6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10508 E. 2010/1145 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu hakkı gerçek zarar ibra rücu hasar eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nın 1301/2. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, davalının sigorta şirketinden hasar bedelini aldıktan sonra zarar veren şirketten de hasar bedeli alarak bu şirketi ibra ettiği ve bu nedenle davalının rücu imkanını ortadan kaldırdığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davalı vekili, müvekkilinin tüm zararının davacı tarafından karşılanmadığını, eksik kalan hasar bedelinin zarar veren şirketten karşılandığını, bu nedenle davacının rücu hakkının ortadan kalkmadığını savunmuş, mahkemece bu savunma üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiştir.

Zira, davacı ... davalının gerçek zararını karşılamak zorunda olup, karşıladığı zarar miktarı kadar zarar sorumlusuna rücu edebilir. Gerçek zararın da belirlenmesi için mahkemece bilirkişi raporu alınması gerekmektedir.

Bu itibarla, mahkemece bilirkişiden, davaya konu işyerinde meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için rapor alınmak ve buna göre belirlenen gerçek zarar bedeli ile davacı tarafından davalıya yapılan ödeme ve davalının zarar verenden aldığı bedel karşılaştırılarak TTK’nın 1301/2. maddesine göre rücu imkanının ortadan kalkıp kalkmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/10508 E.  ,  2010/1145 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Fatih 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2007/860-2008/411 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkiline dahili su basması rizikolarına karşı sigortalı işyerinin maliki olduğunu, üst katta bulunan daireden akan suların sigortalı işyerine zarar verdiğini, hasar bedelinin davalı sigortalıya ödendiğini, ancak davalının aynı zamanda zarar veren şirketten hasar bedeli alarak bu şirketi ibra ettiğini, bu nedenle davalının müvekkilinin rücu imkanını ortadan kaldırdığını ileri sürerek, 1637 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin işyerinde meydana gelen hasarın davacının ödemiş olduğu bedelden daha fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nın 1301/2. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, davalının sigorta şirketinden hasar bedelini aldıktan sonra zarar veren şirketten de hasar bedeli alarak bu şirketi ibra ettiği ve bu nedenle davalının rücu imkanını ortadan kaldırdığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davalı vekili, müvekkilinin tüm zararının davacı tarafından karşılanmadığını, eksik kalan hasar bedelinin zarar veren şirketten karşılandığını, bu nedenle davacının rücu hakkının ortadan kalkmadığını savunmuş, mahkemece bu savunma üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiştir.

Zira, davacı ... davalının gerçek zararını karşılamak zorunda olup, karşıladığı zarar miktarı kadar zarar sorumlusuna rücu edebilir. Gerçek zararın da belirlenmesi için mahkemece bilirkişi raporu alınması gerekmektedir.

Bu itibarla, mahkemece bilirkişiden, davaya konu işyerinde meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için rapor alınmak ve buna göre belirlenen gerçek zarar bedeli ile davacı tarafından davalıya yapılan ödeme ve davalının zarar verenden aldığı bedel karşılaştırılarak TTK’nın 1301/2. maddesine göre rücu imkanının ortadan kalkıp kalkmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008836700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.