın davalı ... tarafından yatırıldığı, bu nedenle hak sahibinin davacı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait hesaptan usulsüz olarak çekildiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davaya konu hesabın ...hesabından gelen para ile davacı adına açılmış olduğu ve bu hesaptaki paranın davalı ... tarafından davacının yazılı talimatı doğrultusunda çekilmiş olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, çekilen paranın davacıya ait olup olmadığı, şayet davacıya ait ise bu paranın davacıya verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece dairemizin bozma ilamına uyulmuş ise de, davaya konu hesaptaki paranın davacıya ait olmadığına ilişkin ispat külfetinin davalı ...’a ait olduğu hususundaki bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece ...’a ait hesaptan gelen para ile davacı adına hesap açılma nedeninin davalı ...’dan sorularak açıklatılması ve bu paranın davacıya ait olmadığına ilişkin ispat külfetinin de davalı ...’da bulunduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, davacı elinde hesap cüzdanının olmadığı, dolayısıyla hesaptaki paranın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 23.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009685500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz