6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10502 E. 2010/1357 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık muvafakat kısmi ödeme aktif husumet ehliyeti sigorta ettiren aktif dava ehliyeti aktif husumet husumet ehliyeti teminat kapsamı sigorta sözleşmesi riziko muvafakat uyuşmazlık konusu taraf ehliyeti hasar teminat husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu zincirdeki hasarın normal sarf veya kullanma sonucu oluşmadığı, tam tersine çıkış makaslarından bir tanesinin yerinden çıkıp kağıt haznesine sıkışması nedeniyle makas köprüsü ve bloğunun bağlı olduğu zincir yatağının kırılması sonucu oluştuğu, dolayısıyla teminat kapsamında bulunduğu, davalı tarafından davacıya kısmi ödeme yapılmış olması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, makine sigortası sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.

TTK.’nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, bir malın muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda sigortalı konumunda olan, nam ve hesabına sigorta sözleşmesi yapılan kimse olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.

Somut uyuşmazlıkta da, dava konusu sigorta sözleşmesinin, sigorta ettiren sıfatıyla davacı tarafından, sigortalı sıfatıyla dava dışı T. Finansal Katılım Bankası AŞ. yararına düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafından davadan önce davacıya (5.561) YTL. tutarında kısmi ödeme yapılmışsa da bu ödeme yapılmadan önce yine davalı tarafından dava dışı T. Finansal Katılım Bankası AŞ.’nden, anılan meblağın davacıya ödenmesine muvafakat ettiğine dair belge alınmış ve dosyaya sunulmuştur. Bu belgenin sadece ödenen (5.561) YTL. için hüküm ifade edeceği, işbu davada talep edilen bakiye alacak için de muvafakat verildiği anlamına gelmeyeceği açıktır. Dolayısıyla mahkemece davacıya davadan önce davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabul edilmesi doğru değildir.

Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı T. Finansal Katılım Bankası AŞ.’nin, işbu davada talep edilen bakiye alacağın da davacıya ödenmesine açıkça muvafakatinin olup olmadığının, bu husustaki ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu da gözetilerek araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11245 E. 2010/1979 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta poliçesinden tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6711 E. 2010/12522 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7005 E. 2011/291 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3203 E. 2015/12156 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2496 E. 2013/2705 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/10502 E.  ,  2010/1357 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.01.2008 tarih ve 2007/631 - 2009/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı bulunan ve matbaa işinde kullanılan baskı makinesinin uğradığı hasar bedelinin bir kısmının müvekkiline ödendiğini, ancak zincir hasarının ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik (3.187) YTL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, talep edilen hasarın poliçe genel şartlarının 3/e, j maddesi uyarınca teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu zincirdeki hasarın normal sarf veya kullanma sonucu oluşmadığı, tam tersine çıkış makaslarından bir tanesinin yerinden çıkıp kağıt haznesine sıkışması nedeniyle makas köprüsü ve bloğunun bağlı olduğu zincir yatağının kırılması sonucu oluştuğu, dolayısıyla teminat kapsamında bulunduğu, davalı tarafından davacıya kısmi ödeme yapılmış olması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, makine sigortası sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.

TTK.’nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, bir malın muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda sigortalı konumunda olan, nam ve hesabına sigorta sözleşmesi yapılan kimse olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.

Somut uyuşmazlıkta da, dava konusu sigorta sözleşmesinin, sigorta ettiren sıfatıyla davacı tarafından, sigortalı sıfatıyla dava dışı T. Finansal Katılım Bankası AŞ. yararına düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafından davadan önce davacıya (5.561) YTL. tutarında kısmi ödeme yapılmışsa da bu ödeme yapılmadan önce yine davalı tarafından dava dışı T. Finansal Katılım Bankası AŞ.’nden, anılan meblağın davacıya ödenmesine muvafakat ettiğine dair belge alınmış ve dosyaya sunulmuştur. Bu belgenin sadece ödenen (5.561) YTL. için hüküm ifade edeceği, işbu davada talep edilen bakiye alacak için de muvafakat verildiği anlamına gelmeyeceği açıktır. Dolayısıyla mahkemece davacıya davadan önce davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabul edilmesi doğru değildir.

Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı T. Finansal Katılım Bankası AŞ.’nin, işbu davada talep edilen bakiye alacağın da davacıya ödenmesine açıkça muvafakatinin olup olmadığının, bu husustaki ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu da gözetilerek araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı ... şirketi yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009217000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.