Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11601 E. 2010/2266 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aaüt↗ vekalet ücreti takdiri↗ aktif dava ehliyeti↗ münhasırlık↗ taraf ehliyeti↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetki↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayanağı formatın Viewtronics isimli Hollanda firmasına ait olduğu, anılan ülkede fikri mülkiyet kapsamında korunduğu, kayıtlı olan televizyon programı yapım hakkının davacıya devir edildiği, ancak bu devirde sadece Türkiye’de format üretim hakkı verildiği, davalının söz konusu format senaryosunun benzerini kendi adına tescil ettirdiğinin iddia edildiği, tecavüz iddiasının orijinal formata yönelik olduğu, bu davanın eser sahibi ve inhisari lisansör tarafından açılabileceği, davacının devir belgesinde kendisine verilen hakların inhisari olmadığı, sadece format üretme hakkı verildiği, davalıların formatlarının Türkiye ve Dünya’daki bazı ülkelerde yayınlandığı, asıl hak sahibi tarafından dava açılmadığı, inhisari yetki verilmediğinden başkalarının dahi yayın hakkı olduğu, davalıların internet sitesi üzerinden dünyaya pazarlama hakkına müdahale hakkının dayanağının bulunmadığı, davacıya hakkın Türkiye için verildiği, yurtdışı yayın hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının ücretini ödeyerek Türkiye’de yayın yapma hakkını satın aldığı evlilik temalı reality show program formatının münhasır lisans hakkı sahibi olmamasına, dava dilekçesinde bu formata bağlı olarak kendisinin veya izniyle başkasının yaptığı tüm uygulamaların birbirlerinden bazı küçük farklılıklarla ayrılmakla birlikte orijinal formatın aslına uygun uygulamalar olduğunun açıklanmasına, taraflarca gerçekleştirilen televizyon programlarının birbirlerinden bağımsız uygulamalar olması nedeniyle davacının FSEK.nun 80 nci maddesi hükmüne göre film yapımcısı sıfatıyla tecavüz iddiasının dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davanın aktif dava ehliyeti bakımından reddine karar verilmesine rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 7/2 nci maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildiği de dikkate alınarak davalılar yararına toplam 2.400.00 YTL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde 17.000.00 YTL hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bilirkişi raporları arasında çelişki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/893 E. 2024/4928 K.
Ortak:taraf ehliyeti
İncelediğiniz kararda2-Ancak, davanın aktif dava «ehliyeti» bakımından reddine karar verilmesine rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 7/2 nci maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildiği de dikkate alınarak davalılar yararına toplam 2.400.00 YTL «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı şekilde 17.000.00 YTL hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yarg …
Benzer bu karardaTelevizyon Reklamcılık ve Filmcilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davada «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, formatlar arasında benzerliğin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · adil yargılanma hakkı · belirsiz alacak davası · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · alacak davası · kâr kaybı
Benzer bu kararda… e-izdivaç formatını izinsiz olarak kullandığını, eser sahiplerinin mali haklarını ihlal ettiğini ve mali hakların takibi ve telif ücretlerinin tahsili hususunda hak «kaybına» uğramalarına sebebiyet verdiklerini, haksız kazanç elde ettiklerini ileri sürerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 66 ncı maddesi uyarınca davalıların tecavüzünün ref'ini, eserin (formatın) radyo ve televizyon istasyonlarında ve internet sitelerinde yayınlanmasının tedbiren durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında hesaplanacak tutarın 3 katı tutarında olmak üzere «belirsiz alacak davası» olarak şimdilik 5.000,00 TL mali hak bedelinin «haksız fiilin» gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davada «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, formatlar arasında benzerliğin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… lehine olan değerlendirmelerin gerekçesiz bir şekilde mahkeme tarafından kabul edilmediğini ve hükme dayanak alınmadığını, üçüncü raporda söz konusu olay bakımından «haksız rekabetin» bulunduğu ve 5846 sayılı Kanun'un 83 üncü ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü ve 55 inci maddeleri gereğince haksız rekabet hükümlerine göre müvekkilinin haklarının korunacağının vurgulandığını, bunun üzerine Mahkemeden tazminat hesabı yapılmasını istediklerini ancak Mahkemenin 24.09.2019 tarihli duruşmada bu taleplerini reddettiğini, asıl ve birleşen davalarda sadece 5846 sayılı Kanun'a ve esere dayalı tazminat taleplerinin olmadığını, ayrıca haksız rekabet hükümlerine göre de tazminat taleplerinde bulunduğunu, Mahkemenin evlilik programlarına ilişkin kişisel düşüncelerini baz alarak karar verdiğini, müvekkilinin «adil yargılanma hakkının» zedelendiğini, dosyaya sunulan uzman görüşleri ile «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunduğunu, bu çelişkiler giderilmeden ve hukuki mütalaalar değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu formatın hususiyet taşıdığını, prog …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11601 E. , 2010/2266 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2007/50-2008/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2003 yılından beri yayınlanan evlilik temalı reality show programlarının format hakkı sahibi ve ilk uygulayıcı yapımcısı olduğunu, gerçek hak sahibi tarafından 02.03.2003 tarihinde televizyon yayın haklarının müvekkiline devir edildiğini, müvekkilinin izni ile başka şirketlerce bu format geliştirilerek benzer programların da yapıldığını, davalılardan ...’in formatı kullanmak suretiyle hazırlamış olduğu program senaryosuna benzeyen bir belgeyi tescil ettirerek program formatının kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, çeşitli kanallara ve mahkemeye başvurarak dayanaksız iddialar ileri sürdüğünü, daha sonra diğer davalının sorumluluğundaki web sitesiyle uluslar arası platformda formatı pazarlamaya çalıştığını, haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin men’ine, davalılara ait web sitesinin yayının durdurulmasına, 50 milyar manevi ve 150 milyar maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, belgede mali hak devrinin olmadığını, program üretme hakkının devir edildiğini, müvekkili formatlarının farklı olduklarını, iddiaların yersiz bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, formatın müvekkiline ait olduğunu, davacının izinsiz kullandığını, davacının hak sahipliğinin bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayanağı formatın Viewtronics isimli Hollanda firmasına ait olduğu, anılan ülkede fikri mülkiyet kapsamında korunduğu, kayıtlı olan televizyon programı yapım hakkının davacıya devir edildiği, ancak bu devirde sadece Türkiye’de format üretim hakkı verildiği, davalının söz konusu format senaryosunun benzerini kendi adına tescil ettirdiğinin iddia edildiği, tecavüz iddiasının orijinal formata yönelik olduğu, bu davanın eser sahibi ve inhisari lisansör tarafından açılabileceği, davacının devir belgesinde kendisine verilen hakların inhisari olmadığı, sadece format üretme hakkı verildiği, davalıların formatlarının Türkiye ve Dünya’daki bazı ülkelerde yayınlandığı, asıl hak sahibi tarafından dava açılmadığı, inhisari yetki verilmediğinden başkalarının dahi yayın hakkı olduğu, davalıların internet sitesi üzerinden dünyaya pazarlama hakkına müdahale hakkının dayanağının bulunmadığı, davacıya hakkın Türkiye için verildiği, yurtdışı yayın hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının ücretini ödeyerek Türkiye’de yayın yapma hakkını satın aldığı evlilik temalı reality show program formatının münhasır lisans hakkı sahibi olmamasına, dava dilekçesinde bu formata bağlı olarak kendisinin veya izniyle başkasının yaptığı tüm uygulamaların birbirlerinden bazı küçük farklılıklarla ayrılmakla birlikte orijinal formatın aslına uygun uygulamalar olduğunun açıklanmasına, taraflarca gerçekleştirilen televizyon programlarının birbirlerinden bağımsız uygulamalar olması nedeniyle davacının FSEK.nun 80 nci maddesi hükmüne göre film yapımcısı sıfatıyla tecavüz iddiasının dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davanın aktif dava ehliyeti bakımından reddine karar verilmesine rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 7/2 nci maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildiği de dikkate alınarak davalılar yararına toplam 2.400.00 YTL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde 17.000.00 YTL hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 3 ncü maddesindeki ‘...11.900.00 YTL...’ ile ‘...5.100.00 YTL...’ ibarelerinin yerlerine ayrı ayrı ‘...1.200.00 YTL’, yine ‘...17.000.00 YTL...’ ibaresi yerine ‘...2.400.00 YTL...‘ ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.08.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009633400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz