6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tanık beyanı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8833 E. 2010/367 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık beyanı görevsizlik kararı haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi iltibas

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 57

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre, orjinal ürünü satmanın tek başına haksız rekabet oluşturmayacağı, yetkili satıcı gibi davrandıklarının kanıtlanamadığı, TTK'nun 57/3, 4,10 nolu bent hükümlerindeki hallerin oluşmadığı, taklit ürün satmadıkları, davalılardan Yaşar'ın işyerinde anılan ürünlere rastlanmadığı, davacı tanıklarının beyanlarının davanın kabulü için yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Davacı şirket, marka hakkına dayanmış olup, davalı da 556 sayılı KHK'nın 13 ncü maddesinde düzenlenen marka hakkının tüketilmesi olgusuna dayalı savunma yapmıştır. Haksız rekabetin önlenmesi istemine dayanak gösterilen TTK'nun 57 nci maddesinde, başkasının markası ile iltibas oluşturulmak suretiyle yapılan bazı eylemler haksız rekabet olarak nitelendirilmiş ise de, davacı tarafça esas itibariyle markaya tecavüz iddiası ileri sürülmüştür. 556 KHK hükümlerinden kaynaklanan hukuk davaları için dava tarihinden önce İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmuş olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.

2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/8833 E.  ,  2010/367 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/11/2007 tarih ve 2002/1215-2007/809 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin "Victy" markalı ürünlerin Türkiye'de ki tek satıcısı olduğunu, ürünlerin yetkili alt satıcılar ağı kurularak tüketiciye ulaştırıldığını, davalıların işyerlerinde sattıkları parfümeri ürünlerinin arasında muhtemelen sahte üretilmiş bu markalı ürünleri ehliyetsiz çalışanları aracılığı ile daha düşük fiyatla satışa sunduklarını, kendilerini müvekkilinin bir bayisi gibi tanıttıklarını, müvekkilinin marka imajının zedelendiğini, maddi zarara da uğradıklarını, TTK'nun 57 ncü maddesine aykırı davranıldığını ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesine şimdilik 3.000,00 YTL'nın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, 3 çeşitten toplam 19 adet ürün ile bayi imajı verilemeyeceğini, takas yolu ile eczanelerden aldıkları orjinal ürünleri satışa sunduklarını, malın kötülenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, orjinal ürünü satmanın tek başına haksız rekabet oluşturmayacağı, yetkili satıcı gibi davrandıklarının kanıtlanamadığı, TTK'nun 57/3, 4,10 nolu bent hükümlerindeki hallerin oluşmadığı, taklit ürün satmadıkları, davalılardan Yaşar'ın işyerinde anılan ürünlere rastlanmadığı, davacı tanıklarının beyanlarının davanın kabulü için yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Davacı şirket, marka hakkına dayanmış olup, davalı da 556 sayılı KHK'nın 13 ncü maddesinde düzenlenen marka hakkının tüketilmesi olgusuna dayalı savunma yapmıştır. Haksız rekabetin önlenmesi istemine dayanak gösterilen TTK'nun 57 nci maddesinde, başkasının markası ile iltibas oluşturulmak suretiyle yapılan bazı eylemler haksız rekabet olarak nitelendirilmiş ise de, davacı tarafça esas itibariyle markaya tecavüz iddiası ileri sürülmüştür. 556 KHK hükümlerinden kaynaklanan hukuk davaları için dava tarihinden önce İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmuş olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.

2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008358300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.