Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10502 E. 2010/1357 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık muvafakat↗ kısmi ödeme↗ aktif husumet ehliyeti↗ sigorta ettiren↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ muvafakat↗ uyuşmazlık konusu↗ taraf ehliyeti↗ hasar↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu zincirdeki hasarın normal sarf veya kullanma sonucu oluşmadığı, tam tersine çıkış makaslarından bir tanesinin yerinden çıkıp kağıt haznesine sıkışması nedeniyle makas köprüsü ve bloğunun bağlı olduğu zincir yatağının kırılması sonucu oluştuğu, dolayısıyla teminat kapsamında bulunduğu, davalı tarafından davacıya kısmi ödeme yapılmış olması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, makine sigortası sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK.’nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, bir malın muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda sigortalı konumunda olan, nam ve hesabına sigorta sözleşmesi yapılan kimse olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut uyuşmazlıkta da, dava konusu sigorta sözleşmesinin, sigorta ettiren sıfatıyla davacı tarafından, sigortalı sıfatıyla dava dışı T. Finansal Katılım Bankası AŞ. yararına düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafından davadan önce davacıya (5.561) YTL. tutarında kısmi ödeme yapılmışsa da bu ödeme yapılmadan önce yine davalı tarafından dava dışı T. Finansal Katılım Bankası AŞ.’nden, anılan meblağın davacıya ödenmesine muvafakat ettiğine dair belge alınmış ve dosyaya sunulmuştur. Bu belgenin sadece ödenen (5.561) YTL. için hüküm ifade edeceği, işbu davada talep edilen bakiye alacak için de muvafakat verildiği anlamına gelmeyeceği açıktır. Dolayısıyla mahkemece davacıya davadan önce davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabul edilmesi doğru değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı T. Finansal Katılım Bankası AŞ.’nin, işbu davada talep edilen bakiye alacağın da davacıya ödenmesine açıkça muvafakatinin olup olmadığının, bu husustaki ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu da gözetilerek araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11245 E. 2010/1979 K.
Ortak:açık muvafakat · aktif husumet ehliyeti · sigorta ettiren · aktif husumet · husumet ehliyeti · sigorta sözleşmesi · riziko · muvafakat · dava şartı
İncelediğiniz karardaFinansal Katılım Bankası AŞ.’nin, işbu davada talep edilen bakiye alacağın da davacıya ödenmesine açıkça «muvafakatinin» olup olmadığının, bu husustaki ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu da gözetilerek araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
TTK.’nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, bir malın muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama AŞ.’nin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatinin» olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus tamamlanmadan işin esasının incelenmesine girişilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı g …
TTK.’nun 1269. maddesi uyarınca, bir malın muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, «hasarın» elektrik arızasından kaynaklandığı ve poliçe «teminat» süresi içinde meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının (6.704,14) YTL üzerinden iptaline, bu tutara takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle takibin devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6711 E. 2010/12522 K.
Ortak:açık muvafakat · aktif husumet ehliyeti · sigorta ettiren · aktif husumet · husumet ehliyeti · sigorta sözleşmesi · riziko · muvafakat · dava şartı
İncelediğiniz karardaFinansal Katılım Bankası AŞ.’nin, işbu davada talep edilen bakiye alacağın da davacıya ödenmesine açıkça «muvafakatinin» olup olmadığının, bu husustaki ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu da gözetilerek araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
TTK.’nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, bir malın muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, dava dışı Finans Finansal Kiralama A.Ş.’nin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatinin» olup olmadığının, davacı şirkete bu davaya yönelik olarak «temlik» işleminde bulunup bulunmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus tamamlanmadan işin esasının incelenmesine girişilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı g …
TTK’nun 1269. maddesi uyarınca, bir malın muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:intifa hakkı · temlik · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… mece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı Finans Finansal Kiralama A.Ş mülkiyeti muhafaza etmiş olması sebebiyle malik sıfatıyla «sigorta ettiren» davacının ise «intifa hakkı» sahibi sıfatıyla TTK’nun 1269. maddesi gereğince haklarının bulunduğu, poliçede yer alan voltaj değişikliği nedenine bağlı hasarları önlemek amacıyla sigortalanan cihaz ve elektronik ekipmanlar ile şebeke cereyanı arasına entegre edilmiş ve gerekli voltaj düzenleyici cihaz ve alarm sistemlerinin bulundurulması durumunda elektriksel sebeplere bağlı hasarların tazmin edileceği, elektronik cihazın teknik kullanım kılavuzunda onay şartı olmadığı tespit edildiğinden tüketiciye böyle bir zorunluluk getirilemeyeceği, «hasarın» poliçe kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.797,34 YTL’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, elektronik cihaz «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı Finans Finansal Kiralama A.Ş.’nin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatinin» olup olmadığının, davacı şirkete bu davaya yönelik olarak «temlik» işleminde bulunup bulunmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus tamamlanmadan işin esasının incelenmesine girişilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı g …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7005 E. 2011/291 K.
Ortak:açık muvafakat · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · muvafakat · taraf ehliyeti · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu zincirdeki «hasarın» normal sarf veya kullanma sonucu oluşmadığı, tam tersine çıkış makaslarından bir tanesinin yerinden çıkıp kağıt haznesine sıkışması nedeniyle makas köprüsü ve bloğunun bağlı olduğu zincir yatağının kırılması sonucu oluştuğu, dolayısıyla «teminat kapsamında» bulunduğu, davalı tarafından davacıya «kısmi ödeme» yapılmış olması nedeniyle davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TTK.’nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, bir malın muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Somut olayda, davaya konu «sigorta sözleşmesi» TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve «dain mürtehin» de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
Sigorta ettiren ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak veya kendi menfaati de zedelendiği taktirde «sigortadan tazminat» isteme hakkına sahip olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinli alacak · sigortalanabilir menfaat · kanuni temsilci · dain-i mürtehin · makine kırılması sigortası · finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sigorta tazminatı
Benzer bu karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Davaya konu sigortalı makine davacı tarafından «finansal kiralama sözleşmesi» ile dava dışı finansal kiralama şirketinden kiralanmıştır.
1-Dava, «makine kırılması sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davaya konu «sigorta sözleşmesi» TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve «dain mürtehin» de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3203 E. 2015/12156 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 198.561,00 TL'nin 08/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2496 E. 2013/2705 K.
Ortak:açık muvafakat · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · muvafakat · taraf ehliyeti · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu zincirdeki «hasarın» normal sarf veya kullanma sonucu oluşmadığı, tam tersine çıkış makaslarından bir tanesinin yerinden çıkıp kağıt haznesine sıkışması nedeniyle makas köprüsü ve bloğunun bağlı olduğu zincir yatağının kırılması sonucu oluştuğu, dolayısıyla «teminat kapsamında» bulunduğu, davalı tarafından davacıya «kısmi ödeme» yapılmış olması nedeniyle davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TTK.’nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, bir malın muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaŞubesinden kullandığı kredinin «teminatı» için düzenlendiğine göre Mahkemece davacının bankaya krediyi ödeyip ödemediğinin belirlenmesi, davacının menfaattar ...'ın iş bu davaya «muvafakatını» sunması için «mehil» verilmesi davacının aktif dava «ehliyetinin», sonucuna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, kredili «hayat sigortası sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. ...’nun 1269'uncu maddesi uyarınca, malı «rehin» alan kimse, dain ve mürtehin sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270'nci maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · rehin hakkı · ek mehil · hayat sigortası · rehin · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaŞubesi'nden .../09/2008 tarihinde kullandırılan 8.000 TL tutarındaki kredinin «teminatı» olarak uzun süreli kredi «hayat sigorta poliçesi» tanzim edildiği, poliçede menfaattarın ... ...
Dava, kredili «hayat sigortası sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. ...’nun 1269'uncu maddesi uyarınca, malı «rehin» alan kimse, dain ve mürtehin sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270'nci maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Böyle bir halde, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir.
Dava, «hayat sigorta poliçesinden» kaynaklanmakta olup, davacının murisi dava dışı bankadan kullandığı kredi nedeniyle hayat sigortası poliçesi yaptırmış ve poliçede kredi veren banka da menfaattar olarak gösterilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10502 E. , 2010/1357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.01.2008 tarih ve 2007/631 - 2009/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı bulunan ve matbaa işinde kullanılan baskı makinesinin uğradığı hasar bedelinin bir kısmının müvekkiline ödendiğini, ancak zincir hasarının ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik (3.187) YTL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, talep edilen hasarın poliçe genel şartlarının 3/e, j maddesi uyarınca teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu zincirdeki hasarın normal sarf veya kullanma sonucu oluşmadığı, tam tersine çıkış makaslarından bir tanesinin yerinden çıkıp kağıt haznesine sıkışması nedeniyle makas köprüsü ve bloğunun bağlı olduğu zincir yatağının kırılması sonucu oluştuğu, dolayısıyla teminat kapsamında bulunduğu, davalı tarafından davacıya kısmi ödeme yapılmış olması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, makine sigortası sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK.’nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, bir malın muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda sigortalı konumunda olan, nam ve hesabına sigorta sözleşmesi yapılan kimse olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut uyuşmazlıkta da, dava konusu sigorta sözleşmesinin, sigorta ettiren sıfatıyla davacı tarafından, sigortalı sıfatıyla dava dışı T. Finansal Katılım Bankası AŞ. yararına düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafından davadan önce davacıya (5.561) YTL. tutarında kısmi ödeme yapılmışsa da bu ödeme yapılmadan önce yine davalı tarafından dava dışı T. Finansal Katılım Bankası AŞ.’nden, anılan meblağın davacıya ödenmesine muvafakat ettiğine dair belge alınmış ve dosyaya sunulmuştur. Bu belgenin sadece ödenen (5.561) YTL. için hüküm ifade edeceği, işbu davada talep edilen bakiye alacak için de muvafakat verildiği anlamına gelmeyeceği açıktır. Dolayısıyla mahkemece davacıya davadan önce davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabul edilmesi doğru değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı T. Finansal Katılım Bankası AŞ.’nin, işbu davada talep edilen bakiye alacağın da davacıya ödenmesine açıkça muvafakatinin olup olmadığının, bu husustaki ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu da gözetilerek araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı ... şirketi yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009217000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz