6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/15171 E. 2010/288 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ecrimisil kooperatifler kanunu mahrum kalınan kâr delillerin toplanmaması kâr mahrumiyeti işlemiş faiz icra inkar tazminatı inkar tazminatı yasal faiz

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2009/15171 E.  ,  2010/288 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/10/2007 tarih ve 2006/21-2007/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan davada müvekkilinin davalıdan 4.532.574.552 TL alacaklı olduğuna karar verilmiş olmasına karşın faiz isteminde bulunulmadığı için bu konuda bir karar verilmediğini, yasal faiz alacağının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı ile müvekkilinin kooperatiften hak kazandığı konutu alamadığı için de ecrimisil bedeli olarak şimdilik 3.500,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının hükme bağlanan tazminat miktarı için başlattığı icra takibi sonucu alacağın tamamının ödenmiş olduğunu, davacının faiz alacağı hakkının doğmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre asıl borcun 14.12.2004 tarihinde ödenmiş olduğu, işbu davaya konu işlemiş faiz hakkının saklı tutulmadığı, Borçlar Kanunu’nun 113 ncü maddesi uyarınca işlemiş faizi talep hakkının düştüğü, icra takibine yapılan itirazın bu nedenle haklı olduğu, davacıya tahsis edilemeyen daire nedeniyle tazminat ödenmesine karar verildiği, bu nedenle ecrimisil talebinin de haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin işlemiş faiz istemine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin ecrimisil isteminin reddine ilişkin olarak verilen karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı kooperatifin ortağı olan davacıya kooperatif tarafından konut tahsis edilemediği, davacının bu nedenle davalı kooperatife karşı açtığı davada kooperatifin daire bedelini tazminat olarak ödemesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı, işbu davada kendisine konut tahsis edilememesi nedeniyle ecrimisil isteminde bulunmuş ise de ecrimisil adı altında istenen tutar taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre haksız işgal tazminatı niteliğinde olmayıp, davacıya konut tahsis edilememesi nedeniyle mahrum kalınan kira bedeline ilişkin bulunmaktadır.Davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu ancak kooperatifin davacıya konut tahsis edemediği, konut yerine tazminat ödemek zorunda kaldığı anlaşılmıştır.Kooperatif ortaklarının Kooperatifler Kanunu’nun 23 ncü maddesi uyarınca hak ve vecibelerde eşit olmalarına göre davacının kendisine tahsis edilmeyen konuttan dolayı uğradığı kira bedeli kaybından doğan zararını da istemeye hakkı olduğunun kabulü gerekir.Bu durumda mahkemece davalı kooperatifin davacı dışındaki diğer ortaklara konutları tahsis ettiği tarih ile tahsis koşullarını araştırarak buna göre davacıya konut tahsis edilmesi gereken tarihin tespiti ile bu tarihten davacının konut yerine mahkeme kararı ile hüküm altına alınmış tazminat bedelini aldığı 14.12.2004 tarihine kadar olan döneme ilişkin olarak mahrum kaldığı kira bedelini isteyebilecek olması karşısında bu yöndeki delillerin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının mahrum kaldığı kira bedeline yönelik istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Elatmanın Önlenmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8053 E. 2011/1214 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Mülkiyet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10245 E. 2013/2670 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5465 E. 2011/4633 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/15171 E.  ,  2010/288 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/10/2007 tarih ve 2006/21-2007/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan davada müvekkilinin davalıdan 4.532.574.552 TL alacaklı olduğuna karar verilmiş olmasına karşın faiz isteminde bulunulmadığı için bu konuda bir karar verilmediğini, yasal faiz alacağının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı ile müvekkilinin kooperatiften hak kazandığı konutu alamadığı için de ecrimisil bedeli olarak şimdilik 3.500,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının hükme bağlanan tazminat miktarı için başlattığı icra takibi sonucu alacağın tamamının ödenmiş olduğunu, davacının faiz alacağı hakkının doğmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre asıl borcun 14.12.2004 tarihinde ödenmiş olduğu, işbu davaya konu işlemiş faiz hakkının saklı tutulmadığı, Borçlar Kanunu’nun 113 ncü maddesi uyarınca işlemiş faizi talep hakkının düştüğü, icra takibine yapılan itirazın bu nedenle haklı olduğu, davacıya tahsis edilemeyen daire nedeniyle tazminat ödenmesine karar verildiği, bu nedenle ecrimisil talebinin de haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin işlemiş faiz istemine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin ecrimisil isteminin reddine ilişkin olarak verilen karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı kooperatifin ortağı olan davacıya kooperatif tarafından konut tahsis edilemediği, davacının bu nedenle davalı kooperatife karşı açtığı davada kooperatifin daire bedelini tazminat olarak ödemesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı, işbu davada kendisine konut tahsis edilememesi nedeniyle ecrimisil isteminde bulunmuş ise de ecrimisil adı altında istenen tutar taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre haksız işgal tazminatı niteliğinde olmayıp, davacıya konut tahsis edilememesi nedeniyle mahrum kalınan kira bedeline ilişkin bulunmaktadır.Davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu ancak kooperatifin davacıya konut tahsis edemediği, konut yerine tazminat ödemek zorunda kaldığı anlaşılmıştır.Kooperatif ortaklarının Kooperatifler Kanunu’nun 23 ncü maddesi uyarınca hak ve vecibelerde eşit olmalarına göre davacının kendisine tahsis edilmeyen konuttan dolayı uğradığı kira bedeli kaybından doğan zararını da istemeye hakkı olduğunun kabulü gerekir.Bu durumda mahkemece davalı kooperatifin davacı dışındaki diğer ortaklara konutları tahsis ettiği tarih ile tahsis koşullarını araştırarak buna göre davacıya konut tahsis edilmesi gereken tarihin tespiti ile bu tarihten davacının konut yerine mahkeme kararı ile hüküm altına alınmış tazminat bedelini aldığı 14.12.2004 tarihine kadar olan döneme ilişkin olarak mahrum kaldığı kira bedelini isteyebilecek olması karşısında bu yöndeki delillerin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının mahrum kaldığı kira bedeline yönelik istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin işlemiş faize yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008179000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.