Montreal protokolü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15395 E. 2011/269 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal protokolü↗ ticari defter delili↗ varşova konvansiyonu↗ taşıtan↗ sınırlı sorumluluk↗ zayi↗ kesin süre↗ protokol↗ ticari defter↗ fatura↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının taleplerinin konusu fatura miktarları kadar alacaklı olduğunun davacının usulüne uygun defterleri ile anlaşıldığı, davalının defter sunmadığı, davacının, davalının 29.03.2004 günü teslim ettiği emtiaları alıcıya teslim edemeden çaldırdığı, bunlara ilişkin davacı zararının 3.213.447.336 lira olduğu, bunun mahsubu gerektiği sonucuna varılarak, 2004/21121 esas sayılı takip yönünden davanın reddine, 2004/7429 esas sayılı takip yönünden kabulüne, 2004/16856 esas sayılı takip yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava yolu ile yük taşımasından kaynaklanan taşıma bedelinin tahsili için başlatılan icra takiplerine davalı taşıtanın itirazlarının iptali istemine ilişkindir.
Davacının bir kısım emtiayı davalıdan teslim aldıktan sonra başlayan taşıma kesiti içerisinde çaldırması ile ilgili olarak bilirkişi raporunda faturalarla malın kıymetinin beyan edildiği gerekçesiyle Varşova Konvansiyonu'nun bazı maddelerini değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü'nün 22. maddesi gereğince davacı taşıyanın sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Oysa, anılan protokolün 22/2-b maddesinde belirtildiği biçimde davalı gönderici taşıtana ek bir meblağ ödediğini savunmadığına ve bunu ispat edemediğine göre, davacı taşıyanın sınırlı sorumluluktan yararlanması gerektiğinin kabulü ile davacı taşıyanın çaldırıp zayi ettiği emtialar bakımından sorumlu olduğu miktarın buna göre hesaplatılması ve bunun mahsubu gerekirken, zayi edilen mal bedelinden davacı sorumlu tutulup, mahsubun buna göre yapılması hatalı olmuş, kararın bu yönden davacı taşıyan yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı taşıyanın davalıdan teslim alıp varma yerine teslim ettiğini iddia ettiği, davalının da davacının taşıma hizmeti vermediğini savunduğu, kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürdüğü diğer faturalara dayalı alacak bakımından davalının temyiz itirazlarına gelince; davacı "ticari defterlere", davalı ise kendi ticari defterlerine dayanmış olup, sadece davacının ticari defterlerine dayalı olarak inceleme yapan bilirkişinin bu defterlerde kayıtlı faturaların bedeli kadar davacı alacağının bulunduğu sonucuna varması benimsenerek hüküm kurulmuş ise de, sadece davacı defterleri ile inceleme yapılması ile yetinilmesi doğru olmayıp, davalı yana defterlerini ibraz etmesi için kesin süre de verilmiş değildir. Bu Itibarla mahkemece öncelikle davalı taraftan ticari defterleri istenmek ve buna nazaran TTK’nun 82. maddesi uyarınca ticari defterlerin delil olup olmayacağı değerlendirilmek, defterlere dayalı hüküm tesisinin mümkün olmaması halinde ise davalının inkar ettiği taşımalar bakımından davacının alacağını geçerli yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9565 E. 2014/16939 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · zayi · protokol · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaOysa, anılan «protokolün» 22/2-b maddesinde belirtildiği biçimde davalı gönderici «taşıtana» ek bir meblağ ödediğini savunmadığına ve bunu ispat edemediğine göre, davacı «taşıyanın» «sınırlı sorumluluktan» yararlanması gerektiğinin kabulü ile davacı taşıyanın çaldırıp «zayi» ettiği emtialar bakımından sorumlu olduğu miktarın buna göre hesaplatılması ve bunun mahsubu gerekirken, zayi edilen mal bedelinden davacı sorumlu tutulup, mahsubu …
Davacının bir kısım emtiayı davalıdan «teslim» aldıktan sonra başlayan taşıma kesiti içerisinde çaldırması ile ilgili olarak bilirkişi raporunda faturalarla malın kıymetinin beyan edildiği gerekçesiyle Varşova Konvansiyonu'nun bazı maddelerini değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü'nün 22. maddesi gereğince davacı «taşıyanın» «sınırlı sorumluluk» ilkesinden yararlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının taleplerinin konusu «fatura» miktarları kadar alacaklı olduğunun davacının usulüne uygun «defterleri» ile anlaşıldığı, davalının defter sunmadığı, davacının, davalının 29.03.2004 günü «teslim» ettiği emtiaları alıcıya teslim edemeden çaldırdığı, bunlara ilişkin davacı zararının 3.213.447.336 lira olduğu, bunun mahsubu gerektiği sonucuna varılarak, 2004/2 …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, hava taşıma ve taşınan malzemenin değerinin belirlenmesi konusundaki uzmanlardan oluşan yeni bir heyetten, öncelikle davacının «gerçek zararının» tespiti, tespit edilen gerçek zararın «sınırlı sorumluluk» miktarının altında ya da üstünde kalıp kalmadığının ve buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Montreal «protokolü» ile değişik Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesi uyarınca belirlenecek üst sorumluluk miktarının altında bir değer tespiti halinde bu miktara, aksi takdirde 22. maddede öngörülen sorumluluk tutarına hükmedilmesi gerekirken, bu ilkeyi göz önüne almayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · temerrüt tarihi · ticari faiz · taşıma sözleşmesi · yargılama gideri · vekalet ücreti · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Varşova Konvansiyonu'nun 28/1. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesi» yapılmış olduğu işyerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/452 E. 2021/3627 K.
Ortak:protokol
İncelediğiniz karardaOysa, anılan «protokolün» 22/2-b maddesinde belirtildiği biçimde davalı gönderici «taşıtana» ek bir meblağ ödediğini savunmadığına ve bunu ispat edemediğine göre, davacı «taşıyanın» «sınırlı sorumluluktan» yararlanması gerektiğinin kabulü ile davacı taşıyanın çaldırıp «zayi» ettiği emtialar bakımından sorumlu olduğu miktarın buna göre hesaplatılması ve bunun mahsubu gerekirken, zayi edilen mal bedelinden davacı sorumlu tutulup, mahsubu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı
Benzer bu kararda… enen gerektirici sebeplere, Varşova Konvansiyonu’nda, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yapılan değişiklikten sonra yük taşımalarında 25. maddesindeki koşullarda dahi «taşıyıcının sorumluluğu» sınırsız olmayacak ise de, somut uyuşmazlıkta varış yeri olan Irak devletinin 4 sayılı Montreal Protokolü’ne taraf olmamasına göre, davalılar vekillerinin HUMK 440 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10859 E. 2012/17390 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · üçüncü kişi · çek · teminat · husumet
Benzer bu kararda… ın cumhuriyet savcılığına ve iptali için mahkemelere müracaatlar yaptığı, bu şekilde üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği, davacı tarafından söz konusu «çek» nedeni ile yapılan ödemede yalnızca çeki «teminat» olarak alan kişi konumunda olması nedeni ile davacının söz konusu çek nedeni ile davalıdan herhangi bir talebinin olmasının düşünülemeyeceği, davacının çek nedeni ile uğradığı zararı ancak söz konusu çeki «hırsızlık» sonucu eline geçiren ve iyi niyetli «üçüncü kişiye» devreden kişiden talep edebileceği, çek bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin isteminde davalıya «husumet» yöneltemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yukarıda yazılan özetten de anlaşılacağı üzere, davalıya verilen boş «çek» yapraklarının davalı tarafından çaldırılması sonucunda 3. kişiye ödenen çek bedelinin çeklerin çaldırılmasında kusurlu bulunduğu iddia olunan davalıdan tahsiline ilişkin olarak açılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15395 E. , 2011/269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/03/2007 tarih ve 2005/1075-2007/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 25.02.2004 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca kargo taşımalarını yerine getiren müvekkiline, davalı taşıtanın ödeme yapmadığını, fatura bedellerinin tahsili için başlatılan üç ayrı takibe itiraz eden davalının haksız olduğunu ileri sürerek, şimdilik asıl alacak miktarlarına yapılan itirazların iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının taleplerinin konusu fatura miktarları kadar alacaklı olduğunun davacının usulüne uygun defterleri ile anlaşıldığı, davalının defter sunmadığı, davacının, davalının 29.03.2004 günü teslim ettiği emtiaları alıcıya teslim edemeden çaldırdığı, bunlara ilişkin davacı zararının 3.213.447.336 lira olduğu, bunun mahsubu gerektiği sonucuna varılarak, 2004/21121 esas sayılı takip yönünden davanın reddine, 2004/7429 esas sayılı takip yönünden kabulüne, 2004/16856 esas sayılı takip yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava yolu ile yük taşımasından kaynaklanan taşıma bedelinin tahsili için başlatılan icra takiplerine davalı taşıtanın itirazlarının iptali istemine ilişkindir.
Davacının bir kısım emtiayı davalıdan teslim aldıktan sonra başlayan taşıma kesiti içerisinde çaldırması ile ilgili olarak bilirkişi raporunda faturalarla malın kıymetinin beyan edildiği gerekçesiyle Varşova Konvansiyonu'nun bazı maddelerini değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü'nün 22. maddesi gereğince davacı taşıyanın sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Oysa, anılan protokolün 22/2-b maddesinde belirtildiği biçimde davalı gönderici taşıtana ek bir meblağ ödediğini savunmadığına ve bunu ispat edemediğine göre, davacı taşıyanın sınırlı sorumluluktan yararlanması gerektiğinin kabulü ile davacı taşıyanın çaldırıp zayi ettiği emtialar bakımından sorumlu olduğu miktarın buna göre hesaplatılması ve bunun mahsubu gerekirken, zayi edilen mal bedelinden davacı sorumlu tutulup, mahsubun buna göre yapılması hatalı olmuş, kararın bu yönden davacı taşıyan yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı taşıyanın davalıdan teslim alıp varma yerine teslim ettiğini iddia ettiği, davalının da davacının taşıma hizmeti vermediğini savunduğu, kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürdüğü diğer faturalara dayalı alacak bakımından davalının temyiz itirazlarına gelince; davacı "ticari defterlere", davalı ise kendi ticari defterlerine dayanmış olup, sadece davacının ticari defterlerine dayalı olarak inceleme yapan bilirkişinin bu defterlerde kayıtlı faturaların bedeli kadar davacı alacağının bulunduğu sonucuna varması benimsenerek hüküm kurulmuş ise de, sadece davacı defterleri ile inceleme yapılması ile yetinilmesi doğru olmayıp, davalı yana defterlerini ibraz etmesi için kesin süre de verilmiş değildir.
Bu Itibarla mahkemece öncelikle davalı taraftan ticari defterleri istenmek ve buna nazaran TTK’nun 82. maddesi uyarınca ticari defterlerin delil olup olmayacağı değerlendirilmek, defterlere dayalı hüküm tesisinin mümkün olmaması halinde ise davalının inkar ettiği taşımalar bakımından davacının alacağını geçerli yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı ve davalı yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009234500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz