Rücuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10499 E. 2010/1102 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuan tazminat↗ tazminat davası↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, hasarın konutta ikamet eden şahıslar tarafından musluğun açık bırakılmasından meydana geldiği, davalı tarafın eyleminden kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 1301.maddesi gereğince açılan rücuan tazminat davası olup, her ne kadar mahkemece davacının sigortalısına ait konutta bulunan hasarın üst kat musluklarının açık bırakılması sonucu oluştuğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de davacı taraf dava dosyasına yine davalı tarafından imal olunduğu iddia olunan tesisatla ilgili olarak bir sigorta şirketi tarafından açılan davada alınan bilirkişi raporunu ve verilen mahkeme kararını sunmuş ve sunulan o rapor ve kararda hasarın işbu davada iddia edildiği şekilde meydana geldiği yolunda tespit ve sonuca varılmıştır. Ayrıca bu dosyada bulunan ekspertiz raporunda hasarın davalının hatalı imalatı nedeniyle oluştuğu tespiti yapılmıştır. Mahkemece, tüm bu hususlar nazara alınarak ve BK'nun 355 vd. Maddeleri gözönünde bulundurularak bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15943 E. 2012/5783 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, «hasarın» konutta ikamet eden şahıslar tarafından musluğun açık bırakılmasından meydana geldiği, davalı tarafın eyleminden kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK'nun 1301.maddesi gereğince açılan «rücuan tazminat davası» olup, her ne kadar mahkemece davacının sigortalısına ait konutta bulunan «hasarın» üst kat musluklarının açık bırakılması sonucu oluştuğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de davacı taraf dava dosyasına yine davalı tarafında …
Ayrıca bu dosyada bulunan ekspertiz raporunda «hasarın» davalının hatalı imalatı nedeniyle oluştuğu tespiti yapılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece «hasarın» konutta ikamet eden şahıslar tarafından açık bırakılmasından ileri geldiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar daitemizce bozulmuş mahkemece bozma i …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15443 E. 2012/6516 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, «hasarın» konutta ikamet eden şahıslar tarafından musluğun açık bırakılmasından meydana geldiği, davalı tarafın eyleminden kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK'nun 1301.maddesi gereğince açılan «rücuan tazminat davası» olup, her ne kadar mahkemece davacının sigortalısına ait konutta bulunan «hasarın» üst kat musluklarının açık bırakılması sonucu oluştuğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de davacı taraf dava dosyasına yine davalı tarafında …
Ayrıca bu dosyada bulunan ekspertiz raporunda «hasarın» davalının hatalı imalatı nedeniyle oluştuğu tespiti yapılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı kiracı tarafından sigortalanan konutta meydana gelen «rizikoda» bina «hasar» gördüğünden kiracının değil bina malikinin dava açması gerektiğinden davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının sigortalı konutta kiracı olarak bulunduğu için binada meydana gelen «hasar» yönünden aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · sigorta sözleşmesi · riziko · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · hukuki yarar · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı kiracı tarafından sigortalanan konutta meydana gelen «rizikoda» bina «hasar» gördüğünden kiracının değil bina malikinin dava açması gerektiğinden davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Oysa; davacı, «sigorta sözleşmesinin» tarafı olduğu gibi, kiralanan yeri malikine eksiksiz «teslim» yükümlülüğü bulunduğundan binaya ilişkin «teminat» veren «sigorta poliçesi» tanzim ettirmekte «hukuki yararı» olduğundan sigorta şirketine karşı işbu davayı açma hakkının varlığı tabiidir.
Dava, «dahili» su «teminatı» içerir konut «sigorta poliçesine» dayalı olarak sigortalı konutta oluşan «rizikonun» tazmini istemine ilişkindir.
Bu itibarla mahkemece, davacının «sigorta poliçesine» dayalı olarak sigorta şirketinden talep hakkının bulunduğu kabul edilerek uyuşmazlığın esası hakkında yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığından bahisle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10499 E. , 2010/1102 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2008 tarih ve 2006/842 - 2008/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sigortalı konutta su tesisatının davalı şirket tarafından imalatı sırasında işçilik hatası nedeniyle meydana gelen hasarın müvekkilince tazmin edildiğini ileri sürerek, (15.500,00) YTL'nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin meydana gelen rizikodan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, hasarın konutta ikamet eden şahıslar tarafından musluğun açık bırakılmasından meydana geldiği, davalı tarafın eyleminden kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 1301.maddesi gereğince açılan rücuan tazminat davası olup, her ne kadar mahkemece davacının sigortalısına ait konutta bulunan hasarın üst kat musluklarının açık bırakılması sonucu oluştuğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de davacı taraf dava dosyasına yine davalı tarafından imal olunduğu iddia olunan tesisatla ilgili olarak bir sigorta şirketi tarafından açılan davada alınan bilirkişi raporunu ve verilen mahkeme kararını sunmuş ve sunulan o rapor ve kararda hasarın işbu davada iddia edildiği şekilde meydana geldiği yolunda tespit ve sonuca varılmıştır. Ayrıca bu dosyada bulunan ekspertiz raporunda hasarın davalının hatalı imalatı nedeniyle oluştuğu tespiti yapılmıştır.
Mahkemece, tüm bu hususlar nazara alınarak ve BK'nun 355 vd. Maddeleri gözönünde bulundurularak bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008571800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz