Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10535 E. 2010/1379 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı çevresi↗ deniz ticareti↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ re'sen gözetilme↗ ihtisas mahkemesi↗ acente↗ rücuen tazminat↗ kamu düzeni↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu miktar itibariyele Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, acenta durumunda olan davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TTK.'nun 1361. madde hükmüne dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, davadan önce, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile sadece İstanbul’da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olup, aynı Kurul’un 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı Kararı ile de, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, bir Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemenin, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin görevlendirilmiş olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlığa bakmaya Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunmaktadır.
Somut olayda, uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK.'nun “Deniz Ticareti” başlıklı 4. kitabında düzenlenen 1061 vd. madde hükümlerinin uygulanması gerektiğinden davanın görülüp sonuçlandırılmasının Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir. Nitekim, TTK.'nun 1361. madde hükmü Beşinci kitap içerisinde kalsa da, davacı taşıma sigortacısı, selefinin Dördüncü Kitap hükümlerine dayalı haklarına halef olmuştur. Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekeceğinden, mahkemece HSYK.nun anılan kararına yanlış anlam yüklenerek, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre,davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2447 E. 2012/8681 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · re'sen gözetilme · kamu düzeni · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekeceğinden, mahkemece HSYK.nun anılan kararına yanlış anlam yüklenerek, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu miktar itibariyele Sulh Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle, «acenta» durumunda olan davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, TTK.'nun 1361. madde hükmüne dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Benzer bu karardaMahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekeceğinden, mahkemece HSYK.nun anılan kararına yanlış anlam yüklenerek, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1- Dava, «navlun» ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takip talebi · yetki itirazı · navlun · feragat · yetki · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, davalı vekilinin «yetki itirazının» BK’nun 73 ve HUMK’nun 10. maddeleri uyarınca reddine, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre takipte istenen «asıl alacak» miktarı kadar davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile «takip talebine» yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptaline, % 40 «icra-inkar tazminatına», davacı taraf takip talebinde belirttikleri asıl alacak dışındaki taleplerinden «feragat» ettiğinden bunlara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «navlun» ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13248 E. 2011/6064 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu miktar itibariyele Sulh Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle, «acenta» durumunda olan davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, TTK.'nun 1361. madde hükmüne dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası eklenmiştir.
Bu itibarla, dava tarihinde, özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · taşıtan · yetki itirazı · sigorta sözleşmesi · taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · yetki · kötüniyet
Benzer bu kararda… dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, İncelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline «nakliyat sigorta sözleşmesi» ile sigortalı emtianın davalı tarafından denizyolu ile taşınması sırasında hasarlandiğını, «hasar» bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve «kötüniyetli» olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, «yetki itirazı» ile birlikte esas hakkında da davanın reddini istemiştir.
Somut olayda, dava, davacının selefi «taşıtan» ile davalı «taşıyan» arasında deniz yolu İle «taşıma sözleşmesine» dayalı oluşan «hasar» bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan takibe yapılan İtirazın iptali istemine ilişkin olup, hasarın taşımanın deniz yolu taşıma sırasında oluştuğu İddia edilmekle, 6762 sayılı TTK'nın "Deniz Ticareti" başlıklı 4.
Bu itibarla, dava tarihinde, özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5319 E. 2011/9246 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1-Dava, TTK.'nun 1361. madde hükmüne dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir.
Benzer bu kararda1-28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” Değinilen yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur’la İstanbul’da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko · ek prim · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «rizikonun» gerçekleşmesinden önce «prim» peşinatının ödenmediği ve sigortacının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10062 E. 2014/254 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu miktar itibariyele Sulh Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle, «acenta» durumunda olan davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, TTK.'nun 1361. madde hükmüne dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir.
Benzer bu karardaBu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası ile getirilen düzenleme gereği Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile de «denizcilik ihtisas» mahkemesi kurulmayan yerlerde, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin «görevlendirilmiş» olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlıkta İskenderun 1.
… desine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesi'nin «görevli» olması «sebebi» ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · dava sebebi
Benzer bu karardaAsliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesi'nin «görevli» olması «sebebi» ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13495 E. 2010/5069 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti
İncelediğiniz kararda1-Dava, TTK.'nun 1361. madde hükmüne dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir.
Benzer bu kararda1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir”.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü 6762 Sayılı TTK.’nun “Deniz Ticareti” başlıklı dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ordino · asıl taşıyıcı · demuraj · konşimento · ara karar · taşıyıcı · teslim · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımaya ait «konşimentoya» göre davacının «son», davalının «asıl taşıyıcı» olduğu, alıcının ise dava dışı ...
Olarak gösterildiği, malların «teslimi» için «ordinonun» da alıcıya verildiği ve «husumetin» alıcı sıfatını taşımayan davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlık ise «ara» ve «son» «taşıyıcı» şirketler arasında ve deniz taşıması sırasında meydana geldiği iddia edilen bekleme nedeniyle oluşan «demuraj» alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/180 E. 2013/56 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu miktar itibariyele Sulh Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle, «acenta» durumunda olan davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, TTK.'nun 1361. madde hükmüne dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir.
Benzer bu karardaBakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» ...
Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının faturalardan kaynaklanan «cari hesap» nedeniyle davalıdan takip tarihi itibariyle 6.357 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2004/12790 E. 2005/10329 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · re'sen gözetilme · ihtisas mahkemesi · kamu düzeni · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekeceğinden, mahkemece HSYK.nun anılan kararına yanlış anlam yüklenerek, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu miktar itibariyele Sulh Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle, «acenta» durumunda olan davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, TTK.'nun 1361. madde hükmüne dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Benzer bu karardaBu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir."fıkrası eklenmiştir.Bu düzenleme uyarınca,hükümden sonra, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile sadece İstanbul'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup,faaliyete geçirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olup, aynı Kurul'un 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı Kararı ile de, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin «görevlendirilmiş» olması nedeniyle,davaya konu uyuşmazlığa bakmaya İzmir 1 numaralı Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunmaktadır.
Mahkemelerin görevi,«kamu düzenine» ilişkin olup,yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerekeceğinden,mahkemece «görevsizlik» kararı verilmek üzere,hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava sırasında hükümden önce,28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 ncü maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · taşıyan · teslim
Benzer bu karardaSomut olayda,dava,esas itibariyle davacı «taşıtan» ile davalılardan «taşıyan» Vento Gemisi arasında deniz yolu ile «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak,bu davalının sorumluluğuna ilişkin olup,6762 sayılı TTK.nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4 ncü kitabında düzenlenen 1061 vd.madde hükümlerinin uygulanması gerektiğinden,davanın görülüp sonuçlandırılmasının Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir.
… va TTK.nun beşinci kitabında yer alan sigorta hukuku hükümlerine,diğer davalı TCDD hakkındaki dava ise,taşınan emtianın durumuna ve taşıma sonrası ile malın alıcıya «teslimi» arasındaki aşamaya dayanmakta ise de, her üç davalının arasında sorumluluk bakımından sıkı bağlantı bulunmakta olup,«taşıyan» dışındaki davalıların sorumlu tutulup tutulmayacağı hususunun TTK.nun dördüncü kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin hükümlere göre yapılacak inceleme sonucuna bağlı olması nedeniyle, bu incelemenin ise «ihtisas» mahkemesince yapılması ve görev durumunun her üç davalı yönünden gözetilmesi gerekmektedir.Dairemiz'in 22.10.2005 tarih ve 2004-7160 esas,2005-8520 sayılı ilamı da …
Mahkemelerin görevi,«kamu düzenine» ilişkin olup,yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerekeceğinden,mahkemece «görevsizlik» kararı verilmek üzere,hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/955 E. 2010/6842 K.
Ortak:deniz ticareti · ihtisas mahkemesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu miktar itibariyele Sulh Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle, «acenta» durumunda olan davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, TTK.'nun 1361. madde hükmüne dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
… ik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, bir Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemenin, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin «görevlendirilmiş» olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlığa bakmaya Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, TTK'nun 4. maddesi uyarınca taşıma akdinden kaynaklanan davanın «ihtisas» mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile değişik Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı,anılan mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yü …
… ysa, dava konusu uyuşmazlık TTK’nun Dördüncü Kitabında düzenlenen “Deniz Ticareti”nden kaynaklanmayıp, davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamalarına göre davalı «acentenin» gümrüğe «teslim» edilmiş olan emtianın gümrükten çekilmesi işlemlerini yapmamasından kaynaklanmış bulunmasına göre mahkemece, davaya bakmakla «görevli» olduğu gözetilip, uyuşmazlığın esasının karara bağlanması gerekirken, hukuki nitelemede yanılgı ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik · istirdat · görevsizlik kararı · menfi tespit · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ysa, dava konusu uyuşmazlık TTK’nun Dördüncü Kitabında düzenlenen “Deniz Ticareti”nden kaynaklanmayıp, davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamalarına göre davalı «acentenin» gümrüğe «teslim» edilmiş olan emtianın gümrükten çekilmesi işlemlerini yapmamasından kaynaklanmış bulunmasına göre mahkemece, davaya bakmakla «görevli» olduğu gözetilip, uyuşmazlığın esasının karara bağlanması gerekirken, hukuki nitelemede yanılgı ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Dava, gümrük işlemlerinin ifası için verildiği ileri sürülen kambiyo senedinde «menfi tespit» istemine ilişkin olup, yargılama esnasında dava «istirdat» istemine dönüşmüştür.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile değişik Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı,anılan mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yü …
Somut olayda mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek, dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10535 E. , 2010/1379 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.05.2008 tarih ve 2006/1751 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı kırmızı mercimek emtiasının davalı şirketçe gemi ile nakliyesi sırasında hasarlandığını, emtiada meydana gelen 3.712 -YTL. hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın görev ve husumet yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu miktar itibariyele Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, acenta durumunda olan davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TTK.'nun 1361. madde hükmüne dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, davadan önce, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile sadece İstanbul’da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olup, aynı Kurul’un 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı Kararı ile de, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, bir Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemenin, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin görevlendirilmiş olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlığa bakmaya Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunmaktadır.
Somut olayda, uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK.'nun “Deniz Ticareti” başlıklı 4. kitabında düzenlenen 1061 vd. madde hükümlerinin uygulanması gerektiğinden davanın görülüp sonuçlandırılmasının Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir. Nitekim, TTK.'nun 1361. madde hükmü Beşinci kitap içerisinde kalsa da, davacı taşıma sigortacısı, selefinin Dördüncü Kitap hükümlerine dayalı haklarına halef olmuştur. Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekeceğinden, mahkemece HSYK.nun anılan kararına yanlış anlam yüklenerek, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre,davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009592600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz