Kayyım tayını
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7076 E. 2013/11108 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürü↗ limited şirket ortaklığı↗ temsil yetkisi↗ kayyım atanması↗ sahtelik↗ şirket müdürlüğü↗ kayyım↗ sahtecilik↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ limited şirket↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin idare ve temsil yetkisinin Türk Ticaret Kanununda düzenlendiği, Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde davalılar hakkında açılan özel evrakta sahtecilik suçuna ilişkin ceza davasının zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, davalıların kusurlu oldukları kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TTK 543'üncü maddesi gereğince dava dışı... Turizm Taşımacılık Ticaret Limitet Şirketine ortak ve idareci olan davalıların idare ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limitet şirket müdürlerinin görevden azli ve şirkete kayyım atanması istemlerine ilişkindir.
Davacılar vekili müvekkilleri ve davalıların dava dışı limitet şirketin ortakları olduklarını, müvekkillerinin bilgisi olmaksızın ortaklar kurulu kararları alındığını ve müvekkillerin imzalarının sahte olarak atıldığını ileri sürerek, davalıların şirket temsilciliğinden el çektirilmelerini ve şirkete kayyım atanmasını talep etmiş mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Buna karşın dosya kapsamı itibari ile davalılar ... ve ...'ın şirket müdürü olmadıkları, adı geçenlerin dava dışı limitet şirket ile tek bağlarının şirket ortağı olmaları olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece söz konusu kişilerin limitet şirket müdürü olmadıkları göz önüne alınmaksızın, idareci olduklarından bahisle idare ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2 - Öte yandan her ne kadar davalılardan ...’ın şirket müdürü olduğu anlaşılmaktaysa da, adı geçen davalının şirket müdürlüğünden azline ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı mahkemece yeterince incelenip değerlendirilmiş değildir. Nitekim mahkeme karar gerekçesinde değinilen, zamanaşımı sebebiyle ortadan kalkan Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesi dosyası içerisinde mevcut bilirkişi raporunda, bir kısım ortaklar kurulu kararında davacılardan Ahmet’e ait imzaların sahte olduğunun belirtildiği ancak söz konusu sahteliğin davalı ... tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacı tarafın diğer iddiaları ve davalı ... vekili tarafından yapılan savunma üzerinde durularak, şirket müdürünün işlem ve eylemleri sebebiyle azlini gerektirir bir durum olup olmadığı duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken yüzeysel ve eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15941 E. 2015/6816 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limitet şirket müdürlerinin» görevden azli ve şirkete «kayyım atanması» istemlerine ilişkindir.
Davacılar vekili müvekkilleri ve davalıların dava dışı «limitet şirketin ortakları» olduklarını, müvekkillerinin bilgisi olmaksızın «ortaklar kurulu» kararları alındığını ve müvekkillerin imzalarının sahte olarak atıldığını ileri sürerek, davalıların şirket «temsilciliğinden» el çektirilmelerini ve şirkete «kayyım atanmasını» talep etmiş mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, birleşen davanın kabulü ile «kayyımın» azline, asıl davanın ise reddine dair verilen kararın davacı ve birleşen davada davalılar ... ve ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3736 E. 2020/1929 K.
Ortak:kayyım atanması · şirket müdürlüğü · kayyım · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaDavacılar vekili müvekkilleri ve davalıların dava dışı «limitet şirketin ortakları» olduklarını, müvekkillerinin bilgisi olmaksızın «ortaklar kurulu» kararları alındığını ve müvekkillerin imzalarının sahte olarak atıldığını ileri sürerek, davalıların şirket «temsilciliğinden» el çektirilmelerini ve şirkete «kayyım atanmasını» talep etmiş mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «limitet şirket müdürlerinin» görevden azli ve şirkete «kayyım atanması» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin idare ve «temsil» «yetkisinin» Türk Ticaret Kanununda düzenlendiği, Fethiye 2.
Benzer bu kararda… yesini kaybetmeye başladığı, davacının açmış olduğu davalar ve bu davalarda alınan kararların buna neden olduğu savunulmuş ise de şirkete ait araç ve taşınmazı, bir «ortaklar kurulu» kararı olmaksızın rayiç bedelden çok düşük fiyatla sattığı, «ticari defterlerdeki» alacak «kaydının» kapatılmasının ticari kayıtlardan anlaşılamamasının özen ve «bağlılık yükümü» ile bağdaşmadığı, davalı «müdürün azli» için haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının müdürlük görevinden azline, yönetim hak ve «temsil yetkisinin kaldırılmasına», davalının müdürü olduğu şirketteki temsil ve yönetim yetkisinin «tedbiren kaldırılmasına» ve mali müşavir ...’nın şirkete «yönetim kayyımı» olarak atanmasına karar verilmiştir.
2-Dava, «limited şirket» müdürünün haklı sebeple azli ve şirkete tedbiren «kayyım atanması» istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde TTK’nın 630/2. maddesi uyarınca davalının «şirket müdürlüğünden» azline, işbu davadaki talepleri karara bağlanana kadar davalının müdürlük görevinden tedbiren el çektirilmesine ve bu süreçte şirkete «kayyım atanmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · müdürün azli · temsil yetkisinin kaldırılması · yönetim kayyımı · tedbirin kaldırılması · ticari defter · cy/cy kaydı · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… yesini kaybetmeye başladığı, davacının açmış olduğu davalar ve bu davalarda alınan kararların buna neden olduğu savunulmuş ise de şirkete ait araç ve taşınmazı, bir «ortaklar kurulu» kararı olmaksızın rayiç bedelden çok düşük fiyatla sattığı, «ticari defterlerdeki» alacak «kaydının» kapatılmasının ticari kayıtlardan anlaşılamamasının özen ve «bağlılık yükümü» ile bağdaşmadığı, davalı «müdürün azli» için haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının müdürlük görevinden azline, yönetim hak ve «temsil yetkisinin kaldırılmasına», davalının müdürü olduğu şirketteki temsil ve yönetim yetkisinin «tedbiren kaldırılmasına» ve mali müşavir ...’nın şirkete «yönetim kayyımı» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürlüğü
İncelediğiniz kararda2 - Öte yandan her ne kadar davalılardan ...’ın «şirket müdürü» olduğu anlaşılmaktaysa da, adı geçen davalının «şirket müdürlüğünden» azline ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı mahkemece yeterince incelenip değerlendirilmiş değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · zayi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9548 E. 2011/12210 K.
Ortak:ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDavacılar vekili müvekkilleri ve davalıların dava dışı «limitet şirketin ortakları» olduklarını, müvekkillerinin bilgisi olmaksızın «ortaklar kurulu» kararları alındığını ve müvekkillerin imzalarının sahte olarak atıldığını ileri sürerek, davalıların şirket «temsilciliğinden» el çektirilmelerini ve şirkete «kayyım atanmasını» talep etmiş mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Asliye Ceza Mahkemesi dosyası içerisinde mevcut bilirkişi raporunda, bir kısım «ortaklar kurulu» kararında davacılardan Ahmet’e ait imzaların sahte olduğunun belirtildiği ancak söz konusu «sahteliğin» davalı ... tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenemediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile 10.02.1998 tarihli «ortaklar kurulu» kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve buna bağlı olarak yapılan tüm işlemlerin iptali ile davalının azline ilişkin verilen karar, Dairemizin 21.03.2011 tarihli ilamında yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7076 E. , 2013/11108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2010 tarih ve 2000/300-2010/579 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ve davalıların dava dışı... Turizm Taşımacılık Limitet Şirketinin ortakları olduklarını, davalıların müvekkillerinin bilgisi ve imzası olmayan evraklar tanzim ederek usulsüz işlemler yaptıklarını, bu sebeple haklarında ceza mahkemesinde evrakta sahtecilik suçu sebebiyle dava açıldığını, şirkete ait otelin muvazaalı işlemle davalılardan ...’a kiraya verildiğini, şirketin borç altına sokulduğunu ileri sürerek, davalıların şirket temsilciliğinden el çektirilmesine ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ortaklar kurulu toplantılarında sahte imza atmak suretiyle karar alan kişilerin davacılar olduğunu, davacıların sahteliğini iddia ettikleri ortaklar kurulu toplantılarına ilişkin olarak sessiz kaldıklarını ve alınan kararların hiçbirinin içeriğinin davacıların aleyhine bir duruma ilişkin olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin idare ve temsil yetkisinin Türk Ticaret Kanununda düzenlendiği, Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde davalılar hakkında açılan özel evrakta sahtecilik suçuna ilişkin ceza davasının zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, davalıların kusurlu oldukları kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TTK 543'üncü maddesi gereğince dava dışı... Turizm Taşımacılık Ticaret Limitet Şirketine ortak ve idareci olan davalıların idare ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limitet şirket müdürlerinin görevden azli ve şirkete kayyım atanması istemlerine ilişkindir.
Davacılar vekili müvekkilleri ve davalıların dava dışı limitet şirketin ortakları olduklarını, müvekkillerinin bilgisi olmaksızın ortaklar kurulu kararları alındığını ve müvekkillerin imzalarının sahte olarak atıldığını ileri sürerek, davalıların şirket temsilciliğinden el çektirilmelerini ve şirkete kayyım atanmasını talep etmiş mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Buna karşın dosya kapsamı itibari ile davalılar ... ve ...'ın şirket müdürü olmadıkları, adı geçenlerin dava dışı limitet şirket ile tek bağlarının şirket ortağı olmaları olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece söz konusu kişilerin limitet şirket müdürü olmadıkları göz önüne alınmaksızın, idareci olduklarından bahisle idare ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2 - Öte yandan her ne kadar davalılardan ...’ın şirket müdürü olduğu anlaşılmaktaysa da, adı geçen davalının şirket müdürlüğünden azline ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı mahkemece yeterince incelenip değerlendirilmiş değildir. Nitekim mahkeme karar gerekçesinde değinilen, zamanaşımı sebebiyle ortadan kalkan Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesi dosyası içerisinde mevcut bilirkişi raporunda, bir kısım ortaklar kurulu kararında davacılardan Ahmet’e ait imzaların sahte olduğunun belirtildiği ancak söz konusu sahteliğin davalı ... tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacı tarafın diğer iddiaları ve davalı ... vekili tarafından yapılan savunma üzerinde durularak, şirket müdürünün işlem ve eylemleri sebebiyle azlini gerektirir bir durum olup olmadığı duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken yüzeysel ve eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008777200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz