6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabetin tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8188 E. 2011/895 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari sır mutlak ticari dava oy yasağı haksız rekabet görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 348 · TTK — TTK 4

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinden kaynaklanan BK' nun 348 ve takip eden maddelerinde söz konusu edilen rakabet yasağına dayalı bir dava olması ve iş mahkemesinin görevi olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık mahkemenin kabulünde olduğu üzere BK'nın 348. vd. maddesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davada İş Mahkemesi'nin görevli olduğu sonucuna varılarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Oysa, mahkemenin kabulünün aksine TTK'nın 4/1-3 maddesi uyannca BK'nın 348.maddesinden kaynaklanan davalar, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan olup, sözü edilen maddede İş Kanunu'nun kapsamında kalan "rekabet memnuiyetine" dair uyuşmazlıkların bundan müstesna olduğu yolunda bir hüküm bulunmadığından, İş Kanunu kapsamında olanlarda İş Mahkemeleri, diğerlerinde ise genel mahkeme (Ticaret Mahkemesi) görevlidir şeklinde bir ayrıma da gidilemez. Esasen davanın mutlak ticari dava olarak kabulünde güdülen amaç, ticari sır kavramının Ticaret Mahkemesince değerlendirilmesidir.

Bu itibarla, mahkemece, dava konusu olayda görevli olduğu gözetilerek işin esasına girilmek gerekirken, somut uyuşmazlığın İş Mahkemesince görülüp sonuçlandırılmasının mümkün olmaması gözden kaçırılarak yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17509 E. 2014/126 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tbk 444

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18643 E. 2013/13305 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Özel denetçi tayini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13150 E. 2012/3814 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/8188 E.  ,  2011/895 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2008 tarih ve 2007/819-2008/721 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı gerçek kişilerin müvekkili şirkette iş sözleşmesi ile çalışmakta iken 28.9.2007 tarihinde birlikte hareket ederek işten ayrıldıklarını, iş sözleşmelerinin ( İ bendinde ) iş aktinin sona ermesi durumunda, işverenin yazılı onayı olmadıkça iş aktinin sona erdiği tarihten itibaren 24 ay süre ile işverenin faaliyet konusuna giren bir işte çalışmamayı kabul ve taahhüt etmiş olmalarına rağmen bu yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, anılan davalıların 16.10.2007 tarihinde diğer davalı şirketi kurduklarını, davalıların rekabet borcuna aykırı hareket ettikleri gibi müvekkilinin portföyindeki müşteriler ile temasa geçip müvekkili firmanın müşterilerini kendilerine çekme gayreti içine girdiklerini, bu durumun müşterilerden edinilen bilgilerden öğrenildiğini, davalıların bu davranışlarının TTK.ve BK' nun haksız rekabet yasağını düzenleyen amir hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, davalıların haksız rekabetlerinin tespit ve önlenmesine, davalı şirkete ait internet sitesinin kapatılmasına karar verilmesini talep ve dava eylemiştir.

Davalılar vekili, davanın görev yönünden feshedilen iş sözleşmelerine dayandırıldığını ve bu durumda görevli mahkemenin İzmir İş Mahkemesi olduğunu,davada haksız rekabet koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinden kaynaklanan BK' nun 348 ve takip eden maddelerinde söz konusu edilen rakabet yasağına dayalı bir dava olması ve iş mahkemesinin görevi olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık mahkemenin kabulünde olduğu üzere BK'nın 348. vd. maddesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davada İş Mahkemesi'nin görevli olduğu sonucuna varılarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Oysa, mahkemenin kabulünün aksine TTK'nın 4/1-3 maddesi uyannca BK'nın 348.maddesinden kaynaklanan davalar, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan olup, sözü edilen maddede İş Kanunu'nun kapsamında kalan "rekabet memnuiyetine" dair uyuşmazlıkların bundan müstesna olduğu yolunda bir hüküm bulunmadığından, İş Kanunu kapsamında olanlarda İş Mahkemeleri, diğerlerinde ise genel mahkeme (Ticaret Mahkemesi) görevlidir şeklinde bir ayrıma da gidilemez. Esasen davanın mutlak ticari dava olarak kabulünde güdülen amaç, ticari sır kavramının Ticaret Mahkemesince değerlendirilmesidir.

Bu itibarla, mahkemece, dava konusu olayda görevli olduğu gözetilerek işin esasına girilmek gerekirken, somut uyuşmazlığın İş Mahkemesince görülüp sonuçlandırılmasının mümkün olmaması gözden kaçırılarak yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009671500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.