6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8600 E. 2010/398 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin deliline dayanma sigorta ettiren yemin delili yemin sigorta sözleşmesi ek prim sigorta poliçesi teslim

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 288 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, TTK hükümleri uyarınca poliçe ve ilmuhaberlerin muhtevalarında prim tutarı, ödeme zamanı ve yerini ihtiva etmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise sigorta poliçelerinde prim tutarı, ödeme zamanı ve yeri bulunmadığı, bu nedenle primlerin toptan ödenmiş olduklarının kabulünün gerektiği, davacının prim borcunun ödenmediği iddiasının kabule şayan olmayan poliçeler dışında HUMK'nun 288 vd. maddeleri uyarınca başka bir delille kanıtlanamadığı, davacı vekilince yemin deliline de dayanmadıklarının bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sigorta prim borçlarının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu poliçelerde prim tutarları ile prim ödeme zamanı ve yerinin belirtilmediği, bu nedenle prim borçlarının ödenmiş olduklarının kabulünün gerektiği, davacının prim borçlarının ödenmediği iddiasının ise usulüne uygun şekilde kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa mahkeme kabulünün aksine dava konusu poliçelerin tamamında prim tutarları ve ödeme zamanları belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemece sadece anılan gerekçeye dayalı olarak dava konusu prim borçlarının ödendiğinin kabul edilmesi doğru olmamıştır.

Dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden, somut uyuşmazlıkta davacının davalı yararına zorunlu trafik sigorta poliçesi ve otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi olmak üzere iki çeşit poliçe düzenlediği anlaşılmaktadır. O halde uyuşmazlığın her iki poliçe türü açısından da ayrı ayrı incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sigorta primi ödeme borcunun genel ilkeleri TTK.’nun 1294 ile 1298. maddeleri arasında düzenlenmiş, 2918 sayılı KTK.’nun 91/2. maddesinde de zorunlu trafik sigortasına ait primlerin peşin olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları’nın C-1. maddesinde ise zorunlu trafik sigorta ücretinin tamamının, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında peşinen ödeneceği düzenlenmiştir. Dava konusu zorunlu trafik sigorta poliçelerinde de anılan poliçelerin makbuz yerine geçtiği belirtilmiştir. Dolayısıyla zorunlu trafik sigorta sözleşmelerinin yapılıp sigorta ettirene teslim edildiği anda prim borçlarının ödenmiş olduğunun kabulü gerekir. Aksinin ispatı da bunu iddia eden sigortacıya düşer. O halde mahkemenin zorunlu trafik sigorta poliçeleri yönünden, sadece poliçelerde prim tutarlarının, prim ödeme zamanı ve yerinin belirtilmediği gerekçesiyle prim borçlarının ödendiğinin kabul edilmesi gerektiği görüşü doğru değilse de yukarıda açıklandığı üzere, mahkemenin anılan kabulü sonucu itibariyle doğrudur.

Ancak dava konusu otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçeleri yönünden de uyuşmazlığın ayrıca incelenip değerlendirilmesi gerekmekte olup, mahkemece bu konuda poliçelerde prim tutarları ile prim ödeme zamanı ve yerinin belirtilmediği hakkındaki hatalı değerlendirme dışında, başkaca hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.

Bu durum karşısında mahkemece, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11404 E. 2014/17920 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/8600 E.  ,  2010/398 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Keşan Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2007 tarih ve 2007/264-2007/805 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin İsviçre Sigorta A.Ş.'nin Keşan acentesi sıfatıyla davalı adına 6 adet sigorta poliçesi düzenleyip teslim ettiğini, davalının (2.020,32) YTL prim ve (2.627,20) YTL birikmiş faiz borcunu ödememesi üzerine girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, poliçelerin primleri ödendikten sonra tanzim edilmelerinin gerektiğini, davacının alacağını ispatlayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, TTK hükümleri uyarınca poliçe ve ilmuhaberlerin muhtevalarında prim tutarı, ödeme zamanı ve yerini ihtiva etmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise sigorta poliçelerinde prim tutarı, ödeme zamanı ve yeri bulunmadığı, bu nedenle primlerin toptan ödenmiş olduklarının kabulünün gerektiği, davacının prim borcunun ödenmediği iddiasının kabule şayan olmayan poliçeler dışında HUMK'nun 288 vd. maddeleri uyarınca başka bir delille kanıtlanamadığı, davacı vekilince yemin deliline de dayanmadıklarının bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sigorta prim borçlarının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu poliçelerde prim tutarları ile prim ödeme zamanı ve yerinin belirtilmediği, bu nedenle prim borçlarının ödenmiş olduklarının kabulünün gerektiği, davacının prim borçlarının ödenmediği iddiasının ise usulüne uygun şekilde kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa mahkeme kabulünün aksine dava konusu poliçelerin tamamında prim tutarları ve ödeme zamanları belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemece sadece anılan gerekçeye dayalı olarak dava konusu prim borçlarının ödendiğinin kabul edilmesi doğru olmamıştır.

Dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden, somut uyuşmazlıkta davacının davalı yararına zorunlu trafik sigorta poliçesi ve otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi olmak üzere iki çeşit poliçe düzenlediği anlaşılmaktadır. O halde uyuşmazlığın her iki poliçe türü açısından da ayrı ayrı incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sigorta primi ödeme borcunun genel ilkeleri TTK.’nun 1294 ile 1298. maddeleri arasında düzenlenmiş, 2918 sayılı KTK.’nun 91/2. maddesinde de zorunlu trafik sigortasına ait primlerin peşin olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları’nın C-1. maddesinde ise zorunlu trafik sigorta ücretinin tamamının, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında peşinen ödeneceği düzenlenmiştir. Dava konusu zorunlu trafik sigorta poliçelerinde de anılan poliçelerin makbuz yerine geçtiği belirtilmiştir. Dolayısıyla zorunlu trafik sigorta sözleşmelerinin yapılıp sigorta ettirene teslim edildiği anda prim borçlarının ödenmiş olduğunun kabulü gerekir. Aksinin ispatı da bunu iddia eden sigortacıya düşer.

O halde mahkemenin zorunlu trafik sigorta poliçeleri yönünden, sadece poliçelerde prim tutarlarının, prim ödeme zamanı ve yerinin belirtilmediği gerekçesiyle prim borçlarının ödendiğinin kabul edilmesi gerektiği görüşü doğru değilse de yukarıda açıklandığı üzere, mahkemenin anılan kabulü sonucu itibariyle doğrudur.

Ancak dava konusu otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçeleri yönünden de uyuşmazlığın ayrıca incelenip değerlendirilmesi gerekmekte olup, mahkemece bu konuda poliçelerde prim tutarları ile prim ödeme zamanı ve yerinin belirtilmediği hakkındaki hatalı değerlendirme dışında, başkaca hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.

Bu durum karşısında mahkemece, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008456600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.