6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10806 E. 2010/1757 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
para borcu alacaklısı icra dairesinin yetkisine itiraz para borcu yetkisizlik itirazı navlun alacağı para alacağı borca itiraz yetki itirazı davanın konusu navlun sözleşmeden doğan dava taşıma sözleşmesi uyuşmazlık konusu sulh hukuk mahkemesi yetki sulh yetkisizlik kararı

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 73 · İİK — İİK 50

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davalı vekilinin mahkemenin yetkisizine ilişkin itirazının kabulü ile talep halinde dosyanın yetkili İzmit Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ilişkin verilen kararı Dairemize “davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı yetki itirazının incelenmeden mahkemenin yetkisinin değerlendirilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olmadığı gerekçesiyle, itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, navlun alacağı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı taraf, navlun alacağı için kendi ikametgâhında icra takibi başlatmış, davalı taraf ise icra dairesinin yetkisine ve borca ilişkin itirazda bulunarak takip durmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itiraz değerlendirilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı taraf gerek icra dosyasına yaptığı itirazda ve gerekse yargılama sırasında savunmalarında taraflar arasındaki akdi ilişkiyi inkâr etmemiş, sadece takibe konu borcun olmadığı savunmasında bulunmuştur. Bu durumda, akdi ilişki olan taşıma ilişkisi inkâr edilmediğine göre uyuşmazlık alacak miktarına ilişkindir. Bu itibarla, BK’nın 73. maddesine göre davanın konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödenir. Durum böyle olunca, alacaklı bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgâhında dava açabilir.

Dava konusu olayda, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda, alacak, bir miktar para alacağından ibaret olması nedeniyle, davacı alacaklı, kendi ikametgâhında İİK’nun 50. maddesi hükmü uyarınca takip yapabilir ve dava açabilir. Bu itibarla mahkemece, davalının icra takibine olan yetki itirazının reddine karar verilerek, işin esasına girilip, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6377 E. 2021/4552 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İcra İtirazının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16741 E. 2015/1659 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1368 E. 2017/2821 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/193 E. 2018/5752 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/10806 E.  ,  2010/1757 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2008 tarih ve 2007/1048-2008/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, taşıma ücreti alacağının tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, malın teslim yerinin, edimin yerine getirildiği yerin ve müvekkilinin ikametgahının İzmit olduğunu, icra dairesinin ve mahkemenin yetkili olmadığını savunmuştur.

Mahkemece, davalı vekilinin mahkemenin yetkisizine ilişkin itirazının kabulü ile talep halinde dosyanın yetkili İzmit Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ilişkin verilen kararı Dairemize “davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı yetki itirazının incelenmeden mahkemenin yetkisinin değerlendirilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olmadığı gerekçesiyle, itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, navlun alacağı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı taraf, navlun alacağı için kendi ikametgâhında icra takibi başlatmış, davalı taraf ise icra dairesinin yetkisine ve borca ilişkin itirazda bulunarak takip durmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itiraz değerlendirilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı taraf gerek icra dosyasına yaptığı itirazda ve gerekse yargılama sırasında savunmalarında taraflar arasındaki akdi ilişkiyi inkâr etmemiş, sadece takibe konu borcun olmadığı savunmasında bulunmuştur. Bu durumda, akdi ilişki olan taşıma ilişkisi inkâr edilmediğine göre uyuşmazlık alacak miktarına ilişkindir. Bu itibarla, BK’nın 73. maddesine göre davanın konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödenir.

Durum böyle olunca, alacaklı bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgâhında dava açabilir.

Dava konusu olayda, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda, alacak, bir miktar para alacağından ibaret olması nedeniyle, davacı alacaklı, kendi ikametgâhında İİK’nun 50. maddesi hükmü uyarınca takip yapabilir ve dava açabilir. Bu itibarla mahkemece, davalının icra takibine olan yetki itirazının reddine karar verilerek, işin esasına girilip, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008869700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.