Işyeri sigorta poliçesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7669 E. 2013/11870 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işyeri sigorta poliçesi↗ işyeri sigortası↗ pasif husumet yokluğu↗ rücu↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ kâr payı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ zamanaşımı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve yararlanılan bilirkişi raporuna göre, Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...... ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle reddine; davalılar ..., ..., ... hakkındaki davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine;
davanın kısmen kabulü ile davalı ...'dan 197,80 TL, davalı ...'ndan 329,67 TL, davalı ...'den 329,67 TL, davalı ...'dan 43,95 TL, davalı ...'dan 43,95 TL, davalı ...'dan 43,95 TL, davalı ...'dan 131,86 TL, davalı ......'dan 18,13 TL, davalı ...'dan 18,13 TL, davalı ...'dan 18,13 TL'nin 14/12/2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve zamanaşımının hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan BK.'nın 60. maddesi gereğince 1 ve 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta rücu istemine ilişkin olup, davacı ... zarar gören sigortalıya kesinleşen mahkeme kararı gereğince zarar tutarını 14/12/2005 tarihinde faiziyle birlikte ödemiştir. Davacı ... TTK'nın 1301. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olarak işbu davayı açtığına göre, bina maliklerine karşı açtığı bu davada ödediği zarar tutarından her bir davalıya düşen payı hasarın meydana geldiği 07/08/2001 tarihinden itibaren faiziyle birlikte talep etme hakkına sahip olduğundan mahkemece aksi yönde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12153 E. 2018/5498 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7669 E. , 2013/11870 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/11/2011 tarih ve 2011/344-2011/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından işyeri sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış işyerinde binanın genel pis su borusunun tıkanması sonucunda 07.08.2001 tarihinde hasar meydana geldiğini, sigortalının zarar miktarının müvekkili tarafından ödenerek ibraname alındığını, sigortalının zarar miktarını az bulması nedeniyle ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yapılan yargılama ve icra takibi neticesinde fer'ileri ile birlikte 27.620,51 TL ödediklerini, söz konusu hasarın davalıların maliki olduğu binanın ortak alanında bulunan su tesisatının yetersiz olmasından kaynaklandığını, davalı bağımsız bölüm maliklerinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 27.620,51 TL'nın 14.12.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...... ..., ..., ..., ..., ..., ..., davanın zamanaşımına uğradığını savunmuşlardır.
Davalılar ..., ..., ..., davaya konu binada bulunan bağımsız bölümlerini hasardan önce satmış olduklarını pasif husumetleri bulunmadığını savunmuşlardır.
Davalı ...... vekili, sigortalının kusuru bulunduğunu, istenen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve yararlanılan bilirkişi raporuna göre, Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...... ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle reddine; davalılar ..., ..., ... hakkındaki davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine;
davanın kısmen kabulü ile davalı ...'dan 197,80 TL, davalı ...'ndan 329,67 TL, davalı ...'den 329,67 TL, davalı ...'dan 43,95 TL, davalı ...'dan 43,95 TL, davalı ...'dan 43,95 TL, davalı ...'dan 131,86 TL, davalı ......'dan 18,13 TL, davalı ...'dan 18,13 TL, davalı ...'dan 18,13 TL'nin 14/12/2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve zamanaşımının hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan BK.'nın 60. maddesi gereğince 1 ve 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta rücu istemine ilişkin olup, davacı ... zarar gören sigortalıya kesinleşen mahkeme kararı gereğince zarar tutarını 14/12/2005 tarihinde faiziyle birlikte ödemiştir. Davacı ... TTK'nın 1301. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olarak işbu davayı açtığına göre, bina maliklerine karşı açtığı bu davada ödediği zarar tutarından her bir davalıya düşen payı hasarın meydana geldiği 07/08/2001 tarihinden itibaren faiziyle birlikte talep etme hakkına sahip olduğundan mahkemece aksi yönde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009320100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz