Nezaret görevi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10927 E. 2010/1749 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nezaret görevi↗ fiili taşıyıcı↗ üst taşıyıcı↗ alt taşıyıcı↗ rücu hakkı↗ gerçek zarar↗ basiretli tacir↗ rücu↗ taşıyıcı↗ tacir↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen hasarda tarafların %50’şer oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, nakliyat sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Fiili taşıyıcı olan davalı, taşımasını yaptığı emtiada meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olup, gerçek zararın tespiti bakımından, hurda değerinin zarardan düşülmesi gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasarlı kilit emtiasının hurda değerinin olup olmadığı üzerinde durulmamış, bu noktalar raporda ve karar gerekçesinde de tartışmasız bırakılmıştır. Oysa emtia üzerinde 13.10.2005 tarihinde yapılan tesbit sonucu alınan bilirkişi raporunda hasarlı kilitlere 1.422.49 YTL hurda değeri biçilmiş ve buna göre hasar miktarı 14.500 YTL olarak belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece, bu yöne ilişkin yeni yada ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar bedeli 15.922,49 YTL olarak belirlenmiş ve taraflar %50 kusurlu bulunarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı tarafından emtia sahibine hasar bedeli olarak 14.500 YTL ödenmiş olup, davacının hasara neden olan fiili taşıyıcıdan ödediğinden daha fazlasını istemesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece davacının ödediğinden daha fazla miktar olan 15.922,49 YTL’nin hasar bedeli olarak kabulü de doğru değildir.
4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, TTK’nın 787/2. maddesine göre bir taşıyıcı mesul olmadığı fiillerden dolayı tazminat verir veya bu yüzden aleyhine dava açılırsa mesul olanlara rücu hakkı bulunmaktadır. Dava konusu olayda üst taşıyıcı olan davacının mal sahibine ödeme yaptıktan sonra alt taşıyıcı olan davalıya karşı böyle bir dava açma hakkı mevcut olup, somut olayda yükleme gönderici tarafından yapılmış olması nedeniyle üst taşıyıcı olan davacının yüklemeye nezaret görevi sözkonusu değildir. Bu itibarla, TTK’nın 20. maddesine göre basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olan alt taşıyıcı davalının, yüklemeye ve yükleme sonrası aracın üstünün kapatılmasına yönelik nezaret görevi olduğu gibi, emtianın hasarsız bir şekilde alıcısına ulaştırılması için gerekli tüm önlemleri alması da zorunludur.
Bu durumda, üst taşıyıcı olan davacının, fiili taşıyıcı olan davalıya karşı nezaret görevinin olduğunun iddia ve ispat edilememesi nedeniyle, mahkemece davacıya kusur atfedilerek hasar bedelinden indirim yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10927 E. , 2010/1749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.07.2008 tarih ve 2007/55-2008/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üstlendiği taşımanın davalı tarafından gerçekleştirildiğini, ancak havanın yağışlı olmasına rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle emtianın ıslanmasından dolayı hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 19.700 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen hasarda tarafların %50’şer oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, nakliyat sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Fiili taşıyıcı olan davalı, taşımasını yaptığı emtiada meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olup, gerçek zararın tespiti bakımından, hurda değerinin zarardan düşülmesi gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasarlı kilit emtiasının hurda değerinin olup olmadığı üzerinde durulmamış, bu noktalar raporda ve karar gerekçesinde de tartışmasız bırakılmıştır. Oysa emtia üzerinde 13.10.2005 tarihinde yapılan tesbit sonucu alınan bilirkişi raporunda hasarlı kilitlere 1.422.49 YTL hurda değeri biçilmiş ve buna göre hasar miktarı 14.500 YTL olarak belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece, bu yöne ilişkin yeni yada ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar bedeli 15.922,49 YTL olarak belirlenmiş ve taraflar %50 kusurlu bulunarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı tarafından emtia sahibine hasar bedeli olarak 14.500 YTL ödenmiş olup, davacının hasara neden olan fiili taşıyıcıdan ödediğinden daha fazlasını istemesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece davacının ödediğinden daha fazla miktar olan 15.922,49 YTL’nin hasar bedeli olarak kabulü de doğru değildir.
4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, TTK’nın 787/2. maddesine göre bir taşıyıcı mesul olmadığı fiillerden dolayı tazminat verir veya bu yüzden aleyhine dava açılırsa mesul olanlara rücu hakkı bulunmaktadır. Dava konusu olayda üst taşıyıcı olan davacının mal sahibine ödeme yaptıktan sonra alt taşıyıcı olan davalıya karşı böyle bir dava açma hakkı mevcut olup, somut olayda yükleme gönderici tarafından yapılmış olması nedeniyle üst taşıyıcı olan davacının yüklemeye nezaret görevi sözkonusu değildir. Bu itibarla, TTK’nın 20. maddesine göre basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olan alt taşıyıcı davalının, yüklemeye ve yükleme sonrası aracın üstünün kapatılmasına yönelik nezaret görevi olduğu gibi, emtianın hasarsız bir şekilde alıcısına ulaştırılması için gerekli tüm önlemleri alması da zorunludur.
Bu durumda, üst taşıyıcı olan davacının, fiili taşıyıcı olan davalıya karşı nezaret görevinin olduğunun iddia ve ispat edilememesi nedeniyle, mahkemece davacıya kusur atfedilerek hasar bedelinden indirim yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008859200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz