Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4028 E. 2013/11316 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/12876 E., 2012/18075 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10232 E. 2010/11244 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7102 E. 2012/14362 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18811 E. 2013/2362 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3441 E. 2024/6597 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün açıklanmasının geri bırakılması · resmi belgede sahtecilik · sahtelik · borçlu olunmadığının tespiti · sahtecilik · infaz · oy yasağı · kötü niyet tazminatı
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesinin 08.11.2019 tarih ve 2017/146 E., 2019/370 K. sayılı dosyasında davalı ...'ın «resmi belgede sahtecilik» ve mağdurun senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya mecbur edilmesi suretiyle yağma suçlarından sanık olarak yargılandığı, üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan ceza aldığı, «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, yağma suçundan ise beraat ettiği ve kararın -işbu temyiz incelemesi tarihi itibariyle- Yargıtay 6.
Mahkemece davalı ... hakkında «resmi belgede sahtecilik» suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği ve bu ceza mahkemesi kararının hukuk hakimi tarafından bağlayıcı olacağı, yine yağma suçundan verilen beraat kararının kesinleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bunun sonucu olarak, «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» ilişkin kararlar CMK’nın 223 üncü maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması «yasağına» ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyece …
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını, icra takibine konu senedin tehditle imzalatıldığını ileri sürerek senedin ve takibin iptaline, %20'den az olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4028 E. , 2013/11316 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.06.2010 gün ve 2001/2287-2010/269 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.11.2012 gün ve 2010/12876-2012/18075 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalının ... Şubesinde USD, DEM, TL, Hazine bonosu, ve hisse senediyle ilgili olmak üzere toplam 20 ayrı ortak hesaplarının bulunduğunu, bankacılık işlemlerinde daha önceden tanıdıkları davalı personeli ...in yardımcı olduğunu, 11.07.2001 tarihinde müvekkili ...’ın USD tahsil etmek için dava dışı bu personelden yine yardım istediğini, hesaplardan uzun vadeli hazine bonosu alındığını, diğer hesaplardan isteğin karşılanacağını söylemesine rağmen oyalamaya devam ettiğini, akıbetinin araştırılması sonrasında müekkillerine hesap cüzdanları olmasına karşın paralarının bulunmadığının söylendiğini, ihtara rağmen hesaplardaki parasının iade edilmediğini, davalının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 1.463.022.00 USD, 750.025.13 Euro ve 1.023.723.77 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/12876 E., 2012/18075 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 31.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009445900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz