6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Montreal protokolü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15395 E. 2011/269 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal protokolü ticari defter delili varşova konvansiyonu taşıtan sınırlı sorumluluk zayi kesin süre protokol ticari defter fatura taşıyan eksik inceleme ibraz teslim kesin hüküm e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 82

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının taleplerinin konusu fatura miktarları kadar alacaklı olduğunun davacının usulüne uygun defterleri ile anlaşıldığı, davalının defter sunmadığı, davacının, davalının 29.03.2004 günü teslim ettiği emtiaları alıcıya teslim edemeden çaldırdığı, bunlara ilişkin davacı zararının 3.213.447.336 lira olduğu, bunun mahsubu gerektiği sonucuna varılarak, 2004/21121 esas sayılı takip yönünden davanın reddine, 2004/7429 esas sayılı takip yönünden kabulüne, 2004/16856 esas sayılı takip yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, hava yolu ile yük taşımasından kaynaklanan taşıma bedelinin tahsili için başlatılan icra takiplerine davalı taşıtanın itirazlarının iptali istemine ilişkindir.

Davacının bir kısım emtiayı davalıdan teslim aldıktan sonra başlayan taşıma kesiti içerisinde çaldırması ile ilgili olarak bilirkişi raporunda faturalarla malın kıymetinin beyan edildiği gerekçesiyle Varşova Konvansiyonu'nun bazı maddelerini değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü'nün 22. maddesi gereğince davacı taşıyanın sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Oysa, anılan protokolün 22/2-b maddesinde belirtildiği biçimde davalı gönderici taşıtana ek bir meblağ ödediğini savunmadığına ve bunu ispat edemediğine göre, davacı taşıyanın sınırlı sorumluluktan yararlanması gerektiğinin kabulü ile davacı taşıyanın çaldırıp zayi ettiği emtialar bakımından sorumlu olduğu miktarın buna göre hesaplatılması ve bunun mahsubu gerekirken, zayi edilen mal bedelinden davacı sorumlu tutulup, mahsubun buna göre yapılması hatalı olmuş, kararın bu yönden davacı taşıyan yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davacı taşıyanın davalıdan teslim alıp varma yerine teslim ettiğini iddia ettiği, davalının da davacının taşıma hizmeti vermediğini savunduğu, kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürdüğü diğer faturalara dayalı alacak bakımından davalının temyiz itirazlarına gelince; davacı "ticari defterlere", davalı ise kendi ticari defterlerine dayanmış olup, sadece davacının ticari defterlerine dayalı olarak inceleme yapan bilirkişinin bu defterlerde kayıtlı faturaların bedeli kadar davacı alacağının bulunduğu sonucuna varması benimsenerek hüküm kurulmuş ise de, sadece davacı defterleri ile inceleme yapılması ile yetinilmesi doğru olmayıp, davalı yana defterlerini ibraz etmesi için kesin süre de verilmiş değildir. Bu Itibarla mahkemece öncelikle davalı taraftan ticari defterleri istenmek ve buna nazaran TTK’nun 82. maddesi uyarınca ticari defterlerin delil olup olmayacağı değerlendirilmek, defterlere dayalı hüküm tesisinin mümkün olmaması halinde ise davalının inkar ettiği taşımalar bakımından davacının alacağını geçerli yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9565 E. 2014/16939 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/452 E. 2021/3627 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10859 E. 2012/17390 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15395 E.  ,  2011/269 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/03/2007 tarih ve 2005/1075-2007/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 25.02.2004 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca kargo taşımalarını yerine getiren müvekkiline, davalı taşıtanın ödeme yapmadığını, fatura bedellerinin tahsili için başlatılan üç ayrı takibe itiraz eden davalının haksız olduğunu ileri sürerek, şimdilik asıl alacak miktarlarına yapılan itirazların iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının taleplerinin konusu fatura miktarları kadar alacaklı olduğunun davacının usulüne uygun defterleri ile anlaşıldığı, davalının defter sunmadığı, davacının, davalının 29.03.2004 günü teslim ettiği emtiaları alıcıya teslim edemeden çaldırdığı, bunlara ilişkin davacı zararının 3.213.447.336 lira olduğu, bunun mahsubu gerektiği sonucuna varılarak, 2004/21121 esas sayılı takip yönünden davanın reddine, 2004/7429 esas sayılı takip yönünden kabulüne, 2004/16856 esas sayılı takip yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, hava yolu ile yük taşımasından kaynaklanan taşıma bedelinin tahsili için başlatılan icra takiplerine davalı taşıtanın itirazlarının iptali istemine ilişkindir.

Davacının bir kısım emtiayı davalıdan teslim aldıktan sonra başlayan taşıma kesiti içerisinde çaldırması ile ilgili olarak bilirkişi raporunda faturalarla malın kıymetinin beyan edildiği gerekçesiyle Varşova Konvansiyonu'nun bazı maddelerini değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü'nün 22. maddesi gereğince davacı taşıyanın sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Oysa, anılan protokolün 22/2-b maddesinde belirtildiği biçimde davalı gönderici taşıtana ek bir meblağ ödediğini savunmadığına ve bunu ispat edemediğine göre, davacı taşıyanın sınırlı sorumluluktan yararlanması gerektiğinin kabulü ile davacı taşıyanın çaldırıp zayi ettiği emtialar bakımından sorumlu olduğu miktarın buna göre hesaplatılması ve bunun mahsubu gerekirken, zayi edilen mal bedelinden davacı sorumlu tutulup, mahsubun buna göre yapılması hatalı olmuş, kararın bu yönden davacı taşıyan yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davacı taşıyanın davalıdan teslim alıp varma yerine teslim ettiğini iddia ettiği, davalının da davacının taşıma hizmeti vermediğini savunduğu, kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürdüğü diğer faturalara dayalı alacak bakımından davalının temyiz itirazlarına gelince; davacı "ticari defterlere", davalı ise kendi ticari defterlerine dayanmış olup, sadece davacının ticari defterlerine dayalı olarak inceleme yapan bilirkişinin bu defterlerde kayıtlı faturaların bedeli kadar davacı alacağının bulunduğu sonucuna varması benimsenerek hüküm kurulmuş ise de, sadece davacı defterleri ile inceleme yapılması ile yetinilmesi doğru olmayıp, davalı yana defterlerini ibraz etmesi için kesin süre de verilmiş değildir.

Bu Itibarla mahkemece öncelikle davalı taraftan ticari defterleri istenmek ve buna nazaran TTK’nun 82. maddesi uyarınca ticari defterlerin delil olup olmayacağı değerlendirilmek, defterlere dayalı hüküm tesisinin mümkün olmaması halinde ise davalının inkar ettiği taşımalar bakımından davacının alacağını geçerli yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı ve davalı yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009234500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.