Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/15171 E. 2010/288 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ecrimisil↗ kooperatifler kanunu↗ mahrum kalınan kâr↗ delillerin toplanmaması↗ kâr mahrumiyeti↗ işlemiş faiz↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2009/15171 E. , 2010/288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/10/2007 tarih ve 2006/21-2007/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan davada müvekkilinin davalıdan 4.532.574.552 TL alacaklı olduğuna karar verilmiş olmasına karşın faiz isteminde bulunulmadığı için bu konuda bir karar verilmediğini, yasal faiz alacağının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı ile müvekkilinin kooperatiften hak kazandığı konutu alamadığı için de ecrimisil bedeli olarak şimdilik 3.500,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hükme bağlanan tazminat miktarı için başlattığı icra takibi sonucu alacağın tamamının ödenmiş olduğunu, davacının faiz alacağı hakkının doğmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre asıl borcun 14.12.2004 tarihinde ödenmiş olduğu, işbu davaya konu işlemiş faiz hakkının saklı tutulmadığı, Borçlar Kanunu’nun 113 ncü maddesi uyarınca işlemiş faizi talep hakkının düştüğü, icra takibine yapılan itirazın bu nedenle haklı olduğu, davacıya tahsis edilemeyen daire nedeniyle tazminat ödenmesine karar verildiği, bu nedenle ecrimisil talebinin de haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin işlemiş faiz istemine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin ecrimisil isteminin reddine ilişkin olarak verilen karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı kooperatifin ortağı olan davacıya kooperatif tarafından konut tahsis edilemediği, davacının bu nedenle davalı kooperatife karşı açtığı davada kooperatifin daire bedelini tazminat olarak ödemesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı, işbu davada kendisine konut tahsis edilememesi nedeniyle ecrimisil isteminde bulunmuş ise de ecrimisil adı altında istenen tutar taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre haksız işgal tazminatı niteliğinde olmayıp, davacıya konut tahsis edilememesi nedeniyle mahrum kalınan kira bedeline ilişkin bulunmaktadır.Davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu ancak kooperatifin davacıya konut tahsis edemediği, konut yerine tazminat ödemek zorunda kaldığı anlaşılmıştır.Kooperatif ortaklarının Kooperatifler Kanunu’nun 23 ncü maddesi uyarınca hak ve vecibelerde eşit olmalarına göre davacının kendisine tahsis edilmeyen konuttan dolayı uğradığı kira bedeli kaybından doğan zararını da istemeye hakkı olduğunun kabulü gerekir.Bu durumda mahkemece davalı kooperatifin davacı dışındaki diğer ortaklara konutları tahsis ettiği tarih ile tahsis koşullarını araştırarak buna göre davacıya konut tahsis edilmesi gereken tarihin tespiti ile bu tarihten davacının konut yerine mahkeme kararı ile hüküm altına alınmış tazminat bedelini aldığı 14.12.2004 tarihine kadar olan döneme ilişkin olarak mahrum kaldığı kira bedelini isteyebilecek olması karşısında bu yöndeki delillerin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının mahrum kaldığı kira bedeline yönelik istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8053 E. 2011/1214 K.
Ortak:ecrimisil · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti
İncelediğiniz karardaDavacı, işbu davada kendisine konut tahsis edilememesi nedeniyle «ecrimisil» isteminde bulunmuş ise de ecrimisil adı altında istenen tutar taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre haksız işgal tazminatı niteliğinde olmayıp, davacıya konut tahsis edilememesi nedeniyle «mahrum kalınan» kira bedeline ilişkin bulunmaktadır.Davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu ancak kooperatifin davacıya konut tahsis edemediği, konut yerine tazminat ödemek zorunda kaldığı anlaşılmıştır.Kooperatif ortaklarının Kooperatifler Kanunu’nun 23 ncü maddesi uyarınca hak ve vecibelerde eşit olmalarına göre davacının kendisine tahsis edilmeyen konuttan dolayı uğradığı kira bedeli kaybından doğan zararını da istemeye hakkı olduğunun kabulü gerekir.Bu durumda mahkemece davalı kooperatifin davacı dışındaki diğer ortaklara konutları tahsis ettiği tarih ile tahsis koşullarını araştırarak buna göre davacıya konut tahsis edilmesi gereken tarihin tespiti ile bu tarihten davacının konut yerine mahkeme kararı ile hüküm altına alınmış tazminat bedelini aldığı 14.12.2004 tarihine kadar olan döneme ilişkin olarak mahrum kaldığı kira bedelini isteyebilecek olması karşısında bu yöndeki «delillerin toplanarak» sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının mahrum kaldığı kira bedeline yönelik istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karar …
… davada müvekkilinin davalıdan 4.532.574.552 TL alacaklı olduğuna karar verilmiş olmasına karşın faiz isteminde bulunulmadığı için bu konuda bir karar verilmediğini, «yasal faiz» alacağının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ve «icra inkar tazminatı» ile müvekkilinin kooperatiften hak kazandığı konutu alamadığı için de «ecrimisil» bedeli olarak şimdilik 3.500,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre asıl borcun 14.12.2004 tarihinde ödenmiş olduğu, işbu davaya konu «işlemiş faiz» hakkının saklı tutulmadığı, Borçlar Kanunu’nun 113 ncü maddesi uyarınca işlemiş faizi talep hakkının düştüğü, icra takibine yapılan itirazın bu nedenle haklı olduğu, davacıya tahsis edilemeyen daire nedeniyle tazminat ödenmesine karar verildiği, bu nedenle «ecrimisil» talebinin de haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, davacı ortağın «ecrimisil» adı altında istediği tutar, davacı ile davalı kooperatif arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre haksız işgal tazminatı niteliğinde olmayıp, davacıya konutunun «teslim» edilmemesi nedeniyle «mahrum kalınan» kira bedeline ilişkin bulunmaktadır.
… rdiğinin bu dosya kapsamıyla belli olmadığı, başka ortağa da tapu verilmediği, ayrıca taşınmazın esasen davalı kooperatife de ait olmadığı, dava dışı yüklenici kişi «mirasçıları» adına tescilli bulunduğu, tescil talebinin yerinde olmadığı, halen kura çekiminin geçerli bulunduğu, konut yerine tazminat istenemeyeceği, konuta müdahalenin yerinde olmadığı, davacıya «teslimin» gerektiği, dava anında «temerrüde» düşürülmediğinden «ecrimisil» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın meni müdahale yönünden kabulüne, davalı kooperatif tarafından yaptırılan B-1 Blok 15 numaralı bağımsız «bölümde» davalı yanın müdahalesinin önlenmesine, taşınmazın davacıya teslimine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
… ura sonucu davacının devir yoluyla edindiği ortaklığa isabet etmiş olmasına, tahsis itibariyle davacının konut üzerinde öncelik hakkının bulunmasına, davalı ...’nın «ortaklık ilişkisine» dayalı olarak bu konuta «zilyet» olmasına, «ecrimisil» adı altında talep edilen tazminattan dolayı sorumluluğunun bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira kaybı tazminatı · eşitlik ilkesi · kira kaybı · terditli dava · zilyetlik · mirasçılık · iş bölümü · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davanın «terditli» açıldığı, davalı ortağa karşı açılan el atmanın önlenmesi ve dairenin «teslimi» istemli davanın kabul edildiği, «ecrimisil» adıyla istenilen «kira kaybı tazminatından» sorumlu olmayacağı dikkate alınıp, salt bu istemler bakımından değerlendirme yapılarak davalı ... yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama gideri» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de yanlış olmuştur.
… rdiğinin bu dosya kapsamıyla belli olmadığı, başka ortağa da tapu verilmediği, ayrıca taşınmazın esasen davalı kooperatife de ait olmadığı, dava dışı yüklenici kişi «mirasçıları» adına tescilli bulunduğu, tescil talebinin yerinde olmadığı, halen kura çekiminin geçerli bulunduğu, konut yerine tazminat istenemeyeceği, konuta müdahalenin yerinde olmadığı, davacıya «teslimin» gerektiği, dava anında «temerrüde» düşürülmediğinden «ecrimisil» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın meni müdahale yönünden kabulüne, davalı kooperatif tarafından yaptırılan B-1 Blok 15 numaralı bağımsız «bölümde» davalı yanın müdahalesinin önlenmesine, taşınmazın davacıya teslimine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
… ura sonucu davacının devir yoluyla edindiği ortaklığa isabet etmiş olmasına, tahsis itibariyle davacının konut üzerinde öncelik hakkının bulunmasına, davalı ...’nın «ortaklık ilişkisine» dayalı olarak bu konuta «zilyet» olmasına, «ecrimisil» adı altında talep edilen tazminattan dolayı sorumluluğunun bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında ka …
Davacının devir yoluyla kooperatif ortaklığını edindiği, devirden önce kura çekilerek bu ortaklığa «uyuşmazlık konusu» B.1 Blok 15 numaralı konutun tahsis edildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10245 E. 2013/2670 K.
Ortak:ecrimisil
İncelediğiniz kararda… davada müvekkilinin davalıdan 4.532.574.552 TL alacaklı olduğuna karar verilmiş olmasına karşın faiz isteminde bulunulmadığı için bu konuda bir karar verilmediğini, «yasal faiz» alacağının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ve «icra inkar tazminatı» ile müvekkilinin kooperatiften hak kazandığı konutu alamadığı için de «ecrimisil» bedeli olarak şimdilik 3.500,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre asıl borcun 14.12.2004 tarihinde ödenmiş olduğu, işbu davaya konu «işlemiş faiz» hakkının saklı tutulmadığı, Borçlar Kanunu’nun 113 ncü maddesi uyarınca işlemiş faizi talep hakkının düştüğü, icra takibine yapılan itirazın bu nedenle haklı olduğu, davacıya tahsis edilemeyen daire nedeniyle tazminat ödenmesine karar verildiği, bu nedenle «ecrimisil» talebinin de haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin «ecrimisil» isteminin reddine ilişkin olarak verilen karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı kooperatifin ortağı olan davacıya kooperatif tarafından konut tahsis edilemediği, davacının bu nedenle davalı kooperatife karşı açtığı davada kooperatifin daire bedelini tazminat olarak ödemesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca yargılama sırasında dava konusu aracın davacı şirkete iade edildiği, aracın davalıya şirket ortağı olması münasebetiyle verildiği, kullandığı tarihe kadar da davalının şirket ortağı olduğu bu nedenle «ecrimisil» ödeme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ecrimisil talebinin reddine, konusuz kalan müdahalenin men-i talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1-Dava, davacı şirkete ait aracın eski müdür ve şirket ortağı olan davalının elinde olduğu iddiası ile bu kullanımının men-i ile «ecrimisil» istemine ilişkindir.
Bu durumda, «ihtiyati tedbir» kararı gereğince yapılan «teslim» nedeniyle davanın konusuz kaldığının kabulü doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir. ...- Davacı şirketin davalıya fiilen tahsis ettiği araç ile ilgili, fiili tahsis nedeniyle «ecrimisil» talebi mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · ihtar · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · teslim
Benzer bu karardaYargılama sırasında «ihtiyati tedbir» gereği davaya konu aracın davacı şirkete «teslimi» bu konudaki çekişmeyi ortadan kaldırmaz.
Bu durumda, «ihtiyati tedbir» kararı gereğince yapılan «teslim» nedeniyle davanın konusuz kaldığının kabulü doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir. ...- Davacı şirketin davalıya fiilen tahsis ettiği araç ile ilgili, fiili tahsis nedeniyle «ecrimisil» talebi mümkün değildir.
Ancak, ....07.2006 tarihli ihtarla aracın iadesi istenildiğine göre «ihtar» tarihinden sonraki davalı kullanımı nedeniyle «ecrimisile» hükmedilmesi gerekirken, ecrimisil talebinin reddi yerinde görülmeyerek kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekililin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vemek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca yargılama sırasında dava konusu aracın davacı şirkete iade edildiği, aracın davalıya şirket ortağı olması münasebetiyle verildiği, kullandığı tarihe kadar da davalının şirket ortağı olduğu bu nedenle «ecrimisil» ödeme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ecrimisil talebinin reddine, konusuz kalan müdahalenin men-i talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5465 E. 2011/4633 K.
Ortak:ecrimisil · Alacak
İncelediğiniz kararda… davada müvekkilinin davalıdan 4.532.574.552 TL alacaklı olduğuna karar verilmiş olmasına karşın faiz isteminde bulunulmadığı için bu konuda bir karar verilmediğini, «yasal faiz» alacağının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ve «icra inkar tazminatı» ile müvekkilinin kooperatiften hak kazandığı konutu alamadığı için de «ecrimisil» bedeli olarak şimdilik 3.500,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre asıl borcun 14.12.2004 tarihinde ödenmiş olduğu, işbu davaya konu «işlemiş faiz» hakkının saklı tutulmadığı, Borçlar Kanunu’nun 113 ncü maddesi uyarınca işlemiş faizi talep hakkının düştüğü, icra takibine yapılan itirazın bu nedenle haklı olduğu, davacıya tahsis edilemeyen daire nedeniyle tazminat ödenmesine karar verildiği, bu nedenle «ecrimisil» talebinin de haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin «ecrimisil» isteminin reddine ilişkin olarak verilen karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı kooperatifin ortağı olan davacıya kooperatif tarafından konut tahsis edilemediği, davacının bu nedenle davalı kooperatife karşı açtığı davada kooperatifin daire bedelini tazminat olarak ödemesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Benzer bu kararda… şi raporuna göre, davacıya ortaklığı nedeniyle konut verilmediği, ödemesi gereken tüm aidatları ödediği, normal ödeme yapan ortağın kazancının 71.519.30 YTL olduğu, «ecrimisil» alacağı isteminin kısmi davada reddine karar verilerek kesinleştiği, konut verilmemesi nedeniyle bu davada 7.000.00 YTL’ye hükmedildiği, fazlaya ilişkin haklarını …
2- Dava, kooperatif ortaklığına bağlı olarak konut verilmediği iddiasına dayalı tazminat ve «ecrimisil» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davacının, davalı kooperatifin ortağı olduğu, kendisine konut tahsis edilemediği, konut verilmesi, olmadığı takdirde tazminat ve «ecrimisil» istemli açtığı davanın tazminat bakımından kabul edildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği hususları dosya kapsamıyla sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek değer tespiti · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaBu durum karşısında, tüm aidatlarını zamanında ödeyen ortaklara konutlarının hangi halde «teslim» edildiği yönünde taraflara kanıt sunma imkanı tanınıp, bu yönün açıklığa kavuşturulması ve ilk dava tarihi itibariyle «gerçek değeri tespit» ettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Ancak, davalı vekili, hükme esas olarak alınan bu rapora, kısmi dava aşamasında konutların dava tarihi itibariyle değerinin tespitinin hali hazır şekliyle yapılamayacağı, kaba inşaat haliyle ortaklara «teslim» edildiği, ödemeleri karşılığının bu olduğu, ince işlerinin ortaklarca yapıldığı, dava tarihi itibariyle konut değerinin fazla hesaplandığı gerekçeleriyle itiraz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/15171 E. , 2010/288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/10/2007 tarih ve 2006/21-2007/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan davada müvekkilinin davalıdan 4.532.574.552 TL alacaklı olduğuna karar verilmiş olmasına karşın faiz isteminde bulunulmadığı için bu konuda bir karar verilmediğini, yasal faiz alacağının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı ile müvekkilinin kooperatiften hak kazandığı konutu alamadığı için de ecrimisil bedeli olarak şimdilik 3.500,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hükme bağlanan tazminat miktarı için başlattığı icra takibi sonucu alacağın tamamının ödenmiş olduğunu, davacının faiz alacağı hakkının doğmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre asıl borcun 14.12.2004 tarihinde ödenmiş olduğu, işbu davaya konu işlemiş faiz hakkının saklı tutulmadığı, Borçlar Kanunu’nun 113 ncü maddesi uyarınca işlemiş faizi talep hakkının düştüğü, icra takibine yapılan itirazın bu nedenle haklı olduğu, davacıya tahsis edilemeyen daire nedeniyle tazminat ödenmesine karar verildiği, bu nedenle ecrimisil talebinin de haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin işlemiş faiz istemine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin ecrimisil isteminin reddine ilişkin olarak verilen karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı kooperatifin ortağı olan davacıya kooperatif tarafından konut tahsis edilemediği, davacının bu nedenle davalı kooperatife karşı açtığı davada kooperatifin daire bedelini tazminat olarak ödemesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı, işbu davada kendisine konut tahsis edilememesi nedeniyle ecrimisil isteminde bulunmuş ise de ecrimisil adı altında istenen tutar taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre haksız işgal tazminatı niteliğinde olmayıp, davacıya konut tahsis edilememesi nedeniyle mahrum kalınan kira bedeline ilişkin bulunmaktadır.Davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu ancak kooperatifin davacıya konut tahsis edemediği, konut yerine tazminat ödemek zorunda kaldığı anlaşılmıştır.Kooperatif ortaklarının Kooperatifler Kanunu’nun 23 ncü maddesi uyarınca hak ve vecibelerde eşit olmalarına göre davacının kendisine tahsis edilmeyen konuttan dolayı uğradığı kira bedeli kaybından doğan zararını da istemeye hakkı olduğunun kabulü gerekir.Bu durumda mahkemece davalı kooperatifin davacı dışındaki diğer ortaklara konutları tahsis ettiği tarih ile tahsis koşullarını araştırarak buna göre davacıya konut tahsis edilmesi gereken tarihin tespiti ile bu tarihten davacının konut yerine mahkeme kararı ile hüküm altına alınmış tazminat bedelini aldığı 14.12.2004 tarihine kadar olan döneme ilişkin olarak mahrum kaldığı kira bedelini isteyebilecek olması karşısında bu yöndeki delillerin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının mahrum kaldığı kira bedeline yönelik istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin işlemiş faize yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008179000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz